Anahtar kelimeler: Çöpler İliç Kompleks Erzincan Çevresel Madeni Madencilik Planlanan Mevkiinde Valiliği

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVALI) ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Erzincan İli, İliç İlçesi, ... Köyü Mevkiinde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Çöpler Kompleks Madeni Açık Ocak Genişleme" projesine ilişkin olarak Erzincan Valiliği tarafından verilen 1... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif ve bilirkişi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; 13.02.2024 tarihinde meydana gelen toprak kayması hadisesinin 977.399.30 m²'lik alanı etkilediği ve bu olay neticesinde madenin yer aldığı bölgenin ekosisteminde (toprak, hava, su) kısa ve uzun dönemli birtakım olumsuz etkiler olacağı, bu etkilerin de mutlaka dikkate alınarak (Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flatasyon Tesisi Projesi için) yeniden bir ÇED raporu oluşturulmasının gerekli olduğu, projenin yer aldığı bölgenin jeolojik karakteristikleri, tektonik yapısı ve topoğrafik özellikleri dikkate alındığında, değişecek ortam şartlarına karşı yüksek hassasiyete sahip olduğu, proje alanında yer alan jeolojik birimlerin kaya türü özellikleri, tabakalanma yapıları ve süreksizlik düzlemleri kaya kütlelerinin dayanım özelliklerini zayıflattığı, proje sahasını doğrudan etkileyen faylar ve proje sahasına çok yakın mesafede yer alan Türkiye’nin en önemli kırık hattı olan Kuzey Anadolu Fay Zonunun bölgeyi deprem açısından önemli kıldığı, lokal faylar ve kuzey anadolu fay zonunda meydana gelecek büyük depremlerin proje sahasını etkileyeceği ve çeşitli problemlerin yaşanmasına neden olacağı, proje sahasında eğimi yüksek yamaçların bulunmasının bölgenin dış etkilere karşı hassasiyetini artırdığı, eğimin yüksek olması nedeni ile yağışlı dönemlerde meydana gelecek bir deprem durumunda ve sahada yürütülecek inşaat faaliyetleri esnasında heyelanların meydana gelmesinin beklendiği, projenin yer aldığı bölgede, deprem, heyelan, su baskını ve çığ gibi doğal afetlerin meydana gelme potansiyelinin yüksek olduğu, bu afetlerin meydana gelmesinin, proje sahasındaki ulaşım yollarının, tesislerin, elektrik ve su iletim hatlarının ve makine ekipmanlarının hasar görmesine neden olacağı, ayrıca, bu tür afetlerin can kayıplarına neden olma ihtimalinin de çok yüksek olduğu, kaya kütle geçirimliliği, yüzey ve yeraltı suyu kirlenme potansiyeli tespitleri dikkate alındığında ve davaya konu alanı da içine alan Erzincan İli, İliç İlçesi, ... Köyü Mevkiinde (müdahil) ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "... Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flatasyon Tesisi Projesi" için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen █████/2021 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının, Mahkememizin E:..., E:... ve E:...sayılı dosyalarında verilen kararlar ile iptal edildiği de göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu ... Köyü Mevkiinde (müdahil) ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Çöpler Kompleks Madeni Açık Ocak Genişleme Projesi" için Erzincan Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nce verilen ...tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: 1- Davalı idare tarafından, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararı verilen alanın █████/2024 tarihinde kayma yaşanan Yığın Liç Tesisi bölgesi dışında yer alan bir bölge olduğu, alanda bugüne kadar bir olumsuzluk gözlenmediği, alanı gösterir harita (YLS ve Açık Ocak Genişleme PTD Harita) incelendiğinde, ÇED Gerekli Değildir kararı verilen Çöpler Kompleks Madeni Açık Ocak Genişleme Projesi alanı ile Yığın Liç Tesisi arasında kuş uçuşu yaklaşık 1150 m mesafe bulunduğu, dava konusu işlemin ilişkin olduğu projenin açık ocak maden sahasında kuzey batı kısmında oluşturulan basamakların jeolojik ve jeoteknik koşullar nedeniyle gerekli emniyet şartlarını sağlaması, şev