Anahtar kelimeler: Süreç Yıllarında Görüşü Hukukî Sahte Fatura Suçlar Neticesinde Yoksunluklarına Esastan
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Sahte belge düzenleme
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanıklar hakkında 2016-2017 yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan ayrı ayrı 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43... maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; sahte fatura düzenlenmesine ilişkin tespitler için defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılması zorunlu olduğuna, gerek inceleme elemanı tarafından gerekse de atanan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların tamamen taraflı hareket edilmek suretiyle müvekkillerinin lehine sonuç doğuracak ve/veya doğurması muhtemel olan işlemler hakkında hiçbir araştırma ve tespit yapılmayarak tamamen kanaate dayalı, hukuken geçerli bir tespit olmadan raporlar olduğuna, hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mahkemece dinlenen şirketin kuruluş işlemleri ve bir dönem muhasebesini tutan tanık ...'nun, muhatap olduğu kişi olarak sanık ...'ın adını vermiş, yine iş yerinin faaliyet yeri olarak gösterdiği yeri kiraya veren tanık ... de kiralamaya gelenler olarak ... ve ...'ı önceki kiralayan olarak da ...'i söylemiş, kiraları da ...'ın yatırdığını, iş yerinde de ...'ı gördüğünü anlatmış, faturalar ile sanıkların yazı ve imza örnekleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda da eldeki faturaların sanık ... ile diğer sanık ... eli ürünü olduğu açığa çıktığı, böylece sanık ...'ın beyanlarının samimiliğinin bir kez daha tescil edildiği, sanıklar ... ve ...'ın birbirlerini suçlayan inkara dayalı savunmalarının cezadan kurtulmaya matuf olduğu vicdani kanaati kesinleştiği, kaldı ki vergi müfettişi tarafından tanzim edilen VTR ve VSR'de ayrıntılı olarak yapılan tespitler ile bu tespitleri doğrulayan, oluşa uygun bulunan ve itibar edilen Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerin düzenlediği raporlar ile; işyerinin kapalı olduğunun belirlenmesi, hiçbir sanığın şirketin faaliyetinin gerçek olduğunu öne sürememesi, mükellefin çok yüksek cirolara rağmen hiç ödenecek KDV’sinin çıkmamış olması, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde 16.422,19.-TL vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken borcu bulunması ve bu borçlara ilişkin mükellef tarafından hiçbir ödemenin gerçekleştirilmemesi, mükellefin suç dönemlerindeki alımlarının %100’ünü haklarında sahte belge düzenleme yönünden vergi raporu veya bu yönde vergi incelemesi olan firmalardan gerçekleştirmesi, alımları gerçek olmayan mükellefin satışlarının gerçek olmasının iktisadi ve teknik icaplara uygun düşmeyecek olması, 2016 takvim yılında mükellefin 1.961.895,00.-TL (%88) tutarındaki satışlarının haklarında resen terk ve özel esaslara tabi olan mükelleflere yapılan satışlar olduğunun belirlenmesi, 2017 takvim yılında mükellefin 4.405.254,00.-TL (%100) tutarındaki satışlarının haklarında sahte belge düzenlemekten dolayı Vergi Tekniği Raporu bulunan mükellefler ile re’sen terk ve özel esaslara tabi olan mükelleflere yapılan satışlar olduğunun belirlenmesi, mükellefe ait araç kaydı bulunmaması, çalışanı, deposu, ardiyesi, şubesi ve motorlu taşıtı bulunmadığının belirlenmesi, kısaca suç dönemlerindeki ciroları elde edebilecek herhangi bir organizasyon yapısına sahip olmaması, çok yüksek tutarlı satışları olmasına rağmen herhangi bir POS cihazı bulunmaması, banka hesap hareketlerinin ise çok sınırlı düzeyde bulunması, alım ve satımlarına yönelik ödeme ve tahsilatlarını tevsik edememesi, nedenleriyle, fikir ve eylem birlikteliği bulunan sanıkların 2016 takvim yılında düzenledikleri 2.464.302,00 TL tutarındaki 28 adet, 2017 takvim yılında düzenledikleri 38.602.743,00 TL tutarındaki 70'den fazla belgenin gerçek bir mal ve hizmet karşılığı olmayıp sahte oldukları kabulü ile sanıkların sahte belge düzenleme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, sanıklar ... ... ve ... yönünden cezaları artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca, sanıklar ... ve ... müdafiinin usule, eksik inceleme ve araştırmaya, sübuta, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi aksi halde takdiri indirim ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Gerekçeli kararda "2017" olarak belirtilen suç tarihinin, vergi suçu raporuna ekli karşıt inceleme raporlarında yer alan suça konu belgelerin listesi ve fotokopilerine göre, en son belge ve suç tarihi olan 20.09.2017 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!