Anahtar kelimeler: Özet Nam Sürdürdüğünü Aralıksız Dönük Odası Tarımsal Kayseri Esasen Bağkur
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 7...2 Bağ-Kur no ile sigortalı bulunduğunu, ancak müvekkilinin sigortasının 10.10.2022 tarihinde başlatılmış olup esasen ... odası kaydı gereği geriye dönük tescilinin yapılması gerektiğini, müvekkilinin 1995 yılından itibaren kendi nam ve hesabına aralıksız tarımsal faaliyetlerini sürdürdüğünü, tarımsal faaliyetlerini Kayseri ili ... ilçesi ... köyü 1 16... parsel, 1 10... parsel ve 1 18... parsel no.lu arazilerde (2926 sayılı Kanun 3/b md) yaptığını, müvekkilinin █████/1995 tarihinde başlayan ... Odası çiftçi kaydının bulunduğunu, ancak müvekkilinin ürün bedellerinden prim kesintileri yapılmış olmasına rağmen SGK Kanun'un kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetini yerine getirmediğini, müvekkilinin Kuruma başvurusu üzerine gerekli belgelerin temin edilmesi gerekirken dilekçe ekinde herhangi bir tevkifat kesinti belgesine rastlanmadığı gerekçesi ile geriye dönek olarak değil başvuru tarihi olan 10.10.2022 tarihi itibariyle tescilin başlatılması kanuna aykırılık teşkil ettiğini ve bu işlemin iptal edilmesi gerektiğini, dolayısıyla 2926 sayılı Kanun kapsamında uzun yıllardır kendi nam ve hesabına sürekli tarımsal faaliyette bulunan müvekkille ilgili olarak birçok tarım işletmesi genel müdürlüğü, gerçek kişiler, tüzel kişiler, şeker fabrikaları, tarım satış kooperatifleri ve birliklerine verdiği ürünlerin bedellerinden prim tevkifatı yapılmış olmasına rağmen davalı Kurum zorunlu Bağ-Kur sigortalılığını dikkate almaması ve kanunun yüklediği resen tescil mükellefiyetini yerine getirmediğini belirterek müvekkilinin sigorta primlerinin borçlandırılması suretiyle davalı Kurum işleminin iptal edilerek 01.01.1995 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı tescilinin yapılmasını dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait 7...2 Bağ-Kur no.su ile işlem gören dosyanın incelenmesinde sigortalının Kurum kayıtlarında vermiş olduğu 10.10.2022 tarihli dilekçe gereği 5510 sayılı Yasa başvuru tarihi itibarı ile tescilinin başlatıldığı, sigortalı evrak kayıt tarihi itibarı ile başlatılan tesciline istinaden ... Odası kaydına ve tevkifat kesintilerine göre geriye dönük Bağ-Kur tescilinin başlatılarak gün verilmesini talep etmiş olup "███████ sayılı Genelgenin "01.10.2008 tarihinden önce ... odasına, ... odasının bulunmadığı yerlerde ise tarım il/ilçe müdürlüğüne kayıtlı olan, ancak Kuruma kayıt ve tescilleri yapılarak sigortalılıkları başlatılmayanların sigortalılıkları Kanun'un 7. maddesi ve ...’nin 11. maddesi gereğince, 01.10.2008 tarihinden önce ... odası kaydı bulunanlardan 01.10.2009 tarihine kadar bir yıllık bildirim süresi içinde bildirimleri yapılanların sigortalılıkları 01.10.2008 tarihinden, bu süreyi geçirenlerin sigortalılıkları ise bildirimlerinin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlatıldığından, bu durumda olan çiftçilerden 01.10.2009 tarihinden sonra bildirimleri Kuruma intikal edenlerin sigortalılıkları bildirimin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren başlatılacağından, bu durumda olanların sigortalılıkları geriye dönük başlatılmayacaktır." hükmü gereği 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur tescilinin başlatılabilmesi için Kurum kayıtlarına intikal etmiş eski tarihli tescil başvurusu ve ilgiliye ait ürün teslimatından dolayı yüklenebilecek tevkifat kesintisi ve herhangi bir sigortalılık iradesi ortaya koyabilecek prim ödemesi olmadığından 5510 sayılı Kanun gereği Kurum kayıt başvuru tarihi olan 10.10.2022 tarihi itibarı ile tescil başlatılmış olup 7...2 no.lu Bağ-Kur kaydı muafiyet belgesi ile durdurulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya gelen ilk cevaplara yer verilerek hatalı değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirmeden karar verildiğini, Mahkemece ... Fabrikasına müzekkere yazılarak dava konusu tarihlere ilişkin davacının ürün tesliminin olmadığının mı yoksa arşivlerinin saklanmadığının mı tespit edilmesine ilişkin yazılan müzekkere cevabında, 2000 yılı öncesi belge ve yazıların Kurumca imha edildiğinden davacının alım belgelerine ulaşılamadığının bildirildiğini, bu durumun ek rapor alınmasını gerektirdiğini, bilirkişinin görevi itibariyle dosya içerisinde giren tüm bilgileri incelemekle yükümlü olmasına rağmen dosyaya giren belgeleri kontrol etmeksizin hükümsüz hale gelmiş olan önceki müzekkere cevabının rapora dayanak alarak eksik bir inceleme yaptığını, bilirkişi raporunun bu haliyle hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, davacının 1995 yılından itibaren kendi nam ve hesabına aralıksız olarak tarımsal faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, davacının bu faaliyetleri nedeniyle çeşitli Kurumlara vermiş olduğu ürünler olduğu halde Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetini yerine getirmediğini, dosya içerisinde belgeler ve tanık beyanları ile ispatlandığını, davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.01.1995 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!