Anahtar kelimeler: Bam Alındıktan Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Layihalar Üye İstenmiş

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
EK KARAR TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ... Esas-... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI
: ......
VEKİLİ
: Av...
İSTİNAF EDEN DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av...
DAVA
: Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
:Davacı vekili, müvekkili şirketin yabancı ortaklı bir şirket olduğunu, Niğde Ulukışla ilçesinde alçı madeni çıkarmak üzere Maden İşletme Ruhsatı aldığını ve buradaki alçı ocağına elektrik almak istediğini, davalı şirketin müvekkiline ......'e ait olan bu hattın ortak hat haline gelmesi için bu şahıs ile anlaşması gerektiğini bildirdiğini, bu şahsın müvekkili ile anlaşmaya yanaşmaması üzerine davalı şirketin müvekkiline ve ......'e gönderdiği yazı ile bu şahsa ait hattın ortak hat haline gelmesi nedeniyle kamulaştırılacağı ve kendilerince devralınacağının bildirildiğini, bu yazışmalardan sonra davalı şirketin █████/2013 tarihli yazısı ile belirttiği şartlar dahilinde müvekkili şirkete enerji müsaadesi verdiğini, müvekkiline verilen enerji müsaadesinde davalı şirketin yapması gereken dağıtım hattının müvekkiline yaptırıldığını, ...... adlı kişiye ait Enerji Nakil Hattının 29 nolu direği ile 30 nolu direği arasına hatbaşı seksiyoner direği dikilerek ......'ün hattının ayrılması hususunun da enerji müsaadesinde belirtildiğini, müvekkilinin enerji müsaadesinde belirtilen hattı istenen şekilde yaptığını, geçici kabullerin █████/2014 tarihinde yapıldığını ve müvekkili şirket ile davalı şirket arasında █████/2014 tarihinde ...... nolu tesisat üzerinden Perakende Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkiline elektrik verilir verilmez ......'e ait olan direktten elektriğin kesildiğini, müvekkili yetkilileri bu şahıs ile görüştüğünde kendisine bir bedel ödenmediğinden bahisle hattını kullandırmayacağını belirttiğini, durumun davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketten bir netice çıkmayınca Ankara .... Noterliğinin █████/2014 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete durumun izah edildiğini, 3. kişinin mülkiyet iddiası ile elektriği kestiğini, mühim maddi zarara uğranıldığını, bir an evvel elektriğin verilmesinin istenildiğini, █████/2014 tarihinde davalıya tebliğ edilen bu ihtarnameye davalı şirketin cevap vermediğini, elektriğin verilmemesine rağmen ...... A.Ş.'nin ara ara müvekkiline kuvvetle muhtemelen trafo kaybı tahakkuku yaparak icra takibi yaptığını, Niğde.... İcra Müdürlüğü'nün ... - ... Esas sayılı icra dosyaları ve benzer dosyalarla müvekkili hakkında takip başlatıldığını, müvekkilinin de bu icra takiplerine ihtarnamesinde bahsettiği gerekçelerle itiraz ettiğini, müvekkiline kaliteli ve sürekli elektrik vermekle yükümlü olan davalı şirketin elektriği veremediğini, görevli tedarik şirketi ile Perakende Satış Sözleşmesi yapan müvekkili şirketin de elektriği alamayınca başka çareler düşündüğünü ve mazot ile çalışan bir makineyi kendi bünyesinde Tatt firmasına 109.800,00 Euro bedelle leasing yolu ile aldırdığını, bu şirketin mazot ve diğer maliyetlerini ilave ederek müvekkiline üretim yaptığını ve bu 4 yıllık süreçte 2014 yılından 2017/8. aya kadar toplamda 449.530,54 ton miktarda alçı taşının alınabildiğini, bu maden ocağının 2 vardiya çalışabildiğini ancak 16 saat çalışma ile 1000 ton alçı taşı üretebildiklerini, çalışma imkanlarının mevsimsel olarak kısıtlanabildiğini, saatte 62,5 ton üretim yapıldığını, bu iş makinesi 1 saatte 45 litre mazot tükettiğini, 45 litre mazot x 4,20 TL (KDV dahil pompa fiyatı) 189 TL/62,50 ton olduğunu, yani 62,50 ton alçı taşı için bugün itibariyle 189 TL/ saat mazot tüketimi yapılabildiğini, aynı işi yapmak üzere elektrikli sisteme geçmiş Hidrolik Döner Kesici - Roler Kotter'ın bir saatlik elektrik tüketiminin 116 KW x 0,21 TL./kWh = 24,5 TL + KDV = 28,91 TL olduğunu, aynı miktar üretim için mazot sarfiyatının maliyeti 189 TL - Elektrik sarfiyatı maliyeti 28,91 TL = 160,09 TL 1 saatte üretilen 62,50 Ton alçı taşı maliyet farkını göstermekte olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin maddi zararına ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin zararın doğduğu tarihten veya ihtar tarihi olan 16.9.