Anahtar kelimeler: Tebir Parel Getireleceğinin Adaparsel Tevhit Binlerce Mutabık Planlanmış Parselasyon Tadilatı

T.C.

ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Eser Sözleşmesi
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalılar arasında düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış olduğunu, sözleşmelere konu ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ve ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden taraflarca mutabık kalınarak tevhit, parselasyon veya plan tadilatı yapılarak tebir ada/parsel haline getireleceğinin anlaşıldığını, proje kapsamında binlerce bağımsız bölüm yapılmasının planlanmış olduğunu, davalıların sahibi oldukları parsellerin tek bir parel yapılması hususunda gerekli yetkileri içeren Antalya ...noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamenin düzenlenmiş olduğunu, davacılar tarafından kurulan adi ortaklık ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... arasında ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... Parsel için Antalya ... . Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, iş bu Antalya ... . Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ise tarafların anlaşması ile Antalya ... . Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Tadil Protokolünün imzalandığını ve tadil edilmiş olduğunu, davacılar tarafından kurulan adi ortaklık ile davalı ... arasında ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel için Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin imzalandığını, davacılar tarafından kurulan adi ortaklık ile davalı ... arasında ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... Parsel için Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, davacılar tarafından kurulan adi ortaklık ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... A.Ş. Arasında ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ..., ... ve ... Parsel için Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli .... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince plan tadilat ve tevhid işlemi yapılamaması durumunda tarafların hiçbir cezai ve hukuki sorumluluğu olmayacağının hüküm altına alınmış olduğunu, bu bağlamda davacılar tarafından plan tadilatı ve tevhid işlemi için gerekli yasal başvurular yapılmış olsa da ... tarafından iş bu başvuru reddedildiğini, tarafların paylaşım yapması ve sözleşmeninin uygulanabilirliğinin de hem fiziken hem de yasal olarak imkansız hale gelmiş olduğunu ve bu durumun da mücbir sebep halinde olduğunu, maliyetler, likitide sıkıntısı, malzeme ve işçilik endeksleri, gayrimenkul satışlarının tamamen durması, mevduat faizlerindeki tarihi rekorlar, ülkede yaşanan inşaat ve gayrimenkul sektöründe ki çalkantılar, döviz kurlarındaki değişkenlik, ülkede yaşanan ekonomik krizler, ülkemizde yaşanan büyük deprem ve sonrası yaşanan inşaat maliyeti ve işçilik fiyatlarındaki aşırı yükselme vs tüm nedeler göz önüne alındığında davacılar tarafından kurulan adi ortaklık ile davalılar arasında bahsi geçen sözleşmelerin imzalandığı tarih ile günümüz koşulları arasında sözleşmeye bağlılık ve sözleşmenin ifası bakımından katlanılamaz ve sürdürülemez olduğunu, davaya konu sözleşmelerin yer aldığı ... bölgesinde elektrik, su kanalizasyon vb. altyapısının olmaması ve bu hizmetlerin kamu idaresi tarafından yatırım planına alınıp bütçe ayrılmaması nedeniyle de sözleşmelere göre yapılacak konut sayısı ve inşaat hacmi nazara alındığında sözleşmelerin ifası güç ve imkansız halde olduğunu, sonuç olarak, davacılar tarafından sözleşmelerin Antalya ... . Noterliği'nin ... Tarihli ... yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile fesih edildiğinin ve fesih iradesi ve artık sözleşmeler ile bağlı olunmadığının ihtar edildiğini, davalılardan ...'in Antalya ... . Noterliği'nin .... Tarihli Ve ... Sayılı İhtarnamesi ile "fesih iradeniz tarafımızca kabul edilmektedir" şeklinde beyanları ile davacıların haklılığını kabul etmiş olduğunu ve bu nedenle de davalı ...'den yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, diğer davalılar tarafından ihtarnameye karşılık durumun kabul edilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshine ilişkin olarak mahkeme kararına ihtiyaç duyulduğunu ve eldeki davanın açılmış olduğunu, sonuç olarak; davacılar ile davalılar arasında imzalanan Antalya .... Noterliği’nin .... