Anahtar kelimeler: Çorlu Gününün Olmadı İstekli Kayden Davetiye Bittiği Geldi Mirasbırakan Salı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çorlu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz edilen davalı ... vekili Av. ... ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; mirasbırakan babası ...’ın kayden maliki olduğu 18 parsel sayılı taşınmazını ölümünden kısa bir süre önce davalı eşi ...’ye muvazaalı olarak devrettiğini, temliki babası öldükten sonra öğrendiğini, tek çocuk olduğu ve dava masrafları nedeniyle dava açmadığını, murisin taşınmazı satmasını gerektirir bir durum olmadığını, kalan taşınmazlardan 1 15... parsel sayılı taşınmazları sattıklarını, 115 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’in kardeşi olan emlakçı ... aracılığı ile sattıklarını, 10 99... parsel sayılı taşınmazdaki 3 numaralı bağımsız bölümün müvekkiline alınmasında da ...’in aracılık ettiğini, eşinin dava konusu taşınmazın kayınvalidesine haksız olarak devredildiğini ancak masraf nedeniyle dava açamadıklarını ağzından kaçırdığını, ...’in annesi ile arasına fitne soktuğunu, oğlun tarlanı elinden alacak, taşınmazı bize devret sana daha çok kazandıralım geri verelim diye davalı ...’yi devre razı ettiklerini, bedelin çok düşük olduğunu, davalı ...’in davalı ...’nin taşınmazı elinde muvazaalı olarak bulundurduğunu bildiğini, ...’nin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, annesinin sağlıklı düşünme yetisinin kısıtlı ve bencil bir kişiliği olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile terekeye iadesine, mümkün olmazsa payı oranında iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı ...; babasından 2006 yılında kendisine 18.000,00 TL miras kaldığını, bu parayı Euroya çevirdiğini, 2009 yılında eşinin parayı istemesi üzerine ona verdiğini, karşılığında da murisin kendisine dava konusu taşınmazı devrettiğini, 1.5 yıl sonra eşinin kanser olduğunu, eşi için tüm parasını harcadığını, eşi ölünce de tüm masrafları kendisinin karşıladığını, davacı ve eşi ile husumet yaşadığından aynı bahçe içerisinde olan evine dahi giremediğini, dava konusu taşınmazı kendisine ev almak için 330.000,00 TL bedelle diğer davalıya sattığını, bedelin nakit ve ev olarak verildiğini, 2009 yılında taşınmazı satın aldığında satıp kendisine ev almak istediğini davacının da bildiğini, davacının kendisini çok uzun zamandır tehdit ettiğini, savcılığa şikayette bulunduğunu, bedel ödenmese dahi muris muvazaasının olmayacağını, murisin geriye bir çok taşınmazı kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; davacıyı ve diğer davalıyı tanımadığını, kendisinin ve kardeşinin davacının aile ilişkilerini bilmediğini, taşınmazın saltığa çıkarıldığını emlakçı olan kardeşi ...’den öğrendiğini, yatırım amaçlı olarak taşınmazı aldığını ve bedelini ödediğini, tapu siciline güvenerek taşınmazı 330.000,00 TL’ye satın aldığını, davalı ...’ye 27.07.2018 tarihinde 10.000,00 TL kaparo verdiğini, onun da bu parayı dövize çevirerek hesabına yatırdığını, davalının taşınmazın bedeli ile daire alacağını söylemesi üzerine isteği doğrultusunda ev bulunduğunu ve 185.000,00 TL bedelin alınan 21 46... parsel sayılı taşınmazdaki 10 numaralı bağımsız bölümün sahibine ödendiğini, tapuda gösterilen bedelin de banka aracılığı ile devir tarihinde ... hesabına gönderildiğini, aynı gün ...’ye 115.000,00 TL de elden verildiğini, bunun 100.000,00 TL’sinin ... tarafından aynı gün hesabına yatırıldığını, 15.000,00 TL’nin devir masrafları ve ihtiyaçları için ... tarafından kullanıldığını, davacının beyanlarından murislerinin başkaca taşınmazlarının olduğunun da anlaşıldığını, davacının diğer davalı ...’nin tek mirasçısı olduğunu, mal kaçırma kastı olsa satış bedeli ile aldığı evi adına kaydettirmeyeceğini, davacının hem taşınmaz sattığını hem de parası olmadığı için dava açamadığını beyan ettiğini, bu beyanların çeliştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin en değerli malını davalı eşine temlik ettiği, taşınmazın devrini gerektirecek bir durum olmadığı, tanıkların davalı ...’nin parası ile hacca gittiği, kalan kısmını da murisin hastalığı için kullandığı yönünde beyanda bulundukları, davalı ...’nin baskısı ile murisin taşınmazı ...’ye bağışlamak zorunda kaldığı, ...’nin bedel ödemediği, bedeller arası fahiş fark olduğu, satış bedelinin terekeden çıkmadığı, ...’ye yapılan temlikin muvazaalı olduğu, davalı ...’in muris ile davalı ... arasındaki muvazaalı temlikten haberi olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedel isteminin kabulü ile bedelin davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeleriyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli ek kararı ile süresinde temyiz harçları yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ...’nin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin ölümünden kısa süre önce taşınmazı davalı eşine temlik ettiğini, devri sonradan öğrenen müvekkilinin tek çocuk olduğu için dava açmadığını, müvekkili ile davalı ...’nin muristen kalan taşınmazlardan 1 15... parsel sayılı taşınmazları sattıklarını, 115 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’in kardeşi olan emlakçı ... aracılığı ile sattıklarını, 10 99... parsel sayılı taşınmazda 3 numaralı bağımsız bölümün müvekkiline alınmasında da ...’in aracılık ettiğini, aile içine karışan ...’in aile yapısı ve mal durumu hakkında bilgi sahibi olduğunu, müvekkili ile annesi arasına fitne soktuklarını, oğlun tarlanı elinden alacak, taşınmazı bize devret sana daha çok kazandıralım geri verelim diye davalı ...’yi devre razı ettiklerini, ...'in taşınmazı kendisi almamış göstermek için kardeşi olan davalı ...’e aldırdığını, bedelin çok düşük olduğunu, davalı ...’in davalı ...’nin taşınmazı elinde muvazaalı olarak bulundurduğunu bildiğini, ...’nin taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını, tanık beyanlarının iddialarını doğruladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriğinden; muris ...’ın kayden maliki olduğu 18 parsel sayılı taşınmazının çıplak mülkiyetini 20.01.2009 tarihinde davalı eşi ...’ye satış suretiyle temlik ettiği, ...’nin de taşınmazı 31.07.2018 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği, murisin 03.12.2013 yılında öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi ... ve ... ile müşterek çocukları ...’ın kaldığı görülmüştür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle
:Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı ... vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.