Anahtar kelimeler: Yaparken Uhdesine Eskişehir Düzenli Satışı Borçlanma Protokolü Protokol Kesinlik Şartı
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının alacaklı olduğu takip dosyasından uhdesine geçen bağımsız bölümün müvekkiline satışı için taraflar arasında 18.01.2019 tarihli satış ve borçlanma protokolü imzalandığını, müvekkili protokol gereği ödemelerini düzenli olarak yaparken dava dışı 3. kişi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda davalı Banka adına kayıtlı tapu kaydının iptaline dair verilen kararın 18.07.2022 tarihinde kesinleştiğini, bu sebeple gayrimenkulün müvekkiline devrinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalıya protokolde belirlenen şekilde 340.708,00 TL ödeme yaptığını, davalının 30.11.2022 tarihinde müvekkilinin bilgisi olmadan hesabına 342.390,00 TL iade ettiğini, müvekkilinin ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmeler ve gayrimenkul fiyatlarında yaşanan artış nedeni ile Ocak 2019 tarihinden itibaren ödediği bedeller ile aynı şekilde bir gayrimenkul almasının mümkün olmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değere mahsuben şimdilik 1.000,00 TL'nin 09.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve 100,00 TL temerrüt faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş, 11.12.2023 tarihli dilekçesiyle satış bedeline ilişkin talebini 701.104,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin dava dışı üçüncü kişinin kredi borcuna teminat olarak lehine ipotek kurulan dava konusu taşınmazı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi neticesinde yasaya uygun şekilde satın aldığını, 07.01.2019 tarihinde internet üzerinden gerçekleştirilen e-ihale yolu ile en yüksek teklif veren davacıya %25 peşin; 120 ay taksitle 307.000,00 TL’ye satarak son taksitin ödenmesi ile birlikte taşınmazın mülkiyetinin davacıya intikali hususunda anlaştığını, 25.03.2019 tarihinde dava dışı ipotek borçlusu tarafından Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil konulu dava açılarak, taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulduğunu, bu sebeple davacıya tapu devrinin yapılamadığını, müvekkili Bankanın Eskişehir .... Şubesi çalışanlarınca davacıya yatırdığı tutarların hepsinin geri iade edilebileceğinin bildirilmesine rağmen davacının davanın sonuçlanmasını bekleyeceğini beyan ettiğini, tapu iptal davasının kesinleşmesi sonucu tapunun iptal edilerek dava dışı şirket adına tescil yapıldığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın kesinleşmesinin ardından davacıya ödediği meblağın faiziyle iade edildiğini, davacının munzam zararının müvekkilinin kusuru olmaması ve temerrüte düşürülmemesi nedeniyle oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan 18.01.2019 tarihli borçlanma protokolü ile dava konusu taşınmazın davacıya devrinin taahhüt edildiği, bunun üzerine davacının davalı Bankaya ödemelerde bulunduğu, dava dışı 3. kişi tarafından Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile davalı adına olan taşınmazın tapusunun iptal edildiği ve bu nedenle de ifanın imkansız hale geldiği, yasa hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu, davacının ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ve denkleştirici adalet ilkesi uygulanmak suretiyle talep edebileceği, bilirkişi tarafından denkleştirici adalet ilkesi uyarınca belirlenen bedelden davalı Banka tarafından ödenen anapara mahsup edilmek suretiyle kalan tutar yönünden davanın kabul edilmesi gerektiği, ancak işlemiş temerrüt faizini isteyemeyeceği gerekçesiyle; 100,00 TL temerrüt faizine ilişkin talebinin reddine, 701.104,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin konut satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz bulunduğu, resmi şekilde yapılmayan sözleşmesinin geçersizliğinin tüketici aleyhine olacak şekilde satıcı tarafından ileri sürülemeyeceği, davacı tüketicinin resmi şekilde yapılmayan sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ve denkleştirici adalet ilkesi uygulanmak suretiyle ulaştığı değeri talep edebileceği, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu taşınmazın tapu kaydının iptalinde müvekkilinin kusuru olmadığını, davacını yatırdığı meblağın faizi ile birlikte iade edildiğini, tanıkları dinlenmeksizin hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Temiz edilen karardaki gerekçeye, resmi şekilde yapılmayan konut satış sözleşmesinin geçersiz olmasına, davalı Banka tarafından dava açılmadan yapılan kısmi ödemenin bilirkişi tarafından denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tapunun iptaline dair Mahkeme ilamının kesinleştiği tarih itibariyle hesaplanan bedelden mahsup edilmesi suretiyle ödeme tutarının belirlenmesine, davacı tarafından bu tutar esas alınarak talebin artırılmış olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!