Anahtar kelimeler: Eczane Eczacıları Eczanelerden Reçete Teminine İlaç Dairece Üyesi Protokollerinin Kuruma

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 21.05.2013Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararının düzeltilerek onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; eczane sahibi müvekkili tarafından davalı Kuruma 61 adet sahte reçete fatura edildiği gerekçesiyle hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 20 08... yılı Protokollerinin (6.3.19) ve (4.3.6.) maddeleri gereği ceza tesis edildiğini, sahteciliğin müvekkilinin yanında kısa süre çalışan kalfası tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; 37.084,00 TL reçete bedelinin, reçete bedelinin 10 katı tutarı olan 190.912,50 TL cezai şart bedelinin ve 2 yıl süre ile sözleşmenin feshedilmesine yönelik işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; sahte reçete düzenlenen hastaların ve bu konuda yapılan ceza soruşturmasındaki şüpheli beyanlarına göre Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli kararıyla; eczacı, kalfasının sigortalı sağlık karnelerini ve reçetelerini toplamasına izin verdiği ve ... Tıp Merkezine reçete yazdırmaya gittiğini bilmemesine imkan olmadığı, eczacının eczanesine gelen ilaç kullanım raporlarını ve bu raporlara istinaden düzenlenen reçeteleri kontrol etmesi gerektiği, düzenlenen Protokolde "eczacı ve eczane çalışanları" denilerek çalışanın yanlış ve hatalı davranışlarından davacı eczacının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ilamıyla; hükmün onanmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunması üzerine, Dairemizin 08.02.2021 tarihli ilamıyla; eczacının, çalışanının eyleminden sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, ancak fesih yönünden tesis edilen cezaların 2016 yılı Protokolü ile eczacı lehine azaltıldığından bu Protokolün değerlendirilmesi suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının bu yönden bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 13.09.2022 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararla; davacının çalışanın yaptığı sahtecilik eyleminden sorumlu olması gerekse de 2016 Protokolünde fesih yönünden tesis edilen cezaların eczacı lehine azaltılmış olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Kurumca fesih işleminin 1 yıl süre ile uygulanmasına karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.3. Dairemizin 16.03.2023 tarihli ilamıyla; "1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, Mahkemece Dairemizin 08.02.2021 tarihli ve █████████ E. ve █████████ K. sayılı bozma ilamına uyulmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de, cezai işleme konu eylemin gerçekleşmesinden sonra yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolünün değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür. Bu Protokolün (5.3.10) maddesinde sahtecilik eyleminin tekrarı halinde 1 yıl süre ile sözleşmenin feshedileceği yazmaktadır. Eylemin tekrar edip etmediği de yine aynı Protokolün (6.4) maddesine göre belirlenir. Bu maddeye göre fiilin işlendiği tarihten bir yıl önce aynı fiil için tebligat yapılmış ise veya yazılı uyarıya rağmen bir yıl içerisinde aynı fiil işlenerek Kuruma fatura edilirse ilgili maddenin tekrarına ilişkin hükümler uygulanır. Ancak dava konusu uyuşmazlıkta davacının tekrar eden bir eylemi olmaması, davalı tarafından davacının eyleminin tekrar ettiği iddia edilmemiş olması nedenleriyle Mahkemece davacı hakkında fesih cezasının 1 yıl süreyle uygulanmasına karar verilmesi hatalıdır. Davacı dava dilekçesinde 37.084,00 TL reçete bedeli, 190.912,50 TL cezai şart bedelinin ödenmesi ve 2 yıl süre ile sözleşmenin feshedilmesine yönelik işlemin iptalini istemişse de davalı tarafça tahsiline karar verilen 37.084,00 TL ve 190.912,50 TL bedelin her ikisi de cezai şarttır. Hal böyle olunca mahkemenin 2016 Protokolüne göre Kurumun davacıdan toplam 227.996,50 TL cezai şart tahsiline karar vermesi işleminin yerinde olduğuna, davacının sözleşmesini 2 yıl süreyle feshetmesine yönelik işleminin iptali gerektiğinden davanın kısmen kabulüne karar vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir."gerekçesiyle, karar bozulmuştur.4. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; cezai işleme konu eylemin gerçekleşmesinden sonra yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolünün (5.3.10) maddesinde sahtecilik eyleminin tekrarı halinde 1 yıl süre ile sözleşmenin feshedileceği, eylemin tekrar edip etmediği de yine aynı Protokolün (6.4) üncü maddesine göre belirleneceği, bu maddeye göre fiilin işlendiği tarihten bir yıl önce aynı fiil için tebligat yapılmış ise veya yazılı uyarıya rağmen bir yıl içerisinde aynı fiil işlenerek Kuruma fatura edilirse ilgili maddenin tekrarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı, dava konusu uyuşmazlıkta davacının tekrar eden bir eylemi olmadığı, davalı tarafından davacının eyleminin tekrar ettiği de iddia edilmediğinden davacı hakkında fesih cezasının 1 yıl süreyle uygulanmasına karar verilemeyeceği, 2016 yılı Protokolüne göre Kurumun davacıdan toplam 227.996,50 TL cezai şart tahsiline karar vermesi işleminin yerinde olduğu, davacının sözleşmesini 2 yıl süreyle feshetmesine yönelik işleminin iptali gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun 2016 yılı Protokolüne göre kurumun davacıdan toplam 227.996,50 TL cezai şart tahsiline karar vermesi işleminin yerinde olduğu, davacının sözleşmesini 2 yıl süreyle feshetmesine yönelik işleminin iptaline karar verilmiş;karara karşı süresi davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.5. Dairece 12.12.2024 tarihli ilamıyla; davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu belirlenerek vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.V. KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme SebepleriDavacı vekili;müvekkilinin Protokol kapsamında üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, 1 ay kadar kısa bir süre eczanede çalışan kalfa ........'ın eylemlerinin müvekkilin bilgisi dışında geliştiğini, müvekkilinin bilgisi ve istemi olmadığı bir olayda ..........'ın bilerek ve isteyerek yaptığı eylemlerden dolayı sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasının istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eczacı kalfasının gerçekleştirdiği sahtecilik eylemi nedeniyle davacı hakkında uygulanan Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Mahkemenin 12.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde yalnızca davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairenin 12.12.2024 tarihli kararıyla; vekalet ücreti yönünde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.Davacının ileri sürdüğü temyiz sebeplerine göre temyiz yoluna başvurmayan davacının karar düzeltme isteminde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyen davacıya yükletilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi