Anahtar kelimeler: Veb Özetletarım Rehberlik Birlik Teftiş Müfettişleri Yazim Tazmin Müdürü Tespitler

ESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: █████████ Esas - (Derdest)KARAR TARİHİ
: █████/2026TALEP
: İhtiyati Haciz TalebiKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D ÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişleri tarafından düzenlenen ve“B- ... Tüzel Kişiliğince Alınması Gereken İdari ve Tazmin Tedbirler” başlığı altında yer verilen tespitler doğrultusunda; Birlik Sorumlu Müdürü ...’nun, görev yaptığı dönemlerde Birlik hesaplarından uhdesinde bıraktığı ve iade etmediği parasal tutarlar hakkında, bu zararların doğmasına denetim ve gözetim yükümlülüklerini ihlal etmek suretiyle neden olan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluğu kapsamında toplam 219.133,67 TL birlik zararının, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebi ile Müfettişlik Raporunun ihtiyati haciz talebi bakımından aranan yaklaşık ispat şartını fazlasıyla karşıladığını, dava konusu Birlik zararlarının hangi işlemlerden kaynaklandığı, kimlerin sorumluluğunda olduğu ve zarar kalemlerinin parasal karşılıklarının somut, denetlenebilir ve belgeye dayalı şekilde ortaya konulduğunu, muaccel olan alacak ylönünden ihtiyati haciz koşullarının oluştuğundan bahisle davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine, duruşmasız ve teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ
:Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... .nun hesabına birlik tarafından para gönderildiği hususu doğru olmakla birlikte ilgili paraların tamamı ...'nun uhdesinden çıktığını , birliğin icra dosyası ödemelerine gönderildiğine , ilgili paraların ...'ya gönderilme sebebinde bu olduğunu , birliğin hayvan alımı için vermiş olduğu senetle dayalı birliğe açılan icra takibi nedeniyle birliğin hesaplarında bloke olduğu dönemde birlik yönetimi tarafından karar alınarak ve bu karar deftere işlenerek ...nun hesabından. ilgili icra dosya ödemelerin gerçekleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişleri tarafından düzenlenen “B- ... Tüzel Kişiliğince Alınması Gereken İdari ve Tazmin Tedbirler” başlıklı Müfettişlik Raporu, .... Ana Sözleşmesi tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde dava dilekçesi ekinde teftiş raporunun sunulduğu, rapor içeriğinde davalıların sorumlu oldukları bedellerin belirtildiği, ancak raporun bağımsız denetim raporu olmadığı ve İİK'nın 258. maddesi uyarınca alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğinden, borçluların mal kaçırma hazırlığında olduğu iddiasının yaklaşık ispat kuralları kapsamında somut ve mahkemede kanaat oluşturabilecek delillerle desteklenmediğinden bahisle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Birlik tarafından aynı müfettiş raporlarına, aynı hukuki ilişkiye ve aynı sorumluluk rejimine dayanılarak açılan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinin , İİK m.257–258 uyarınca kabul edildiğini raporun “bağımsız denetim raporu olmadığı” gerekçesiyle yok sayılmasının kanunda bulunmayan bir ispat ölçütünün yaratılması anlamına geldiğini , alacağın olay tarihinde muaccel hale geldiğinden bahisle İ 15.01.2026 tarihli ihtiyati haczin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına ,İİK m.257 ve devamı uyarınca, uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAFA CEVAP
:Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ne şekilde hazırlandığı belirli olmayan davalıların gıyabında ve tek taraflı tanzim edilen bir raporla müvekkilleri aleyhine işlem tesis edilmesinin, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olacağını, hak kaybına sebebiyet vereceğini, davalıların davaya konu olaylardan dolayı kusurlu ya da kusursuz sorumluluğa dahil edilebilecek hiç bir davranışı ve hareketi bulunmadığından bahisle istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, birlik yönetim ve denetim kurulu üyeleri davalılar hakkında sorumluluktan kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada ihtiyati haciz isteminin reddedilmesinden kaynaklanmaktadır.6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebilecektir.İİK'nın 257. Maddesinde ihtiyati haciz “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir.Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları, ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. İhtiyati hacze karar verilebilmesi için diğer şartların yanında muaccel bir alacağın bulunması ve muaccel alacağın varlığının da yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması gerekmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında 5996 Sayılı Kanun'da █████/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ancak 07.11.2014 tarihinden itibaren geçerli olan 6589 Sayılı Kanunla değişiklik yapılarak damızlık hayvan yetiştiriciliği birliklerinin yapısının yeniden düzenlenmiş ve bu Kanun ile damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin yönetim kurulu üyelerinin birliğin paraları üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarına dair hükmün 6589 Sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5996 Sayılı Kanun'a 10/E fıkrası olarak eklenmiştir. Damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin tabi olduğu █████/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 71 inci maddesinde ''Birlik ve Merkez Birliği hakkında, Kanun ve bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde ve vergi mevzuatı açısından █████/1969 tarihli ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu uygulanır'' şeklinde bir düzenleme bulunmakta ise de, damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak tevdi edilen paralar üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında kendilerinin yararına olarak tasarrufta bulunma şeklindeki eylemlerinin 5237 Sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilmektedir.Somut olayda, dava konusu iddia edilen alacaklara ilişkin davalılar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan soruşturma yapıldığı iddia edilmediğine göre, davacının 2004 Sayılı İİK'nun 257/1.fıkrası gereğince rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağının varlığı ve miktarı yanında, davalıların eylemlerinden kaynaklanan bir zararın bulunduğu konusunda yaklaşık ispatı gösterecek derecede yeterli delil talep tarihi itibariyle dosya içinde mevcut olmayıp, eldeki davada yapılacak araştırmanın sonucuna bağlıdır. Diğer taraftan, somut olayda davacı teftiş kurulu baş denetçileri tarafından düzenlenen soruşturma raporu davacı bünyesinde düzenlendiği dikkate alındığında bunun dışında davacının işlendiği iddia edilen eylemden maddi zararının bulunduğuna dair yaklaşık ispatı gösteren bir delilde mevcut değildir.Davacının gerçek zararının ne olduğu hususu ve davalılar ile aralarındaki hukuki ilişkinin niteliği ancak eldeki davaya bağlı olarak tespit edilebilir. Sonuç olarak davacının zararının varlığı ve kapsamı ile varsa davalıların bu zarardan sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ancak yargılama sonucu anlaşılabilecek nitelikte olduğundan bu aşamada yaklaşık ispat sağlamadığından bahisle, davacının ihtiyati haciz isteminin reddedilmiş olması isabetli ve yerinde görüldüğünden, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince geçici hukuki koruma talebi yönünden delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda █████/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 258/3. fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.