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle, davalı tarafça yapılması gerektiği halde yapılmadığı için müvekkilince yapılan dağıtım varlığına ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca geçici kabulünün yapıldığı ayı takip eden aydan (Şubat 2014) itibaren dava tarihine kadar işletilecek Tüketici Fiyat Endeksi oranındaki artırımı ile dava tarihinden itibaren ise, ticari avans faizi ile, müvekkiline 4 yıldan bu yana elektrik verilmemesi nedeniyle Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 16. maddesindeki tazminata ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile ve müvekkilinin yıllardır elektrik alamaması ve çok rahat bir şekilde alçı taşı madenini alabilecekken davalının açık kusurundan kaynaklı çok zor şartlarda maden almaya çalışması nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, fazlaya ilişkin hakları ve eksik belirlenen haklarına yönelik temyiz hakkı saklı kalmak kaydıyla, dava ve değer artırım dilekçesi kapsamında izah ettiği ve bilirkişi tarafından belirlenmiş hususlar ışığında neticesinde 460.573,66 TL maddi tazminat alacağı zararının doğduğu tarihten veya ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davacı tarafça elektriğin ...... tarafından kesildiğinin ikrar edildiğini ve bu durumun davacı tarafça bilindiğini, davanın müvekkiline karşı açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtarnamesine cevap verilmediğinin doğru olmadığını, davacının Ankara .... Noterliğinden gönderdiği █████/2014 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesine dava dilekçesi ekinde sunduğu █████/2014 tarih, özü ... olan yazı ile cevap verildiğini, bu yazıda devre rıza gösterilmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından kamulaştırma yoluna gidildiğinin davacıya bildirildiğini, müvekkili şirketin kamulaştırma yetkisi olmaması sebebiyle de müvekkiline husumet düşmeyeceğini, davacının dava şartı olarak hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmadığını, ruhsat sahibinin başkası, (davacı) şantiyede üretim yapanın başkası (... Firması) olduğu bir şantiyede elektrik talebinin hukuken korunabilir bir talep olmadığını, madeni asıl işletenin davacının değil, ... Firması olduğunu, davacının sadece ... Firmasından alçı satın aldığını, iddia edilen alçının çıkartıldığını ya da mazotun tüketildiğini kabul etmediklerini, faturaların söz konusu şantiyede böyle bir imalatın yapıldığı, anılan alçıların davacıya satıldığını teslim edildiğini ispatlayamayacağını, davacının basiretli bir tacir olarak daha uygun maliyetlerle üretim yapan kişilerden alçı satın almasının mümkün olduğunu, davacının tazminat iddiaları için 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesine göre tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği şekilde bir zararı varsa bu zarara 4 yıl boyunca rıza göstererek zararı büyümesine kendisinin sebep olduğunu, müvekkilinin üçüncü kişinin davacının elektriğini kestiği iddiası karşısında yapabileceği herhangi bir işlemin bulunmadığını, yine dava tarafından iddia edilen dağıtım varlığı giderleri ortak kullanıma konu olmadığından dağıtım şirketince devralınması gerekmemekte olduğunu, şantiyeler ve geçici tesislere ilişkin özel hatlarla ilgili müvekkilinin bakım ve onarım sorumluluğunun olmadığını, elektrik dağıtım ve perakende satışına ilişkin kalitesi yönetmeliği tazminatı diğer maddi ve manevi tazminat