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Tadil Protokolü, Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından davaya dayanak edilen sözleşme protokollere göre dava değerine göre harçların eksik ikmal edildiğini, bu harcın tamamlatılması gerektiğini, davacı tarafın fesih ihtarnamesinde belirttiği fesih sebeplerine bağlı olduğunu, fesih ihtarnamesinde belirtilmeyen bir sebebin eldeki davada öne sürülemeyeceğini, fesih ihtarnamesinde davacının eflasyon, maliyet artışları, inşaatın yapılacağı yerde altyapı bulunmaması, satışların düşmesi vb hususların belirtildiğini, ancak dava dilekçesinde ise bunların dışında yeni fesih sebeplerinin de ileri sürüldüğünü, fesih ihtarnamesinin düzenlendiği tarihte belediyenin dava konusu sözleşmede yer alan parsellerin tevhidine ilişkin bir kararının bulunmadığını, sonuç olarak ihtarnamede belirtilemyen bir konudan ötürü eldeki davanın ikame edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı ve hukukura aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davacı tarafın, ilgili parseller üzerinde tevhit yapılacağı hususunu arsa sahiplerine taahhüt ettiğini ve ayrıca yapılamaması halinde cezai şart ile karşılaşacağı hususunun sözleşmeye eklenmiş olduğunu, davacının, ilgili parseller üzerine hangi şartlar altında tevhit işlemi yapılabileceğini sözleşme hükümleri gereği bilmekte olduğunu, ayrıca basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında da halihazırda bilmesi gerektiğini, davacı tarafın ... tarihli dilekçesinin ekinde tevhit başvurusunun reddine ilişkin bir karar sunulmuşsa da, işbu karara ilişkin başvurunun kim tarafından, hangi iş ile ilgili olarak ve yeterli ve/veya tevhit işlemine esas olabilecek bir plan tadilatı ile yapılıp yapılmadığı hususunun net olmadığını, davacının maliyet artışları sebebiyle sözleşmenin feshini istemesinin mümkün olamayacağını, davacının uzun yıllardır inşaat sektörü ile iştigal ettiğini ve maliyetlerin hangi dönemlerde artış göstereceğini bilebilecek konumda olduğunu, ayrıca davacı yanın maliyet artışlarının sebebinin ... tarihinde meydana gelen deprem ile ilişkilendirse de, taraflar arasındaki sözleşmenin depremden sonra akdedilmiş olduğunu, sonuç olarak; davacının ... tarihli fesih ihtarnamesinde ileri sürdüğü fesih sebepleri haksız olması nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, dava konusunun da ticari işletme ile ilgili olmadığını, davanın görevli mahkemede görülmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı yanın açmış olduğu davasından 6 adet farklı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinin talep edildiğini, müvekkilinin ise taraf olduğu iki adet sözleşmenin bulunduğunu, diğer sözleşmeler ile müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu yönden eldeki davanın müvekkili yönünden tefrik edilmesi gerektiğini, ayrıca davacılar tarafından müvekkiline ve diğer davalılara gönderilen ihtarnamede ekonomik sıkıntılar ve deprem sebebiyle ifa imkansızlığının oluştuğu iddia olunarak ... feshedildiği bildirilmiş ise de dava dilekçesi ekinde sunulan belediye meclis kararının şekli, tarihi ve niteliği dikkate alındığında işbu dava için haklı neden oluşturma çabası ile alınmış bir karar olduğunun anlaşıldığını, davacı ile müvekkilinin imzaladığı ... imzalandığı tarihin ... tarihli olduğunu, davacı yanın feshe gerekçe sunduğu depremin ise ... tarihli olduğunu, ekonomide yaşanan dalgalanmaların pandemi sürecinden itibaren başlamış olduğunu, davacı yanın basiretli davranmamış olduğunu, davacı yanın sözleşme feshi için haklı bir sebebinin bulunmadığını, dava dilekçesinde bildirildiği üzere müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması için açık