Anahtar kelimeler: Enternasyonal Fuarı Bam Katılım Yazim İzmir Şti Eksiklik Özetle Geçildi

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ... A.Ş. ile davalı .... Şti. arasında,█████/2018 tarihinde 87. İzmir Enternasyonal Fuarı 2018 katılım sözleşmesi akdedildiğini, Bu sözleşme gereği; davalı adına 236,00 TL tutarında 1 adet enerji bağlama bedeli ve 26.974,80 TL tutarında 1 adet alan kullanım bedeli olmak üzere toplam 2 adet fatura düzenlendiğini, 87. İzmir Enternasyonal Fuarı 2018 katılım sözleşmesinde; davalı katılımcının stantsız 180m2 stant alanı seçtiği, m2 fiyatının 127TL + %18 KDV olduğu ayrıca ek olarak 200TL + %18 KDV (stantsız katılım için) enerji bağlama bedeli olduğu anlaşıldığını, İş bu davaya konu olan icra takibi; borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazıyla durmuş olup icra takibine, yetkiye, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve bilcümle ferilerine itiraz edildiğini, taraflar arasında sözleşme hükümlerine göre davalının sözleşme bedelinin tamamından sorumlu olacağı Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri ile sabittir.Ayrıca davalının borçlu olduğu bedel, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İlk olarak davacı yanın dilekçesinde belirttiği taraflar arasında imzalı 87.İzmir Enternasyonal Fuarı 2018 katılım sözleşmesi taraflarına hiç bir şekilde tebliğ edilmediği gibi, davacı yanın sunduğu dilekçeye ekli sözleşme kesinlikle müvekkil şirketle akdedilmediğini, müvekkil şirket olan ...ŞTİ'nin █████/2014 tarihli imza sirkülerine, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Oda Kayıt Sicil Suretine ve yine Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü Faaliyet Yetki Belgesine göre müvekkil şirketin münferit imza ile yetkili tek yöneticisi .... olup ekte sunduğumuz imza sirkülerinde de açıkça görüleceği üzere davacı yanın sunduğu sözleşmedeki imza müvekkil şirketin yöneticisine ait olmadığını, Bu nedenle her ne kadar davacı yan bu sözleşmeyi sunmuş olsa da bu sözleşme hiç bir şekilde müvekkil şirket tarafından imzalanmamış ve onun bilgisi dahilinde olan bir sözleşme olmadığını bu nedenle sayın mahkeme huzurunda görülecek olan davada delil değeri taşımadığını, ayrıca hususu da açıkça belirtmek isteriz ki müvekkil şirkete ait bu bilgiler ticaret sicilde açıkça mevcut olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "...,Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir.SMMM ....'in █████/2020 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı yanın yasal defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, davacı yanın defter kayıtları ile davalı taraf defter kayıtları birbirini doğrulamadığı, davacı yan defter kayıtlarında █████/2018 takip tarihinde davalı tarafın 27.210,80 TL borç bakiyesinin bulunduğu tespit edilmiştir.Dosya kapsamı incelendiğinde; 6098 sayılı yasanın yetkisiz temsile ilişkin hükümleri aşağıdaki gibidir.II. Yetkisiz temsil1. Onama hâlindeMADDE 46- Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur.2. Onamama hâlindeMADDE 47- Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez.Yukarıda anılı yasa maddeleri çervesinde yasa maddeleri değerlendirildiğinde, sözleşmeye imza atan kişinin davalı şirketin ortağı olduğu ancak şirketi temsile yetkili olmadığı, 6102 sayılı yasada temsil hususunda özel hükümlerin bulunmaması sebebiyle uyuşmazlığa dair 6098 sayılı yasanın yetkisiz temsile ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, bundan dolayı şirketin sözleşme ile bağlı olduğuna dair açık ya da örtülü bir onama beyanının olmayışı da dikkate alınarak sözleşmeyi imza eden şirket yetkilisinin imzası ile şirketi hak sahibi yapamayacağı gibi borç altına da sokamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE,2-İzmir 20.İcra ██████████ Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İSTEMİNİN REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında İzmir Enternasyonal Fuarı 2018 katılım sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği davalı adına 2 adet fatura düzenlendiğini, katılım sözleşmesinde davalı katılımcının stantsız 180 m2 stant alanı seçtiğini, m2 fiyatının 127 TL + %18 KDV olduğu ayrıca ek olarak 200 TL + %18 KDV (stantsız katılım için) enerji bağlama bedeli olduğunun anlaşıldığını, sözleşme gereği enerjiyi davalıya sağladıklarını, edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiklerini, ancak davalının sözleşmede yer alan ödeme planına göre edimini ifade etmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, sözleşmede açıkça davalı şirket kurucu ortaklarından ....'nun isminin ve şirket kaşesinin yer aldığını, ticaret sicil kayıtlarında davalı şirketin ...ve.... tarafından kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından koordine edilerek düzenlenen Kentexpo 2015 fuarında davalı şirket tarafından katılımın gerçekleştiğini, bu sözleşmenin de davalı şirket ortağı .... tarafından imzalandığını, bu nedenle davalı tarafından ....'nun harici vekaletname ile vekil olarak temsile yetkilendirilip yetkilendirilmediğinin araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yine Vergi Dairesinde ödediği damga vergisine konu sözleşmelerinin celp edilerek sözleşmelerin davalı şirket adına kim tarafından imza edildiğinin tayin ve tespit edilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.Bir satım ilişkisinde satıcı taraf sattığı malın-hizmetin miktarını ve alıcıya teslimini, alıcı ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.Davacı tarafça, davalı şirket ile akdedilen 87. İzmir Enternasyonal Fuarı 2018 katılım sözleşmesi gereği davalı adına 236,00 TL tutarında 1 adet enerji bağlama bedeli ve 26.974,80 TL tutarında 1 adet alan kullanım bedeli olmak üzere toplam 2 adet fatura düzenlendiği, kendi edimlerine yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme gereği borcunu ödememesi üzerine icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmedeki imzanın davalı şirketin yöneticisine ait olmadığını, 87. İzmir Enternasyonal Fuarına kesinlikle katılmadıklarını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillere, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı ticari defterinde kayıtlı faturaların davalı tarafça iade edildiğinin, ispat yükü üzerinde olan davacının davalı şirkete faturalarda belirtilen hizmeti verdiğini kanıtlayamamış olduğunundan kararın sonuç olarak isabetli olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 464,69 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 267,31 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026