taleplerini kapsayacağından mükerrer tazminat talebininde kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın elektrik verilmemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat, elektrik mevzuatı çerçevesinde ödenmeyen tazminat ve ortak kullanım haline gelen hat bedelinin alınmasına dair alacak istemine ilişkin olduğu, davalının zamanaşımı def'inin taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması ve somut olaya haksız fiil zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün bulunmadığından, husumet itirazının, iddia edilen zarar hususunda davalıya husumet yöneltilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, hukuki yarar yokluğu iddiasının da davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan yerinde olmadığı, █████/2024 tarihli heyet raporunda; Niğde ili Ulukışla İlçesi, Yeni Yıldız yolunda dava dışı ...... adlı kişiye ait Enerji Nakil Hattının (29 ve 30 nolu direk arası) bulunduğu yerin ...... tarafından kamulaştırma işlemlerinin halihazırda devam ettiği; dosya muhteviyatındaki belgelerden anlaşıldığı üzere davacı şirket ile dava dışı ...... şirketi arasında 13.02.2014 tarihli satışına ilişkin Perakende Satış Sözleşmesi ilişkisi bulunsa da, davacı ......'nin Özel Hat Sal (......) tarafından ......'e ait Özel Hat olan 29 ve 30 nolu direk arası enerji nakil hattının kamulaştırılma işlemleri yapılmadan, davacı şirkete elektrik tesisinin projesi ve yapımı yaptırılarak 11.02.2014 tarihinde kabulü ile bağlantı anlaşması yapılması ve sözleşme ile elektriğin davacı şirkete verilmesi, akabinde özel hat sahibi kişinin elektriğin kesilmesi ile ilgili oluşan zararlardan davalı ...Ş. (......)'ın tam kusurlu olduğu, ...... marka 2011 model hidrolik ekskavatöre montajı yapılan 260 kW gücündeki motorun 2014-2015-2016-2017 yılarında elektrik kesintisi olmasa idi elektrikle çalışması halinde KDV Dahil toplam 608.466,29 TL harcama gideri, söz konusu yıllarda elektrik kesintisinden dolayı mazotla ile çalışması nedeniyle 1.069.039,94 TL zararın oluştuğu, davacı firmanın 460.573,65 TL fazladan yakıt bedel ödediğinin belirtildiği, davacı vekilinin █████/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle ; fazlaya ilişkin hakları ve eksik belirlenen haklarına yönelik temyiz hakkı saklı kalmak kaydıyla 460.573,66 TL maddi tazminat alacağı talebinde bulunduğu, meydana geldiği iddia edilen zarara davalının sebebiyet verdiği ve mahkememizce de hükme esas alınan █████/2024 tarihli heyet raporunda belirtildiği üzere özel hat sahibi kişinin elektriğin kesilmesi ile ilgili oluşan zararlardan davalı ...Ş. (......)'ın tam kusurlu olduğu kanaatine varılmış olup, taleple bağlı kalınarak, davacının elektrik tesisattan yararlanamaması ve bu nedenle ikame enerji kullanımı nedeniyle uğramış olduğu zarar olan 460.573,65 TL'in Ankara .... Noterliğinin █████/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini ihbar tarihi olarak kabul edilerek, █████/2014 tarihinden itibaren █████/2014 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının diğer taleplerinden biri olan söz konusu enerji olmaması nedeniyle alçı üretimi yapamadığı, bunu farklı bir firmadan temin ettiği ve bundan dolayı zarar gördüğü iddiası ise; dosya içerisinde somut zararını gösterir evrağın bulunmaması, hesaplamaya yeterli birimlerin ve ölçümlerin yapılamaması nedeniyle somut olarak ispatlanamadığından mahkememizce reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının enerji nakil hatlarını yatırmasına rağmen söz konusu hatlardan istifade edemediği ve bunların masraflarını kendisinin verdiğini ve bu nedenle zarara ujğradğı iddiası ise ; bilirkişinin mahkememize vermişolduğu rapordaki teknik açıklamada, davacının talep edebileceği zararı zamana yayması gerektiği, hesaplanan zararın ise henüz müaccel olmadığı belirtildiğinden davacının bu talebinin de reddine karar verilmiştir.
