Anahtar kelimeler: Çarpışması Erzurum Cismani Plaka Yazim Sevk Kazasında Ölüm Plakalı Hmk

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024 (Karar)
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesini özetle; ...'ın sevk ve idaresinde bulunan... plakalı araç ile ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın █████/2022 tarihinde çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, müvekkilinin hastanede tedavi gördüğünü malul kaldığını, kazadan kaynaklı müvekkilinin vücudunda kırıklar ve çatlaklat meydana geldiğini, müvekkilinin elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, iş gücü kaybı nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL daimi iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik nedeniyle toplamda 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, davacının müvekkiline usulüne uygun şekilde başvuru yapmadığını, kazada kusur durumu ile davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin teminat dışında kaldığını, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın iş kazası olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin tenzili gerekeceğini, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek 2 Madde 5 uyarınca davacı gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin poliçe teminat limitleri ve sigortalısının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne" gerekçesiyle davanın kabulü ile; 77.490,84 TL maddi tazminatın 20/.../2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyetinin ve kusurun hatalı hesaplandığını, maluliyetin tespiti için ATK'dan rapor alındığını, düzenlenen raporda müvekkilinin maluliyetinin bu kadar düşük tespit edilmesinin müvekkilinin hakkını zedeler nitelikte olduğunu, maluliyet raporunun eksik inceleme neticesinde düzenlendiğini, kusur oranının tespiti için ATK'dan alınan raporda müvekkiline oldukça fazla kusur atfı yapıldığını, sürücü ...'ın ortalamanın altında bir hızda seyir halindeyken sürücü ...'ın duramayarak diğer araca çarptığının soruşturma aşamasında alınan ifadelerde belirtildiğini, ...'ın süratinin oldukça yüksek olduğunu, bu husus gözardı edilerek müvekkiline kusur atfı yapıldığını, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, hatalı raporun hükme esas alınmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, aktüer bilirkişi raporunda hatalı belirlemelerin olduğunu, faiz türünün de hatalı olduğunu, ticari faiz talep ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de hatalı belirlendiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyet raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, adil yargılanma ve savunma haklarının ihlal edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur raporunun kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davrandığını her hangi bir kusurunun bulunmadığını, hükme esas alınan hesaplama yönteminin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılmasını ve teknik faizin % 1.8 olarak esas alınmasını talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin sorumluluğunun olmadığını, müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin değerlendirme yapılmadığını, kararın bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu, kazada yaralandığı iddia edilen davacının sigortalı araçta arkadaşının aracında bulunuyor olması nedeniyle hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi uygulanmasının değerlendirilmesinin gerektiğini, yargılamada müvekkili şirketin hak arama özgürlüğünün yeterli şekilde kullandırılmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araç içerisinde yolcu konumunda bulunup yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; █████/2022 tarihinde, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile sürücü ... idaresindeki... plaka sayılı kamyonun çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davalı sigorta şirketinin davacının içerisinde yolcu olduğu ... plakalı aracın ... nolu ZMMS poliçesini düzenlediği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin █████/2024 tarihli raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın %15 oranında, sürücü ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın █████/2023 tarihli raporuna göre; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre; davacının kalıcı maluliyetinin % 2 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 50 gün olduğu, aktüer bilirkişi tarafından davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru da dikkate alınarak hesaplandığı, davacı vekilinin bu hesaplama doğrultusunda bedel artırım dilekçesini sunduğu, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.
Anayasa'nın 36. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Yine HMK'nın ''Bilirkişi raporunun verilmesi'' başlıklı 280. maddesinde "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." düzenlemesine yer verilmiş olup bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu düzenlenmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan maluliyet raporunun davalı vekiline tebliğ edildiğine dair bir evraka rastlanılmamıştır. Davalı tarafa bilirkişi raporuna itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davalıya sigortalı aracın "kamyonet" sınıfında ve malikinin de sermaye şirketi olması dolayısıyla davacının talebi de dikkate alınarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. (Bknz.Y.4.H.D.'nin ██████████ E.- █████████ K. sayılı ilamı)
Ayrıca cevap dilekçesinde davalının hatır taşıması ve müterafik kusur savunmasında bulunduğu, müterafik kusurun bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak, hatır taşıması ve müterafik kusur yönünden gerekçeli karar da değerlendirme yapılması gerekirken, davalının savunması yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!