irai beyanı kapsamında yargılama sonunda müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, her ne kadara fesih idaresi kabul edilmiş ise de sözleşmede belirtilen cezai şartın ödenmesi gerektiğini, ayrıca davacı dava dilekçesinde sözleşme maddisini eksik olarak belirtmiş olduğunu, sözleşmenin 7.maddesi gereği davacıların plan tadilatı işlemi içinde müvekkiline ve diğer davaıllara taahhütte bulunduğunu ve davacıların cezai şart sorumluluğuna ilişkin Antalya ... . Asiye Hukuk Mahkemesi ... /... E. Sayılı dosya ile dava açılmış olduğunu, sonuç olarak; öncelikle eldeki davanın görevli mahkemede açılmamış olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili açısından dava konusu taşınmazın farklı olması ve ... adet sözleşmede taraf olması nedeniyle Antalya .... Noterliği ... tarihli ... yevmiye no'lu satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve Antalya .... Noterliği ... tarihli ... yevmiye no'lu satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin davanın tefrik edilmesini, davanın esasına girilmesi halinde ise davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığının ve feshinin haksızlığının tespiti ile sözleşmelerin feshini, işbu davanın zorunlu ticari ara buluculuğa tabi olmaması sebebiyle ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
Diğer davacılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın görevli mahkemede açılmadığından reddinin gerektiğini, davacı yanın eldeki davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, davacı yanca davalı ... yönünden yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı bildirilmiş ise de kendi müvekkilleri yönünden de aynı iradenin davacı yana bildirimiş olduğunu, davacıların da bu durumdan haberdar olduklarını, arabuluculuk sürecinde de tarafların fesih konusunda bir uyuşmazlıklarının bulunmadığını sadece cayma akçesi talebi konusunda uyuşmazlık bulunduğunu, davacı yanın ilk fesih bildirimine dayanak olan mücbir sebeplerin sadece ekonomik koşullarda ki olumsuzluklardan kaynaklandığının belirtildiğini, ancak dava dilekçesine konu edilen tevhid ve başkaca bürokratik resmi başvuruların ilk fesihte konu edilmemiş olduğunu, davacı yanın basiretli tacir gibi davranmamış olduğunu, uzun süre inşaat sektöründe olan davacıların pandemi dönemi sonrası muhtemel olumsuzları öngörüp ona göre iş ve işlemlere adım atması gerektiğini, ayrıca davacıların iddia ettikleri kadar afaki bir olumsuzluk bulunmadığını, bunun da fesih konusu yapılamayacağını, davacıların eş zamanlı olarak ... ilinde aynı iş ortaklığı adı altında başladıkları ve devam ettirdikleri birçok yüksek ölçekli projelerinin bulunduğunu, mücbir sebep saydığı gerekçelerden büyük ölçüde etkilenmiş ise benzer projelere nasıl devam ettiğinin sorgulanması gerektiğini, davacı yan her ne kadar işleri tek bir işmiş gibi göstermiş ise de ... Ada ... Parsel için ayrı ve bağımsız, ... Ada ..., ... ve ... parseller için ayrı ve bağımsız iki sözleşmeye konu edilmiş olduğunu, ayrıca, bu sözleşmelerin, tek bir seferde yapılıp, üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen değiştirilmemiş ve artık gelişen duruma uyum sağlamayan sözleşmeler olduğu iddiasında bulunulabilecek statüde olmadığını, tam tersine süreç içerisinde Yüklenici tarafın talebi doğrultusunda sürekli revize edilen, en son hâlinin de ... tarihinde oluşturulmuş olduğu sözleşmeler olduklarını, müvekkillerinin davacı yükleniciler aleyhine haksız ve keyfî sözleşme feshinden dolayı, ... istemli olarak, Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin, ... /... E. sayısıyla derdest dava açıldığını, davacıların işe eldeki davayı açmasının ise müvekkillerinin açmış olduğu cayma akçesi davasının saf dışı bırakmaya yönelik olduğunu, açıklanan tüm nedenlerle davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
İlgili belediyeden ...,...,... parsel nolu taşınmazlar için plan, tadilat ve tevhid işlemlerinin yapılmasının mümkün olup olmadığı, davacıların yapmış oldukları başvuru evraklarının gönderilmesi istenilmiştir.