Davacının söz konusu elektrik alamamasından kaynaklanan manevi zarar talebine ilişkin yapılan değerlendirmede, söz konusu elektriği alamaması nedeniyle üretimin durmamış olmadığı, sadece üretimde maliyete daha fazla zarara uğradığı, zaten söz konusu davanın bu zararın tazmini için açıldığı, her iki tarafından tüzel kişi olduğu da dikkate alındığında, davacının manevi tazminatın oluşmadığı kanaatine varıldığından manevi tazminat talebinin reddine...." gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının elektrik tesisattan yararlanamaması ve bu nedenle ikame enerji kullanımı nedeniyle uğramış olduğu zarar olan 460.573,65 TL'in ihbar tarihi olan █████/2014 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının elektrik alamaması nedeniyle kullanamadığı makine ve dışarıdan alçı temin etmiş olması nedeniyle uğramış olduğu zarar bedeli olarak talebinin reddine, davacının kendisinin yaptırmış olduğu nakil hatları ve ilgili dağıtım tesisi masrafları için talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından ibraz edilen hükmün tamamlanmasına ilişkin 09.09.2024 tarihli dilekçe ile; Mahkemece manevi tazminat talebi ile Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre talep edilen tazminat talebi hususunda karar verilmediğini, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi, Hizmet Kalitesi Yönetmeliği uyarınca talep edilen tazminatın da kabulü gerektiğini ileri sürerek, her iki talebin de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF EDİLEN EK KARARIN ÖZETİ
: Mahkemece, "...Somut olayda; Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamının hüküm maddeleri arasında manevi tazminat davasına ilişkin hükmün yer almadığı anlaşılmakla, davacının talebinin manevi tazminata ilişkin kısmının kabulü ile belirtilen hususlarda hükmün tamamlanmasının infazdaki tereddütleri gidermek açısından daha uygun olacağı sonucuna varılmış, ayrıca Mahkememiz gerekçeli kararının hüküm kısmının 8 numaralı maddesinde ret olunan maddi ve manevi tazminatlar açısından avukatlık ücreti takdir edildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekili dava dilekçelerindeki talebi olan Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre talep ettikleri tazminat talebi ile ilgili karar verilmediğini bildirmişse de; dava dilekçesinde maddi tazminatın üç kalemden ibaret olduğu, Mahkememizin █████/2024 tarihli kararının hüküm kısmının 1 nolu maddesinde "Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi" ile üç kalemden ibaret maddi tazminat yönünden hüküm kurulduğundan davacı vekilinin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre tazminat talebi hakkında hükmün tamamlanması yönündeki talebinin reddine karar verilerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu aşağıdaki şekilde hükmün tamamlanmasına dair ek karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, davacı vekilinin █████/2024 tarihli hükmün tamamlanması talebinin kısmen kabulü ile, mahkemenin █████/2024 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı ilamının hüküm kısmının devamına madde eklenmek suretiyle, davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine, gerekçeli kararıda bu hususta hüküm kurulduğundan davacının Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre tazminat talebi hususunda hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekilinin esas karara yönelik istinaf istemleri; Davacı vekili, dava dilekçesini tekrarla, elektrik verilmemesi nedeniyle kullanılamayan makine ve dışarıdan alçı temin edilmiş olması nedeniyle uğramış oldukları zararların tazmini taleplerinin reddinin haksız olduğunu, mahkemenin bu 4 yıllık süre zarfında davalı tarafından elektrik verilememesi nedeniyle ikame enerji kullanılması