Anahtar kelimeler: Dünyaca Oteller Ünlü Zincirinin Mağazalarının İşleticisi Dükkanın Unvanlı Merkezli İstemli

T.C.
İSTANBUL2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Marka (Maddi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili, müvekkilinin ..merkezli dünyaca ünlü bir firma olduğunu, dilekçede örnekleri bulunan markaların sahibi olduğunu, Türkiye'de de mağazalarının bulunduğunu, Davalı ...'in ... unvanlı oteller zincirinin işleticisi / sahibi olduğunu, Davalı ...'ın; “...” içerisinde bulunan bir dükkanın yetkilisi olduğunu, Davalı ...'ın; “...” içerisinde bulunan bir dükkanın yetkilisi olduğunu, Davalı ...'in; ...içerisinde bulunan bir dükkanın yetkilisi olduğunu, müvekkilinin şikayeti üzerine ... C. Başsavcılığı ve ... C. Başsavcılığı nezdinde yapılan soruşturmalara uyarınca davalılar aleyhine tespit edilen ürünlere el koyma kararları verildiğini ve ürünlere el konulduğunu, davalıların “Marka Hakkına Tecavüz” eylemini beraber ve irade birliği ile gerçekleştirmiş olduklarından hepsinin aleyhine tek dava açıldığını, Marka Hakkına Tecavüz eyleminin tespiti ceza kovuşturmaları ile sabit olduğunu ve ticarethanelerde ele geçen malların yedieminde bulunduğunu, ... ... ve ... işyerinin sahiplik durumu ne olur ise olsun “işyeri sorumlusu” , “işyeri yetkilisi” sıfatına sahip olduklarından hem cezai hem de hukuki sorumluluklarının bulunduğunu, ... A.Ş.'nin işletmecisi olduğu ... oteller zincirinin gayrimenkulün tamamı üzerinde tasarruf hakkına sahip olduğunu, tasarrufları altındaki bir gayrimenkulde kanuna aykırı bir eylemin, bir haksız fiilin işlenmekte olduğunu zaten bilmek zorunda olduklarını ancak buna ilişkin ihtarnamenin de gönderilmiş olduğunu bu sebeple haksız fiilin ikasını kolaylaştırdığını ve iştirak ederek asli fail olduğunu belirterek, davalıların müvekkilinin marka haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, dava konusu malların imhasına, 5.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili, müvekkili şirketin ... markası otellerinin işletmecisi olduğunu, diğer davalılarla ve dava konusu ile herhangi bir maddi/hukuki ilişkisi bulunmadığını, davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak da açılamayacağını, markaya tecavüz halini oluşturacak fiillerden ve haksız fiil teşkili sağlayan şartların hiçbirini müvekkili şirketin gerçekleştirmediğini, davacının manevi tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu ve adil olmadığını belirterek, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddini, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili, maddi tazminat talebinin tespit edilebilir nitelikte olduğunu bu yüzden belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalılar arasında dava arkadaşlığı bulunmadığını, davaların ayrılması gerektiğini, davacının maddi ve manevi zararlarından müvekkilinin tek başına ve ya diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulamayacağını, ... 5. Sulh Ceza Hakimliğince müvekkili hakkında iddianame düzenlendiğini ancak, müvekkilinin işyerinin sahibi, sorumlusu veya yetkilisi olmadığını bu nedenle pasif husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın müvekkili yönünden öncelikle husumet yokluğundan reddini, aksi halde davaların ayrılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki bir yararının bulunmadığını ve davanın belirli alacak davası olarak görülmesi gerektiğini, davalılar arasında hiçbir organik bağ bulunmadığını ve davaların ayrılması gerektiğini, dava konusu ürünlerin müvekkili tarafından 2014 yılında bir seyyar satıcıdan aldığını, müvekkilinin ilkokul mezunu olduğunu bu nedenle aldığı ürünlerin markası, lisansı, vb. özelliklerine dikkat etme, araştırma kabiliyetinin daha az olduğundan ürünlerle ilgili araştırma yapılmasının beklenemeyeceğini belirterek, davaların ayrılmasına ve müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davanın tarafı olmadığını, müvekilinin işyerinde sigortalı olarak çalıştığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin █████/2021 tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararıyla; "Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, ceza dosyaları, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalılardan ...ve ...'