Anahtar kelimeler: Aşkın Süredir Köyünde Harici Belirttiği Malik İlçesi Zilyetliğinde Zilyetlikle Kesinlik
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... ilçesi, ... köyünde bulunan ve kadastro sırasında tescil harici bırakılan dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazların 20 yılı aşkın bir süredir davacının malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunu, davacı lehine zilyetlikle tescil şartlarının oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuş, aşamada 17.07.2013 tarihli dilekçesiyle taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.06.2014 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "...Dava konusu ve temyize konu olan (A), (B), (C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin kadastro harici yer niteliğinde olup dosyadaki bilirkişi raporuna göre ... köyü mülki hudutları içerisinde bulunduğu, ... köyünün ... ilçesine bağlı olup bu ilçede adliye bulunmadığından adli yargı yeri olarak Batman iline bağlı olduğu ve taşınmazın aynına yönelik davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olacağı ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla, yetkisizlik kararı verilip bu kararın temyiz edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde kesinleşmesiyle dosya yetkili Batman Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporlarına, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin mera, meradan açma ya da Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp en az 30 yıldır davacı tarafından malik sıfatı ile nizasız ve fasılasız ekonomik amaca uygun zilyet olunduğu, taşınmazın mera ve orman niteliğinde bulunmayıp kamu hizmetine tahsis edilmediği, tarım arazisi vasfında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.05.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 19.155,88 m², (B) harfi ile gösterilen 9.503,68 m², (C) harfi ile gösterilen 2.954,87 m² kısımların bağ vasfı ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairenin 01.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; "...Somut olayda; 1984 yılına ait tek hava fotoğrafı bu konuda uzman olmayan jeolog bilirkişi tarafından incelenip yorumlamış, orman mühendisi bilirkişisi ise hava fotoğrafını sadece orman yönünden inceleyip değerlendirmiş, dolayısıyla hava fotoğrafı incelemesi yetersiz olmuş, taşınmaz bölümlerinin niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklinin ve süresinin ne olduğunu ve imar-ihyanın başlangıç tarihi ile tamamlanma tarihlerinin tespiti yönünden ziraatçı bilirkişinin yetersiz ve soyut içerikli raporu ile yetinilerek bu hususta ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, bozmadan önce alınan fen bilirkişi raporu ile bozmadan sonra alınan fen bilirkişi raporu arasında hem yüz ölçüm miktarında hem de krokinin şeklinde farklılık olmasına rağmen bu farkın neden kaynaklandığı araştırılmamıştır. Taşınmaz bölümünün doğu ve batı sınırında dere yatağı olmasına rağmen jeolog bilirkişi tarafından denetime elverişli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşup oluşmadığı somut olarak ortaya konulmadan hüküm kurulmuştur. Bu şekilde araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, fen bilirkişisi krokisinde (A1), (B1), (D) harfleri ile gösterilen taşınmazların 1 01... sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı ve bu taşınmazlara ilişkin davanın Midyat Kadastro Mahkemesinin 2020/9 Esas sayılı derdest dosyası üzerinden davanın görüldüğünün anlaşıldığı, diğer dava konusu (A2), (A3), (B2), (B3) ve (C) harfi ile gösterilen taşınmazlar yönünden ise 16.05.20 24... .05.2024 tarihli bilirkişi raporlarında 19 78... yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazların imar-ihya edilmediği ve tarımsal faaliyetin bulunmadığının tespit edildiği, dava tarihi itibarıyla davacının çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl süreyle zilyet olduğu hususunun ispatlanamadığı, davacı lehine imar-ihyaya dayalı zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı gerekçesiyle (A1), (B1) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden davanın usulden reddine, diğer dava konusu taşınmazlar bakımından ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece (A2), (A3), (B2), (B3) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazlar bakımından davanın reddine karar verilmişse de dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarıyla dava konusu taşınmazların davacı tarafından 30 yılı aşkın zamandır kullanıldığının anlaşıldığını, 1984 yılından hemen sonra taşınmazların imar-ihya edilerek kullanılmaya başlandığını, her ne kadar 1984 yılında tarımsal faaliyetin olmadığı bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de taşınmazdaki tarımsal faaliyetin 1984 yılından hemen sonra başladığını, Mahkemece 1984-2010 yılları arasında bulunan hava fotoğrafları istenmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davacının davasının reddine karar verilmesinin doğru olduğunu ancak TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca tescil talepleri bulunduğunu, bu nedenle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Batman ili, ... ilçesi, ... köyünde 1984 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümleri "taşlık" olarak tescil harici bırakılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gözetilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; davalı Hazine vekili yargılama sırasında dava konusu taşınmaz bölümlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini talep etmiş olup Hazine harçtan muaf olduğundan bu talep davaya müdahale niteliğindedir. Öte yandan, 3402 sayılı Yasa'nın 18. maddesi uyarınca tescile tabi nitelikte taşınmaz malların ekonomik yarar sağlanması mümkün olan hallerde Hazine adına tespit edileceği hüküm altına alınmıştır.
Hal böyle olunca, Mahkemece davacı tarafın davası reddedildiğine göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin tescile tabi ekonomik istifadesi mümkün yerlerden olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle davalı Hazine'nin tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!