Anahtar kelimeler: Kombinasyonundan İçe Bilinir Çevrelere Mensup Sektörde Harflerinin Ailesine Çelik Demir

T.C.

İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizden verilen █████/2025 Tarih, ...Esas ve ... sayılı karar; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin █████/2026 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, müvekkilinin ..., ... ve ... markaları ile, ülkemizde ve yurtdışında geniş çevrelere ulaştığını, bu kapsamda iç içe geçmiş ... harflerinin kombinasyonundan oluşan “şekil” markası ile sektörde bilinir hale geldiğini, müvekkilinin 1945 yılından bu yana demir çelik, bankacılık ve enerji alanlarında faaliyet gösteren aynı zamanda ... Bankasında ortaklıkları bulunan ... ailesine mensup... ve ailesine ait olduğunu, müvekkilinin özellikle eşarp şal, fular ve giyim sektöründe aktif olduğunu, müvekkilinin markasını, gerek sosyal medyadaki takipçileri, satıcı kanalları ve müşterilerinin gerekse de ..., ... gibi dünyanın önde gelen tanınmış markaların bir araya geldiği perakende devleri ile geniş çevrelere ulaşıp, tüketicilere sunulduğunu, müvekkilinin ...başvuru numaralı markasının davalı tarafından yapılan yayına itiraz neticeisnde TPMK kararı ile 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca davalıya ... numara ile tescil markası nedeniyle ...sınıflar bakımından reddedildiğini, bu kapsamda davalı adına tescilli markanın müvekkili markasının ... ile ... Sınıflar bakımından tescil ettirilmesi önünde engel teşkil ettiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırmalarla davalı adına ... numara ile tescilli markanın tescilli olduğu ürünler için kullanılmadığının tespit edildiğini, davalının ilgili markasının müvekkilinin başvurusuna engel teşkil etmesi ve de sicili işgal ediyor olması sebebiyle davalı markasının 08.11.2023 tarihinden bu yana kullanmama nedeniyle iptal edilebilir nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı adına ...numara ile tescilli markanın kullanılmayan tüm mallar bakımından iptalini ve TPMK sicilinden terkinini, davalı şirket adına tescilli... numara ile tescilli markanın 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ...'ın, ünlü modacı ... tarafından 1910 yılında paris'te kurulan dünyanın en ünlü ve lider konumundaki lider şirketlerinden biri olan ... şirketler grubunun bir parçası olduğunu, ... şirketlerine ait markaların Türkiye'de ... adına tescilli olduğunu, müvekkilinin dünya çapında tanınmış tescilli ..., ... şekil markası, ... markaları da dahil olmak üzere birçok markanın sahibi olduğunu, ayrıca Türk Patent nezdinde ... sayı ile tanınmış marka statüsüne alındığını, davacının müvekkiline ait marka tescilinin iptalini talep etmek için 6769 sayılı SMK'da öngörülen şartları yerine getiremediğini, davacının 'zarar gören kişi' olması gerektiğini, hukuki yararının olması gerektiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı girişimleri sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının zedelendiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... .com alan adı kontrol edildiğinde alan adının 12.08.1996 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... yazdığı, mevcut durumda web sitesinde ... Bakımı menülerinin olduğu, ... web archive kaydı kontrol edildiğinde 11 Kasım 1998 ile 23 Temmuz tarihleri aralığında toplamda 28.094 kez kaydedildiği, mevcut durumda web sitesinde kullanım olduğu, örnek olarak 06 Haziran 2001- 30 Haziran 2004 - 16 Haziran 2005 - 24 Şubat 2008 - 18 Haziran 2010 tarihlerinde kullanım olduğu, 30 Mayıs 2013 - 28 Haziran 2014 tarihli kayıtlara ilişkin, 17 Haziran 2015 tarihli kayıtta kullanım olduğu, 16 Haziran 2016 - 30 Haziran 2017 - 29 Haziran 2019 - 31 Mart 2020 - 28 Mart 2021 - 24 Şubat 2022 19 Haziran 2023 - 29 Haziran 2024 tarihli kayıtlarda Moda menüsünün olduğu, ... linki 12 Ağustos 2023 tarihli web archive kaydında kullanım olduğu, ... linkinde...'in ...Sahip Olmak için Son 5 Gün! başlıklı ve 09 Kasım 2016 tarihli haberde kullanım olduğu, ... başlıklı ve 09 Mart 2016 tarihli haberde kullanım olduğu, ... linkinde ...'in ...başlıklı ve 06 Mayıs 2016 tarihli haberde ... şeklinde kullanım olduğu, ...linki ve 05 Ağustos 2024 tarihli web archive kaydında kullanım olduğu, -...linki ve 18 Eylül 2015 tarihli web archive kaydında kullanım olduğu, ... linkinde ... başlıklı 05 Mayıs 2016 tarihli yazıda kullanım olduğu,- ...shtml linkinde ve kullanım olduğu, davalının... markasını kullandığı, bu kullanımın ciddi bir kullanım olup olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 16.06.2016 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ... olduğu, web sitesi gizlilik politikasında web sitesi sahibi olarak ...