Anahtar kelimeler: Dörder Çaycı Aşçı Mağazasında İsmi Yatırdığını Ödemeyen Yılına Bünyesinde Yıllarında

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 17. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 01.06.1999 tarihinde davalı şirket bünyesinde önce ...'te daha sonra yenilenen ismi ile ... Mağazasında çaycı ve aşçı yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, davacının 2002 yılına kadar bu görevi yerine getirdiğini, davalı şirketin 20 00... yıllarında dörder ay prim yatırdığını, bunun dışında herhangi bir prim ödemeyen davalı şirketin davacının 01.06.1999 tarihindeki sigorta girişini de bildirmediğini belirterek, davacının davalı işveren bünyesinde 01.06.1999 tarihinde bir gün çalıştığının, 01.06.1999 tarihinin davacının sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 08.03.2000 tarihinde kurulduğunu, davacının çalışmasını iddia etmiş olduğu dönemde müvekkili şirketin mevcut olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete karşı ileri sürülmüş olan çalışma iddialarının dinlenmesinin mümkün olmadığını, SGK kayıtlarında yer alan süreler dışında davacının bir çalışması olmadığını, davacının tüm çalışmalarının zaten SGK kayıtlarında yer aldığını, davacı tarafından iddialarını ispat edecek delillerin dosyaya sunulmadığını, davacının müvekkili şirkette ilk defa işe başlarken imzalamış olduğu 20.06.2000 tarihli işe giriş bildirgesinde bizzat davacının kendi ıslak imzası bulunduğunu, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddini istemiştir.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.06.2000 tarihinde ilk işe giriş tescil kaydının bulunduğunu, sigorta sicil numarasının 2000 yılı ... serisi olduğunun tespit edildiğini, ... işyeri sicil numaralı ...ve...San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin 25.03.2000 tarihinde Kanun kapsamına alındığını, 28.02.2018 tarihinde Kanun kapsamından çıktığını ve 1999 yılı dönem bordrosunun olmadığının tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile sigortalıların bildirimine ilişkin hükümlerin 506 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelere paralel şekillendiğini ve Kanun'un 8. maddesinde işverenlerce 4/1 (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişilerin sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirileceğinin öngörüldüğünü, buna göre işveren tarafından çalıştırılmakta olan sigortalıların işe başlatılmadan bir gün önce Kuruma bildirilmesi gerektiği, bu şekilde bildirimi yapılanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin ise çalışmaya başladığı tarih itibariyle başlatıldığını, yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ve zamanaşımı defilerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili dilekçesinde özetle; davacının 01.06.1999 tarihinde davalı şirket bünyesinde önce ... daha sonra da yenilenen ismi ile ... Mağazasında çaycı ve aşçı yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, aşçı işten ayrıldıktan sonra davacının yemek yapmaya devam ederek aşçı görevini üstlendiğini ve 2002 yılına kadar çalıştığını, davalı şirketin 20 00... yıllarında dörder ay prim yatırdığını, bunun dışında herhangi bir prim ödemeyen davalı şirketin davacının 01.06.1999 tarihindeki sigorta girişini de bildirmediğini, davalı işverenin davacının çalışmasını Kuruma geç bildirdiğini, Yargıtay kararlarına göre de geç bildirim yapılmış olması halinde Kurumun durumdan haberdar olmuş sayılacağını ve dolayısıyla da hak düşürücü süre söz konusu olmayacağını, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hak düşürücü süre yönünden de hatalı değerlendirme yapılarak karar verildiğini beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 01.06.1999 tarihinde 1 günlük çalışmanın tespiti istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.