Anahtar kelimeler: Whatapp Yazışarak Konusutazminat Uyulaması Şahısın Slipleri Order Mail Güvenerek Kendini

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ
:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2022DAVANIN KONUSU
:TazminatGEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, müvekkili Şirketin ...'ın mail order sistemine güvenerek 15.03.2019 tarihinde 15.900 TL,16.03.2019 tarihinde 7.500 TL ve yine 16.03.2019 tarihinde 11.000 TL olmak üzere kendini müşteri olarak gösteren ..., ... ve ... nolu telefonlarla ve bu telefonlara bağlı WhatApp uyulaması ile yazışarak mal ve hizmet ticareti yaptığını, belirtilen telefonlarla mal siparişi yapan şahısın, ödemeleri yaptığına ilişkin slipleri müvekkili şirketin telefonuna WhatApp uygulaması ile gönderdiğini, ödemenin yapıldığını gören müvekkili şirketin de bu şahısların gönderdiği nakliyeci ile malları şirketten teslim aldırarak, malları nakliyecinin anlatımına göre boş bir alana indirttiğini, daha sonra bankanın, kredi kartı sahiplerinin bu alışverişlerden haberlerinin olmadığını belirtmeleri üzerine, müvekkilin bu ödemelere ilişkin hesaplarına bloke koyarak, paraların müvekkilin hesabına geçmesini önlediğini, bu şekilde müvekkilin, malları gittiği halde, parasını alamayarak banka aracı kullanılarak dolandırıldığını, dolandırıcılar hakkında da Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketin, bankanın mail order yoluyla yaptığı işlemlerdeki sliplerin üzerinde alıcı isminin çıkmaması nedeniyle, işlem yapan şahsı sorgulamasının imkansızlaştığını, böyle bir hizmet vererek güven veren bankanın, kötüniyetli işlemlere karşı sorumluluk üstlenmediğini ve müvekkilinin belirtilen zararlarını karşılamadığını, bankanın bu mail order sistemi ile verdiği hizmet olmamış olsa idi, müvekkilinin şahsın kimliğini, kredi kartını v.s. tüm sorgulamaları kendisinin yapma imkanı olacacağını ve bu tür bir dolandırıcılık ile karşılaşmayacağını, müvekkilinin banka tarafından bu güvenlik işlemlerinin yapıldığını düşünerek mail order sistemi ile alışveriş yaptığını, müvekkili şirketin, kendisine bankaca sağlandığını düşündüğü sisteme güvenerek işlem yaptığını ve dolandırıldığını, zararın tazmini için davalı bankaya keşide edilen ihtarnamenin sonuç vermediğini, arabuluculuk müzakerelerinin de sonuç vermediğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin, bankanın verdiği hizmet ile alış-veriş güvenliğini sağladığını düşünerek dolandırılmak suretiyle uğradığı 15.03.2019 tarihinde 15.900 TL, 16.03.2019 tarihinde 7.500 TL ve yine 16.03.2019 tarihinde 11.000 TL olmak üzere toplam 34.400,00 TL zararın işlem tarihlerinden itibaren işletilecek ticari faizleriyle birlikte davalı tarafından tazmin edilmek suretiyle tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı vekili, davacı firma tarafından dava konusu edilen tutarların; kart hamillerinin itirazları nedeniyle, kart hamili Bankalar tarafından, uluslararası ... kuralları gereği müvekkili bankadan tahsil edildiğinden; davanın kart hamillerinin bağlı bulundukları ... Bankası, ... Bankası ve ... A.