eğimlerinin güvenli olacak şekilde düzenlenmesi için 5,8 hektarlık bir genişleme çalışmasını içerdiği, bu proje sahasında üretime dahil edilecek cevherleşme bulunmadığı, Bilirkişi Raporunda tesis geneline ilişkin kümülatif bir değerlendirmenin yapıldığı, ÇED Olumlu Kararı verilen Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flotasyon Tesisi Projesi üretime yönelik kapasite artışını içeren proje olmasına rağmen, ÇED Gerekli Değildir Kararı verilen alanın jeolojik ve jeoteknik koşullar nedeniyle gerekli emniyet şartlarının sağlanması, şev eğimlerinin güvenli olacak şekilde düzenlenmesi için 5,8 hektarlık bir genişleme çalışmasını içerdiği, üretime dair bir proses içermediği, bilirkişi raporunda dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına özel bir değerlendirme yapılmadığı, ÇED Olumlu kararı kapsamında tesis genelinde bulunan (ADR,Yığın liç,Atık Barajı, Sülfit tesisi v.b) tüm üniteleri kapsayacak şekilde değerlendirme yapıldığı, ancak dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararı verilen projede üretime dair bir proses, yapı, tesis bulunmadığından tesis geneli ile ilgili olarak değil ÇED kararı verilen alana özgü değerlendirme yapılmasının gerektiği, bilirkişi raporuna itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediği, kaza neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen... numaralı soruşturma dosyası kapsamında oluşturulan 22.11.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda, ÇED raporunda onay ve/veya imzası bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerinin kusursuz olduğu yolunda görüş ve kanaat bildirildiği, anılan bilirkişi raporunda, kazanın ÇED kararları ile ilişkilendirilmeyeceğinin ÇED kararlarının hatalı olmadığının net bir şekilde ortaya konulduğu ileri sürülmektedir.2-Davalı Yanında Müdahil tarafından, öncelikle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen... soruşturma dosyası kapsamında hazırlanan Kasım 2024 tarihli bilirkişi raporunda, "Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı Ve Flatasyon Tesisi Projesi" için Çevre, Şehircilik Ve İklim Bakanlığı tarafından verilen █████/2021 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının hukuka uygun olduğu yönünde kanaat bildirildiği, anılan raporda, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararı ile 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen heyelan olayı arasında doğrudan bir ilişki kurulamayacağının ortaya konulduğu, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu █████/2023 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararına yönelik değerlendirme yapılması gerekirken heyelan olayına ilişkin bazı unsurların geriye yönelik olumsuz kanaat olarak sunulduğu, Maden Mühendisi bilirkişi tarafından, 13 Şubat 2024'te meydana gelen heyelan nedeniyle işletmenin/şirketin çevre izin ve lisanslarının iptal edildiği dolayısıyla mevcut ÇED Olumlu ve ÇED Gerekli Değildir kararlarının da geçerliliğinin kalmadığı şeklinde son derece hatalı ve hukuka aykırı bir kanaat bildirildiği, bu iki durum arasında bağlantının nasıl kurulduğunun anlaşılamadığı, maden sahasında yapılan patlatmaların ocak şevlerine etkilerinin operasyonel bir konu olduğu, bu hususun ÇED raporunun ya da çevre mevzuatının bir konusu olmadığı, ÇED çalışmalarına konu patlatma değerlendirmelerinin, "Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği" kapsamında yakın yerleşim yerlerindeki hassas kullanım olarak değerlendirilen binalara olabilecek muhtemel etkilere yönelik gerçekleştirildiği, ODTÜ Maden Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli uzman görüşünde, söz konusu durumun açıklığa kavuşturulduğu, ayrıca açık ocaklarda patlatma yapılan alanlarla yığın liçi sahası arasında yer alan manganez ve mermer ocağının bariyer görevi gördüğü hareket dalgalarının bu bariyeri aşamayacağı, kullanılan patlayıcının yığın liçi stabilitesine etkisinin olduğuna dair somut bir delil bulunmadığı, bilirkişi