Anahtar kelimeler: Bıyıklı Hamamı Şehitlik Kesişiminde Sokağı Sur Dönel Paşa Kavşağında Motorsikleti

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili Sur ilçesi Dabanoğlu Mahallesi Bıyıklı Mehmet Paşa Sokak ile Paşa Hamamı sokağı kesişiminde ..... tarihinde saat .....'de Yeni Mardin Yolu Şehitlik Dönel Kavşağında sürücü .....idaresinde olan .....plakalı .....marka motorsikleti ile müvekkilinin eşi .....çarpması sureti ile trafik kazası meydana geldiği, yaşanan kaza sonucunda müvekkilinin eşi .....hastanede yaklaşık 3 haftalık yoğun bakım tedavisine rağmen .....tarihinde hayatını kaybettiğini, müvekkili .....yaşanan kaza neticesinde eşi .....kaybettiğini, bu sebeple destekten yoksun kalan müteveffanın eşi için destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; müvekkili .....için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine, BK 53. Maddesi çerçevesinde vefat sebebiyle müvekkil .....için 100,00 TL cenaze ve tedavi masraflarına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .....plakalı araç, müvekkili şirket nezninde KTK zorunlu mali mesuliyeti (trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, poliçenin kaza tarihi itibari ile şahıs başına daimi sakatlık/ölüm teminat limiti belirlenen meblağlar ile sınırlı olduğunu, sigortalı aracın .....tarihinde yapmış olduğu kaza neticesinde .....vefatı nedeni ile maddi tazminat talebiyle huzurdaki dava ikame edilmiş ise de;haksız davanın reddi gerektiğini, kusur oranının tespitinden sonra davaya konu destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları ile 3. kişilere karşı rücu hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın öncelikle usulden reddine, davanın esastan reddine, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine bilirkişi incelemesine gönderilmesine, davacı taraf delillerinin tebliği ile delilerinin tebliğine dek esasa cevap verme hakkım saklı tutulmasının, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderinin, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davalı .....Sigorta A.Ş'ne yapılan başvuru dosyası, Diyarbakır .....ASCM .....esas sayılı dosyası dosya arasına kazandırılmış, müteveffa .....vefatı nedeniyle hak sahiplerine peşin sermaye değerli rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, tazminat hesaplamasına ilişkin aktüer bilirkişisinden bilirkişi rapou alınmıştır.
Dava, .....tarihli trafik kazası nedeniyle .....tarihinde vefat ettiği ileri sürülen .....eşi tarafından kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve def'in gideri ile tedavi masrafı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen motosiklet sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davacının müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, cenaze ve defin gideri ile tedavi masrafı talep edilip edilemeyeceği, tazminatın miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğu tespit edildi.
.....günü saat .....sularında, sevk ve idaresindeki .....plakalı motosikletle .....Sokağı takiben Çarşı Polis Merkezi Amirliği - Göçmen Sokak istikametine seyirle geldiği Paşa Hama Sokak Kavşağı'nda ön ilerisi yol içerisinde sırtları kendisine dönük yürüyen 3 yayanın sağından geçerken en sağda bulunan .....çarptığı ve ilgili kişinin yoğun bakımdaki tedavisi sonrası .....tarihinde vefatı ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, .....plakalı motosikletin davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma veya ölüm halinde maddi tazminat üst limitinin 1.200.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza nedeniyle .....plaka sayılı motosiklet sürücüsü .....hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçu nedeniyle Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden kovuşturma yürütüldüğü ve neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği ve istinaf edilmeksizin kararın kesinleştiği, dava açılmadan önce davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için davalı .....Sigortaya yapılan başvuru üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince işleten ve sürücü kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduğu gibi, davalı sigorta şirketi de, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Dava konusu kazadaki kusur durumunun tespitine yönelik alınan .....tarihli İstanbul ATK Adli Tıp raporunda; " Sürücü .....; sevk ve idaresindeki motosikletle seyrettiği azami hız sınırı 30 km/saat olan sokağın ön ilerisi yol içerisinde sırtı kendisine dönük olarak yürüyen yayalara karşı müteyakkız davranıp , hızını azaltması ve ikazda bulunup yanlarından güvenli şekilde geçmesi gerekirken, aksine seyirle 3 yayanın sağından geçerken en sağdayken hafif sağa yönelen .....çarptığı olayda, kusurlu olduğu,
Müteveffa yaya .....; can güvenliği tehlikeye atacak şekilde diğer yayalarla birlikte gelen araçlara sırtları dönük olarak içerisinden yürüdüğü sokağın olay yeri kesiminde, gerisinden gelen motosiklet sağ yanlarından geçtiği esnada hafif sağ tarafa yöneldiğinde sürücü .....sevk ve idaresindeki bu motosiklet tarafından çarpıldığı olayda, kusurlu olduğu