Ş.'ye yöneltilmesini, ihbar edilmesi gerektiğini, davacı firmanın işyerinde gerçekleşen ve itiraza konu olan işlemlerin mail order yoluyla gerçekleştiğini, Mail örder işlemlerin; onay sırasında kartın fiziken kullanılmadığını, kart numarası, vade ve güvenlik kodu gibi bilgilerin işyeri POS terminaline tuşlanarak girildiğnii ve satın alma işlemlerinin bu şekilde tamamlandığı işlemler olduğunu, uluslararası kart kuruluşları olan Visa/MasterCard itiraz kurallarına göre yüzyüze gerçekleşmeyen, kartın manyetik şerit veya chip datası okunmadan kart bilgileri tuşlanarak gerçekleşen Mail Order/Telefon Order işlemlere ... işlem nedeni ile itiraz edilmiş olması durumunda finansal sorumluluğun işyerinde olduğunun belirtildiğini, bu tarz işlemlerle ilgili itirazlarda, üye işyeri kart hamiline hizmet verildiğini gösteren kart hamili imzalı belge, alındı belgesi, mail order formu, kart hamilinin elektronik ürün ve hizmet aldığı durumlarda, kart sahibinin yazılı kayıt onayı ve kart hamilinin işleme katılımını gösteren her türlü fax, e-mail ve mektup belgelerini ibraz etmesi gerektiğini , ancak bu belgelerin ibrazı, üye işyerinin finansal sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, mail order ile yapılan işlemlerde, kart hamillerinin yapılan işlem hakkında bilgi ve talimatları olmadıkları hususunda itirazda bulunmaları halinde üye işyerinin sorumlu olduğu ve bu durumun üye işyeri tarafından kabul edildiğinin açık olduğunu, bankaca söz konusu düzenlemelere istinaden, kart hamillerinin itirazları nedeniyle, kart hamili Bankalar tarafından, uluslararası ... kuralları gereği Bankadan tahsil edilen harcama itiraz tutarları davacı firmanın hesabından tahsil edildiğini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretin davacıya tahmiline, davanın ihbarını talep etmiştir.Dava davalı tarafın talebi üzerine HMK 61 madde uyarınca ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğüne, ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğüne, ... A.Ş. Genel Müdürlüğüne ihbar edilmiştir.İhbar olunan ... Bankası A.Ş.vekili; davanın müvekkili bankaya ihbar olunmasının usule ve hukuka uygun olmadığını, bu kapsamda, "yüzyüze olmayan ve güvenli ödeme yöntemiyle gerçekleştirilmeyen" davaya konu ... ÜR. harcamasına ilişkin vekil eden Banka tarafından, kart hamili itirazı işleme alındığını, 05.04.2019 tarihinde üye işyeri bankası olan ... T.A.Ş. ye karşı ... (...) itiraz neden kodu ile ... (ters ibraz) süreci başlatıldığını, itiraza konu 11.000,00-TL'lik tutar da "... süreci sonuçlanana kadar" dava dışı müşterinin ... numaralı kredi kartına 04.04.2019 tarihinde iade edildiğini, Uluslararası Visa/Mastercard kart kuruluşları kurallarına göre, yüz yüze gerçekleşmeyen, kartın manyetik şerit veya chip datası okutulmadan kart bilgileri tuşlanarak gerçekleşen Mail Order/Telefon Order işlemlere "... işlem nedeni ile" itiraz edilmesi durumunda, sorumluluğun üye işyerine ait olduğunu, yine söz konusu kurallara göre, yüzyüze gerçekleşmeyen işlemlerde "... işlem nedeni ile" itiraz edilmesi durumunda, kart hamillerine de herhangi bir sorumluluk yüklenemediğini, somut uyuşmazlık konusu olayda, dava dışı kart hamilinin itirazına konu işlemlerin yapıldığı kartın tipi Mastercard olduğundan, itiraz süreci Mastercard ... Kurallarında belirtilen esaslar, 5464 sayılı Kanun hükümleri ve diğer mevzuat doğrultusunda değerlendirilerek sonuçlandırıldığını, Vekil eden Banka nezdinde, 05.04.2019 tarihinde başlatılan ... kaydına karşılık 26.04.2019 tarihinde iş yeri bankasınca (davalı ... Bankası T.A.Ş) second presentment kaydı yapıldığını ve vekil eden Bankaya ... adlı kişinin bilgilerinin yer aldığı belgeler/faturalar iletildiğini, söz konusu belgeler incelendiğinde faturalarda yer alan isim ve adres bilgileri ile vekil eden Bankanın kart hamilinin bilgilerinin uyuşmadığı açıkça görüleceğini, müvekkili bankanın 01.05.2019 tarihinde ilettiği ... kaydına karşılık işyeri bankası davalı ... T.A.