sonucu müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazminine ancak, elektrik verilmemesi nedeniyle kullanılamayan makine ve dışarıdan alçı temin edilmiş olması nedeniyle uğramış oldukları zararların reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin elektrik alamadığı için 25.09.2013 tarihinde 108.560,00 TL' lik kırıcı konkasör yatırımı da yaptığı halde bu makinayı kullanmadığını ayrıca, mevcut araç yeterli üretim yapamadığı için başka ocaklardan ve rakiplerden alçı taşı alınmak durumunda kalındığını, bu alımların da müvekkilinin diğer bir zarar kalemini oluşturduğunu ancak, rakip firmaların müvekkiline ihtiyacı olan madeni her zaman satmak istemediğini, bu nedenle de üretim kaybı yaşadığını, müvekkilinin üretim kapasitesi 2 kat fazla olmasına rağmen mazotlu üretim ile yeterli üretim yapamadığı için yeterli üretimi ve kârı da yapamadığını, bu nedenlerle mahkeme tarafından elektrik verilmemesi nedeniyle kullanılamayan makine ve dışarıdan alçı temin edilmiş olması nedeniyle uğramış oldukların zararların reddine karar verilmesinin haksız olduğunu, dağıtım hattı bedeli taleplerinin muaccel olmadığına karar verilmesinin de haksız olduğunu, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin talebin karşılanabileceği tarihi, talebin yapıldığı tarihten itibaren 5 yılı geçmemek üzere bağlantı yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişiye bildirileceğini, bir önceki bilirkişi heyetinin bu mevzuatı raporlarına yazdığını ancak davalı şirketin bu mevzuata uygun bir şekilde davranarak bu mevzuattaki 5 yıl içinde TÜFE oranlarına göre güncelleyerek ödeme yapma hakkından faydalanmasının mümkün olmadığını, dağıtım şirketinin talep edene elektriği ne zaman karşılayacağını 5 yılı geçmemek üzere bildireceğini, olayda davalı şirketin bu talebi 5 yıl sonra veya 3 veya 4 yıl sonra karşılayabileceğini belirtmediğini, dağıtım şirketinin, dağıtım tesisini hangi yıl yapacağını belirtmiş ise, o yıl içinde en fazla 12 taksitte tesisi yapana ödemeyi yapacağını, davalı şirketin ortak hat olduğunu kabul ettiği bu talep ile ilgili müvekkiline yatırımı yapacağı yılı hiçbir cevabında bildirmediğini, bu nedenle yönetmelik hükmündeki en fazla 5 yıl içinde ve hangi yıl yapacağını bildirir hükmü ile ilgili bir yazılı cevabının, yine finansman yetersizliği olduğuna dair bir beyanı olmadığı için ve hepsinden önemlisi halen daha ödememe niyetinde olduğu için en fazla 5 yıl içinde 12 taksitle ödeme ile ilgili haktan yararlanma imkanının olmadığını, finansman yetersizliği olmadığının verdiği cevaplardan anlaşıldığını, mahkeme tarafından elektrik dağıtımı ve perakende satışına ilişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’ne göre almaları gereken tazminat ile ilgili inceleme yaptırılmadığını, karar verilmediğini yine, mahkeme tarafından manevi tazminat talepleri ile ilgili bir karar verilmediğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf istemleri; Davacı vekili, mahkeme tarafından manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar hükmün tamamalanması talebinde bulunulmuş ise de, mahkemece gerekçeli kararda bir hüküm bulunmamasına rağmen bu hususta hüküm kurduğu gerekçesi ile taleplerini reddettiğini, ayrıca da elektrik dağıtımı ve perakende satışına ilişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’ne göre almaları gereken tazminat ile ilgili inceleme yaptırılmadığını ve bir karar verilmediğini, elektriğin 4 yıldır kesik olduğunu ve müvekkilinin elektrik kullanamadığının sabit olduğunu, buna sebep olanın davalı şirket olduğu da tespit edildiğini, kullanmadığı bir elektrik için icra takibine itiraz eden müvekkilinin itiraz etmek için kurduğu ifadelerden elektrik talebinin olmadığının belirtilmesinin