ŞİRKETİ - .... - Mersis No: ... - ... bilgilerinin olduğu, mevcut durumda web sitesinde kullanım olduğu, web sitesinde ... menülerinin olduğu, ... web archive kaydı kontrol edildiğinde 08 Ağustos 2018 ile 10 Temmuz 2025 tarihleri/aralığında toplamda 54 kez kaydedildiği, 2018 ve 2019 yıllarında bulunan kayıtlarda web sitesi olmadığı, 08 Aralık 2021 tarihli web archive kaydı açılmak istendiğinde 04 Mart 2023 tarihli web archive kaydının açıldığı, kayıtta kullanım olduğu,...menülerinin olduğu..." yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 Tarih,... Esas ve ... sayılı kararı ile davanın tümden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından İstinaf olunmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin █████/2026 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile "...yukarıda emsal olarak dayanılan yargı kararları da gözetildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmesi gerektiği, bu itibarla gerekçeli kararda marka görseline yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olup Dairemizce resen dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 355. Madde ve 353/1-a-4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına..." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararı kaldırılmış olup, dosya mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Dava, davalı adına... tescil numarası ile kayıtlı markanın kullanılmayan tüm mallar bakımından iptali ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Dava, SMK madde 9 kapsamında marka iptali istemine ilişkindir.
Marka üzerindeki hakkın kazanılması için sicile tescil edilmesi yeterli olsa da kanun koyucu tescil edilmiş marka ile marka hakkı sahibine sağlanan korumanın devam edebilmesini bazı şartlara bağlamıştır. Bunun arkasında; tescil edilen bir markanın haksız yere sahibinin tekelinde kalmasının engellenmesi, Marka sicilinin kullanılmayan markalarla dolu bir 'çöplük' haline gelmesini önlemek veya kullanılmayan bir markadan onu kullanmak ve bir değer yaratmak isteyen bir başka kişinin yararlanmasının önünü açmak gibi pek çok ekonomik ve toplumsal nedenler yatmaktadır. Zira marka hakkı sahibine inhisari bir yetki veren ve herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğundan kanun koyucu, bu geniş hakkın yanı sıra marka sahibine hakkaniyet ölçüsünde birtakım sorumluluklar da yüklemiştir. Markanın usulünce kullanılması zorunluluğu da bunlardan bir tanesidir.
Bilindiği üzere, markanın en önemli fonksiyonu, farklı işletmelere ait mal veya hizmetleri birbirinden ayırt etmek olduğu için, ancak kullanılmakla hu fonksiyon yerine getirilmiş olur. Bu sebeple markanın, tescilli olduğu her bir mal ve/veya hizmet sınıfı bakımından kullanılması gerekir, her ne kadar markanın korunması için mutlaka kullanılıyor olması gerekli değilse de, bu kullanmamanın 5 yılı geçmemesi gerekir. Aksi halde marka, iptal yaptırımı ile karşı karşıya kalabilecektir. Kullanılmayan markaların marka teşdi kütüğünü işgal etmesinin önlenmesi ve tescil edilmiş olmakla birlikte kullanılmayan bir markanın, onu kullanmak isteyen kimselerin kullanabilmesine imkan tanınması gerekir. Bundan hareketle, markanın kullanılmaması bir iptal sebebi olarak kabul edilmiştir.
SMK m.9/f.1
: "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir" hükmüne amirdir.
Somut olayda markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği, sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerektiği, markanın ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmede sadece faturaların parasal değerleri, fatura sayısı değil, markanın kullanıldığı emtianın kullanım alanı, yaygınlığı, bu emtialara olan talep, emtianın piyasası ve yılda bu emtialardan ne miktarlarda satılabileceği hususlarının da nazara alınmak suretiyle faturalarda yazılı emtia miktarlarının buna göre değerlendirilerek markanın ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığının tayin ve takdir edilmesi gerektiği,davalı tarafça dosyaya sunulan faturaların markanın işlevine uygun olarak ve ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığını ispatlar nitelikte olduğu, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada dosya içerisinde mevcut faturalar ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere, markanın pazar payı oluşturacak kadar ciddi ve etkin şekilde kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispat olunduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde düzenlenen şartların oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi ayrıntılı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan artan 462,15 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!