Anahtar kelimeler: Hibe Kalkınma Edimlerini İktisadi Proje Sinin Feshettiğini Destek Harcama Maliyetinin

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı- birleşen davada davalı vekili, taraflarca 12.11.2015 tarihinde İktisadi Kalkınma (İKAP2) Mali Destek Programı kapsamında Destek Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede proje maliyetinin % 50'sinin davalı tarafından hibe edilmesinin kararlaştırıldığını, proje için toplam 979.617,40 TL harcama yaptığını, sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının 89.808,70 TL eksik ödeme yaptığını sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ileri sürerek yaptığı tüm hibe ödemelerini (400.000,00) geri talep ettiğini, 50.000,00 TL teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirdiğini, oysa ki sözleşmeye aykırı davranmadığını, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, davalıya 400.000,00 TL borçlu olmadığını, aksine davalının 89.808,70 TL daha ödeme yapması gerektiği için şirketin alacaklı olduğunu ileri sürerek 400.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, 89.808,70 TL alacağının 4.12.2017 tarihinden itibaren Merkez Bankasının uyguladığı reeskont faizinin üç puan fazlası ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı- birleşen davada davacı vekili, taraflarca 12.11.2015 tarihinde destek sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket yetkilisi olan A.Ö. hakkında terör örgütü üyeliği nedeni ile soruşturma yürütüldüğünü, sözleşmede yapılan düzenlemeler gereğince terör suçu işlenmesi nedeniyle sözleşmenin 6 ay süre ile durdurulduğunu ve daha sonra haklı olarak feshedildiğini, davalıya proje kapsamında 400.000,00 TL ödeme yapıldığını, sözleşmede 53.000,00 TL cezai şartın ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacının asıl davadaki taleplerinin, sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi nedeniyle kabul edilemeyeceğini savunarak, asıl davanın reddine, destek kapsamında ödenen 443.969,44 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline ilişkin açmış oldukları ve iş bu dava ile birleşen davanın ise kabulüne karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ████████ E., ███████ K.sayılı kararı ile hakkında soruşturması yürütülen A. Ö'nün proje kapsamında her türlü iş ve işlemleri takip ettiği, işletme yöneticisi olduğu, davalı şirket ortağı olduğu ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre feshin haklı olduğu ilgili sözleşme hükümleri ile EK G-2 genel koşullar dikkate alındığında davalı-birleşen davanın davacısının 404.183,56 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 404.183,56 TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2019 tarihli ve █████████ E., █████████K. sayılı kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraflarca temyiz dilekçesi verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar ile davalı-birleşen davada davacının temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiş olup davalı-birleşen davada davacı tarafından bu kez ek karar temyiz edilmiştir. Dairenin 19.02.2019 tarihli █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile "taraflarca imzalanan destek sözleşmesinin EK G-2 12.3.D maddesinde "terörle ilgili bir suç işlenmiş olması (bu husus destek yararlanıcısının ortakları, taşeronları ve aracıları için de geçerlidir) halinde ajans herhangi bir şekilde tazminat ödemeksizin sözleşmeyi fesheder." düzenlemesinin mevcut olduğu davalı-birleşen davada davacısı tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih gerekçesi olarak sözleşmeyi imzalayan A. Ö.'nün hakkında yürütülen soruşturmasının gösterildiği, dosya incelendiğinde, A. Ö'nün 2004 yılından itibaren şirkette sigortalı işçi olarak çalıştığı, mali destek sözleşmesini şirketin tek hissedarı olan H. Ö'den aldığı 27.11.2014 tarihli vekaletname ile şirket adına imzaladığı ve projenin tüm aşamalarını vekil olarak takip ettiği, şirket ortağı, taşeronu veya aracısı olmadığı, sözleşmenin feshinden sonra 25.11.2016 tarihli azilname ile azledildiği ve iş sözleşmesinin de aynı tarihte sona erdirildiği, hakkında yürütülen soruşturma dosyasından delil yetersizliği nedeniyle beraat ettiği ve kararın kesinleştiği, destekten yararlanan şirket ve ortakları hakkında terör suçundan açılmış herhangi bir soruşturma olmadığı, sözleşmenin feshinden sonra 17.11.2017 tarihinde şirketin tek hissedarı H. Ö'nün şirketin ½ hissesini A. 