Anahtar kelimeler: Davatazminat Önde Çeken Dünyada Üreten Amerika Kampanyaları Kadınlara Birleşik Devletlerinde

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2018KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1886 yılında Amerika Birleşik devletleri'nde kurulduğunu ve o günden bu yana dünyada, 1993 yılından bu yana ise Türkiye'de doğrudan satış alanında faaliyette bulunan, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden biri konumunda olan ve kadınlara yönelik sosyal kampanyaları ile dikkat çeken bir şirket olduğunu, ayrıca müvekkili şirket temsilcilerinden oluşan ...'nin kurucu üyelerinden olduğunu, müvekkili şirketin temsilcisinin ... yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin ise ... markasını kullanarak doğrudan satış sektöründe müvekkili ile benzer nitelikte ürünleri üreten ve müvekkil ile rakip konumunda bulunduğunu, ancak davalının haksız rekabetin kuralları ile kendini bağlı hissetmediğini, şöyle ki; davalının daha önceden temsilcileri aracılığıyla müvekkili şirket hakkında asılsız ithamlarda bulunduğunu ve bu konu ile ilgili kendisine ihtarlar gönderildiğini, yakın zamanda haksız rekabetin boyutunu artıran davalının kendi sosyal medya hesaplarından herhangi bir dayanağı ve ispat vasıtası olmayan, üstünlük ifalerini içerir ve tüketiciyi aldatır şekilde bir video yayınladığını ve bu sebeple davalı hakkında önceden .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayısı ile haksız rekabetin men'i ve ref'i amacıyla dava ikame edildiğini, Ekim 2018 ayı içerisinde davalı şirket Yönetim kurulu Başkanı ...'nın; kalabalık bir dinleyici kitlesi önünde yaptığı konuşma içeriğinde sarf ettiği ifadeler, ithamlar ve hakaret içerikli sözler ile haksız rekabet kurallarını ihlal ettiğini, bu konuşmanın davalı şirketin yönetim kurulu başkanının da isteği ile toplantıya katılanlar tarafından canlı bir şekilde sosyal medya hesaplarından kamu ile paylaşıldığını, ilgili videoda ...'nın defalarca, bazen ismini vererek bazen de dolaylı anlatarak müvekkili şirket ve diğer rakipleri hakkında yanlışi yanıltıcı ve gereksiz yere incitici beyanlarda bulunduğunu , müvekkili şirket lehine 5.000,00-TL manevi tazminat hükmedilerek bu miktarın davalıdan alınıp müvekkile verilmesini, Türk Ticaret Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca gerekçeli kararın masrafı davalıya ait olmak üzere Türkiye'de en büyük traja sahip 5 gazetede yayınlanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Karşı davada davacı-asıl davada davalı vekili, karşı dava dilekçesinde özetle; davacı ... ... AŞ'nin alanında bir dünya devi olan ve çok uluslu bir şirket niteliğindeki ana (hakim) ortaklığın Türkiye’deki yavru (bağlı) ortaklığı olduğunu, davacının unvanında ''sanayi'' kelimesi bulunduğunu, bu kelimenin şirketin sıfatını belirttiğini, ancak bu sıfatın TTK'nın 54 ve ve 55.maddesi anlamında aldatıcı, kandırıcı, yanlış ve yanıltıcı bir tanıtımı ifade etiğini, çünkü, ... AŞ'nin Türkiye'de hiçbir sanayi faaliyeti, üretim ve meşguliyeti olmadığını, bu şirketin, Türkiye dışında üretilen, kalite ve kontrolü, hijyen ve sağlık açısından denetimi, ambalajlama işlemi Türkiye haricinde yapılan ürünleri Türkiyeye ithal ettiğini, yıllardır bu suretle Türkiyede çalıştığını, döviz götürdüğünü, Türkiye'ye hiçbir istihdam sağlamadığını, müvekkili karşı davacı şirketin ise 8 yıl önce aynı piyasaya girdiğini, önemli bir pazar payına ulaştığını, tüm üretimini, ar-ge’sini, kalite kontrolünü, mevzuatın öngördüğü sağlık ve hijyenik denetimini, ambalajlamasını Türkiye'de yapan bir sanayi şirketi olduğunu, rakibin başarısını durdurmak, engellemek, yavaşlatmak fiilleri, bütün bunların bir politika olarak yürütülmesi ve bu amaçlarla her aracın kullanılması, bu arada da haksız ve her türlü esastan yoksun davaların açılmasının da TTK m. 54/2 kapsamına giren ve rakipler arasında ilişkileri etkileyecek ''dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki'' aykırı bir davranış olduğunu, 2018’de müvekkiline karşı haksız, esastan yoksun ve konusuz 3 adet haksız rekabet davası açıldığını, bu davalardan ikisinin ... tarafından ikame edildiğini, birinin de ... ... tarafından açıldığını, ... şirketinin açtığı davaların .