Anahtar kelimeler: Ferdileşme Aktarımı Tapuların Batı Vaadi Müteveffa Devrinin Yazim Gayrimenkul Katip

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALILAR
: MÜTEVEFFA ıları;VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Tapu İptali Ve TescilDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı arsa sahipleri ile yüklenici.... Konut Yapı Kooperatifi arasında "düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, henüz ferdileşme işlemi yapılmadığını, dolayısıyla mülkiyet aktarımı ve devrinin, davalı arsa sahiplerinden ancak ve yalnızca müvekkili kooperatife yapılması gerektiğini, ancak davalı arsa sahipleri tarafından tapuların 3.kişilere devredildiğini, ... ada 1 parsel ... nolu dairenin müvekkili kooperatife devredilmesi gerekirken yasaya, hukuka, ana sözleşmeye ve satış vaadi sözleşmesine aykırı olarak sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişi ...'e devredildiğini, yapılan bu devrin haksız olduğunu, kooperatifin malvarlığında olması gereken taşınmazların mülkiyetinin sözleşme dışı 3. kişilere devredilmesi nedeniyle kooperatifin borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, arsa sahiplerinin 3.kişilere mülkiyet aktarımının kanuna ve sözleşmeye aykırı olduğunu beyan ederek,.... ili, .... ilçesi,... köyünde ... ada .. parsel .. nolu dairenin müvekkili kooperatif adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı kooperatif arasında yapılan sözleşme kapsamında davacı yükümlülüklerini yerine getirdiğinde kademeli olarak tapu devirlerinin gerçekleştirileceği, tüm yükümlülükler yerine getirildiğinde ise tüm taşınmazların tapu devrinin gerçekleştirileceğini, bu bağlamda davacı kooperatif tarafından yükümlülükler kısım kısım yerine getirildikten sonra kooperatifin talebi üzerine bir kısım taşınmazların tapu devrinin gerçekleştirildiğini, yüklenici kooperatif tarafından sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerin tamamının yerine getirilmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından açılan davada Ankara .... Asliye Hukuk mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda .... Karar sayılı ilamı ile"Davanın kabulü ile 222.214,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine " karar verildiğini ve █████/2019 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen karar doğrultusunda İnegöl İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip dosyasının derdest olup cezai şart alacağının ödenmediğini, Müvekkillerinin cezai şart alacağı tahsil edilmemekle birlikte müvekkiller tarafından kooperatife devri gerçekleşmemiş taşınmaz bulunmadığını, açılan davanın kötü niyetli olup hukuki dayanağı bulunmadığını, ferdileşme işleminin davacı kooperatifin kendi iç işleyişi ile ilgili olduğu, iddia edildiği şekilde ana sözleşmeye uygun ferdileşme işlemi gerçekleştirilmediği kabulü ile ilerlense bile kooperatif sözleşmesinin tarafı olmayan, ferdileşme yönünden yükümlülüğü ya da sorumluluğu bulunmayan müvekkilinin tarafı olmadığı kooperatif iç işleyişinden kaynaklanan hukuki sorunlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, tapu devrine ilişkin kayıtlar incelendiğinde öncelikli olarak arsa malikinden davacı kooperatife devrin gerçekleştirildiği ve sonrasında kooperatif tarafından ferdileşme açıklaması ile ilgili üyelere devirlerin gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu, tapu devrinin kooperatif tarafından belirlenen kişilere gerçekleştirildiği, arsa maliklerinin bu devir karşılığında her hangi bir bedel almadığı, devir tarihi sonrasında ilgili kişilere kooperatif tarafından dairelerin tesliminin yapıldığı, uzun süredir taşınmazların ilgililerin kullanımında olduğu hususları dikkate alındığında davaya konu talep yönünden arsa maliklerine yönelik açılan davanın kötü niyetli olduğunu arsa maliklerinin bu dava yönünden taraf sıfatının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin █████/2005 tarihinde Kooperatife üye olduğunu, ferdileştirme işlemi sonrası █████/2008 tarihinde tapusunu aldığını, ardından dövize endeksli 25.000.000,00 JPY (Japon Yeni - .... Bank A.Ş.) konut kredisi kullandığını, Müvekkilinin, kooperatife olan borçlarını eksiksiz şekilde ödediğini, yapılan ödemelerin bir kısmının da müvekkilinin eşi olan ...hesaplarından kooperatif hesaplarına iletildiğini, müvekkilinin dava dilekçesinde 3.kişi olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacı kooperatifin üyesi olup, dava konusu taşınmazı ferdileşme ile devraldığını, müvekkili her ne kadar kooperatif üyesi ise de, davacının iddialarına dayanak yaptığı arsa sahipleri ile kooperatif arasındaki sözleşmelerin tarafı olmadığını, kooperatifin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup, kendi borçları ve sözleşmeden doğan yükümlülükleri nedeniyle üyelerini, açık ve kanuni bir dayanak bulunmaksızın sorumlu tutamayacağını, müvekkilinin davacı kooperatif herhangi bir borcu bulunmadığını, kooperatifçe alınan her ödemenin bu kez son olacağı şeklinde ihtar ve inançlarıyla müvekkilinin tüm ödemeleri eksiksiz olarak