Anahtar kelimeler: Kyazim Yollu Senede Batı Taklit Bati Atıldığını Mahsus Vade Kambiyo

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
K.YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili; davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine Ankara Batı İcra Dairesinde .... sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yollu ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin takip alacaklısına bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak gösterilen, 15.03.2022 tanzim tarihli, 10.04.2023 vade tarihli 15.000,00TL bedelli senede, müvekkili ...'ın imzasının taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında borç doğuracak herhangi bir hukuki işlem yapılmadığını, mal veya hizmet alımı olmadığını, borç da almadığını, müvekkilinin davalıyı hiç tanımadığını ve daha önce de karşılaşmadıklarını beyan ederek, müvekkilinin Ankara Batı İcra Dairesinin ... nolu dosyasında ve takibe konu edilen kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili; davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin kesinlikle sahte evrak düzenlemediğini, davacının imzasını taklit etmediğini, davacının imzaya itiraz yoluna gitmediğini, kişi istediği haklarını kullanabilir ancak imzanın taklit edildiği yönüne bu kadar emin olan davacının imzaya itiraz yoluna da gitmesi gerektiğini, bir evrakın kambiyo vasfı kazanması için belirli şartları taşımasının yeterli olduğunu, takibe konu senedin kanunun belirlediği tüm unsurları taşımakta olduğunu, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda olduğunu, ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğünün davacı borçluya ait olduğunu, borçlu bononun tarafların iradesi dışında düzenlendiğini veya teminat bonosu olduğunu yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacının iddialarını ispatlamaya yarar yazılı belge sunamadığını, davacının iddialarının tamamen soyut olduğunu beyan ederek, haksız davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası, takibe dayanak senet aslı, davacı yanın imza örneklerinin bulunduğu belge asılları, davacı yanın huzurda alınan imza örnekleri, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, tespit edilen bulgular doğrultusunda; incelemeye konu alacaklısı ...., borçlusu ... olarak düzenlenmiş olan 15.03.2022 tanzim ve 10.04.2022 ödeme tarihli 15.000,00TL'lik senet üzerinde yazılı bulunan ... isim-soyadı yazısı ve ... adına atılı bulunan imzaların, mevcut mukayese yazı ve imzalarına atfen; ... elinden çıktığı kanaatine varıldığı, ancak, inceleme konusu ... imzalı senedin, taksitli borç senedi vb. bir belgenin alt kısmında bulunan senet kısmındaki perforeli bölümden koparılması süretiyle (muhtemelen) boş vaziyetteki bölümlerin doldurulması suretiyle halen mevcut duruma getirildiği yönünde kanaat hasıl olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, davacının Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Ankara Batı .... AHM'nin ....E-...K sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Davacı yan Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına konu █████/2022 tanzim, █████/2022 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 15.000,00TL bedeli bono altındaki keşideci imzasının tarafına ait olmadığını iddia ederek menfi tespit talep etmiştir.
Mahkememizce davacının senet tanzim tarihinden öncesine ait imza örneklerinin bulunduğu evrak asılları dosyaya kazandırılarak ve usulüne uygun imza örnekleri alınarak bono altındaki imzanın davacı imzalarıyla mukayesesi sağlanarak davacı eli ürünü olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli █████/2026 tanzim tarihli bilirkişi raporuyla bono altındaki imzanın davacının elinden çıktığı kanaatine varıldığı tespit edilmiş olmakla davacının davasında haksız olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar raporda "inceleme konusu ... imzalı senedin, taksitli borç senedi vb. bir belgenin alt kısmında bulunan senet kısmındaki perforeli bölümden koparılması süretiyle (muhtemelen) boş vaziyetteki bölümlerin doldurulması suretiyle halen mevcut duruma getirildiği yönünde kanaat hasıl olduğu" şeklinde tespit yapılmışsa da, mahkememizin davacının iddiası ile bağlı olduğu, dava dilekçesinde bu yönde bir iddianın bulunmadığı, iddianın yalnızca imzanın davacıya ait olmadığı yönünde olduğu gözetildiğinde rapordaki tespite itibar edilmemiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca 15.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ... e-imzalı Hakim ...e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!