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyaları olduğunu, ... Kozmetiğin açtığı davanın ise İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyası olduğunu ileri sürerek, karşı davalının haksız rekabet fiilinin tespitine ve men’ine, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili şirkete karşı yürütttüğü bezdirme, dava ile meşgul etme, ilgili pazarda devamlı olarak müvekkilinin “davalı” konumunda tutma politikasına, bir diğer yabancı sermayeli ithalat şirketini, yani ... ... Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'ni dahil ettiğini, ... Kozmetiğinde sayın mahkemede müvekkili şirketle aynı haksız rekabet davasını ikame ettiğini, bu şirketin davasının da mahkemenizde 2018/... E. sayılı dosyada yer aldığını, Birbirini takip eden dosya numaralarının hareketin ortak merkezden idare edildiğini gösterdiğini, her iki dava dilekçesininde kelime kelime aynı, ayni sistamatiğe ve usluba sahip olduğunu, her iki davanın sonuç ve taleplerinin aynı olduğunu, ... A.Ş. ve ... ...'in, ikisininde yabancı sermayeli, ikisinin de saf ithalat şirketi olduğunu, Türkiye'de çok küçük çapta da olsa üretim tesislerinin olmadığını, üretimleri Türkiye dışında yapıp, üretimden, kalite kontrolden, sağlık ve hijyenik denetimden ve ambalajlamadan, ... A.Ş.'nin, üretim yapmadığı yani sanayici olmadığı halde, ticaret ünvanında “sanayi şirketi” olduğunu açıklayarak TK m. 54 (1) anlamında “bütün katılanları”, bu arada kamuyada yalan beyanda bulunarak aldatmakta ve kandırmakta olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde 2008/... E. sayılı dosyada ikame ettikleri karşı davada “sanayi” kelimesinin ticaret ünvanından silinmesini ve buna ilişkin kararın ilan edilmesini talep etmiş bulunduklarını, Sonuç kısmında: Yukarıda ayrıntılı bir şekilde arz ve izah edilen sebeplerle HMK m. 86 uyarınca davacının uygun bir teminat yatırmasını talep ettiklerini, Davacı tarafın müvekkili şirketin adresini kasten ve kötü niyetli olarak yanlış bildirdiğini, davacı şirketin bu şekilde hareket etmesinin dava konusu olayda kötü niyetli olarak hareket ettiğini ortaya koyduğunu. HMK'nın 329. maddesinde kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçlarının düzenlendiğini, HMK 329. maddesi gereğince, davacının yargılama giderlerinden başka, müvekkili şirketin vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamını ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.Karşı davada davalı vekili, karşı davadaki cevap dilekçesinde özetle; karşı davacının arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açtığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, karşı davanın esasının, cevap verilmesine dahi gerek kalmayacak derecede haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememizden verilen █████/2020 tarih ve ... sayılı kararında;"1-Asıl davanın pasif husumet ehliyeti dava şartı yokluğundan HMK 114/1-d maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Karşı davanın ESASTAN REDDİNE," dair karar verilmiş olup kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul BAM, 14. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında;"Kabule göre de, sıfat deyimi dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle (usul hukuku sorunu) ilgili olduğu halde; taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (davacı sıfatı-dava hakkı) o hakkın sahibine ait olup (aktif husumet); hakkını o hakka uymakla yükümlü kişiden (davalı sıfatı-pasif husumet) isteyebilecektir. Sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu daha açık bir ifadeyle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu hususu dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin olması nedeniyle maddi hukuk sorunudur. Aktif ve pasif dava ehliyeti sıfatla ilgili olup taraf ehliyetinden ve dava ehliyetinden farklı bir kurumdur. Pasif dava ehliyeti, taraf sıfatıyla ilgili olduğundan ve dava şartı niteliğinde olmadığından, ilk derece mahkemesince asıl davada pasif husumet yokluğu tespiti ile sadece davanın reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken davanın ''usulden reddi''ne karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında asıl davada esasa ilişkin gerekçelere yer verilip ardından asıl davalının pasif husumetinin olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine şeklinde çift gerekçe ile karar verildiğinden söz istinaf konusu karar bu haliyle istinaf denetimine elverişli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinafa konu kararın kaldırılması ve kaldırılan kararla bağlı olmaksızın asıl ve karşı davada yukarıda belirtilen ilkeler ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile kaldırılmakla, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmış ve yargılamaya devam olunmuştur.Asıl dava; haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat , karşı dava; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası mahkememizce celp edilmiştir.Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 20.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"REKLAMCILIK SEKTÖRÜ VE TEAMÜLLERİ AÇISINDAN SONUÇ1.“en büyük, tek, lider, | numara” gibi ifadeler reklamcılık sektörü teamüllerine aykırı görünmektedir.2.“... (veya ...) sadece bizde var” gibi doğrulanmamış teknik iddialar da reklamcılıkteamüllerine aykırı ve yanıltıcı görünmektedir.3.“Sürdürülebilir güzellik” gibi soyut imaj ifadeleri olağan kabul edilmekle birlikte, somut üretim/sağlık iddialarıyla birleştiğinde tüketiciyi yanıltıcı olabilir.4."sanayi” ibaresi, üretim faaliyeti bulunmadığı halde kullanılması nedeniyle reklamcılık teamülleri bakımından yanıltıcı olabilir.5.Genel olarak, tarafların her ikisinin de reklam ve tanıtımlarında reklamcılık teamüllerine aykırı unsurlar bulunduğu, tüketici nezdinde yanıltıcı algıya sebep olduğu kanaati ön plandadır.HAKSIZ REKABET HUKUKU BAKIMINDAN SONUÇ1.Dosyada mübrez beyanlardan, davalının kendisini rakipsiz olarak gösterdiği, rakiplerin iş ortaklarını sömürdüğü iddialarında bulunulduğu ve yine rakiplerin faaliyetlerinin genel anlamda kötülendiğinin ( acemi müdürlere sahip olunduğu iddiası, rakiplere yönelik utanmazlar ifadeleri) anlaşıldığı, dolayısıyla söz konusu ifadelerin TTK m. 55/1,a-1 kapsamında kötüleme teşkil ettiği sonucuna varılabileceği,2.Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere dava dışı ...'nın hem davalı şirkette hem de dava dışı ...AŞ'de yönetim kurulu başkanı olduğu, bununla birlikte davaya konu konuşmanın, ... ürünler pazarlama şirketi olan ... AŞ'nin etkinliğinde ve onun rakiplerine yöneltilmiş beyanlar içerdiği, buna rağmen davalı şirketin ... ürünler üreten bir şirket olduğu, ...'nın söz konusu konuşmasının davalı şirket yönetim kurulu üyesi olarak gerçekleştirmediği, dolayısıyla davalı şirketin bu eylem nedeniyle taraf sıfatının bulunmadığının düşünüldüğü,3.Karşı dava yönünden, davacı/karşı davalı tarafından haksız rekabet sebebiyle davalar açılmasının hak arama özgürlüğü kapsamından değerlendirilmesi gerektiği ve eylemin bu haliyle haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği,4.Davacı/karşı davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği," şeklinde rapor tanzim edilmiştir.Huzurdaki asıl dava, TTK 56. Maddesine göre haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemine; karşı dava ise haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat ile men taleplerine ilişkindir.Mahkememizce verilen ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile kaldırılarak Mahkememize gönderilmiş olup, kaldırma ilamına konu edilen hususlar hakkında öncelikle davalı şirket yönünden pasif husumet bulunup bulunmadığı noktasında değerlendirilme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda tüm dosya içeriği ve bilirkişi raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu konuşmanın, dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği, anılan kişinin hem davalı ... A.