Anahtar kelimeler: Çaycuma Usûlü Netice Açılarak Adlî Görüşü Adalet Basit Başvuran İstemi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Kasten yaralamaİNCELEME KONUSUKARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBasit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen ilk karara katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 2.520,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 12.09.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.12.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"1) 5271 sayılı Kanun'un 252/3. maddesinde yer alan 'Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.' şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine ilişkin Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli kararına yalnızca katılan vekili tarafından itiraz edildiği cihetle, itiraz üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca daha evvel yapılan indirimin korunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,2) Kabule göre de;Sanığın mahkûmiyetine esas suçtan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 86/2-1, 86/3-a, 29... /1. maddelerinin uygulanması neticesinde 252 gün adli para cezasına hükmedilmesini takiben, aynı Kanun’un 52/2. maddesi gereğince paraya çevirme işlemi yapılırken günlüğü 20,00 Türk lirasından hesaplanmak suretiyle neticeten 5.040,00 Türk lirası adli para cezası yerine, hesap hatası yapılarak 2.520,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252. maddesinin inceleme konusu ile ilgili üçüncü fıkrasında yer alan; "(3) (Değişik:2/3/2024-███████ md.) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verilen hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca indirim uygulanır.” şeklindeki düzenleme gereği basit yargılama usûlü uygulanarak verilen mahkumiyet kararına sanık dışındaki kişilerce itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılacak yargılama neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca yapılan indirim korunacaktır.2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütülüp verilen ilk karara katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 252/3. maddesi gereği aynı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca yapılan indirimin korunması gerektiği dikkate alınmadan ve mevcut uygulamaya göre hesaplama hatası yapılarak hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;“Sanık ...'un katılan ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2-2. maddesi gereği 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,Sanığın eylemini eşine yönelik gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86/3-a maddesi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 270 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,Sanığın lehine takdirî indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 168 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,Basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara sanık tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle sanık hakkında belirlenen cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 126 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un suç tarihi itibariyle lehine olan 52/2.maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 2.520,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.