Anahtar kelimeler: Dikili Heyetçe Yazim Kambiyo Takipten İzmir Takibi Şti Yerinin Özetle

ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 23.02.2026NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararMAHKEMESİ
: DİKİLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: 05.08.2025NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA
: TAPU İPTALİ VE TESCİLKARAR TARİHİ
: 28.04.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 29.04.2026Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İzmir 4. Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yerinin belirlenmesi yoluyla giderilmesi, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından istenilmekle, dosya heyetçe incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili Dikili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı ... Şti. aleyhine Dikili İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibi yapıldığını ve takipten bir sonuç alınamadığını, Dikili Noterliğinin 12.12.2022 tarihli 17188 yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu olan taşınmazlarda davalı borçlunun 3. şahıs olan ... isimli arsa sahibine ait ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... ada,...parsel üzerinde inşaat yaptığının tespit edildiğini, söz konusu sözleşmenin 4. maddesine göre 3, 4, 7, 8, 11, 12, 15, 16, 19, 20, 23, 24, 27, 28, 31, 32, 35, 36, 39, 40, 41, 42 nolu villaların davalı borçluya ait olacağını, üçüncü şahıs olan ....'a 89/1 ihbarnamesi gönderildiğini, bu kişinin sözleşmeyi inkar ederek, davalı borçlunun hiçbir alacağı olmadığına dair yanıt verdiğini, 25.02.2025 tarihinde davalı borçlu adına isabet edecek taşınmazların tescili için dava açmak üzere İİK'nın 94. maddesi uyarınca yetki belgesi alındığını, davalılar arasındaki sözleşmenin 3. şahıslardan mal kaçırmak için gizlendiğini belirterek,.... İli,.... İlçesi, .... Mah., ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin sözleşmenin 4. maddesine göre 3, 4, 7, 8, 11, 12, 15, 16, 19, 20, 23, 24, 27, 28, 31, 32, 35, 36, 39, 40, 41, 42 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davalı borçlu şirket adına tesciline, muvazaalı devirler yönünden tasarrufun iptaline ve İİK'nın 94-277. maddeleri uyarınca haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, her ne kadar tapusunun iptali istenilen taşınmaz diğer davalı adına kayıtlı olsa da, davalı yüklenici şirketin de sözleşme gereği hakedeceği taşınmaz olacağı gerekçesiyle davada taraf olarak gösterildiği, davacı ve davalı yüklenici ticaret şirketi ve tacir olup, diğer davalının ise gerçek kişi olduğu, davanın her iki tarafında ticaret şirketi tacirlerin bulunması ve davanın sonucunun yalnızca gerçek kişileri değil, davalı şirketi de etkileyeceği göz önüne alındığında, davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle Mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli izmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve karar 09.09.2025 tarihinde kesinleşmiştir.Dosyanın gönderildiği İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince de, tasarrufun iptali davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp, şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine girdiği, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin işbölümü değil, görev ilişkisi olduğu, somut olayda da, dava bu tarihten sonra 28.03.2025 tarihinde İİK'nın 277. ve devamı maddelerine dayanılarak açıldığından, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine, kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde Mahkeme ile İzmir Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı çıktığından, görevli mahkemenin tayini için HMK'nın 21. ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için yetkisizlik kararı veren mahkemeler aynı Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresinde bulunduğundan, dosyanın re'sen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve karar 14.04.2026 tarihinde kesinleşmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir.Öte yandan, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde ise, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin ticaret mahkemelerince bakılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi veya aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.İİK'nın 94. maddesi uyarınca alacaklı, borçlunun iktisap eyleyip de, henüz tapu siciline tescil ettirilmeyen mülkiyet veya diğer ayni haklarının borçlu namına tescilini isteyebilir.Somut olayda, davacının Dikili İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı takip dosyası ile davalı borçlu şirket hakkında başlattığı takip kapsamında, İİK'nın 94. maddesi uyarınca davalılar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı borçlu adına tescil edilmeyen taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilinin istenildiği açıktır. Davacının alacağa dayalı takip nedeniyle İİK'nın 94. maddesine dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı davada uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin değildir. Davalı arsa sahibinin gerçek kişi olduğu, uyuşmazlığın da ticari işletmeye ilişkin olmadığı gözetildiğinde, davanın HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Benzer konuda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ████████ Esas ████████ Karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararları)Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. ve 22. maddeleri uyarınca Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Mahkemeye gönderilmek üzere yargı yerinin belirlenmesini talep eden Mahkemeye gönderilmesine,İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28.04.2026