Ş.’de hem de dava dışı ...A.Ş.’de yönetim kurulu başkanı olduğu, ancak dava konusu konuşmanın ...A.Ş.’nin organizasyonu kapsamında gerçekleştirildiği, bu şirkete ait sosyal medya mecralarında yayımlandığı ve içeriği itibarıyla doğrudan satış faaliyetleri kapsamında pazarlama organizasyonuna yönelik olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar konuşmayı yapan kişinin davalı şirkette de yönetim kurulu başkanı olduğu sabit ise de; somut olayda dava konusu fiilin hangi tüzel kişilik adına ve hangi ticari organizasyon kapsamında gerçekleştirildiği hususu belirleyici olup, mevcut delil durumu itibarıyla söz konusu eylemin davalı ... A.Ş.’nin faaliyet alanı, organizasyonu veya ticari faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği yönünde yeterli ve kesin bir tespit yapılamamıştır. Bu itibarla, dava konusu eylem ile davalı şirket arasında hukuki sorumluluk doğuracak nitelikte bir bağlantı kurulamadığı, söz konusu organizasyon sorumlusunun dava dışı ...A.Ş. Olduğu her iki şirketin farklı tüzel kişilikleri bulunduğu dolayısıyla davalı şirket yönünden pasif husumet bulunmadığı kanaatine varılmıştır. İstinaf ilamında da belirtildiği gibi pasif husumetin bulunmaması halinde işin esasına girilmesi mümkün olmadığından, asıl dava yönünden esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.Karşı Dava bakımından yapılan incelemede ise; davacı/karşı davalının açtığı davalar ile rakibin faaliyetlerinin engellenmeye çalışıldığı ve bu suretle haksız rekabet oluşturulduğu ileri sürülmüştür. Bir kimsenin haksız rekabet teşkil ettiğini düşündüğü eylemler nedeniyle yargı yoluna başvurması, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında olup, bu hakkın kullanımı tek başına haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, karşı davacı tarafça açılan davaların salt zarar verme amacıyla ve tamamen mesnetsiz şekilde açıldığının ispat edilemediği, bu nedenle hak arama özgürlüğünün kötüye kullanıldığının kabulüne yeterli delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı/karşı davalının ticaret unvanında yer alan “sanayi” ibaresinin haksız rekabet teşkil ettiği iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; söz konusu unvanın ticaret siciline tescilli olduğu, tescilli unvanın sicilden terkin edilmediği sürece kullanımının hukuka aykırı kabul edilemeyeceği, bu haliyle haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulünün mümkün olmadığı sonucuna varılmakla karşı davanın esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,2-Karşı davanın esastan REDDİNE,3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, asıl davada davacı tarafından 85,39-TL peşin harcın düşümü sonucu kalan 646,61 TL harcın asıl davada davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Asıl davada davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 5.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Asıl davada davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,6-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, karşı davada davacı tarafından 262,50 TL peşin harcın düşümü sonucu kalan 469,50 TL harcın karşı davada davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-Karşı davada davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla;a-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 10.000 TL vekalet ücretinin karşı davada davacıdan tahsili ile karşı davalıya verilmesine,b-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 5.000 TL vekalet ücretinin karşı davada davacıdan tahsili ile karşı davalıya verilmesine,8-Karşı davada davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...(e-imza)Hakim ...(e-imza)