Anahtar kelimeler: Abone Bahsi Durduğunu Ödemediğini Kesilen Tüketimi Borcunu Takibi Kuruma Faturalar

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kuruma kayıtlı ... numaralı abone olup, elektrik tüketimi sonucu adına kesilen faturalar ile sabit olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine █████/2017 tarihinde bahsi geçen faturalara dayanılarak toplam 15.707,08TL üzerinden İstanbul 36.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın, davalının tükettiği elektrik bedelinin faturalar ile sabit olması nedeniyle haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla, borculunun borca itirazının iptali ile dava konusu alacağa uygulanacak ticari faiz ile birlikte İstanbul 36.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden kalan bakiye alacak ile takibin devamına, borca kötü niyetli ve haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde öncelikle davanın görevli mahkemede açılmadığından görev itirazında bulunduklarını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte talep konusu edilmiş olan alacakların zaman aşımına uğradığını, bu nedenle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu zaman dilimlerinde davalının orada bulunmadığını, işbu borcun tamamen elektrik hizmeti veren davacı kurumun yanlış işlemler yapmasından ve verilen elektriği davalının kullanmış gibi kendisine borç yansıtmasından dolayı kaynaklandığını, 3 yıl boyunca fatura ödenmeden elektrik kullanılması durumunda gidip elektrik saatlerine bakılması gerektiğini, elektrik hizmeti veren kurumun bunları denetlemesi gerektiğini, birdenbire davalıya yüksek miktarda borçlar çıkarıldığını, bunun hukuka uygun olmadığını, davalının borç sebebi sözde elektrik kullanımının yapıldığı herhangi bir yerde bulunmadığını, böyle bir yerde bulunmadığı gibi kendisi adına elektrik verildiğinden de haberi bulunmadığını, takip ikame edildiği zaman borcun nedenini araştırdığında kendisiyle ilgili olmadığını anlaması üzerine takiplere itiraz ettiğini beyanla, haksız ve mesnetsiz ikame edilen davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davalı ...' un İstanbul 36. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 5.504,01 TL asıl alacak, 6.683,07 TL gecikme faizi ve faizin KDV'si olmak üzere toplam 12.210,03 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-İcra İflas Kanununun 67/2 maddesi uyarınca (12.210,03 TL'nin) %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki faize yönelik değerlendirmeler hatalıdır. Çünkü rapora bakıldığında, davalının borçlarını ödememesine rağmen elektriğinin müvekkil şirketçe kesilmemesi Bilirkişiye göre müterafik kusur kabul edilmiştir ve bu dönem bakımından faiz oranının da gecikme zammı değil en fazla yasal faiz olabileceği değerlendirmesi yapılmıştır. Oysa ki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre müvekkilin borçların ödenmemesi durumunda abonenin elektriğini kesme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle müterafik kusurdan söz etmek olanaksızdır. Tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 24. maddesi, 30.12.2012 tarihinde 28513 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yönetmelik değişikliğinin 10.maddesi ile değişiklik yapılmıştır, Yani: ....elektriği Kesilebilir ifadesi ''kesilir "şeklinde değişmiştir. 25.09.2002 - 30.12.2012 (Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin yayımlanması ve değişiklik tarihi) tarihleri arasında İdarenin Elektriği kesip kesmesinde takdir yetkisi (..Kesilebilir ) bulunmaktadır, Dava konusu faturaları, faturaların tahakkuk ettiği dönemdeki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirmek gerekmektedir.Faturaların tahakkuk ettiği dönemdeki mevcut yönetmelik hükümlerine göre müvekkilin enerjiyi kesme konusunda bir zorunluluğu bulunmadığı gözetildiğinde enerjiyi kesmedi diye müvekkile müterafik kusur yüklemek mümkün değildir.Bu nedenle, müvekkil şirkete müterafik kusur yükletilemeyeceği için müterafik kusur yükletilerek gecikme zammına takipte talep edilenden daha az şekilde yasal faiz üzerinden hesap yapılarak hükmedilmesi hatalıdır. Dolayısıyla faizin KDV'sine de bu nedenle Mahkemece eksik hükmedilmiştir. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu yerde bulunmadığı ve elektriği kullanmadığı savunmasının göz ardı edilmiş olduğu, müvekkilinin borca konu faturaların ait olduğu dönemde ilgili adreste ikamet etmediği ve/veya ticari faaliyette bulunmadığı, bu adreste kendi adına yürüyen bir abonelikten ve elektrik tüketiminden haberdar dahi olmadığı, Mahkeme ve bilirkişilerin , sadece 2000 yılına ait eski bir sözleşmeye dayanarak sadece tahakkuk edilen faturaların ödenmemesine odaklanarak müvekkilinin sorumluluğuna gitmiş, ancak fiili kullanımın ve yararlanmanın borcun doğduğu iddia edilen dönemde müvekkili tarafından gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmamış olduğu, davacının, alacağın varlığını ve bu alacaktan müvekkilinin sorumlu olduğunu ispatla yükümlü olduğu, sadece eski bir sözleşme kaydına dayanmanın, bu ispat için yeterli olmadığı,davacı tarafın ağır ihmali ve sözleşmeye aykırılığı nedeniyle talep hakkı bulunmadığı, mahkemenin, davacı kurumun elektriği zamanında kesmemesini "müterafik kusur" olarak değerlendirmiş ve sadece faizde indirim yapmakla yetinmiş olduğu, ancak davacının ihmalinin, basit bir müterafik kusurdan öte, davanın reddini gerektirecek boyutt olduğu, müvekkiline usulüne uygun bildirim yapılmadığı, bilirkişi raporları ve mahkeme değerlendirmesinin eksik olduğu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 36.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında; alacaklı ... AŞ tarafından borçlu ... aleyhine 5.504,01TL enerji bedeli, 8.646,68TL gecikmiş gün faizi, 1.556,39TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 15.707,08TL üzerinden takip başlatılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Davacı istinafı yönünden yapılan önincelemede ;█████/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği █████/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 5.880,-TL 'dir.Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen miktar reddedilen 3.497,05TL olup, karar tarihi esas alınacağından , davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre davacı yönünden kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davalı istinafının incelenmesinde ;Mahkemece yargılamada Elektrik Mühendisi bilirkişiden alınan kök raporda ; davacı tarafça davalı tarafından ticari faaliyet yürütülen Çağlayan Mah Sahra Sok ... Kağıthane İstanbul adresinde bulunan iş yerinde son ödeme tarihli elektrik tüketimlerine tekabül eden 20 adet toplam 5.282,20TL tutarındaki fatura bulunduğu, dosya kapsamında yer alan sözleşme örneğinden davalı ile davacı arasında faturalara konu ... tesisat numarası için █████/2000 tarihinde imzalanmış elektrik enerjisi satışına ilişkin abonelik sözleşmesi bulunduğunu, anılan tesisatın abonesi olan davalının ödenmeyen 20 adet fatura bedeli 5.282,20TLlik borçtan asıl alacak ile Yargıtay ilamı gereği ilk 2 fatura için avans faizi ödenmeyen 2.faturadan sonra elektriğin kesilmemesi nedeniyle müterafik kusur takibeden 18 fatura için yasal faiz uygulanarak hesaplanan alacağın 5.279,89TL olduğu, █████/2017 tarihinde başlatılan takipte 5.282,20TL asıl alacak, 5.279,89TL faizler ve vergi olmak üzere toplam 10.562,09TL borç hesaplandığı belirtmiştir.İtirazlar üzerine alınan ek raporda; taraflar arasında imzalanan Alçak Gerilim Elektrik Şebekesinden Elektrik Satışına İlişkin Sözleşmenin genel hükümler 2.maddesine göre, ... AŞnce tayin edilen her okuma dönemindeki tüketime göre aboneye faturalar sunulacağı, fatura üzerinde belirtilen süre içinde abonenin bu fatura bedelini ödemediği takdirde ... tarafından abonenin elektriğinin kesileceği, elektriğin kesiminden itibaren abonenin 30 gün içinde borçlarını ödeyerek cereyanı açtırma işlemini yaptırmadığı takdirde abone hesabının tasfiye edileceği, bu sözleşmenin yürürlükten kalkacağı, ayrıca ... AŞ alacağını yasal yollardan takip ve tahsil edeceği, bunun dışında süresi içinde ödenmeyen fatura bedellerini abone gecikme cezası ile birlikte ödemeyi peşinen kabul edeceğinin düzenlendiğini, davacının icra takibinde 5.504,01TL asıl alacak, 5.683,07TL gecikme faizi ve vergi, 1.022,95TL KDV olmak üzere toplam 12.210,03TL alacaklı olduğunu belirtmiştir.Taraflar arasında bir abonelik sözleşmesi mevcut olup,bu durumda abonenin bu sıfatla davacı şirkete karşı sorumluluğu mevcut olup,abonenin bu sorumluluğu elektriğin fiilen kullanılması ile sınırlı olmayıp,abonelik sözleşmesinden kaynaklanan bir sorumluluktur.Abone, sözleşmeyi usulüne uygun şekilde sonlandırmadıkça,davacı şirkete karşı fiili kullanıcılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan ,davalı taarfın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Borç miktarı bilirkişi raporu ile yöntemince hesaplanmış olup,rapor hükme esas alınacak niteliktedir.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf dilekçesinin , HMK 352/1-b , 341, 346 maddeleri uyarınca, karar davacı yönünden kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacının yatırığı peşin karar harcının talebi halinde iadesine ,Davalıdan alınması gereken 834,06 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 218,66 TL'nin alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026