Anahtar kelimeler: Beldelerini Başlanmış Mart Ayı Kapsayan İlçesi Anadolu İstinaden Başladığını Türkiye

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ███████ Esas - ████████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile ... arasında ...... ilçesi ..., ..., ..., ..., ... beldelerini kapsayan temsilcilik sözleşmesi imzalandığını, davacının bu sözleşmeye istinaden 2003 yılı Mart ayı itibari ile ...'da faaliyete başladığını, her ne kadar davacı ile ... Türkiye temsilcisi arasında bu sözleşme imzalanmış ve faaliyete başlanmış ise de, ... Türkiye temsilcisinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, aksine davacının faaliyetine engel olmaya çalıştığını, müşteri yönlendirmelerini başka şubelere yaptığını, sözleşme gereği başka bir şubede araç yetmediği zaman, diğer ... yetkili ofislerinden tamamlanması gereken araç ihtiyaçlarını, ... ile ilgisiz, tamamen ayrı, bağımsız firma ...'nden tamamladığını, davacının ...'e marinalardan birinde, çevredeki gayrimenkul değerlerinden 3 ila 4 kat fazla maliyetle ofis tuttuğunu ve dekore ettiğini, hiç bir destek almadan pazarlama planlaması ve çalışmaları gerçekleştirdiğini, ... ...'a %100 kendi imkanları ve bütçesiyle 3 sene boyunca sponsor olduğunu, o dönemdeki ... temsilcisi ...'a ısrarla sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve birlikte çalışma isteklerini belirtmesine rağmen ... Türkiye temsilcisinin hiçbir sebep ve gerekçe göstermeden yükümlülüklerini yerine getirmediğini, diğer şubelerin bilgileri internet sitesinde ve reklamlarda dahi yayınlanırken davacının ...'da ... şubesi açtığının ne ... Türkiye'nin, ne de uluslararası ...'ın hiç bir hesabında paylaşılmadığını, duyurulmadığını, yayınlanmadığını, davacı şubesinin tanıtımı yapılmadığı gibi diğer şubelere sistem üzerinden araç kiralama ve rezervasyon hizmeti sunulurken davacı şirkete bu imkanın hiç bir zaman sunulmadığını, sonraki süreçte ... Türkiye temsilcisi ...'ın kendi içerisinde bir krize girdiğini ve koordinasyonun tamamen ortadan kaybolması ile Türkiye Ana Temsilcisi tarafından Türkiye'deki birçok ... ofisinin kapatıldığını, davacı şirketin, ... ... (Türkiye'nin de bağlı olduğu İngiltere'deki bölge ...) ile iletişime geçtiğini davacının ... ...'de bulunan ... ofisinin ...'in uluslararası sisteminde yer almasını sağladığını ve ... Uluslararası sisteminden davacıya yurtdışı kaynaklı birçok rezervasyon sağlandığını, araç kiralamalarının yapıldığını, davacının bu dönemde yaptığı sadece 1 sezonluk yurtdışından gerçekleştirilen rezervasyonlar neticesindeki taplam cironun 32.400,00-USD olduğunu, daha sonra 2006 yılı sonbahar dönemi itibari ile ...'ten davacıya gelen rezervasyonların tekrar kesildiğini ve ... ... ofisinin .... sisteminden çıkarıldığını, davacının tüm uyarı ve ikazlarına tağmen çok az olan ... desteğinin tamamen ortadan kalktığını, bu dönemde, ..Franchise Geliştirme Direktörü olan ...'nin, davacının düzeltme ve yardım taleplerine, sözleşme taraflarca feshedilmemesine rağmen ... ismiyle faaliyetin derhal durdurulması gerektiği şeklinde cevap verdiğin, ... Türkiye'nin bu koordinasyon eksiklikleri ve sistemdeki hatalar dolayısıyla sistemi yönetememesi sebebiyle ... ...'nin Türkiye Temsilciliği için ... ....... A.Ş, ile anlaştığını, bu anlaşma sonrası ...Türkiye Temsilciliği ile davacı arasında sözleşme bulunduğundan, bu sözleşmenin uygulanması için davacı yetkilileri ile eski ... ...'ın yönlen-dirmesiyle ... .... A.Ş. yetkililerinden ...'nın görüştüklerini, bu görüşme neticesinde davacı şirket yetkililerine aradaki sözleşmenin devam etmesi için başlangıçta ödenen şerefiye bedeli tutarının artık geçerli olmadığının, tekrar franchise bedeli ödenmesi gerektiği nin, bu durumda sözleşmenin devam edeceğinin söylendiğini, sözleşmenin geçerlilik koşulları gereği böyle bir yükümlülüğünün bulunmadığını, tekraren bir şerefiye bedeli ödenmeksizin sözleşmenin devam edeceğinin taraflar arasında imza altına alındığını, bu teklif sözleşmeye aykırı olduğu için kabul edilmediğini, bunun üzerine sözleşmeyi hiç bir şekilde feshetme gereği dahi duymayan ... Türkiye Temsilcisi .......... A.