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda ;
Sürücü .....%80(yüzde seksen) oranında kusurlu ,
Müteveffa yaya .....%20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu" şeklinde mütalaada bulunulmuştur. İlgili ATK rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ve olay oluşu ile uyumlu olduğu kanaatine varılmakla davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı motosiklet sürücüüsü .....%80 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Elde ki dosyada, davacının ....., eşi olan müteveffanın ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek elde ki davayı açmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, anne ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. (Ankara BAM 26. HD.'nin 02.06.2023 tarih ve ████████ E.-████████ K.sayılı ilamı)
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. (Ankara BAM 26. HD.'nin 04.04.2024 tarih ve ████████ E.-████████ K.sayılı ilamı)
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, müteveffanın eşi ve çocukları ile kardeşlerinin hayatta olduğunun anlaşılması karşısında müteveffanın eşi olan davacının müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kişilerden olduğu ve karineten müteveffanın desteğinden yararlandığı kabul edilmiştir.
Mahkememizce, tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden .....ve .....tarihli bilirkişi raporları alınmıştır.
Kök rapor ve güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak hazırlanan ek raporların incelenmesinden neticeten; Davacı olarak güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama neticesinde %80 kusur oranına göre 1.115.219,55 TL destekten yoksun kala tazminatı hesaplandığı, ilgili hesaplamanın yöntemince belirlenmiş olduğu ve dosya kapsamına uygun olduğu, sigorta limit tutarının 1.200.000,00 TL olduğu ve sigorta şirketinin sorumluluk miktarının 1.115.219,55 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili .....tarihli ıslah dilekçesi ile; Müvekkili için talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatını 1.115.219,55 TL olarak ıslah ettiklerini, cenaze ve defin gideri ile tedavi giderlerine yönelik taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları, gelen müzekkere cevapları, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası, ZMSS poliçesi, kusur raporu, aktüerya uzmanı bilirkişi raporları, hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı eşin desteği .....dava konusu kaza nedeniyle vefat ettiği; kazanın oluşumunda sigortalı motosiklet sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu, davacı eşin desteğini kaybetmesi nedeni ile maddi zararının oluştuğu, ZMSS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, aktüerya uzmanı bilirkişinin .....tarihli ek raporuna göre, Toplam maddi zarar olarak davacı için, 1.115.219,55 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, sigorta limit tutarının 1.200.000,00 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin hesaplanan destekten yoksun kalma bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmakla; davacının destekten yoksun kalma zararına ilişkin açtığı maddi tazminat davasının kabulüne, davacının cenaze ve defin gideri ile tedavi masrafına maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Kabul edilen tazminat alacağı yönünden faizin türü ve faiz başlangıcına ilişkin olarak; Davacı vekilinin talebinin yasal faiz olduğu dikkate alınarak yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüt gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte sigorta şirketi zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacı vekili tarafından dava konusu tazminat kalemleri için davalıya yapılan başvurunun .....tarihinde tebliğ edildiği cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt .....tarihinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle kabul edilen tazminat alacağına .....tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
a) 1.115.219,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacının cenaze gideri ve tedavi masrafına ilişkin isteminin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 76.180,64 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ve sonradan yatırılan 15.705,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 60.048,04 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 15.705,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 16.560,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından tebligat ve posta gideri, ATK fatura ücreti, bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 8.975,00 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 8.974,10 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 173.282,93 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.599,64 TL'lik kısmının davalıdan tahsili, bakiye kalan kısmın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!