Anahtar kelimeler: İrak Restaurant Davalıbirleşen Toplamda Faturası Vatandaşı Bakırköy Kullanan Tutarlı Kaçak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVACILAR/BİRLEŞEN DAVADADAVA TARİHLERİ
: 12.06.2023/ 16.08.2023İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 7. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı/birleşen davada davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacılar vekili; davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 18.04.2023 tarihli iki (2) adet toplamda 681.176,91 TL tutarlı kaçak elektrik faturası gönderildiğini, müvekkilinden önce işletmeyi aynı şekilde restaurant olarak kullanan ve Irak vatandaşı olduğu bilinen işletmecinin kaçak elektrik kullandığını, davalı şirket ile bu şahıs arasında da devam eden davalar bulunduğunu, kaçak elektriğin müvekkili şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek; müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini, davalı şirketçe tanzim edilen toplam 681.176,91 TL değerindeki iki (2) adet kaçak elektrik faturalarının iptaline karar verilmesini istemiştir.2. Birleşen davada davacı vekili; davalıların kaçak elektrik kullanımı yaptığının müvekkil şirket çalışanları tarafından video ve fotoğraf çekimi yapılarak 18.04.2023 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı ile belirlendiğini ve iki (2) adet e-faturanın müvekkili şirket tarafından tanzim edilerek işbu fatura muhteviyatlarının borçlu aleyhine kesinleştiğini, davalı şirket ile davalı ... temsil ve ilzama yetkili yöneticisi ve ortağı olan davalı ... ve davalı şirket ortağı olan davalı ... aleyhine takibe geçildiğini, davalılar tarafından takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek; takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP1. Asıl davada davalı vekili; kaçak elektrik tüketiminin tespiti ve fatura tanziminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümlerine uygun şekilde yapıldığını, müvekkili şirketçe kaçak tüketimde günlük tüketim saatinin doğru şekilde hesaplandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.2. Birleşen davada davalılar vekili; müvekkillerinden ... ve eşi ... hem icra takibinde hem davada taraf olarak yer aldığını, her ikisi yönünden de ayrı ayrı husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yapılan sözleşme grubunun ticarethane olarak belirlendiğini, davacı şirket ekipleri tarafından yapılan tespit neticesinde, müvekkili şirkete tahakkuk edilen faturalarda yapılan hesaplamaların mevzuata aykırı olarak 8 saat çalışma esasına göre hesaplanmadığını, tanzim edilen 18.04.2023 tarihli kaçak elektrik faturalarından sonra müvekkili firmaya ilk kez gelen elektrik kullanım bedeline ilişkin faturada bir değişiklik olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında kaçak elektrik tutanağı nedeniyle borç alacak durumunun mevcut olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 18.04.2023 tarihli 596.182,81 TL ve 84.994,10 TL faturaların toplamı olan 681.176,91 TL'den davacıların davalıya 450.616,32 TL borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 230.560,59 TL asıl alacak 2.689,87 TL işlemiş faiz, 484,17 TL KDV olmak üzere toplam 233.734,63 TL alacak yönünden takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen miktar yönünden aynı koşullarda devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/birleşen davada davacı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada davacıların abonelik sözleşmesi varken hatta müdahale ederek kaçak elektrik kullandığı, bilirkişi raporunun denetimine elverişli bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/birleşen davada davacı şirket vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı/birleşen davada davacı şirket vekili; bilirkişi raporuna itirazlarını karşılanmadığını, tutanakta belirtilmesine rağmen; sayaca/ölçü devresine müdahaleyi içeren Yönetmeliğin 42/1(c) maddesine göre değil de 42/1(b) harici hatta göre işlem tesis edilmesinin hatalı olduğunu, rapordaki bu kabulle birlikte, harici hat olarak kabul edilen ŞÖNT devresinin üzerindeki gücü bulmak için, sayaç demantı ile kurulu güç farkının alındığı, 42/1(b)'ye göre işlem yapıldığından 180 gün kaçak tüketim süresi ve 185 gün ek tüketim süresi uygulanması da hatalı olduğunu, müvekkil dağıtım şirketinin, kaçak tespit süreci ve tahakkukun, EPDK yönetmeliklerine uygun olduğunu, EPDK Mevzuatına göre ticari faaliyetini ikame eden müvekkili şirketin, temerrüde düşen borçlulardan tahsilatlarını mevzuat gereği yapma zorunluluğu bulunması sebebi ile temerrüdün başlangıcı ile Yönetmelikte belirlenen faiz oranı (Gecikme Zammı oranı; 7782 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 14.11.2023 tarihinden itibaren her ay için 3,50 % -yıllık % 42) işletildiğini, borçlunun Yönetmelikte belirlenmiş olan temerrüt halinde uygulanacak bu faiz oranına haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada; kaçak elektrik tahakkukları nedeniyle menfi tespit, birleşen davada kaçak elektrik tahakkuklarının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, mükerrer kaçak elektrik kullandığı ilgili kaçak tutanakları ile tespit edilen abone davalı hakkında kaçak tutanak tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 42/1 -(b) maddeleri uyarınca hesaplama yapan bilirkişilerce düzenlenen raporda bir isabetsizlik bulunmamasına, Yönetmelikte kaçak tüketim nedeniyle yapılan tahakkuklar nedeniyle gecikme zammı uygulanmayacağının belirtilmesine, abonelik sözleşmesinde gecikme zammının uygulanmasına ilişkin düzenleme bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı/birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.