Ş.,'nin davacı şirketi, tabelanın indirilmesi, ofisin kapatılması, aksi halde mahkemeye başvuracakları gibi sebeplerle taciz ettiğini ve iş yapmasına engel olunduğunu, bu süreçte ... Türkiye Temsilcisi ......... A.Ş. veya ... ... (İngiltere ...) tarafın dan davacıya ihtar veya hukuki mahiyette sayılabilecek hiç bir evrak ya da yazının gelmediğini, davacı şirketin bulunduğu ofisin kira olması sebebiyle bu şubeyi kapattığı döneme kadar kiracısı olarak kullandığı işyerine ilişkin kiraları ödeyememesinden dolayı; kiraya veren...işletmeleri ile arasında birçok kira problemleri ortaya çıktığını, SGK ve vergi problemlerinin ortaya çıktığını, davacı ile ... Türkiye Temsilcisi (şu anda .......... A.Ş.) arasında bulunan ve halen feshedilmeyen sözleşme ve bu sözleşmenin yükümlülüklerinin davalı taraf ... Türkiye Temsilcisi (... .... A.Ş.) tarafından yerine getirilmemesi sebebiyle davacının uğradığı zararlar ve kazanç kaybı hakları bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik; davacı tarafından ... Türkiye Temsilcisine ödenen 10,000,00-USD'den şimdilik 4.000,00-TL'nin, 2006 yılında yurt dışından gelen rezervasyonlar içinde ... yurt dışı merkezi tarafından tahsil edilen, davacı firmanın alacak hanesine kaydedilen ancak ödemesi yapılmayan tutarlar için 2.959,00-USD'den şimdilik 1.000,00-TL'nin; 2003-2004-2005 yıllarında ...'in Türkiye Ana Temsilcisi ile karşılıklı yapılan ilave kiralama ticareti sonucunda davacının alacak hanesine kaydedilmesi gereken ancak kaydedilmeyen ve ödemesi yapılmayan 2.415,00-USD'den şimdilik 1.000,00-TL'nin; davacının, ... yurt dışı kaynaklı gelen 2006 yılı rezervasyonları sonucundaki cirosu baz alınarak davacının mahrum kaldığı 194.400,00'USD den şimdilik 1.000,00 TL'nin, Müvekkil Firmanın, ... yurt içi kaynaklı 2006 yılındaki rezervasyonları sonucundaki ciro baz alınarak (rezervasyon gönderilmemesi sebebiyle) davacının mahrum kaldığı 180.000,00'USD den şimdilik 1.000,00-TL'nin, ... Türkiye Temsilciliği ile davacı arasındaki anlaşmaya konu olan bölgede, davacı şirkete gönderilmesi gereken araç kiralama rezervasyonlarının başka bayiliklere gönderilmesi sebebiyle davacıya ödenmesi gereken “Royalty Fee" ücretinden şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ... ile yaşanılan olumsuz süreç sonucunda davacının işletmesini kapatmak zorunda kalması nedeniyle uğradığı zararlara karşılık şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, zararların reoskont/avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ......... A.Ş. bünyesinde faaliyet gösterdiğini, sadece .......markası ile yaklaşık 60.000 araçlık bir filo ile kiralama yaptığını, ana sözleşmesinde de araç kiralama yapacağına dair madde bulunduğunu, davacının huzurdaki dava ile davalının taraf olmadığı bir yerel temsilcilik sözleşmesi sebebi ile uğramış olduğunu iddia ettiği maddi zararın tazminini talep ettiğini, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın talep etmiş olduğu tüm alacak kalemlerine karşı zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü alacak kalemlerini açıkça beyan etmesi nedeniyle belirsiz alacak davası açama yacağını, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalıya husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davaya konu yerel temsilcilik anlaşmasının davalının taraf olduğu bir sözleşme olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen alacak kalemleri bu sözleşmeye istinaden talep edilmekteyse de davalı şirketten tarafı olmadığı bir sözleşmenin edimlerini yerine getirmesinin beklene meyeceğini, davalı ile davacı tarafın sözleşmeyi imzaladığı ... ... A.Ş. arasında herhangi bir hukuki ya da ekonomik bağ dahi bulunma-dığını, davalı şirketin ... markasının kullanım haklarını ve lisansörlüğünü 2007 yılının Haziran ayında devraldığını, davaya konu yerel temsilcilik anlaşmasının ise 2003 yılının Mart ayında davacı ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında imzalandığını, davacıın taleplerinin muha-tabanının da ... ... A.