bariz bir hata olduğunu, kesinti olmayan bir yerde kullanımın sıfır olacağının açık olduğunu, bu maddenin kullanılmayan talep gücüne göre tazminat hesabını emreden bir madde olduğunu, kullanımı yaptırmayan davalının bu kusurundan faydalanacağı şekilde talep gücünü “sıfır” kabul edileceğini beklemenin hem açık hükme hem de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkemece ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin esas karara yönelik istinaf istemleri; Davalı vekili, istinaf mahkemesince yeniden rapor alınmasına karar verilmiş ise de; 16.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun kaldırma kararında gösterilen hususları karşılamadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli olmadığını, raporları karara dayanak yapılan bilirkişi heyetinin kanuna aykırı sayı ile oluştuğunu, bilirkişi heyetinde elektrik elektronik yüksek mühendisi bilirkişi bulunmadığını, raporda SMM bilirkişinin herhangi bir tespitinin olmadığını, iddia edilen alçıların çıkartıldığını ya da mazotun tüketildiğini kabul etmediklerini, dosyaya sunulan faturaların, tek başına söz konusu şantiyede böyle bir imalatın gerçekleştiğini, anılan alçıların davacıya satıldığını ve teslim edildiğini ispatlamaya yeterli olmadığını ayrıca, raporda en basitinden madendeki devlet payının ödenip ödenmediği, ödenmişse ne miktarda bir üretime karşılık gelmek üzere ve kim tarafından ödendiği hususlarının açıklanmadığını, davacının davayı açmaktaki hukuki yararı konusunun tüm somut itirazlarına karşın mahkeme kararında yok sayıldığını, bu çerçevede davacı ile dava dışı işletmeci şirket arasındaki sözleşmenin rödovans ve kiraya dair 10. maddesine göre bir ton alçı taşının ruhsat sahibinin alçı fabrikasına teslim fiyatı sabit olarak 01.04.2014 tarihi itibariyle 17,60 TL/TON+KDV olarak belirlendiğini, davacı açısından sabit olan bedelin dava dışı kişinin alçıyı elektrikle ya da mazotla üretmesine göre değişmediğini, davacının her durumda aynı sabit bedel üzerinden alım yaptığını, davacının sabit fiyatla mal alma üzerine anlaşma yaptığı ve üretimin başka bir şirket tarafından yapıldığı bir durumda davacının zararından söz edilemeyeceğini, davacının işletme hakkını ürün kirası karşılığı devretmiş olduğu madenin kiracısının (işletmecisinin) işletme maliyetlerinin elektrik olmadığı için arttığı iddiasıyla talepte bulunmasının mümkün olmadığını, çünkü iddia edilen maliyet artışının davacıyla ilgili olmadığını, çünkü davacının sabit bedelle maden alan durumunda olduğunu, maden alanında yürütülen faaliyetin hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı olarak yürütülen bir faaliyette doğduğu iddia edilen zararı hukukun korumayacağını, davaya konu yerin elektrik kullanabilmesi ruhsatlı bir işletme olması ve bu yerde ruhsata uygun olarak ruhsat sahibi tarafından imalat yapılıyor olmasına bağlı olduğunu, dava dilekçesinde davacının ikrarıyla sabit olduğu ve bu dava ile öğrendikleri üzere dava konusu şantiyede üretim yapanın davacı olmadığını, ruhsat sahibinin başkası (davacı) şantiyede üretim yapanın başkası olduğu bir şantiyeye elektrik talebinin hukuken korunabilir bir talep olmadığını, somut olayda asıl şantiyede imalatı yaptığı iddia edilen ... firmasının dava konusu yer için dosyaya ya da müvekkiline sunulmuş maden ruhsatının olmadığını, müvekkiline kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda dava konusu hattın geçici ya da devamlı olması özellikle devir alınması ve bakım onarım sorumluluğu noktasında tabii olacağı hukuki statüyü etkilediğini, anılan nedenlerle müvekkilinin baştan beri davacının özel hattı için bakım onarım sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin tarafı olmadığı bir perakende satış sözleşmesinde