Anahtar kelimeler: Berberkuaför Firmada Başlamış Gebze Aylarında Eylül Mayıs Temmuz Sakarya Haziran
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gebze 4. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Eylül-2014 tarihinde davalı firmada berber-kuaför olarak işe başlamış olduğu halde davalı firma SGK işlemlerini 19.04.2017 tarihinden önce kısmi süreli yaptığı, 2017 yılı Mayıs ve Haziran aylarında da kısmi süreli bildirdiğini, 2017 yılı Temmuz ayında tam süreli ancak eksik ücret üzerinden SGK primi yatırıldığını, davacının 24.07.2017 tarihine kadar davalı işyerinde geçen çalışmalarının tam zamanlı olarak geçtiğinin tespitine ve en son ücretinin 3.000 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki mesnetten yoksun, usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddini talep etmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 03.12.2014-15.06.2015 tarihleri arasında bildirilmesi gereken eksik süre 193 gün, 02.02.2017-24.07.2017 tarihleri arasında bildirilmesi gereken eksik süre 124 gün olmak üzere toplam bildirilmesi gereken sürenin 317 gün olarak tespitine, Kuruma bildirilmesi gereken kazancın asgari ücret olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353-(1) b)1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde,davanın tam kabulü yerine kısmen kabulüne hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, kararın temyizen incelenip bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın sigortalı hizmet süresi tespiti yönünden kabulü ve Bölge Adliye Mahkemesince buna dair istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla, kararın temyizen incelenip bozulmasını talep etmiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın temyizen incelenip bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun █████. maddesidir.
Bu kapsamda hizmet tespitine yönelik davalarda davacı işçinin çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ... Kurumuna (Devredilen SSK) davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücret; sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrettir. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. . ..., İş Hukuku, 2. Bası, Beta Yayınları, Sy:287).
Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Hukuk Genel Kurulunun ███████-409 E., ████████ K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesi) maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret miktarı HMK.’nın geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesi) maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Ücretin mevcut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi mümkün bulunmayan kimi durumlarda, yapılan iş, hizmet süresi ve diğer belirleyici özellikler belirtilmek suretiyle ilgili meslek örgütlerinden sorulmak suretiyle de belirlenebilir. Meslek örgütlerince bildirilen ücret miktarları tarafları ve Mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmayıp, diğer bilgi ve belgelerle de desteklenmeleri gerekir.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nın geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nın 289. maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta; davacının 24.07.2017 tarihine kadar davalı işyerinde geçen çalışmalarının tam zamanlı olarak geçtiğinin tespitine ve en son ücretinin 3.000 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece ilamında belirtildiği üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Eldeki dosyada taraflar arasında 10.04.2017 tarihli kısmi süreli iş sözleşmesinin imzalanmış olduğu, günlük ücretinin 60,00 TL olduğu ve işçinin haftada 2 gün çalışması konusunda anlaşıldığı, sıhhati sabit, irade sakatlığı bulunmayan hizmet sözleşmesinin davacı tarafından imzalı olduğu, Mahkemece işbu sözleşmenin yazılı delil kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup Mahkemece yapılacak iş, yukarıda ilkeleri ortaya konulduğu üzere hizmet sözleşmesinin yazılı delil başlangıcı olarak gözetilerek yapılacak inceleme neticesinde prime esas kazancın varlığı tespit etmekten ibarettir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme, araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Tarafların sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
4.Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
5.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
6....'ın muhalefetine karşı, Başkan Vekili ... Üyeler; ..., ..., ...'nun oyları ve oy çokluğuyla,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “hizmet tespitinde kısmi süreli iş sözleşmesinin imzalı olması ve anılan tarihten önce ve tam süreli çalışma iddiası halinde, bu belgelerden önce ve tam süreli çalıştığını iddia eden sigortalının bu belgelerin imzalı olması nedeni ile çalışma olgusunu eş değer yazılı belge ile kanıtlaması gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.
2. Dairemizin █████████ E, █████████ Karar sayılı karşı oy gerekçesinde ayrıntılı açıklandığı şekilde kamu düzeni, resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında kalan hizmet tespitinde kesin delillerin bağlayıcılığı yoktur. İşçi(sigortalı) işveren ilişkisinde sosyal güvenlik hakkı kapsamında sigortalının ispat hukuku ilkelerine aykırı olarak yazılı delil sınırlandırılmasına tabi tutulması vazgeçilmez ve kişiye sıkıya bağlı hak olan sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıracak niteliktedir. Bu tür sözleşmeler de geçersizdir. Çalışma olgusu hukuki fiil olup, her türlü delille kanıtlanabilir. Kısmi süreli işe sözleşmesi senet niteliğinde olmayıp, sadece çalışılan günler için yazılı delil niteliğindedir. Çalışılmayan günler için delil niteliğinde olamaz. Hizmet tespitinde senetle ispat kuralının uygulanması görüşü isabetli değildir.
3. Açıklanan nedenlerle kısmi süreli iş sözleşmesinin iş sözleşmesi öncesi ve tam süreli olarak çalışma nedeniyle hizmet tespitinin ve hukuki fiil olan çalışma olgusunun yazılı delile bağlanması görüşüne ve bu nedenle çoğunluğun bu yöndeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!