ın kullanımlarının, davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespti ile, bu tecavüzlerin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davaya konu ürünlerin kararın kesinleşmesi ile birlikte acele imhasına, davalılardan ...yönünden açılan davanın esastan reddine, davalılardan ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 77.835,41 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...alınarak, davacıya verilmesine, 348.030,16 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... alınarak, davacıya verilmesine, 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tecavüz eylemi aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğinden masrafı davalılar ...ve ...'a ait olmak üzere hükmün ilanına karar verilmesi gerektiği," şeklindeki gerekçeler ile,Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davalılardan ... ve ...'ın kullanımlarının, davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespti ile, bu tecavüzlerin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davaya konu ürünlerin kararın kesinleşmesi ile birlikte acele imhasına,Davalılardan ... yönünden açılan davanın esastan REDDİNE,Davalılardan ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,77.835,41 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... alınarak, davacıya verilmesine,348.030,16 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... alınarak, davacıya verilmesine,300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,Hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılar...ve ...'a ait olmak üzere bir kez ilanına, şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkememizce verilen karar İstinaf kanun yoluna taşınmış ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece davalı defterleri incelenemediğinden, SMK 151/2-a maddesine göre zararın tam olarak tespit edilemediği, TBK 50. Maddeye göre tazminata hükmedildiğinin açıklandığı, devamında bilirkişi raporundaki davalıların adreslerinde tespit edilerek el konulan ürün cins ve sayısına göre ve bu ürünlerin tamamının dava tarihine kadar satılmış olduğu varsayımından hareketle yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılıyorsa da, TBK 50. Madde ye göre yapılan değerlendirme yönünden gerekçelerin ortaya konulmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise; 300.000 TL manevi tazminata hükmedilerek, davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmışsa da; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi farklı otellerdeki farklı işyerlerini işlettikleri de göz önüne alındığında, fiillerinin ortak olduğundan da bahsedilemeyeceği, mahkemece de her bir davalı yönünden ayrı ayrı maddi tazminata hükmedildiği, bu durumda manevi tazminatın müşterek ve müteselsilen tahsiline hükmedilmesi için bir sebep bulunmadığı, mahkemece tavacı vekilinden her bir davalı yönünden talep edilen manevi tazminatın açıklattırılarak, davacı beyanı ve somut delillerin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun ve davalıların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalılardan ... ve ...'ın istinaf başvurusunun tazminat yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine iadesine, bu aşamada davacının istinaf başvurusunun ve davalıların sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına," yönündeki gerekçe ile karar verilerek kaldırılmış olup, İstinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.Davanın konusu marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat talebidir.Davacı dava dilekçesi ile, Davalı ...'in ... unvanlı oteller zincirinin işleticisi / sahibi olduğunu, Davalı ...'ın; “...” içerisinde bulunan bir dükkanın yetkilisi olduğunu, Davalı ...'ın; “...” içerisinde bulunan bir dükkanın yetkilisi olduğunu, Davalı ...'in; ... içerisinde bulunan bir dükkanın yetkilisi olduğunu, müvekkilinin şikayeti üzerine ... C. Başsavcılığı ve ... C. Başsavcılığı nezdinde yapılan soruşturmalara uyarınca ürünlere el konulduğunu, davalıların “Marka Hakkına Tecavüz” eylemini beraber ve irade birliği ile gerçekleştirdiklerini, ..., ... ve ... işyerinin sahiplik durumu ne olur ise olsun “işyeri sorumlusu” , “işyeri yetkilisi” sıfatına sahip olduklarından hem cezai hem de hukuki sorumluluklarının bulunduğunu, ...A.