geçicilikten söz edilmemiş olmasının Anayasanın, Kanunların ve Yönetmeliğin üzerinde olmadığını, davacının perakende satış sözleşmesine ve EPDK mevzuatına aykırı davranışlarının görmezden gelinemeyeceğini, davacının sözleşmeye aykırı davranarak işletme hakkını başkasına bıraktığı bir ortamda davacının anılan tesisat için enerji talep etmesi mümkün olmadığı gibi enerji verilmedi iddiasıyla tazminat talep etmesinin de mümkün olmadığını, zarar iddiasını kabul etmemekle birlikte, davacının iddia ettiği zarara rıza göstermişliğinin ve zararın büyümesine katkısının değerlendirilmesi gerektiğini, elektriği kesen şahsı bilmesine rağmen kolluğa, Cumhuriyet Savcılığına yâda Hukuk Mahkemelerine başvurmamış olmasının hiç değilse bu davayı dört sene evvel açmamış olmasının mantığa uygun olmadığını, müvekkilinin üçüncü kişinin davacının elektriğini kestiği iddiası karşısında yapabileceği herhangi bir işlem bulunmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin ek karara yönelik katılma yolu ile istinaf istemleri; Davalı vekili, mahkemece ek karar ile manevi tazminatın reddine karar verilmişken manevi tazminat yönü ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, davacının kullanılmayan makine ve dışarıdan alçı temin edilmiş olması iddiasıyla zarara uğradığına dair taleplerinin reddinin haksız olduğunu, davacı açısından sabit olan bedelin dava dışı kişinin alçıyı elektrikle yada mazotla üretmesine göre değişmediğini, davacının her durumda aynı sabit bedel üzerinden alım yaptığını, davacının sabit fiyatla mal alma üzerine anlaşma yaptığı ve üretimin başka bir şirket tarafından yapıldığı bir durumda davacının zararından söz edilemeyeceğini, maden alanında yürütülen faaliyetin hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı olarak yürütülen bir faaliyette doğduğu iddia edilen zararı hukukun korumayacağını, davacının davasını ispat edemediğini, müvekkilinin bir kusurunun söz konusu olmadığını, somut olayda dava konusu hattın geçici ya da devamlı olması özellikle devir alınması ve bakım onarım sorumluluğu noktasında tabii olacağı hukuki statüyü etkilediğini, davacının tazminat hakkının olmadığını, zarar iddiasını kabul etmemekle birlikte, davacının iddia ettiği zarara rıza göstermişken tazminat talebinin söz konusu olamayacağını, davacının elektriği kesen şahsı bilmesine rağmen kolluğa, cumhuriyet savcılığına yâda hukuk mahkemelerine başvurmamış olmasının hiç değilse bu davayı dört sene evvel açmamış olmasının mantıklı olmadığını ileri sürerek, ek karara yönelik istinaf istemlerinin kabulüne ve reddedilen manevi tazminat nedeniyle lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, elektrik verilmemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat, elektrik mevzuatı çerçevesinde ödenmeyen tazminat ve ortak kullanım haline gelen hat bedelinin alınmasına dair alacak istemlerine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E- ... K. sayılı ilamı ile ''...Öncelikle, davalının zamanaşımı def'inin taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması ve somut olaya haksız fiil zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün bulunmadığından, husumet itirazının, iddia edilen zarar hususunda davalıya husumet yöneltilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, hukuki yarar yokluğu iddiasının da davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkemece, bir maden, bir makine ve 2 elektrik elektronik yüksek mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden kök ve itiraz üzerine aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak benimsenen bilirkişi raporu uyarınca yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmakla, kamulaştırma evrakları da getirtilerek, kamulaştırma