... .... Başkanlığının .... tarihli cevabi yazıda; " Yapılan inceleme sonucu ... ada ...-...-... nolu parsellerdeki tevhit işleminin, yürürlükteki Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yer alan "MADDE 7 - (10) Yapı nizamı veya kullanım kararı birbirinden farklı parseller ve farklı yollardan cephe alan ara parseller ile imar planında ifraz hattıyla birbirinden ayrılan parseller tevhit edilemez." hükmüne uygun olmadığı tespit edilmiştir. ... nolu parselin faklı yoldan cephe alan ara parsel olması sebebiyle, sadece ... ve ... nolu parseller tevhit edilebilir. Tevhit işlemi ile ilgili Davacılar veya Davalılar tarafından İdaremize herhangi bir kayıtlı başvuru bulunmamaktadır. Davalılar tarafından İdaremize iletilen bilgilendirme dilekçeleri ile dava konusu parsellerin imar durumunu gösterir krokinin yazı ekinde gönderildi"ğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesi ... /... Esas ve ... . Asliye Hukuk Mahkemesi ... /... Esas sayılı dosyalarının birer suretleri getirtilmiş,Antalya .... Noterliği .... tarih ... yevmiye nolu vekaletnamenin sureti istenmiş, dava konusu taşınmazlar için tapu kayıtları istenmiş, yine dava konusu taşınmazların imar durumları ve tevhit ve ruhsat için herhangi bir başvuru yapılıp yapılmadığı, tevhidin mümkün olup olmadığına ilişkin belediyeye müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
.... taşınmazların imar durumları ve tevhit ve ruhsat işlemleri için herhangi bir başvuru yapılıp yapılmadığı, tevhidin mümkün olup olmadığının ve ruhsat iptal başvurusu olup olmadığı, varsa bununla ilgili bir karar verilip verilmediği sorulmuş
... tarihli ... cevabi yazısında;" dava konusu, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ..., ... ve ... parseller, ...'nin ... tarih ve ... sayılı Kararı ile onaylanan ve ... tarih ... sayılı ... Meclis kararıyla kesinleşen ... İli ... İlçesi, ... Bölgesi Kentsel Dönüşüm Ve Gelişim Proje Alanı 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon ... Planında “Ticaret-Konut Alanı” olarak, .... 'nin ... tarih ve ... sayılı Kararı ile onaylanan ve ... tarih ... sayılı ... Meclis kararıyla kesinleşen ... İli ... İlçesi, ... Bölgesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı 1/1000 Ölçekli İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planında “Ticaret- Konut Alanı” olarak planlı olduğu belirtilmektedir. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz için hazırlanmış mimari proje müdürlüğümüze ön incelemeye sunulmuş olup; ... ada ... ve ... parsel için yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığı"nın bildirildiği anlaşılmıştır.
... Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazısında;" ... ... ... Meclisinin .... gün ... sayılı kararı ile “... İlçesi ... Bölgesi .... Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan edilmiş olup, Bakanlar Kurulunun ... tarih ve .../... sayılı kararı ile Kentsel Dö üm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilmiş ve .. tarih ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. ... Mahallesi ... ada ...,...,... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alana ilişkin olarak; ... ve ... Mahallelerinin tamamı ile ... , .... , ... Mahallerinin bir kısmını içeren yaklaşık 1400 hektarlık alanı kapsayan bölge; 09.04.2018 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile 5393 sayılı Kanun'un 73. Maddesine göre Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilmiş ve 29.05.2018 tarih 30435 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.... ... 1/25.000 ölçekli ... İmar Planı, 1/5000 ölçekli ... İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları hazırlanarak ... tarih ... sayılı Büyükşehir Belediye Meclis Kararı ile onaylanmıştır. Plana askı sürecinde gelen itirazlar değerlendirilmiş ve ... tarih ... sayılı Büyükşehir Belediye Meclis Kararları ile planlar kesinleşmiştir. Kesinleşen imar planlarına istinaden ... Encümeninin ... tarih ... sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. ve 19. Maddeleri uyarınca imar uygulaması yapılmış ve ... Encümeninin ... tarih ... sayılı kararı ile kesinleşmiştir. Taşınmazların bulunduğu alanın Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı kapsamında olması sebebiyle yetki ve sorumluluk Antalya Büyükşehir Belediyesinde olup, 1/25.000 ölçekli ... İmar Planı, 1/5000 ölçekli ... İmar Planı, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları ve parselasyon uygulaması, ifraz, yapı ruhsatı vb. tüm iş ve işlemler yetkisinde olup, Antalya Büyükşehir Belediyesitarafından halen yürütülmektedir" şeklinde bildirimde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ... olduğu, davalılarının Dosyamız davacıları olduğu, Antalya .... Noterliği ... tarihli ... yevmiye no'lu satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin davalılar tarafından haksız feshi sebebiyle cezai şartın haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesi talepli açılan dava olduğu anlaşılmıştır.
Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılarının ..., ..., ...,..., ... olduğu, davalılarının ise mahkememiz dosyası davacıları olduğu, ... ili ... İlçesi ... mahallesi ... Ada ... Parselde ve ... Ada ... Parselde kayıtlı iki adet imarlı arsa niteliğindeki taşınmazların, ödeme günündeki belediye rayiç bedellerine göre hesaplanılacak tutarlarına mahsuben ... TL (... ) cayma akçesinin ödenmesi istemli açılmış dava olduğu, anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde; Fesih talebine konu sözleşmeler gereği yükleniciye devredilmesi taahhüt edilen arsanın Antalya .... Noterliği’nin ... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde yazılı bulunan ... emlak bedelinin sözleşmeye göre yükleniciye düşecek kısmı (%52,5'i) üzerinden ve Antalya .... Noterliği’nin .... Tarihli ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Ara Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde yazılı bulunan ... TL emlak bedelinin sözleşmeye göre yükleniciye düşecek kısmı (%52,5’i) üzerinden eksik peşin harcın yatırılması için davacılar vekiline süre verilmiş, eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Dava, davacılar ve davalı arsa sahipleri arasında imzalanan düzenlenme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi davasıdır.
