Anahtar kelimeler: Baştabipliğinin Farkını Farkının Farklarının İhalesinin Uhdesinde Fiyat Akaryakıt Açmış Ödemediğini
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA TARİHLERİ
: 02.04.2010 - 14.05.2019
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davalı ... vekili ve asıl ve birleşen davada davalı T.C. ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada; 18.02.2009 tarihinde ... ve Çocuk Hastanesi Baştabipliğinin açmış olduğu akaryakıt ihalesinin uhdesinde kaldığını, sözleşmenin (15.) maddesi ve Teknik Şartnamenin (5.) maddesinde, fiyat farklarının ödeneceği hükmü olmasına rağmen davalının idari şartnameye dayanarak fiyat farkını ödemediğini, fiyat farkının ödenmemesinin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.771,23 TL alacağın, ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.02.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya dair hakkı kalmak kaydıyla alacağını 29.195,41 TL olarak ıslah etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen davada; bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle, asıl dava dosyasının bozulduğunu belirterek, asıl davada ileri sürdüğü sebepleri tekrarlayarak fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla asıl davada ıslah ile artırılan 13.424,18 TL ile 38.498,83 TL toplamı olarak 51.923,01 TL'nin davalı T.C. Sağlık Bakanlığından temerrüde düştüğü tarihten itibaren ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; husumeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı T.C. ... vekili asıl ve birleşen davada; taraflar arasındaki idari şartnamede fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.12.2012 tarihli ve ████████ E., ████████ K. kararıyla; idari şartnamede fiyat farkının verilmeyeceğinin belirtildiği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, davalı Bakanlık yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 19.09.2013 tarihli ve 2013/ 9392 E., ██████████ K. sayılı ilamıyla, kararın onanmasına karar verilmiş; onama ilamına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen ██████████ E., █████████ K. ve 12.03.2014 tarihli ilamla; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin her zaman önceliklik sırası bakımından daha önce uygulanması gerektiği, bu kararlaştırmaya aykırı düzenlemelerin aleyhe sonuç doğurmayacağı ve sözleşme hükmünü ortadan kaldırmayacağı belirtilerek davalı Kuruma teslim edilen akaryakıt için oluşan fiyat farkı hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, sehven yazılı şekilde onandığı yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığı gerekçesiyle, onama ilamı kaldırılarak kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı ilamıyla; bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile; 29.195,41 TL alacağa 02.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiz oranıyla birlikte davalı Kurumdan (Bakanlık) alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen kararının davacı vekili ve davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 26.12.2018 tarihli ve ██████████ E., ██████████ K. sayılı ilamıyla; taraf vekillerinin temyiz itirazları incelenmeksizin 04.02.1948 tarihli ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı Kurum arasında düzenlenen 16.03.2009 tarihli Tip Sözleşmesinin 15/1 maddesinde, " Yüklenici firmaya konu ile ilgili hükümler gereği fiyat farkı ödenecektir." şeklindeki madde ile sözleşme konusu iş için fiyat farkı ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bozma öncesi alınan rapor ve dava dilekçesinde belirtilen değeri dikkate alınarak asıl davanın kabulü ve birleşen davanın kısmen kabulünün gerektiği, ... hakkında verilen karar kesinleştiğinden bu davalı bakımından davanın reddi gerekçelendirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne 15.771,23 TL alacağa 02.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiz oranıyla birlikte davalı Kurumdan (Bakanlık) alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 39.039,34 TL'nin 02.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiz oranıyla birlikte davalı Kurumdan (Bakanlık) alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Bakanlık vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Bakanlık vekili; ... ... ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine Akaryakıt alım ihalesi dokümanı olan İdari Şartnamenin (48.) maddesi ile “bu iş için fiyat farkı verilmeyeceği” düzenlemesinin getirildiğini, ihale konusu akaryakıtın davalı İdareye teslim edildiği tarihteki ... İli bayi satış fiyatlarının tespiti yapılmadan fiyat farkı hesaplanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Valilik vekili; davanın husumetten reddine karar verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; taraflar arasından yapılan ihale kapsamında imzalanan sözleşme gereğince fiyat farkının ödenmesi istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle 03.10.2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına elverişli olduğu, bozma ilamıyla kesinleşen hususların yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla davalı Bakanlık vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava dosyasının incelenmesinde ... yönünden davanın husumetten reddine dair verilen kararın bozma ilamı dışında kalarak kesinleşmediği, bu anlamda davalı ... Valiliğinin asıl davada vekille temsil edildiği ve lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte olan 2025 yılı AAÜT görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü Mahkemeye göre bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlenmesine yer verilmiştir.
O halde Mahkemece; karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 7/2. maddesine göre davalı ... vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Bakanlık vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı ... vekilinin vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının Ana davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti başlıklı kısmına "Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 2.253,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Valiliğine verilmesine" şeklinde cümlenin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!