raporunun Çevre Mühendisliği açısından değerlendirmeye ilişkin kısımlarında da dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına ilişkin olmayan, 13 şubat olayı ile ÇED sürecini ilişkilendirmeye çalışan değerlendirmelere yer verildiği, ÇED kapsamında risk değerlendirmesinin öngörülebilecek olası çevresel etkilere karşı alınacak önlemler kapsamında yapıldığının hem Mahkemece hem de bilirkişiler tarafından göz ardı edildiği, Yığın Liçin tasarımının yetkin firmalar tarafından çalışıldığı ve raporlandığı, bu raporların ÇED içerisinde referans kullanılarak konu edildiği ve herhangi bir ek yorum yapılmadan ilgili bölümlerde özetlendiği, Yığın Liçi sahası ile ilgili olan duraysızlık değerlendirmelerinin, tasarımcı firmanın sağlamış olduğu jeoteknik değerlendirmeler baz alınarak yazıldığı, bilirkişi raporunun şehir ve bölge planlama yönünden değerlendirmeye ilişkin kısmında 2022 tarihli olayın değerlendirildiği, oysa söz konusu olayın 13 şubat tarihli olaydan tamamen farklı olduğu ve dava konusu ÇED raporu ile de ilişkilendirilemeyeceği, Mahkemece dava konusu işlem özelinde değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporunda dava konusu 10.08.2024 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" kararı ile 13 şubat 2024 tarihinde meydana gelen heyelan olayı ilişkilendirilerek "ÇED Gerekli Değildir" belgesinin geçersiz olduğu hakkında görüşler mevcut olduğu oysa ÇED belgesi ve heyelan olayının birbirinden bağımsız, birbiri ile ilişkilendirilmemesi gereken ayrı olaylar olduğu, ÇED kararının ÇED belgesinin onaylandığı tarih, o an yürürlükte olan mevzuat, koşullar ve içeriğinde sunulan veriler ile değerlendirilmesi gerektiği, madencilik faaliyetine dahil olan yapıların imar mevzuatı gerekliliklerinden muaf oldukları, deprem performans analizinin binalar için bile bir zorunlu olmadığı, proje tanıtım dosyası kapsamında istenen bir konu da olmadığı, tesislerin inşaat projelerinde depremsellik konusunun çalışıldığı ve yapıların bölgenin deprem özellikleri dikkate alınarak projelendirilmiş olduğu, proje sahasından ve etki alanından ayda iki kez alınan yüzey ve yeraltı suyu numunelerinin, yurt içinde ve yurt dışında olmak üzere iki adet akredite laboratuvar tarafından analiz edildiği, bu sayede, analiz sonuçları arasında çapraz kontrol yapılabildiği, patlatmaların ocak şevlerine etkilerinin operasyonel bir konu olduğu, ÇED proje tanıtım dosyasının ya da çevre mevzuatının bir konusu olmadığı, ÇED çalışmalarına konu patlatma değerlendirmelerinin, Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği kapsamında yakın yerleşim yerlerindeki hassas kullanım olarak değerlendirilen binalara olabilecek muhtemel etkilere yönelik gerçekleştirildiği, operasyon esnasında ocak alanlarındaki riskler için ise her ocakta maden planlaması ve optimizasyonu yapılırken patlatma paterninin özel olarak belirlendiği ve bahse konu riskleri yönetebilmek ve uyumluluğu sağlamak için her patlatma en iyi uygulama teknikleri de dikkate alınarak kontrollü bir şekilde yapıldığı, 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen heyelanın, Çöpler projesinin oksitli cevher zenginleştirme tesisinin bir parçası olan yığın liç alanında gerçekleştiği, tesise yönelik ÇED raporunda dahi yığın liç tesisiyle ilgili sadece Faz 5 ve 6 projesinin bulunduğu, maden alanının genel olarak zayıf mera ve çalılık alanlardan oluşturğu, maden sahasının Arazi Kullanım Kabiliyeti (AKK) toprak sınıflaması bakımından bilirkişinin de belirttiği gibi VI. ve VII. sınıf arazilerden oluştuğu, maden sahasında mutlak veya özel ürün arazisi özellikleri taşıyan bir arazi bulunmadığı, bilirkişi raporundan tarım arazisi olduğu belirtilen maden sahasının kuzeyinde bulunan kil alanının T.K.G.M. kayıtlarında orman arazisi olarak geçtiği, söz konus alanda ekonomik bir tarımsal faaliyetin yapılmasının mümkün olmadığı, proje sahasında cevherleşmeden dolayı otlatmaya yarayışlı bitki çeşidinin az ve