Davacı tarafça; sözleşme gereği tevhidi gereken üç ayrı parselin belediyenin reddetmesi nedeniyle tevhit işleminin yapılamadığı, bu mücbir sebep nedeniyle taraflar arasında paylaşım yapılmasının ve sözleşmenin uygulanabilirliğinin hem fiziken hem de yasal olarak imkansız hale gelmiş olduğu, bu mücbir sebep nedeniyle ve inşaat sektöründeki sıkıntılar, malzeme ve işçilik fiyatlarının artması, faiz ve döviz kurlarındaki değişiklikler ve ekonomik kriz nedeniyle değişen koşullar karşısında sözleşmeye bağlılık ve sözleşmenin ifası bakımından katlanılamaz ve sürdürülemez hale geldiğini iddia ederek sözleşmelerin feshini talep etmiştir.
Davalı arsa sahipleri ise; davacının tacir olduğunu, inşaat sektörü ve ekonomik şartlardaki değişiklikleri ön görebilecek olduğunu, sözleşmenin feshi için haklı sebep bulunmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, davanın reddini talep etmişlerdir.
Arsa sahipleri tarafından açılan asliye hukuk mahkemelerindeki dava dosyalarının incelenmesinde; sözleşmenin davacı tarafça haksız feshi nedeniyle arsa sahipleri tarafından davacı yükleniciler aleyhine açılan tazminat davaları oldukları anlaşılmıştır.
Yine belediye yazı cevaplarından sözleşmelere konu üç ayrı parselin tevhidinin imkansız olduğu, ayrıca bu konuda yapılan bir başvuru bulunmadığı belirtilmiş ise de davacılar vekili tarafından ibraz edilen ... .... ... tarihli meclis kararının incelenmesinden; sözleşmelere konu ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ...,...,... nolu parsellerin tevhidine ilişkin imar planı değişikliğinin oy birliği ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça her ne kadar mücbir sebep nedeniyle sözleşmelerin feshi talep edilmiş ise de üç ayrı parselin tevhit işleminin mümkün olup olmadığı, belediye tarafından imar değişikliğinin kabul edilip edilemeyeceği, yasal mevzuat ve fiziki koşullar nedeniyle mümkün olup olmadığı, tacir olan ve faaliyet alanı inşaat olan davacılar tarafından önceden ön görülebilecek olup TBK 480/2.madde anlamında mücbir sebep sayılamayacaktır. Bu nedenle sözleşmelerin geriye etkili feshi, haklı bir gerekçe olmadığı için mümkün değildir. Yine imar planı değişikliğine ilişkin talebin reddi hakkındaki idari işleme karşı idari yargıda dava açılması mümkün olup bu yola da başvurulmamıştır. Yine inşaat sektöründeki ve ekonomik koşullardaki değişiklikler davacı tarafça önceden ön görülebilir olup sözleşmenin haklı nedenle feshine gerekçe olamayacağı gibi davacı tarafça sözleşmenin uyarlanması da yasal şartlarda dava yolu ile ileri sürülebilecektir. Bu nedenlerle sözleşmenin haklı nedenle feshi koşulları olayda gerçekleşmemiş ise de sözleşmelerdeki üç ayrı parselin tevhit edilmesi ve paylaşımında buna göre yapılması şartı belediyenin imar planı değişikliğini reddi nedeniyle fiilen ve yasal olarak uygulanması mümkün olmadığından sözleşmelerin fiili imkansızlık nedeniyle kendiliğinden sona erdiğinin tespitine ve davalılar kendi aleyhlerine dava açılmasına herhangi bir haksız eylem ile sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
KARAR
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Fiili imkansızlık nedeniyle Antalya .... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu, ... tarih ... yevmiye nolu, ... tarih ... yevmiye nolu, ... arih ... yevmiye nolu, ... tarih ... yevmiye nolu, ... tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine,
1-Alınması gerekli ... TL maktu harcın peşin alınan ... TL harç ve tamamlama olarak yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile artan (... TL-... TL) ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı yanın yaptığı yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalılar davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden takdiren aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; tarafların vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!