Anahtar kelimeler: Bilimum Ereğlikonya Arasının Satmaya Kardeşleri Hissedarı Yılına Terk Hisselerini Gayrimenkulleri

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA TARİHİ : █████/2022İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ereğli(Konya) 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin kardeşleri ile birlikte 2012 yılına kadar ... çalıştığını, 2012 yılında işlerinin bozulması sonrası kardeşleri ile arasının açılması üzerine ... terk ettiğini, yanında çalışan davalı ...'a sahibi ve hissedarı bulunduğu bilimum gayrimenkulleri ve gayrimenkullerdeki hak ve hisselerini satmaya yetki veren vekaletname verdiğini, 9 yıl sonra müvekkilinin .. dönmesi üzerine vekalet verdiği davalı ...'ın kendisine verilen vekaletle müvekkili adına kayıtlı gayrimenkulleri rayiç bedellerinin çok altında üçüncü kişilere sattığını öğrendiğini belirterek, öncelikle davaya konu gayrimenkullerin tapularının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde vekaletin kötüye kullanılmasından kaynaklı müvekkilinin uğradığı zararın satış tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; zamanaşımına itirazında bulunarak, müvekkili ... davacının kardeşi olduğunu, davalı ...'ın ise davacının kardeşlerinin hissedarı olduğu ... Beton şirketinin çalışanı olduğunu, davalı ...'ın hiçbir zaman davacının yanında çalışmadığını, davacının davaya konu taşınmazlarını ipotek veya şahsi kefalet vermek suretiyle bankalardan kredi çektiğini, aynı anda çok sayıda bankaya borçlandığını, bu nedenle davacının ileride geri ödemek kaydı ile kardeşleri dava dışı ... ve davalı ...'dan kendisinin bankalara ve diğer 3.şahıslara olan borçlarını ödemelerini istediğini, 2012 yılında işleri daha da fazla bozulduğu için ... taşınma kararı aldığını, davacının kardeşlerinden kalan bütün borçlarını ödemelerini buna karşılık olarak davaya konu taşınmazları almalarını söylediğini, bu nedenle davacının taşınmazların devrini gerçekleştirmesi için davalı ...'a taşınmazların satış yetkisini içeren vekaletname verdiğini, davacının kardeşlerinin, davacının yeni borçlar edinmesi halinde zaten ipotekli bulunan bu taşınmazlar üzerine başkaca hacizler gelebilir endişesi ile bu taşınmazlara karşılık yaptıkları ve yapacakları ödemelerin boşa gitmemesi için ödeme durumuna göre taşınmazları ipotekli olarak kendileri ve güvendiği çalışanları adına devraldıklarını, davacının borçlarının ödenmesine rağmen bunlarla yetinmeyerek bu taşınmazlara karşılık para istediğini, taşınmazlardan biri olan davacının oturduğu evin dahi satıldığını bilmemesi, bu durumu uzun yıllar sonra e-devlet üzerinden öğrenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen taşınmazların dava tarihi itibariyle davalılar adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil isteminin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dava dışı ... tarafından yapılan ödemelerin davacının borçlarının ödenmesi amacıyla yapıldığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden alacak isteminin taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek kabulü ile toplam 4.112.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının başka taşınmazlar ile ilgili aynı hukuki nedenle açtığı davada yapılan yargılama sırasında keşif tutanağında davacının borçlarının kardeşleri diğer davalı ... ve dava dışı ... tarafından kapatılması amacıyla iradi olarak devredilmiş olduğunun kabulü nedeniyle yapılan devirlerin bedel mukabilinde olmadığı, davalıların inançlı işlem nedeniyle satış bedelini davacı vekil edene ödediğine yönelik hesap verme yükümlülüğünün tartışılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davalı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin dava ile ilgisinin bulunmadığını, vekaletnamenin iradeye uygun olarak kullanıldığına ilişkin savunmanın ispatının davalıya düştüğünü ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılması iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil aksi takdirde terditli olarak tazminat istemine ilişkindir.Dava dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından davalı ... ve dava dışı ... aleyhine Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ esas sayılı dosya ile açılan tapu iptal tescil davasında 20.12.2022 tarihinde yapılan keşfin icrasında davacının "..benim 2012 yılı civarında işlerim bozulmuştu. Çok fazla borcum vardı alacaklılarım mallarımı haczettirmesin sattırmasın diye kardeşim ... Zorlu çalışanına ...'e vekalet vermemi ... üzerinden de taşınmazları kendisinin devralacağını bu taşınmazları benim işlerim düzelinceye kadar uhdesinde koruyacağını bana söylemişti işlerim düzelince taşınmazları bana geri devredeceği inancıyla ben bu vekaleti verdim vekaleti vermemdeki amaç budur. Bu vekaletle taşınmazlarım kardeşim ... Zorluya devredilecekti, benim devredilen bakaca taşınmazlarım da var bu taşınmazların bir kısmını diğer kardeşim ... ve ... Zorlunun çalışanı olan ... ve .... e devredilmiş şu anda bana taşınmazlarımı iade etmiyorlar ben bu vekaletle devredilen taşınmazlarımı ilk olarak 2016-2017 yılları civarında geri istedim 2019 da işlerimi iyice düzelttim her istediğimde bugün yarın devredeceğiz şeklinde beni oyaladılar en sonunda dava açmak zorunda kaldım" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda davacının dava dışı kardeşi ... ve Hasan ile yaptıkları anlaşma üzerine taşınmazlarını kendisine geri devredileceği inancıyla davalı ...'a vekalet verdiğini kabul ettiği anlaşılmaktadır.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının aynı vekâlete ilişkin tapu iptal ve tescil talebiyle açtığı davada taşınmazları inançlı işlem nedeniyle devrettiğini kabul ettiğinin ve vekaletin kötüye kullanması hukuki nedenine dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanını İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.