Ş.'nin işletmecisi olduğu ... oteller zincirinin gayrimenkulün tamamı üzerinde tasarruf hakkına sahip olduğunu, tasarrufları altındaki bir gayrimenkulde kanuna aykırı bir eylemin, bir haksız fiilin işlenmekte olduğunu zaten bilmek zorunda olduklarını, buna ilişkin ihtarnamenin de gönderilmiş olduğunu bu sebeple haksız fiilin ikasını kolaylaştırdığını ve iştirak ederek asli fail olduğunu belirterek, davalıların müvekkilinin marka haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, dava konusu malların imhasına, 5.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, ... oteli içinde, 16 Şubat 2017 tarihinde ...yeddinde yakalanan mallar nedeni ile 77.835,41 TL.... oteli içinde, 08 Mayıs 2017 tarihinde ... yeddinde yakalanan mallar nedeni ile 348.030,16 TL... oteli içinde 20 Temmuz 2017 tarihinde ...yeddinde yakalanan mallar nedeni ile 276.648,94 TL olmak üzere toplam taleplerinin 702.514,51 TL olduğunu belirtmiştir.Mahkememizce İstinaf kaldırma ilamı öncesi bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.█████/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Dosyada arama el koyma kararlarına konu eşyaların, dosya kapsamında yer alan ceza mahkemesi kararları kapsamında; davacının tescilli markasına benzerlik teşkil edecek şekilde, tüketiciyi aldatma kabiliyetine sahip olduğu, marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davalılardan...ve ...'ın şirket yetkilisi olmaları sebebiyle, dava konusu el konulan eşyalara yönelik, marka hakkına tecavüz teşkil eden, tüketiciyi aldatma kabiliyetine sahip marka kullanımı sebebiyle yasal sorumluluklarını olduğu, davalılardan ...'in el konulan eşyanın satıldığı yerde sigortalı çalışan olduğundan marka hakkına tecavüz teşkil eden, tüketiciyi aldatma kabiliyetine sahip marka kullanımı sebebiyle yasal sorumluluğunun olmadığı, davalı ..., ... ve ...arasında ticari faaliyetlerini birlikte yürüttüklerini, tespit edilen taklit ürünlere ilişkin eylem birliği içerisinde olduklarını gösterir hukuki bir bağın dosya kapsamında mevcut olmadığı, davalı ...'in tüketici kitlesi itibariyle; davacı markasının hedef tüketici kitlesiyle buluşması açısından kolaylaştırıcı etkiye sahip olduğu; ancak diğer davalılarla arasında yer sağlayıcı durumu dışında bir kazanç birliği, ticari faaliyetinin bulunmadığı ve sunulan kararların yer verdiği şekilde haksız eylemden ve buna yönelik durdurma, önleme gibi yaptırım uygulanması isteğini içerir, uyarı, ihtarın davacı tarafça gönderilmediği hususları tespit edildiği " belirtilmiştir.Ek bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davacıya ait el konulan ürünler yönünden davalı ...'dan 77.835,41 TL, davalı ...'dan 348.030,16 TL ve davalı ...'den 276.648,94 TL maddi tazminat talep edilebileceği" belirtilmiştir.█████/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda," Kök raporda da belirtiği üzere davacının seçmiş olduğu SMK 151 2-a kapsamında defter incelemesi yapılamadığından hesaplama davacının internet sitesinde yer alan el konulan ürünlere ait fiyatlar baz alınmıştır. Davacının Türkiye sitesinde fiyatlar yer almadığından Avrupa sitesinde yer alan EURO fiyatlarından ürünlere ait ortalama fiyatlar esas alınmıştır. Ürünlerin ithal ürünler olması ve fiyatların döviz bazlı olması sebebi ile arama el koyma tarihindeki döviz kurları baz alınmıştır. Markanın tanınmış marka olması ve davalıların ekonomik durumu bilinmediğinden ortalama %20 karlılık oranı esas alınmıştır." denilmektedir.... 3. ACM nin... esas ... karar sayılı ilamında sanık ... hakkında marka hakkına tecavüzden dolayı açılan davada (suç. T. █████/2017)," sanığın fiilen işlettiği iş yerinde arama kararına istinaden suç tarihinde yapılan aramada müdahil şirket adına suç tarihini de içine alacak şekilde marka tescili bulunan ürünlerin bilirkişi raporuna göre aldatma yeteneğine sahip ve iltibasa yol açacak şekilde taklitlerinin ele geçirildiği anlaşılmış sanığın bu ürünlerin taklit olduğunu bilmediğine ilişkin inkara yönelik savunmalarına basiretli bir tacir olarak faturasız mal almaması ve marka tescillerinin takip etmesi ve faturalı mal alması gerekmesi karşısında itibar edilmeyerek atılı suçtan cezalandırılmasına, sanığın aynı arama sırasında birden çok müdahile ait ürünün bulunması nedeniyle eylemini teselsülen işlediği kabul edildiğinden cezada bu yönde arttırım yapılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanısına varılmış, sanık hakkında verilen bu hükmün sabıkasız olması ve somut bir zararın doğmamış olması nedeniyle ileride bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanı da oluştuğu" gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ...Karar