Anahtar kelimeler: Karakolda Şiddet Atıldığına Cumhurbaşkanına İftira Şüpheden İşlemediğine Süreç Gördüğüne Edenin

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine, kendisine iftira atıldığına, karakolda şiddet gördüğüne, şüpheden yararlandırılarak hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, haksız tahrike konu olabilecek bir durumun dosya kapsamından tespit edilememesi nedeniyle sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;1. Dosya kapsamından; sanık hakkında aynı olay nedeniyle kolluk görevlilerine hakaret suçundan yürütülen bir soruşturmanın olduğunun anlaşılması, Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile birlikte kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçunun işlendiğinin kabulü halinde, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi karşısında, kolluk görevlilerine hakaret suçundan yürütülen soruşturmanın akıbeti araştırılıp delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2. 5237 sayılı Kanun'un 299/2. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi, tanık olarak ifadelerine başvurulan kolluk görevlilerinin hakaret sözlerinin nerede gerçekleştiğine dair farklı beyanlarda bulunduklarının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin nerede gerçekleştirdiği tespit edilmeden ve aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılmadan, ilgili kanun maddesi uyarınca sanığın cezasında artırım yapılması,Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.01.2026 tarihinde karar verildi.