Ş.'nin karşı itiraz hakkını kullanmadığını, bunun sonucu olarak da ... süreci müvekkili bankanın kart hamili olan dava dışı müşteri lehine sonuçlandığını, davalı ... Bankası A.Ş'nin davanın, müvekkili bankaya ihbar edilmesi talebinin ve müvekkili bankaya sorumluluk yüklemeye çalışmasının haksız, dayanaksız ve yersiz olduğunu, öte yandan davalı ... Bankası A.Ş. ve davacı şirket, davaya konu işlemde güvenli ödeme yöntemini kullanmamış ve uluslararası kart kuruluşları tarafından belirlenmiş itiraz çözümleme kuralları çerçevesinde riski üstlendiğini, bu işlemde, işyeri bankası olan davalı veya davacı şirket, Güvenli ödeme yöntemini seçmemiş, kart hamilinin işlemi onayladığına dair imzalı imprinter slip temin etmediğini, davacı yanın, hem güvensiz sanal işlem yapıp hem herhangi bir imzalı satış belgesi almaması/saklamaması, işlemi güvenli ödeme yöntemleriyle yapmaması hem davacı şirketin hem de davalı bankanın, kartın kart hamili dışında kişilerce kullanılması hususunda, açıkça kusurlu olduğunu ve uyuşmazlık konusu olaya kendi ihmali ve kusurlu seçim ve hareketleriyle sebebiyet verdiklerinin açıkça görüldüğünü, bu nedenlerle tarafı olmayan müvekkili bankaya davanın ihbar edilmiş olmasının usule ve hukuka uygun olmadığını, bu davanın öncelikle husumet yönünden reddini, ihbar olunan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... ... A.Ş.vekili; Davalı tarafından dava konusu harcamalardan 7.500,00-TL'lik harcamanın gerçekleştiği kart hamili banka müvekkili banka olduğundan dosyanın taraflarına ihbar edildiğini, BKM kuralları gereği itiraz başlatılırken kart hamili dokümanı gerekli olmadığından itiraza ilişkin müşteriden temin edilen herhangi belgenin mevcut olmadığını, bu nedenle kart hamilinin harcama itirazının olumlu sonuçlandığını, müvekkili banka tarafından gerçekleştirilen işlemlerin usul ve mevzuata uygun olduğunu, bu nedenle müvekkile bankanın sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla, huzurdaki davanın müvekkili bankaya ihbar edilmesini gerektiren hukuki bir sebep bulunmadığından, davaya katılmayacaklarını bildirmiştir.İhbar olunan T.... Bankası A.Ş.vekili; huzurdaki davada müvekkili bankaya husumet yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, zira, kart hamilinin harcama itirazında bulunması üzerine yapılacak değerlendirmeler, uluslararası kart çıkaran kuruluşlara ait kurallar çerçevesinde gerçekleştiğini, davalı banka, işlemin mail-order ile gerçekleştiğini belirtildiğini, bilindiği üzere, uluslararası kart çıkaran kuruluşlara ait kurallar çerçevesinde mail-order işlemlere ilişkin ... süreci, kart hamili tarafından yapılan itirazın kart hamili banka tarafından üye işyeri bankasına iletilmesi ve üye işyeri bankasının da üye işyerinden işleme ait bilgi ve belgeleri temin etmesi sonucunda yapılacak inceleme çerçevesinde gerçekleştiğini, harcama itirazının değerlendirilmesi sürecinde de müvekkili bankaya atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, zira müvekkili banka, sadece kart hamili bankası olarak kart hamilinin itirazını iletmek durumunda olduğunu, bu nedenle davalı yanın, kart hamillerinin bağlı bulunduğu banka olarak taraflarına husumet yöneltilmesi gerektiğine dair iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bizzat davalı tarafından da belirtildiği üzere, ... kuralları gereği yapılacak inceleme neticesinde işlemin kart hamiline ait olmadığının tespiti halinde harcama tutarı kart hamiline alacak olarak, üye işyerine de