sayılı ilamında ... yönünden, alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yeri yetkilisi olduğu adreste 157 adet çanta, 8 çift ayakkabı, 114 adet cüzdan, 150 adet kemer tespit edilmiş, tespit edilen ürünlerde davacının markasının aynen kullanıldığı, el konulan ürünlerin aldatma yeteneğine sahip ve iltibasa yol açacak şekilde taklit kullanımlar olduğuna dair tespitler karşısında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı dosyasında verilen kararda davaya konu el konulan ürünlerin bulunduğu adrese ait ... Şti. bünyesinde sigortalı olarak çalışan sanık/ işbu dosya davalısı olarak gösterilen ...'in beraatine, şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına dair karar verildiği görülmüştür.6100 sayılı HMK'nin 114. maddesi uyarınca, husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gereklidir.6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde açıkça sayılmamakla birlikte taraf teşkilinin dava şartlarından olduğu hususunda öğreti ve uygulamada duraksama bulunmamaktadır.Öncelikle davalılardan ... bakımından yapılan değerlendirmede, her ne kadar sigortalı olarak çalışanı olduğu iş yerinde yapılan tespitlerde ele geçirilen ürünlerin marka tecavüzü teşkil edecek şekilde kullanıldığı sabit hale gelmiş ise de, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı beraat kararında da görüldüğü üzere, davalı olarak gösterilen ...'in iş yerinde sigortalı işçi statüsünde çalıştığı, şirket ortağı ya da yöneticisi olmadığı, TTK'nın 542/2. maddesine göre haksız fiil nedeni ile müdür veya müdürlerin, şirket ile birlikte sorumlu olduğuna dair hükmü karşısında işbu dosya davalısının şirket yetkilisi olmadığı gözetilerek sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davalılardan ... bakımından davanın HMK 114/1-d maddesi uyarınca pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Davalılardan ... A.Ş bakımından yapılan incelemede;Ceza dosyaları kapsamında, marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanımların davalıya ait ...( ...A.Ş) bünyesinde yer alan ve kira sözleşmeleri ile kullandırılan iş yerlerinde bulunduğu izahtan varestedir.İşbu davalı bakımından asıl uyuşmazlık, kira mukaveleleri ile yer sağlayıcı sıfatını kazanan davalının, diğer davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız markasal kullanımları bakımından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Yargıtay 11.HD’nin emsal ... E. - ...K., ... E. -... K. ve ... E. -... K. sayılı ilamları ile Yargıtay HGK’nın... tarih ... sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9.maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak telif hakkı sahibi, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarını herkese karşı yöneltebilecektir.Yüksek mahkemenin yerleşik içtihatlarında ve 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunu’nda da vurgulandığı üzere, içerik sağlayıcı sıfatı bulunmayan internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için, imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve telif hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu bilmeleri gerekir. Bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerekir. Ayrıca hak sahiplerinin, içeriğinin kaldırılmasını talep ederken, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerekir.Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, davalı ...’e ait ‘...’ markasının kullanıldığı adreslerde yer alan otellerin tamamının 5 yıldızlı lüks otel olarak tabir edilen oteller olduğu dolayısıyla ilgili otellerde konaklayan tüketici kitlesinin ekonomik seviyesinin yüksek olduğu ve ..., ... gibi tatil beldelerinde tatil yapmak isteyen yurt dışından gelen turistlerin tercih ettiği oteller olduğu bilinmektedir. Davacıya ait marka ise; ekonomik seviyesi yüksek olan tüketicinin tercih edebileceği pahalı bir marka olması sebebiyle davalı otel bünyesinde konaklayan ekonomik seviyesi yüksek tüketicinin tercih alanına girebilecek tüketim ürünleridir. Davalı ...’in el konulan ürünlerin satışı için kiralayan sıfatı ile yer sağlayıcısı olduğu, aralarında kiracılık ilişkisi dışında başkaca bir ilişkinin var olmadığı, birlikte bir ticari faaliyet ve/veya kazanç ortaklığı bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Emsal Yargıtay kararları çerçevesinde, haksız marka kullanımının durdurulmasına yönelik yer sağlayıcının uyarılıp uyarılmadığı, uyarılara rağmen söz konusu haksız kullanımın sonlandırılmasına yönelik bir işlem ya da eylemde bulunup bulunmadığı hususuna dair somut olay bakımından yapılan incelemede, davacının, davalı ...göndermiş olduğu ... 7. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede, davalı ... ilişkin izinsiz ve lisanssız olarak satışa arz edilen davacının marka hakkını ihlal eden eşyalara yönelik yapılan arama el koyma işleminden haberdar edildiği, ihtarname içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere; 17.02.2017 tarihinde tespit edilen haksız eylemin, 22.03.2017 tarihli ihtarname ile davalı ...bildirildiği, davalılardan ...’ın yetkilisi olduğu, davalı Otel bünyesindeki mağazada satıldığı tespit olunan taklit mallara ilişkin arama ve el koyma işleminden sonra davalı ...'in haberdar edildiği tespit edilmiş ise de, davaya konu ...bünyesinde tespit edilen arama el koyma tutanaklarına konu ürünler ile ilgili ihtarname içerisinde somutlaştırılmış bir veriye dayanılmadığı, davalı’nın tespit edilen hangi yerde, nasıl bir eylemi durdurup sonlandırabileceği hususu yer almadığından, davalı Oteli'in haksız markasal kullanımlara iştirak açısından sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.Diğer davalılar ... ve ... bakımından yapılan incelemede;Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kayıtlarından ... markasının Tanınmış Marka statüsünde olduğu, çeşitli sınıflarda pek çok tescilinin bulunduğu anlaşılmaktadır.... ve ...'ın şirket yetkilileri olduğu, davaya konu ceza dosyalarından tespit edilen ve el konulan ürünlere yönelik tüketiciyi aldatma kabiliyetine sahip markasal kullanımları nedeni ile işbu davalıların marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirdikleri sabit olmakla birlikte bu tecavüz nedeni ile tazminat sorumluluklarının da bulunduğu izahtan varestedir.Somut olayda davacı tazminat seçimini SMK m. 151/2-a'ya dayandırmıştır.Kaldırma ilamı öncesi alınan bilirkişi ek raporunda davalıların adreslerinde tespit edilerek el konulan ürün cins ve sayısına göre ve bu ürünlerin tamamının dava tarihine kadar satılmış olduğu varsayımından hareketle yapılan hesaplama çerçevesinde davalı...'ın sorumluluğunun 77.835,41 TL, diğer davalı ...'ın sorumluluğunun ise 348.030,16 TL olarak belirlendiği, ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ve davanın niteliği gereği zararın tam olarak hesaplanmasının mümkün olmadığı, zira ürünlerin tamamının satılıp satılamayacağı ya da hangi oranda satılacağının tam olarak tespit olunamayacağı, bu doğrultuda Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi uyarınca tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde bulundurularak, ayrıca bilirkişi raporundaki tespitler de değerlendirilerek zararın miktarı hakkaniyete uygun olarak davalı ... yönünden 40.000,00 TL, davalı ... yönünden ise 200.000,00 TL olarak belirlenmiş, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada davacı tarafından sunulan deliller özelinde davalıların markasal kullanımları ile elde edebileceği karın somut olayın özelliklerine göre bilirkişi raporunda belirlenen tutardan belirli oranda aşağıda olması gerektiği değerlendirilmiş, bu tespitler ışığında TBK m.50'ye göre tazminat miktarları davalılar yönünden ayrı ayrı takdir olunmuştur.Davacı manevi tazminat da talep etmiştir. Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi manevi tazminat da talep edebilir. Mütecavizin kusurlu olması şartıyla, markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Somut olayda bir kısım davalılar tarafından tüketici kitlesinin ekonomik seviyesinin yüksek olduğu, beş yıldızlı tanınmış bir otelde, taklit ürünleri ticari saha içinde satıma sundukları, davacı markaları tanınmış marka olduğundan ürünün üzerinde logo ve yazıyı gören tüketici için ürünün cazip hale geleceği, ancak raporda da tespit edildiği üzere ürünlerin kalitesiz malzeme ile üretilmiş olması gözetildiğinde, satış yapılan ticaret sahasının popülerliği de dikkate alındığında markanın itibarının başka ticaret sahalarında ele geçirilen ürünlere oranla daha fazla zarara uğrayacağı, tüketicilerin satın aldıkları ürünün, satın aldıkları konum itibari ile gerçek olduğuna inanma seviyelerinin daha yüksek olacağı, bir kısım davalıların, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek, davacıya ait markayı ve logoyu