yetersiz olması, sahanın bulunduğu mera veya orman olarak geçen alanlarda eğimin yüksek olması, toprak derinliğinin az olması ve düzenli bir rüzgâr erozyonuna uğraması sonucu zayıf mera sınıfında olup verimli bir otlatma sağlamadığı, mera arazileri için 4342 sayılı Mera Kanunu ve Mera Yönetmeliği kapsamında, tarım arazileri için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ve yönetmelikleri kapsamında ilgili tüm kurumlardan gereken bütün izinlerin alınmış olduğu, cevherlerin yüzeye ulaşmasını fayların sağladığı, maden işletmelerinin bulunduğu sahada fayların olmasının doğal olduğu, maden işletme tesislerinin temel zemin jeolojik ve jeoteknik araştırmaları göz önünde bulundurularak dizayn edildiği ve bu dizaynlar doğrultusunda inşa edildiği, bölgedeki faylar dikkate alınırken tesise yönelik ÇED Raporunda da belirtildiği gibi en etkin ve sahaya yakın olan Kuzey Anadolu Fay hattı dikkate alınmış olduğundan, Divriği fayının gösterilmemiş olmasının bir eksiklik olmadığı, Jeofizik Mühendisi bilirkişi tarafından, 2021 tarihli tesise yönelik ÇED Raporu ve eklerinin incelenmesi gerekirken, S. firmasının 2006 ve 2007 tarihli raporlarının incelenerek görüş oluşturulduğu, dava konusu olan tesisin ÇED Raporu kapsamında yer alan “ADT ve Pasa Sahaları Şev Stabilitesi Analizi” raporlarının bulunduğu, “Pasa Sahaları Şev Stabilite Analiz Raporu”nun ilgili tesisin ÇED raporu kapsamında tanımlanmış pasa sahasına ilişkin en güncel jeoteknik değerlendirmeleri içerdiği, proje sahası ve çevresinde toplam 82 adet HCN ölçüm dedektörünün bulunduğu, yapılan ölçümlerde bugüne kadar olumsuz bir sonuç tespit edilemediği, zero (0 ppm) ve span (10 ppm) kalibrasyonu yapıldığında dedektörlerin 0-10 ppm arasındaki tüm değerleri sağlıklı bir şekilde ölçebileceği, projenin yer aldığı bölgenin topoğrafyasına bakıldığında ve uzun dönemli kar yağışı verileri incelendiğinde, sahada çığ oluşmasının mümkün olmadığı, proje ünitelerinin oturduğu topoğrafyada projeyi etkileyecek bir sel olayının mümkün olmadığı, 10 yıldır çalışmakta olan madenden kaynaklı bir hidrojeolojik kirlenme meydana gelmediği, asit maden drenajı ile ilgili olarak tesisin ÇED raporunda oldukça kapsamlı açıklamaların yer aldığı, Ankara Üniversitesi jeoloji mühendisliği bölümü öğretim üyesi tarafından hazırlanan Eylül 2024 tarihli uzman görüşünde, yeraltı ve yüzey suları ile ve toprakta olay öncesi ve olay sonrasına ait parametrelerde kirlilik açısından bir yükselme belirlenmediği, hava kalitesinde de kirlilik açısından bir yükselme belirlenemediği tespitlerine yer verildiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının talimatları doğrultusunda, ADT’deki evaporatörlerin kullanımının durdurulduğu, 2022 yılından bu yana ADT’de herhangi bir evaporatör kullanımının söz konusu olmadığı, proje sahibi firma tarafından konu ile ilgili sosyal kaygılar dikkate alarak evaporatör kullanımının kesin olarak sonlandırıldığı, evaporatörlerin kullanıldığı dönemde ise, proje sahasına yakın yerleşim yerlerinde bulunan çevre istasyonlarında rutin çevresel izleme programı kapsamında düzenli olarak yapılan toz (PM2.5: 2,5 mikrondan küçük partikül madde) ölçümleri ve tozdaki metal analizlerinin sonuçları incelendiğinde, hava kirliliğine neden olabilecek bir durumun bulunmadığının görüldüğü, bilirkişi raporunun Şehir ve Bölge Planlama yönünden değerlendirmeye ilişkin kısmında dava konusu işleme ilişkin olmayan, tesisin ÇED raporuna dair dosyadaki görüşün aynısının aktarıldığı, Çevre Düzeni Planlarında (ÇDP) değişiklik yapma yetkisinin Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünde olduğu, ÇED İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) üyesi olan Genel Müdürlüğün ÇED olumlu kararı sonrası bu yetkisini kullanarak plana bunu işlememiş olmasının müdahil firmanın hatası olarak değerlendirilemeyeceği, 2021 ÇED Raporunun tabi olduğu ÇED Yönetmeliği ve Bakanlığın vermiş olduğu ÇED Raporu Formatında Paydaş Katılım