'nün kardeşi B. Ö.’ye devrettiği, sözleşme kapsamında destekten yararlanan şirketin tüm yükümlülüğünü yerine getirdiği, işin tamamlandığı ve bu durumun dosyada bulunan 01.11.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ile de tespit edildiği, ayrıca sözleşmenin fesih gerekçesinin de şirket yetkilisi A. Ö. hakkında terör suçu nedeniyle başlatılan soruşturma olduğu, işin tamamlanmadığına ilişkin fesih gerekçesi bulunmadığı, anayasada düzenlenen "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz" ve "ceza sorumluluğu şahsidir" ilkeleri dikkate alındığında sözleşmenin haksız fesih edildiğinin anlaşıldığı, mahkemece sözleşmenin haksız fesih edildiği kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, davalı -birleşen davada davacı tarafın ek kararın temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın onanmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen sözleşmenin haksız fesih edildiği gerekçesiyle, asıl davanın alacak istemi yönünden kabulüne, menfi tespit talebinin reddine; birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 19.12.2022 tarihli █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozmanın gereğinin yerine getirilmediği, bozma ilamında, davalı-birleşen davanın davacısının, dava konusu sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinin belirtildiği, buna göre mahkemece, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle, açılan birleşen davanın reddi ile asıl dava konusu olan menfi tespit talebinin kabulüne karar verilip, asıl dava konusu olan 89.808,70 TL alacak talebi yönünden ise tarafların iddia ve savunmaları ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiği dikkate alınmak suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.3. Bozmaya uyan Mahkemece v bozmaya uyularak sözleşmenin haksız fesih edildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 89.808,70 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, menfi tespit davası yönünden asıl dava davacısının 400.000,00 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuş, Dairenin 14.10.2024 tarihli █████████E.- █████████ K. sayılı ilamı ile Dairenin 23.02.2021 tarihli, █████████ E.ve █████████ K. bozma ilamına uyulması sonrasında yapılan yargılamanın 12.01.2022 tarihli celsesinde davacı-birleşen davada davalı vekilinin önceki mahkeme ilamının davalı-birleşen davada davacı tarafından Kastamonu İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmesi neticesinde ödeme yapıldığına dair beyanı ve dosyada mevcut belgelerden icra dosyasının infazen kapatıldığı anlaşılmakla, menfi tespit talepli olarak açılan davanın İİK'nın 72/VI. maddesi gereğince kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek, istirdat talebi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde menfi tespit hükmü kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.4. Mahkemenin başlıkta tarih ve sayısı yazılı kararı ile; asıl dava yönünden açılan davanın kabulüne 89.808,70 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya ödenmesine, menfi tespit davası yönünden asıl dava davacısının 400.000,00 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kastamonu İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı icra dosyasnını infazen kapatıldığı anlaşılmakla Menfi Tespit davasının İİK 72/VI maddesi gereğince istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek Kastamonu İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden Davacı ... Plastik.. Ltd. Şti tarafından davalı ... Ajansına ödenen 561.046,00 TL nin ödeme tarihi olan 09.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl dava davalısı birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı-birleşen davalı vekili, önceki aşamalardaki temyiz itirazlarını tekrar ederek asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde karar verildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle istirdat ve alacak istemine ilişkindir.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle uyulmasna karar verilen bozma ilamı kapsamında oluşan usuli kazanılmış haklara uygun şekilde karar verildiğinin anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı- birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 37. maddesi uyarınca ONANMASINA,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.