Anahtar kelimeler: Süreç Edenin Görüşü Hukukî Teşebbüs Öldürmeye Neticesinde Edilebilir Esastan Sayisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, mağdurun şikayetçi olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.III. GEREKÇE1. ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 27.07.2020 tarihli raporuna göre mağdurdaki yaralanmanın batına nafiz nitelikte olduğu, yapılan incelemede rektum kasında(kalın bağırsağın son kısmını çevreleyen kas tabakasında) kesi ve kanama bulunduğu ve bu bölgeden karın içine kan sızdığı, ayrıca arteria epigastrica superficialisin bağlandığı (karın ön duvarındaki yüzeyel bir atardamarın cerrahi olarak ligatüre edilerek kanamanın durdurulduğu), hemostaz sağlandığı (kanamanın kontrol altına alındığı) ve ardından batının kapatılarak ameliyatın sonlandırıldığı anlaşılmış; tıbbi kayıtlara göre göre sol karın bölgesinde yaklaşık 5 cm genişliğinde batına nafiz tek bir kesici-delici alet yarası bulunduğu, bu yaralanmanın yaşamsal tehlike oluşturduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu olduğu olayda; mağdurdaki yaralanmanın niteliği dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul (orta) hadden ceza tayin edilmesi gerekirken, asgari hadden ceza tayin edilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirdiğinin saptandığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri, yaranın niteliği, kullanılan aletin elverişliliği ile eylemin mağdur ... ve inceleme dışı mağdur ...'ın meşru savunmaya matuf eylemleri sonucu tamamlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, sanık yönünden meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.