Planının istenmediği, müdahil tarafından 2017 yılında Tandans firmasına “Erzincan İli İliç İlçesi ...... Altın Madeni İşletmesi Üçüncü Hane Halkı Araştırma Raporu” çalışması yaptırıldığı, ADT 1 ve ADT 2’nin Sabırlı dere yatağında yer almadığı, her iki tesisin de dere yatağının dışında dere yatağının vadisinde bulunduğu, meteorolojik verilerin yasal zorunluluklar doğrultusunda Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alındığı ve tüm modelleme ve değerlendirmelerin bu veriler ışığında yapıldığı, proje sahasında doğal afetlerle ilgili olarak alınması gereken tüm tedbirlerin, Acil Durum Hazırlık ve Müdahale Planı kapsamında ayrıntılı bir şekilde yer aldığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
:...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dava, Erzincan İli, İliç İlçesi, ... Köyü Mevkiinde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Çöpler Kompleks Madeni Açık Ocak Genişleme" projesine ilişkin olarak Erzincan Valiliği tarafından verilen ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararının iptali istemiyle açılmış, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Dosyanın dava konusu işleme ilişkin Proje Tanıtım Dosyası ile bilikte incelenmesinden, Çöpler Kompleks Madeni için ilk "ÇED Olumlu" kararının 2008 yılında verildiği, mevcut işletme için 2008 ÇED Olumlu kararına ek olarak; mobil kırıcı tesisinin işletilmesi için alınmış olan 10 Nisan 2012 tarihli ÇED Olumlu kararı ile SART tesisi ilavesi, Çöpler ekonomik olmayan kaya (pasa) sahasının depolama kapasitesinin arttırılması ve açık ocak madencilik faaliyetlerinde kapasite artışının gerçekleştirilmesi için 17 Mayıs 2012 tarihli ÇED Olumlu kararlarının düzenlendiği, Çöpler maden sahasında tespit edilen sülfitli cevherin çıkarılması ve zenginleştirilmesi amacıyla projede kapasite artışı çalışmaları yürütülerek hazırlanan ÇED Raporu değerlendirilmek suretiyle 24 Aralık 2014 tarihinde “ÇED Olumlu” kararı verildiği, halihazırda üretim faaliyetleri devam eden açık ocak işletmesinde kuzeybatı kısmında oluşturulan basamakların jeolojik ve jeoteknik koşullar nedeniyle gerekli emniyet şartlarını sağlayacak şekilde düzenlenmesi amacıyla dava konusu proje ile açık ocağın kuzeybatı kısmında 5,83 ha büyüme planlanlandığı,Diğer taraftan Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu işlemin konusunu oluşturan büyümeden kaynaklanacak olası çevresel etkilere özgü bir değerlendirmenin yapılmamış olduğu, büyümenin gerçekleştirilmesi halinde meydana gelebilecek olumsuz çevresel etkilerin neler olduğunun bu çevresel etkilerin giderilmesi ya da en aza indirilmesi için Proje Tanıtım Dosyasında yeterli değerlendirmelere, önlemlere ve tahhütlere yer verilmiş olup olmadığının, yer verilmiş ise bu değerlendirme, önlem ve taahhütlerin yeterli olup olmadığının bilimsel ve somut gerekçelerle ortaya konulmamış olduğu, yukarıda belirtilen ÇED Olumlu kararlarının konusu olan mevcut tesislerin bakılan dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının konusunu oluşturan büyüme ile birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına esas Proje Tanıtım Dosyasının yeterli olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, Mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.Bu durumda, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına esas kapasite artışından kaynaklanması olası çevresel etkileri değerlendirmek üzere Mahkemece yeniden hazırlanacak bilirkişi soruları çerçevesinde bir inceleme yapılarak alınacak ek bilirkişi raporu ya da aynı kapsamla sınırlı inceleme yapmak üzere yeniden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden alınacak yeni bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle Mahkemece yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, yukarıda belirtilen nedenlerle denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak temyize konu Mahkeme kararının onanması yolundaki çoğunluk kararına katılmıyoruz.