Anahtar kelimeler: Yidk Esaskarar Sinai Sınai Şekil Fikri Haklar Markasının Layihalar İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: YİDK Kararının İptaliTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 25.12.2019 tarihinde ██████████ sayılı "..." şekil markasının tanınmışlığının tespiti ve tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, bu başvurunun davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markasının tanınmış bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-10734 sayılı kararının iptaline, başvuru konusu markanın tanınmış marka olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu "..." markasının, "..." markasından bağımsız olarak tanınmış bulunduğunun ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere her ne kadar davalı Kurum tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördüğü markalar için sicil oluşturulmuş ise de davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi olmadığı gibi tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik kabullerine göre de herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, buna göre davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, mahkemece verilen usulden ret kararının, hukuk devleti ilkesinin en temel sütunlarından biri olan "idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması" kuralını ağır biçimde zedelediğini, marka hukuku doktrininde ve uygulamasında tanınmışlığın, markaya SMK m. 6/4 ve 6/5 çerçevesinde genişletilmiş koruma sağlayan, dinamik ancak ispatlandığı an itibarıyla hukuki statü kazanan bir olgu olduğunu, müvekkili bankanın, "..." şekil markası için yaptığı devasa reklam yatırımları ve sektörel bilinirlik çalışmaları neticesinde bu markanın "..." ibaresinden bağımsız bir güce ulaştığını, hukuki yararın, 6100 sayılı HMK m. 114/1-h uyarınca bir dava şartı olsa da fikri mülkiyet haklarının korunması gibi özel uzmanlık gerektiren ve mülkiyet hakkıyla doğrudan ilintili alanlarda dar yorumlanmaması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
:Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere her ne kadar davalı Kurum tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğine haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisinin olmadığı, öte yandan tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, anılan kararda açıklanan ilkelerin istikrar kazandığı ve Özel Dairenin uygulamasının yerleştiği, bu itibarla eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.