Anahtar kelimeler: Kütahya Köyünde Mera Sicilinde İli İlçesi Alanında Köyü İlamına Yüzölçümündeki

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kütahya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, mera özel sicilinde kayıtlı bulunan eski 1 68... parsel sayılı 19.959 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 13 62... parsel numarasıyla 24.706,79 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kütahya ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan kadastro çalışması sırasında kesinleşmiş orman sınırlarına uyulmaması nedeniyle 13 62... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı önceki kararı ile, "dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içerisinde olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli önceki kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla, "eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne ve Kütahya ili ... ilçesi ... köyü 13 62... parsel sayılı taşınmazın, 26.06.2025 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 2.828,22 m², (B) harfiyle gösterilen 66,27 m² ve (C) harfiyle gösterilen 2.706,50 m²lik kısımlarına ilişkin tapu kaydının ifrazen iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar Hazine ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın mera olduğunu, hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, yapılan araştırmanın eksik olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kesinleşen orman tahdidine dayalı mera özel sicil kaydının iptali istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine ve davalı ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Ancak; dava konusu taşınmaz mera vasfında olduğundan, mera sınırlandırmasının iptaline karar verilmesi gerekirken, tapu kaydının iptaline karar verilmiş olması hükmün infazında tereddüte sebebiyet verebileceğinden usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve davalı ... vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davalı Hazine ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazının yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde geçen "tapu kaydının ifrazen iptali" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "mera sınırlandırmasının iptali" ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... Başkanlığın iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.