taşıyan ürünleri taklit olduğunu bilerek satışa sunduğu ve davacıların marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği eylemin aynı zamanda haksız rekabete neden olduğu anlaşılmaktadır. Bir kısım davalıların, davacının marka hakkına tecavüz eylemi aynı zamanda kusur niteliğinde olduğundan davacının manevi tazminata hak kazanacağından hareket ile somut olayın özelliği hak ve nesafet ilkesi gereği -her ne kadar davalı ...'dan 100.000,00 TL, davalı ...'dan 200.000,00 TL manevi tazminat talep olunmuş ise de- davalı ... yönünden 50.000,00-TL'nin, davalı ... yönünden ise 75.000,00 TL'nin dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmış, fazlaya ilişkin kısım sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğinden fazlaya dair talebin reddi gerekmiştir.Tüm bu açıklamalar çerçevesinde toplanan deliller, ceza dosyaları, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalılardan ...ve ...'ın kullanımlarının, davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespti ile, bu tecavüzlerin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davaya konu ürünlerin kararın kesinleşmesi ile birlikte acele imhasına, davalılardan ...yönünden açılan davanın esastan reddine, davalılardan ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 40.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine, 200.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, tecavüz eylemi aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğinden masrafı davalılar ... ve ...'a ait olmak üzere hükmün ilanına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davalılardan ... ve ...'ın kullanımlarının, davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespti ile, bu tecavüzlerin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davaya konu ürünlerin kararın kesinleşmesi ile birlikte acele imhasına,2-Davalılardan ... yönünden açılan davanın esastan REDDİNE,3-Davalılardan ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,4-40.000,00 TL maddi tazminatın (TBK md. 50'ye göre belirlenen) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,5-200.000,00 TL maddi tazminatın (TBK md. 50'ye göre belirlenen) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,6-50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,7-75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,8-Hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılar ... ve ...'a ait olmak üzere bir kez ilanına,9-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 24.933,15 TL harcın peşin yatırılan (peşin+ıslah) 20.535,94 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.397,21 TL'nin davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye irad kaydına,10-Davacı tarafından peşin yatırılan 20.535,94 TL harç ile 35,90 TL başvuru harcının toplamında oluşan 20.571,84 TL'nin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,11-Davacı tarafından sarfedilen 4.821,95 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre 2.893,17 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;a)Tecavüz davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,b)Maddi tazminat davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,c)Manevi tazminat davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,d)Maddi tazminat davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,e)Manevi tazminat davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,13-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;a)Reddedilen maddi tazminat davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 37.835,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,b)Reddedilen manevi tazminat davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 50.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,14-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;a)Reddedilen maddi tazminat davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,b)Reddedilen manevi tazminat davası yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,15-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; reddedilen dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,16-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; reddedilen dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,17-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı, davalı ... ile davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip¸Hakim¸