yaptığını ancak kooperatifin üyelerden tahsilat talebinin bitmediğini, davacı kooperatifin üyelerine vadettiği taşınmazları hem süresinde teslim etmediğini hem de yapılan teslimlerin ayıplı ve eksik yapıldığını, üyelerin hem tüm edimlerini yerine getirdiklerini, aidatlarını ve kooperatifçe talep edilen diğer ödemeleri yaptıklarını hem de teslim edilen taşınmazlarda eksik ve ayıplı yapılan kapı, parke, dolap, cam balkon vb. kısımları kendi imkanları ile yaptırmak zorunda kaldıklarını, genel kurul kararı bulunmaksızın kooperatif ortaklarından aidat veya ek ödeme talep edilmesiısı hukuken mümkün olmadığını, somut olayda, müvekkilinin kooperatife karşı herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, aidat veya ek ödeme yükümlülüğü doğuran herhangi bir genel kurul kararı da mevcut olmadığını, Müvekkilinin bağımsız bölümü satın aldıktan sonra kooperatif üyeliğini devraldığını ve kooperatif tarafından imzalı “borcu yoktur” şeklinde yazılı belge düzenlendiğini, yazılı bu belge karşısında davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, somut olayda ferdileşme işleminin yapıldığının, Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan Ferdileştirme kararı, tapu kayıtları, tapu müdürlüğü nezdinde düzenlenen tescil istem belgeleri ve kooperatif ana sözleşmesinin açık hükümleriyle sabit olduğunu, davacının “keyfi işlem” iddiasının hukuki bir karşılığı bulunmadığını, nitekim ferdileşme sonrasında, bağımsız bölümler üzerinden bireysel kredi kullanıldığını, bu krediler nedeniyle tapu kayıtlarına ipotek tesis edildiğini ve daha sonra bu ipoteklerin kaldırıldığının tapu sicilinden açıkça anlaşıldığını, ferdileşme yapılmaksızın bağımsız bölümler üzerinde bireysel kredi kullanılması ve ipotek tesisinin hukuken mümkün olmadığını, davacının iddiasının aksine, dava konusu taşınmazın müvekkile devrinin, arsa sahiplerinden müvekkiline doğrudan yapılmış herhangi bir satış veya aktarım sonucu olmadığını, taşınmazın, ferdileşme sürecinin tamamlanmasının ardından arsa sahibi tarafından kooperatife ve ardından da kooperatif tarağından müvekkiline devredildiğini, dolayısıyla davacının ileri sürdüğü gibi arsa sahiplerinden müvekkiline doğrudan bir aktarım veya sözleşmesiz bir devir söz konusu olmayıp, davacının iddialarının maddi gerçekle hiçbir şekilde örtüşmediğini, tapu sicilinde malik olarak görünen kişiden yapılan bu edinim sırasında müvekkilinin, ileri sürülen iddiaları bilmesininin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının, kendi dava dilekçesinde yer alan beyanlarıyla açıkça çelişen tapu iptali talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.DELİLLER
:Davacı kooperatifin defter ve kayıtları, genel kurul toplantı tutanakları, tapu kayıtları ile tüm dosya kapsamı.GEREKÇE
:Dava, Davacı kooperatif ile davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescili talebine ilişkindir.Davacının iddialarının ispatı bakımından dosya kapsamı, kooperatif kayıtları, genel kurul tutanakları ve dava konusu taşınmaz üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ara karar ile de davacı vekiline belirlenen bilirkişi ücreti delil avansını ikmal için 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi uyarınca iki haftalık kesin mehil verilmiştir. Verilen süre içerisinde ve sonrasında bildirilen delil avansı ikmal edilmemiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli celsede alınan beyanında, bilirkişi ücretini ikame edemeyeceklerini ifade etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 266/1 maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." denilmektedir. Dosya kapsamında davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi incelemesi talep edildiği anlaşılmıştır.Dava şartı olmayan ve 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesinde düzenlenen, taraflardan birinin, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen kesin süre içinde yatırılmak zorunda olunan (delil ikamesi için) avansa ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkeme mevcut delil durumuna göre karar verir.█████/2026 tarihli oturum 3 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline “iki haftalık kesin mehil içerisinde 15.000,00 TL bilirkişi ücretinin 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince delil avansı olarak karşılanması, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına” ilişkin ihtar yapılmış olup, 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesine göre bunun yaptırımının, davacının bu delilden vazgeçmiş sayılıp, diğer delillere göre karar verilmesi olacağı açıktır. Davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü için konusunda uzman kişiler tarafından kooperatif kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırmanın da zorunluluk içermesi karşısında, eldeki delillerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın ispatlanamadığından REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine,Dair, davacı ve bir kısım davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ... e-imza Hakim ... e-imza