Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü İstemlerinin Yapma Edenlerin Tesisi İlamı Suçlar İzmir Neticesinde
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ Esas, █████████ Karar
SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın temyizi sonrasında, Yargıtay ... Ceza Dairesinin 25.06.2024 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "Kısa kararın açıklandığı celseye ... sicil numaralı Üye Hakim ... katılmasına ve tutanağın bu hakim tarafından elektronik imza ile imzalanmasına karşın, gerekçeli kararda ... sicil numaralı Üye Hakim ... gösterilip yine kendisince imzalandığı, sonuç olarak kısa karada hangi üyenin duruşmaya katıldığının anlaşılamaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 219 uncu ve 220 nci maddelerine aykırı davranılması" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde;
1. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3, 62/1, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 11.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62/1, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Eksik inceleme sonucunda karar verildiğine, aramanın hukuka aykırı olması nedeniyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, suçun sübutu halinde sanığın yardım eden olarak sorumlu tutulması ve cezasında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca üst hadden indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, yapılan aramanın hukuka aykırı olması nedeniyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, diğer sanık ...'ın çelişkili ve gerçek dışı beyanlarına itibar edilemeyeceğine ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, uyuşturucu maddenin ele geçtiği ikametin sanığa ait olmadığına, diğer sanık ...'ın beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna ve atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ilişkindir.
4. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, hükmün gerekçe içermediğine, diğer sanık ...'in mahkemedeki beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, salt tape kayıtlarına dayanılarak ceza verilemeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık ...'in 22.11.2020 tarihli eylemi nedeniyle aynı gün yakalama, ifade alma vb. adli işlemler yapıldığı, bu haliyle hukuki ve fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın yeni bir suç işleme kararı ile 02.12.2020 tarihli eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
19.09.2020 tarihli olayda sanıklar ..., ... ve ... ın iradelerinin aynı amaç doğrultusunda birleştiği ve aynı yönde hareket ettikleri anlaşıldığından, sanıklar ..., ... ve ...'ın hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesi uygulanmayarak eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
19.09.2020 tarihinde sanık ...'ın ikametinde yapılan usulüne uygun aramada ele geçen 2 adet hassas teraziyi ve farklı türdeki uyuşturucu maddeyi diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suç kapsamında bulundurdukları,
22.11.2020 tarihinde yapılan fiziki takipte sanık ...'in kullanıcı D.B.'ye vermek için diğer sanık ...'tan uyuşturucu madde aldığı,
02.12.2020 tarihinde sanık ...'in üzerinde ve bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucu maddeleri atılı suç kapsamında bulundurduğu, iddialarına ilişkin olarak;
Tape kayıtları, istihbari bilgi, olay ve fiziki takip tutanaklarının içeriği, sanık ...'ın savunmaları, temyiz dışı sanık D.B.'nin beyanları, tutanak tanıklarının anlatımları birlikte dikkate alındığında, sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiği, tüm delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, sanık ...'ın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca yapılan indirimin isabetli olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak Üye ...'in gerekçedeki zincirleme suç eleştirisine yönelik karşı oyu ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.
Sanığın 22.11.2020 tarihli eylemde kullanıcı D.B.'ye vermek için diğer sanık ...'tan uyuşturucu madde temin etmek, 02.12.2020 tarihinde ise üzerinde ve bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucu maddeleri atılı suç kapsamında bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın serbest bırakılmasından sonra da 02.12.2020 tarihli eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören Türk Ceza Kanunu'nun 3. maddesi ve Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin düzenleniş
amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 19.01.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!