Ş. olduğunu, bu şirkete ödendiği belirtilen 10.000,00-USD'nin davalıya ödenmiş bir meblağ olmadığını, davacı nın şerefiye ödemesi adı altında başka bir tüzel kişi tacire yapmış olduğu ödemeyi davalıdan talep edemeyeceğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının maddi tazminat taleplerinin hangi dayanak ve nasıl bir rayiç üzerinden hesaplandığına dair de herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediğini, davalının huzuraki yargılamada herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davanın davacı ile Yerel Temsilcilik Sözleşmesi imzalayan ... ... A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "Bilirkişi raporundaki doneler yapılan yargılama toplanan tüm delillere göre; davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, davacının davalının taraf olmadığı ve davacı ile dava dışı ... .. ...... A.Ş. Arasında imzalanan sözleşme ile ... ili ... ilçesi dahilinde oto kiralamaya ilişkin yerel temsilcilik söz-leşmesinin ihtilafsız olduğu, bu sözleşmede davalının franchise alan durumunda olduğu, ... tarafında n franchise verilmiş olmasının davalının sorumluluğuna neden olmadığı, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince ancak sözleşmeye taraf olanları bağlayacağı, davacının yaptığı ödemelerin davalının mal varlığına girdiğine ilişkin bir delil ibraz edilmediği, davacının dayandığı sözleşmeye aykırı-lığı ancak sözleşenine yönelebileceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,''1-DAVANIN REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile ... arasında 2003 yılında temsilcilik sözleşmesi imzalandığını; imzalanan sözleş-me gereğince karşı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini; ... ...'nin, Türkiye temsilciliği için davalı ... .... A.Ş. ile anlaşması üzerine, davalı şirketin de halihazırdaki sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmemesi, sözleşmeye aykırı taleplerde bulunması ve bu nedenle uğranılan zararlar nedeniyle işbu davanın açıldığını, ... Genel Merkez ile Türkiye temsilcisi davalı ... arasında acentelik sözleşmesinin varlığına dair herhangi bir tereddüt bulunmadığını; mahkemece alınan ve karara dayanak gös-terilen bilirkişi raporunda davalı ile ... arasındaki ilişkinin hiç irdelenmediğini ve değerlendirilmediğini, davacı şirket tarafından sunu-lan cevap dilekçesinde de, ... ... ile aralarında acentelik sözleşmesinin olmadığına dair herhangi bir itirazda bulunulmadığını, merkez şubesi Yurt dışında olan şirkete izafeten dava açılabilmesi için, davalı olarak gösterilen ilgili şirketin Türkiye'de yetkili acentesi olma sı zorunluluğu göz önüne alındığında böyle bir durumun varlığı halinde karşı tarafın bunu cevap dilekçesinde belirteceğini, davalı şirketin sunmuş olduğu cevap dilekçesinin 5. maddesinde açıkça ''... markasının kullanım haklarını ve lisansörlüğünün 2007 yılının haziran ayında devraldığını'' ifade ettiğini; dolayısıyla davacı davacınınn uğradığı zararlar nedeniyle ... firmasına karşı açılacak davada davalıya karşı husumet yöneltilmesi gerektiğini; bilirkişi raporunda bu hususun da değerlendirilmediğini, ... ...'nin, Türkiye Temsilcili ği için davalı şirket ile anlaştığını; müvekkili şirket ile ... Türkiye Temsilciliği arasında bulunan sözleşmeye aykırı hareket edildiğinden ... firmasına ve davalıya karşı işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, ... Resmi internet sayfasında da (www.....com.tr) davalı şirketin bilgileri bulunduğunu; bu durumun taraflar arasında acentelik sözleşmesinin mevcudiyetini kanıtlar nitelikte olduğunu, ... Türkiye resmi internet sayfasında (www.....com.tr.) Türkiye'deki yetkili şirket olarak davalı şirket bilgilerinin bulunduğunu, internet sitesi ekran görüntüsünün dosyada mevcut olduğunu, bu durumun bile başlı başına ... Türkiye Temsilcisi'nin davalı şirket olduğunu gösterdiğini, aksi takdirde resmi internet sayfasında bulunan yetkili şirketin yurt dışı menşeli ... şirketiyle arasında herhangi bir bağlantının olmadığını ifade etmenin tamamen gerçeğe aykırılık oluşturacağını,Müvekkili ile ... Türkiye arasındaki sözleşmenin feshedilmediğini ve halen cari olduğunu; dolayısıyla ... Türkiyenin şu andaki yetkilisi ve temsilcisi davalı olduğundan