borç olarak geçileceğini, bu durumda sorumluluğun üye işyerinde iken ve alacak geçilmesi üzerine harcama bedelini uhdesinde bulunduran da kart hamili olduğundan; sadece kart hamili banka olan ve harcama itirazını ileten müvekkili bankanın herhangi bir şekilde sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle; davanın müvekkili bankaya ihbar edilmesinde herhangi bir menfaat bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, aksi takdirde müvekkili banka aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı şirket ile davalı banka arasında Üye İşyeri Sözleşmesi mevcut olduğu, bu sözleşmeye göre yapılan satışlarda ortaya çıkabilecek itiraz durumunda sorumluluğun üye işyerine ait olduğu, dava konusu işlemin mail order işlemi sonucu ters ibraz(...) işlemi olduğu anlaşılmakla; davacı şirketin tüzel kişi tacir olduğu da gözönüne alındğında basiretli bir tacir gibi (TTK 18/2 maddesi gereği) hareket etmesi gerekirken yaptığı 3 adet toplam 34.400,00 TL lik alışveriş ile ile ilgili olarak kredi kartı sahiplerinin gerçek alıcılar olup olmadığını kontrol amaçlı kimlik tespiti yapmadığı, davacının böyle bir taleple karşılaştığında banka nezdinde sorgulama yaparak kart sahiplerinin isminin tespitini yapabilecekken bunu yapmadığı bu nedenle davalı bankanın yapılan işlemlerde kusurlu olmadığı yönündeki görüş mahkememizce de benimsenmiş olup, açıklanan nedenlerle davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın mail order sistemi ile işletmelere zarar verdiğini, bankanın bu sistemle karşı tarafın kimliğini sorgulama imkanı sunmadığını, müvekkili satıcının slipteki ismi dahi göremediğini, kredi kartı sahibinin kim olduğunu bilemediğini, bu durumun dolandırıcılıkları önleme imkanını ortadan kaldırdığını, bankanın kredi kartı sahibine alışveriş yapıldığına dair mesaj göndermediğini, bu yüzden kart sahiplerinin durumu geç fark ettiğini ve bu arada müvekkilinin mallarının dolandırıcıların eline geçtiğini, bu güvenlik zaafiyetinin bankanın kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin bankanın gerekli garantileri sağladığını düşünerek bu sistemi kullandığını ancak bankanın bu sistemle dolandırıcıları koruduğunu, başka bir müvekkilinin de aynı sistemle dolandırıldığını ve savcılıklarda bu tür mail order mağdurlarının çok sayıda olduğunu, dolandırıcıların sahte kimlik ve telefon kullandıkları için bulunamadığını, bankacı olan bilirkişilerin işlemin kuralına uygun olduğunu belirtmelerine rağmen işlemin hukukiliği ve adilliği konusunda değerlendirme yapamadıklarını, bunca mağduriyete rağmen bankaya müteferrik kusur dahi atfedilemediğini, yeni rapor alınması taleplerinin kabul görmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, taraflar arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesinin 3.3.1.1 maddesinde belirtildiği üzere Mail Order işleriyle ilgili yapılan satışlardan ortaya çıkabilecek itiraz durumunda sorumluluğun üye işyerine ait olduğunun, mail-order üzerinden yapılan toplam 34.400 TL'lık satışla ilgili olarak kredi kartı sahiplerinin gerçek alıcılar olup olmadığını kontrol amaçlı kimlik tespiti yapmadığı için davacının kusurlu olduğunun, bankanın üye işyeri sözleşmesi gereği bir sorumluluğunun bulunmadığının bilirkişi raporundaki tespitlerle sabit olmasına, bu gerekçelere dayalı davanın reddine yönelik kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 587,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 144,53 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi....