Anahtar kelimeler: Sunmuş Esaskarar Fiilden Samsun Yazildiği Kartı Sureti Mevduat Vermiş Katip

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.SAMSUNASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: ...DAVALI
: ...VEKİLLERİ
: ...DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2018KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2018Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İSTEM
: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulunun Türkiye'de faaliyet gösteren on iki bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında anlaşma ve uyumlu eylem içerisinde bulunmak sureti ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkında Kanun'un 4. Maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla yürütülen soruşturma sonucunda vermiş olduğu 08.03.2013 tarih ve 13-██████-100 sayılı nihai karar ile aralarında davalı bankanın da olduğu on iki bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında RKHK'un 4.maddesini ihlal ettiklerine karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankadan 21.02.2018 tarihinde 13.000 USD tutarında kredi kullandırıldığını, iş bu davada müvekkilinin satın almış olduğu krediyi kullanmış olması sebebiyle söz konusu ihlal nedeniyle serbest rekabet ortamında ödeyeceğinden daha yüksek faiz ödemek zorunda kalarak zarara uğrayacağını, davalı tarafın ihlali gerçekleştirdiği Rekabet Kurulu kararı ile sabit olduğundan uğranılan zararın üç katı tutarın, zarar başlangıcından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan iş bu maddi tazminat davası ile tazminine hükmedilmesini, Rekabet Hukukunda özel hukuk yaptırımları ve tazminat sorumluluğunun olduğunu, davalının eyleminin hukuka (RKHK'ya) aykırı olduğunu, davalının hukuka aykırı eyleminin zarara sebebiyet verdiğini, hukuka aykırı eylem ile zarar arasında illiyet bağı olduğu, fazlaya ilişkin hak ve alacakları ve dava açma hakkı saklı kalmak üzere Rekabet Kurulu kararına konu ihlal olmasaydı müvekkilinin daha az ödeyeceği kredi faiz oranının ve Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-██████-100 sayılı nihai kararı ile idari para cezasına konu olan ve aralarında davalının da bulunduğu kartel nedeniyle müvekkile uygulanan yüksek faiz oranı nedeniyle oluşan tahmini 10.000 TL zararın gerçek miktarının hesaplanması ve RKHK'nın 58. Maddesi uyarınca belirlenen zararın üç katı tutarındaki alacağın zarar tarihi olan 21.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tazmini ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle, somut uyuşmazlıkta Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığından davanın usulden reddine, dava konusu kredilerin ticari nitelikte olup, yabancı para cinsinden kullandırıldığını, ticari ve yabancı para cinsinden kullandırılan kredilerin Rekabet Kurulu kararı soruşturması kapsamı dışında olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği gibi Rekabet Kurulu kararına bağlı bir zararın söz konusu olmadığını, davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının müvekkil bankadan ticari ve yabancı para cinsinden kullanmış olduğu kredinin Rekabet Kurulu tarafından yapılan soruşturmada, soruşturma kapsamından bulunmadığını, bu nedenle hukuka aykırı bir fiilden bahsedilemeyeceğini, ticari kredilerin davaya konu Rekabet Kurulu soruşturma kapsamı dışında kaldığından davacının iş bu karara dayanarak zararının talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, somut uyuşmazlıkta Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, zamanaşımı ve esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karış tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:1-Rekabet Kurumunun 27.10.2017 tarih 13462 sayılı yazısı ile Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-██████-100 sayılı kurul kararı örneği celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.2-Bankacı bilirkişi ... 05.07.2018 tarihli raporunda özetle, dava konusu olaya dayanak teşkil eden Rekabet Kurulu kararı incelendiğinde görülecektir ki davalının, rekabetin ihlal edici davranışları olmakla beraber dava konusu olan ticari kredilere ilişkin herhangi bir tespite rastlanmadığını, Kurul raporunun ağırlıklı olarak bireysel kredi ve mevduat açısından ele alınmış olduğu ticari ürünlere ait olarak saptamalara rastlanılmadığı, Kurulun bireysel veya ticari ürünler ayırımı rekabet ihlali tespitinde bulunmuş olup bireysel ihlalleri rakamsal olarak raporunda belirtirken ticari ihlallerin rakamsal karşılıkları bulunmadığını, ayrıntıları açıklandığı üzere zararın olup olmadığı varsa ne kadar olduğunun tespiti için gerekli olan faiz oranı verilerinin bulunmadığını, sonuç olarak Rekabet Kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirledikleri tespit edilen ihlallerin bireysel nitelikli ürünler için olduğu, ticari nitelikte ürünleri kapsamadığı, nitekim raporda anlaşıldığı tespit edilen oranlarının bireysel kredi/mevduat ürünlerine ait olduğu, Danıştay 13.Dairesinin kararında da davalının ihlalde bulunduğu ürünlerin bireysel ürünler olduğu ticari krediler ile ilgili bir ihlal tespitinin bulunmadığı, davacının kullandığı kredilerin ticari kerdiler olması sebebiyle davacı şirketin zarara uğradığına yönelik bulguya rastlanılmadığı, davacının iş bu ticari krediler yönünden de herhangi bir zararının söz konusu olmadığının belirtildiği görülmüştür.KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
:Dava, rekabet ihlalinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı bankadan 21.02.2008 tarihinde 13.000 USD tutarında kredi kullanıldığı, Rekabet Kurumu'nun █████/2013 tarihli kararıyla 12 bankanın kredi ve kredi kartlarında birlikte fiyat tespit etmek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığının tespit edildiği, davalı bankanın da Rekabet Kurumu kararında geçen bankalardan olduğu bu nedenle davacının zarara uğradığından bahisle davalının davacıya vermiş olduğu zararının üç katının fazlaya dair talep ve hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'sinin kredi kullandığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkememizce Rekabet Kurumu'nun █████/2013 tarihli kararı, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin ████████ Esas █████████ Karar ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulduğundan dava dosyasının Danıştay Başkanlığına gönderildiği ve davanın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.Mahkememizce taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi sözleşmesi örneği ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası yazı cevabı ve diğer tüm deliller celp edilerek dosyamızı bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.Bankacı bilirkişi ...'dan █████/2018 tarihli rapor alınmış, bilirkişi raporunda dava konusu olaya dayanak teşkil eden Rekabet Kurulu kararı incelendiğinde görülecektir ki davalının, rekabetin ihlal edici davranışları olmakla beraber dava konusu olan ticari kredilere ilişkin herhagni bir tespite rastlanmadığını, Kurul raporunun ağırlıklı olarak bireysel kredi ve mevduat açısından ele alınmış olduğu ticari ürünlere ait olarak saptamalara rastlanılmadığı, Kurulun bireysel veya ticari ürünler ayırımı rekabet ihlali tespitinde bulunmuş olup bireysel ihlalleri rakamsal olarak raporunda belirtirken ticari ihlallerin rakamsal karşılıkları bulunmadığını, ayrıntıları açıklandığı üzere zararın olup olmadığı varsa ne kadar olduğunun tespiti için gerekli olan faiz oranı verilerinin bulunmadığını, sonuç olarak Rekabet Kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirledikleri tespit edilen ihlallerin bireysel nitelikli ürünler için olduğu, ticari nitelikte ürünleri kapsamadığı, nitekim raporda anlaşıldığı tespit edilen oranlarının bireysel kredi/mevduat ürünlerine ait olduğu, Danıştay 13.Dairesinin kararında da davalının ihlalde bulunduğu ürünlerin bireysel ürünler olduğu ticari krediler ile ilgili bir ihlal tespitinin bulunmadığı, davacının kullandığı kredilerin ticari kerdiler olması sebebiyle davacı şirketin zarara uğradığına yönelik bulguya rastlanılmadığı, davacının iş bu ticari krediler yönünden de herhangi bir zararının söz konusu olmadığının belirtildiği görülmüştür.Davanın dayanağını oluşturan Rekabet Kurumu'nun █████/2013 tarihli kararı incelendiğinde aralarında davalı bankanında yer aldığı 12 bankanın █████/2007 - █████/2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine yönelik fiyat tespit etmek amacıyla uzlaşma tesis ettikleri ve uzlaşma kapsamında gerçekleştirdikleri anlaşma veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesini ihlal ettikleri bu sebeple aynı yasanın 16. maddesine istinaden kararda geçen 12 bankaya idari para cezası verildiği, banka tarafından İdari Yargı'da açılan davanın Danıştay 13. HD tarafından reddedildiği ve halen tashihi karar aşamasında olduğu ve İdare kararının halen kesinleşmediği tespit edilmiştir.Mahkememizce öncelikle davacının kullandığı kredilerin tarihleri ve niteliği itibari ile Rekabet Kurumu'nun █████/2013 tarihli kararı kapsamında olup olmadığının tespiti yönünden banka kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2018 havale tarihli raporda da açıklandığı ve dava dilekçesi ile davacı banka tarafından gönderilen kredi sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere davacının davalı bankadan 21.02.2008 tarihinde kredi kullandığı anlaşılmaktadır. Rekabet Kurumu'nun █████/2013 tarihli kararının sonuç kısmında kredi türü yönünden bir ayrım yapılmadan 12 bankayla ilgili rekabetin ihlal edildiği sonucuna varıldığı belirtilmiş ise mahkememizce benimsenen ve denetime açık bilirkişi raporu dikkate alınarak Rekabet Kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirledikleri tespit edilen ihlallerin bireysel nitelikli ürünler için olduğu, ticari nitelikte ürünleri kapsamadığı, nitekim raporda anlaşıldığı tespit edilen oranlarının bireysel kredi/mevduat ürünlerine ait olduğu, Danıştay 13.Dairesinin kararında da davalının ihlalde bulunduğu ürünlerin bireysel ürünler olduğu ticari krediler ile ilgili bir ihlal tespitinin bulunmadığı, davacının kullandığı kredilerin ticari kerdiler olması sebebiyle davacı şirketin zarara uğradığına yönelik bulguya rastlanılmadığı, davacının iş bu ticari krediler yönünden de herhangi bir zararının söz konusu olmadığı dikkate alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı vekili, zamanaşımı definde de bulunmuştur. Dava konusu ile ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak eylem niteliği itibari ile haksız fiil olduğundan haksız fiilin tabi olduğu zamanaşımı süresine tabi olmalıdır. Buna göre tazminat davasının, dava tarihine göre TBK'nun 72. maddesi gereği zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde 10 yıl içinde açılması gerekmektedir. 10 yıllık zamanaşımı süresinin haksız fiilin sona erdiği tarihten itibaren yani █████/2011 tarihinden itibaren, iki yıllık sürenin ise Rekabet Kurumu'nun kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren başlaması gerekmektedir. Rekabet Kurumu'nun kararının henüz kesinleşmediği nazara alındığında dava tarihine göre 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı tespit edilmiş, davalı vekilinin esasa ilişkin diğer itirazları ise verilen karar niteliği nazara alınarak değerlendirilmemiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1.Davanın REDDİNE,2.Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına.5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.6.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine.Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzünde verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.27.11.2018Katip ...Hakim ...Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.