Anahtar kelimeler: Kayma Ölçümünün Ölçümlerinin Yıldır Celsede Babasından Trabzon Sınır Parsellerin Kesinlik
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kendisine babasından kalan ve kendi adına tespit edilen 6 41... parsellerin sınır ölçümlerinin hatalı yapıldığını, sınırlarda kayma olduğunu, taşınmazı 50 yıldır kullandığı halde kayma sonucunda taşınmazın bir kısmının 640 parsel içinde kaldığını belirterek hatalı kadastro ölçümünün düzeltilmesini talep etmiş, 08.01.2019 tarihli ilk celsede, taşınmazının iki parçasının ... ... ve ... taşınmazları içinde kaldığını belirterek bu kişilerin taşınmazlarında kalan kısımların tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini, mülkiyete ilişkin iddia yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini, yenileme kadastrosunda mülkiyet değişikliği yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Gümüşhane Kadastro Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosunda yetersiz paftalar ve teknik yüz ölçümü hatalarının düzeltildiği, yenileme kadastrosuna itiraz davalarında mülkiyete ilişkin araştırma yapılmadığı, mülkiyet iddiasından kaynaklı tapu iptali ve tescil davalarında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin 27.11.2019 tarihinde kesinleşmesi ve davacının talebi üzerine dosya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayısına kaydedilmiştir.
2. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının keşifte kendisine ait olduğunu belirttiği kısımların 2 20... , 13... parsellere (eski 641, 6 40... parsellere) denk geldiği, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden uzun süre önce davacının murisi ... ... tarafından kullanıldığı, ölümüyle çocuklarına intikal ettiği, eklemeli zilyetlik şartlarının oluştuğu, davacı davayı kendi adına açtığından miras payı oranında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2 20... parselde (eski 639 parsel) davalı Hazinenin hissesi oranında tapu kaydının iptali ile davacının miras payı oranında davacı adına tesciline, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
... Asliye Hukuk Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar dava yenileme kadastrosu askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesine açılmış ise de, davacının talebinin mülkiyete ilişkin olması sebebiyle görevsizlik kararı verildiği, davacının da kararı istinaf etmeyerek asliye hukuk mahkemesine dosyanın gönderilmesini istediği, uyuşmazlığın mülkiyete ilişkin olduğu, bilirkişi raporlarına göre tesis ve uygulama kadastrosunda parsel sınırlarının birebir uyduğu, dava konusu eski 640 (yeni yeni 2 20... ) parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal ve taksim sebebiyle ... ve ... ... adına; eski 639 (yeni 2 20... ) parsel sayılı taşınmazın da aynı sebeplerle ... ve müşterekleri adına tespit edildikleri, 30.01.1976 ilâ 01.03.1976 tarihleri arasındaki askı ilan süresi içinde itiraz edilmeksizin tespitlerin 01.03.1976 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 19.08.2019 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeninden hüküm kurmak suretiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ve murislerinin dava konusu taşınmazları bütün olarak 1950'lerden beri kullandıklarını, murislerinin mezarının dahi 1983 yılından beri dava konusu taşınmazda olduğunu, tesis kadastrosuna karşı dava açacakken davacının babasının öldüğünü, davanın hem kadastro öncesi hem kadastro sonrası nedenlere dayandığını, taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmazda malik görünen kişiler arasında ölenler ve kim olduğu belirsiz kişiler de olduğunu, hak düşürücü sürenin yenileme kadastrosundan itibaren başlatılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi irsen intikâl ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; Gümüşhane ili, ... ilçesi, ... (...) köyünde kain dava konusu eski 640 (yeni 2 20... ) parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal ve taksim sebebiyle ... ve ... ... adına; eski 639 (yeni 2 20... ) parsel sayılı taşınmazın da aynı sebeplerle ... ve müşterekleri adına tespit edildikleri, 30.01.1976 ilâ 01.03.1976 tarihleri arasındaki askı ilan süresi içinde itiraz edilmeksizin tespitlerin 01.03.1976 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 19.08.2019 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 112.20 TL fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!