Anahtar kelimeler: Onbaşı Komando Tugay Dağ Hakkari Ediş Arşiv Onikinci Özlük Ksayılı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında uzman onbaşı olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan davacının, anılan Mahkemenin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 11 ay, 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği; diğer taraftan, davacı hakkında, "Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama" isnadıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığınca... sayılı dosyada yürütülen soruşturmada ise ... tarih ve K.... sayılı kararla kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği; bu durumda, davacı hakkında "Cumhurbaşkanına Hakaret" isnadıyla yapılan ceza kovuşturması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın "mahkumiyet" hükmünün etki ve sonuçlarını doğurmayacağı, davacının ceza kovuşturmasına konu eyleminin 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinde tahdidi olarak sayılan suçlardan olmadığı, isnat edilen eylemlerin uzman erbaş göreviyle bağdaşmayacak nitelik ve ağırlıkta da olmadığı sonucuna varıldığından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, davacının yapılan yargılama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen mahkumiyetinin Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kaynaklandığı, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ''Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler'' başlıklı dördüncü kısmının ''Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar'' başlıklı üçüncü bölümündeki 299. maddesinde yer aldığı; mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde ise, Cumhurbaşkanına hakaret suçunun ''Devletin Şahsiyetine Karşı İşlenen Suçlar'' bölümünde yer aldığı, 3269 sayılı Kanunun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ilgası öncesinde yürürlüğe girdiği ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinde de yer alan, verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlardan dolayı mahkum olanların sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesileceği hükmü dikkate alındığında, davacının işlediği suçun, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse dahi görevine devama engel suçlardan olduğu, bu itibarla, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal eder nitelikte olduğu, güvenlik soruşturmasının olumsuz olması yönünde yapılan değerlendirmenin hem sebep unsuru yönünden, hem de "masumiyet karinesi" ilkesine aykırı olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının hukuki sonuç doğurmayacağı, katalog suçlardan cezası bulunmadığı, dava konusu işlemin konu, sebep ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma sebeplerinin bulunmadığı, kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında uzman onbaşı olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun, "Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar" başlıklı 12. maddesinde, "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.
....
Ayrıca; ....
b) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi;
1) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların,
2) Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların,
c) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların,
ç) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların,
d) Son olarak verilen de dahil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkûm olanların veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alanların,
.....
Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 19. maddesinde de, personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri, görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususların, kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, "Ayrıca; 1) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı yahut 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olmamak,
2) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olmamak,
3) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmamak." uzman erbaş olarak alınacaklarda aranan şartlar olarak düzenlenmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin beşinci fıkrasında, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun "Diğer bilgilerin kaydı" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Dosyanın incelenmesinden, uzman onbaşı olarak görev yapan davacının, "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 11 ay, 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği yolundaki bilgi notuna istinaden, güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olarak değerlendirildiği, bunun üzerine Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca uzman erbaş olmak için gerekli niteliği taşımadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, ... Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında; cezalandırılan fiilin niteliği dikkate alındığında, bu hususun güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek mahiyette olmadığı ve ayrıca soruşturmaya konu suçun 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinde sayma suretiyle belirtilen katalog suçlardan olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesi kararında, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırıldığı dönemden önce yürürlüğe girdiği, bu Kanun'da Cumhurbaşkanına hakaret suçunun ''Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar'' bölümünde yer alması nedeniyle, davacının kıyasen katalog suçunu işlemiş olduğu kabul edilmiş ise de; dava konusu işleme dayanak suç tarihi █████/2014 olup, bu tarihte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükte bulunduğundan, anılan kabulün hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Zira, Türk hukuk sisteminde davacının(sanığın) aleyhine olacak şekilde kanunların geriye yürütülmesi yasaktır.
Öte yandan, Dairemiz kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince davacının parasal hak talebi yönünden yeniden bir değerlendirme yapılacağı açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!