işlemlerinin ne zaman başlatıldığı, bitmişse ne zaman bittiği, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmasındaki makul sürenin ne kadar olabileceği, meydana geldiği iddia edilen zarara kimin sebebiyet verdiği, kusurun hangi tarafta olduğu hususlarını da içeren, uyuşmazlığın teknik ve kapsamlı mahiyeti de nazara alınarak, Ankara'dan talimatla, taraflar arasındaki ihtilafı çözmeye elverişli, içlerinde davacı tarafından sunulan faturaları ve davacı şirket kayıtlarını da inceleyecek SMMM bilirkişinin de bulunduğu, elektrik elektronik yüksek mühendisi, makina ve maden mühendislerinden oluşan uzman bilirkişi heyetinden, taraf iddia ve savunmaları ile itirazlarını karşılayan, yeni bir bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Kabule göre de, davacının dava dilekçesi, açıklama dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki talep sonuçlarına riayet edilmeksizin talebi aşacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi de yerinde değildir.
Bu itibarla, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ve kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma ilamı sonrası mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Adil yargılanma hakkı da Anayasanın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Kanun'un 297/1-c maddesi gereğince karar "tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" içermeli, 297/2 maddesi gereğince de hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Yasa'nın 298/2 madde hükmüne göre de gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Yargıtay HGK'nun 2010/1-86 E.-████████ K., 2014/2-1121 E.-████████ K., 2014/9-1137 E.-████████ K., ███████-1791 Esas, █████████ Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, mahkeme kararının gerekçesi o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve kanun yolu denetiminin yapılabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur.
Anayasanın 141/3 maddesi ve HMK'nun 297. maddesi bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Kararın gerekçesinin yeterli açıklıkta ve denetime elverişli olmaması yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, öncelikle, dava dilekçesi, açıklama dilekçesi ve değer artırım dilekçeleri nazara alındığında, mahkemece dava konusu yapılan zarar kalemlerinin bir kısmı yönünden gerekçeli ve kısa kararda hiç karar verilmediği gibi, reddedilen bir kısım zarar kalemlerinin red gerekçesinin belirtilmemesi de HMK'nın 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, Dairemiz kaldırma kararı sonrası bilirkişi incelemesi yaptırılarak, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporu Dairemiz kaldırma ilamının gereğini yerine getirecek, hükme esas alınabilecek mahiyet ve yeterlikte de değildir.
Mahkemece, davalının, davacının meydana geldiği iddia edilen zararın artmasına sebebiyet verdiği yönündeki savunması üzerinde hiç durulmaması ve bu yönden bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması da yerinde olmamıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece elektrik piyasası mevzuatına hakim uzman, elektrik elektronik yüksek mühendisi, makine ve maden mühendislerinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden, uyuşmazlığı çözmeye elverişli bilirkişi raporu alınarak, dava konusu yapılan tüm zarar kalemleri yönünden inceleme ve değerlendirme yapılması ve davalının, yukarıda belirtilen savunması üzerinde de durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve █████/2024 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ VE EK KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan toplam 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan toplam 31.912,47 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!