davada taraf olmasının yasal bir durum olduğunu; davalıya yöneltilen işbu dava ... olduğu için değil ... Türkiyenin yetkili temsilcisi ve yetkilisi olduğu için olduğunu, davacının sözleşmeyi herhangi bir şirketle değil ... Türkiye temsilcisi ile yaptığını; temsilcinin değişmiş olmasının geçmiş sözleşmeleri hükümsüz kılmayacağını; dolayısıyla tüm sorumluluk ve yükümlülük lerden temsilci olarak davalının sorumlu olduğunu; açıklanan nedenlerle, usule yasaya aykırı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, izah edilen, dava ve beyan dilekçelerinde açıklanan ve mahkemenin re'sen gözeteceği nedenlerle; tehiri icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yapılacak yargılama ile dava nın kabulüne ya da kararının kaldırılarak dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ile dava dışı ... ...... A.Ş. Arasındaki yerel temsilcilik anlaşmasından doğan edimlerin yerine getirilmediği ve sözleşmenin ihlali nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararların ve bu sözleşmenin 5.1 maddesine istinaden ... Şirketi'ne ödendiği belirtilen 10.000,00-USD şerefiye bedelinin, ...'in yeni Türkiye temsilcisi olduğu olduğu iddia olunan davalıdan tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya içeriği belgelere göre; davacı ile dava dışı ... ... ........ A.Ş. Arasında 2003 yılında, ...'ın ana lisansörlük haklarına dayanarak davalıya ... İli, ... İlçesi ..., ..., ... ve ... ...sınırları dahilinde temsilcilik verilmesi konusu sözleşme bağıtlandığı, sözleşmede ...'ın ve davacının yükümlülüklerinin ayrı ayrı düzenlendiği, davacının dava dilekçesindeki iddiasının ...'ın sözleşme ile yükümlendiği edimleri yerine getirmediğine, sözleşme, sözleşmedeki süreye ve feshe ilişkin hükümler çerçevesinde sona ermemiş olmasına rağmen, davacının ... markası adı altında faaliyette bulunmasına son verilmesinin istenildiği ne, ... firmasının yeni Türkiye temsilcisinin davalı olduğuna, davalının 2003 tarihli bayilik sözleşmesini devralmış olduğuna ve o söz-leşmeden doğan yükümlülüklerin davalıya geçtiğine; ancak davalının sözleşmeyi devam ettirmediğine ve ... Şirketi'ne ödenen şerefi ye bedelinin yeniden ödenmesi gerektiğini beyan ettiğine, sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle kar kaybı ve maddi zarara uğradığı na, sözleşmenin davalı tarafından devam ettirilmemesi nedeniyle ...'a ödenen şerefiye bedelinin de davalı tarafından iadesi gerektiği ne yönelik olduğu anlaşılmıştır. Davacı ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin, ...'ın ... markasının sahibi olan ... ... ... şirketinin iştira-ki ve markanın Avrupa, Afrika ve Ortadoğu bölgesindeki lisans sahibi ... adına ve onun temsilcisi veya acentesi sıfatıyla yaptığı bir sözleşme olmayıp, ...'ın ... markasının ana lisansörü olarak Türkiye'de kendi adına yaptığı bir tür bayilik sözleşmesi olduğu, diğer ifade ile hukuki ilişkinin doğrudan ... şirketi ile kurulduğu, davacının bu sözleşmenin halen devam ettiğini ileri sürdüğü, davalının ise ... markası Avrupa, Afira ve Ortadoğu'da lisans sahibi dava dışı ... ile yapmış olduğu franchise sözleşmesi ile Türkiye'de ... işi yürütme ye yönelik münhasır olmayan bir lisans aldığı, davalının ...'ın veya ... ... ...'nın Türkiye'de ki yetkili temsilcisi veya acentesi olduğuna dair somut bir delil sunulmadığı, bu durumda davalının ... şirketi ile kurulan sözleşmenin davalı tarafından devralınmış olduğuna dair iddiasının yerinde olmadığı, sözleşme ihlaline dayalı istemler bakımından davalının pasif husumetinin mevcut olmadığı, öte yandan davacının tazminat taleplerini ... ... veya ... ... ...'ya izafeten ileri sürmediği, doğrudan davalıdan tahsil talebinde bulunduğu, buna göre bir an için davalının dava dışı ... ... veya ... ... ...'nın acentesi olduğu varsayılsa dahi, davacının anılan dava dışı şirketler ile davalı aracılığı ile kurulmuş bir hukuki ilişkisi bulunmadığı gibi, TTK'nun 105/3 fıkrası uyarınca acentenin ad ve hesabına işlem hareket ettiği kişilere karşı açılacak davalarda doğrudan acenteden talepte bulunulamayacağı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.