Anahtar kelimeler: Kore Mukimi Sportif Güney Stopaj Faizler Yılının Tevkifat Temmuz Krediler
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, Güney Kore mukimi şirketlerden temin ettiği krediler için ödediği faizler üzerinden yapılması gereken tevkifat oranının "0" olması gerektiği ihtirazi kaydıyla sorumlu sıfatıyla verilen beyanname üzerine 2021 yılının Temmuz dönemi için tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin 263.898,21-TL'ye isabet eden kısmının kaldırılması ve faizi ile iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen vergi istisnasından yaralanılabilmesi için kredilerin, bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlardan sağlanmasının yeterli olduğu, uluslararası kurumlardan kullanılan krediler için bu kurumların yapıları, ortakları ve benzeri konularda herhangi bir sınırlamaya tabi tutulmadığı, kanun koyucunun yurt dışından kullanılan kredilerin kullanımını kolaylaştırmak ve maliyetini düşürmek amacıyla istisna kapsamını genişlettiği dikkate alındığında aracı kurumlardan, davacı şirketin temin ettiği kredinin ve şirkete yapılan faiz ödemelerinin istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle tahakkuk eden vergi kaldırılmış ve tecil faiziyle iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı şirketin, Güney Kore'de mukim finans kuruluşları ile yapılan sözleşme gereğince bu kuruluşlardan temin ettiği krediyi söz konusu finans kuruluşları tarafından kurulan ve aynı şirketler grubu içerisinde yer alan firmalar aracılığıyla tahsil ettiği, yurt dışı kredi kuruluşları ifadesinden bu kuruluşların mukimi bulundukları ülkenin mevzuatına göre finansal kaynak sağlamaya yetkili olan ve esas faaliyet konularından birisi de kredi vermek olan kuruluşların anlaşılması gerektiği, yurt dışı kredi kuruluşunun faaliyette bulunduğu ülke mevzuatına göre ödünç para verme işi ile uğraştığının ve borç vermeye yetkili olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
Davacı tarafından, Güney Kore'de mukim kreditör aracı kurumlar ile imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında temin edilen krediler nedeniyle ödenen faizler üzerinden tevkifat yapılmaması gerektiği yolundaki ihtirazi kayıtla verilen 2021 yılının Temmuz dönemine ilişkin muhtasar beyannameye istinaden tahakkuk eden kurum (stopaj) vergisinin 263.898,21-TL'lik kısmının kaldırılması ve bu kapsamda ödenen verginin faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanunun 1. maddesinde sayılı kurumların kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayan sadece Türkiye'de elde ettikleri kazaçları üzerinden dar mükellefiyet esasında vergilendirileceği hükme bağlanmış; (3) numaralı fıkrasında da, dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sıralanmış ve Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratları söz konusu kazanç ve iratlar arasında sayılmıştır.
5520 sayılı Kanun'un "Dar mükellefiyette vergi kesintisi" başlıklı 30. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde dar mükellefiyete tabi kurumların, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere elde ettikleri menkul sermaye iratları üzerinden %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Maddenin (8) numaralı fıkrasının, █████/2018 tarih ve 30471 (2. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 173. maddesi ile değiştirilmeden önceki halinde, Bakanlar Kurulunun önceki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya bu fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya yetkili olduğu belirtilmiştir.
Anılan yetkiye istinaden █████/2009 tarih ve 27130 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1. maddesinin (5) numaralı bendinin (a) alt bendinde yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) %0 oranında, (ç) alt bendinde ise diğer faizlerden %10 oranında vergi kesintisi yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre, yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan krediler için ödenecek faizlerden fiilen vergi alınmayacaktır.
Davacı tarafından, Güney Kore'de mukim ...., ... Co. Ltd. ve ... Co. Ltd. ünvanlı şirketlerle (kreditör aracı kurumlar) imzaladığı kredi sözleşmeleri ile temin ettiği kredilerin gerçekte Güney Kore'de mukim finans kuruluşlarından (kredi verenler) sağlandığı, zira aralarında sözleşme imzalanan kreditör aracı kurumların Güney Kore'de mukim banka statüsündeki finans kuruluşlarından temin ettikleri parayı kendilerine kredi olarak vermek amacıyla kurulduğu, bu nedenle söz konusu kredilerin "yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlar"dan temin edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla değinilen faiz ödemelerine uygulanacak vergi kesintisi oranının ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca %0 olması gerektiği ileri sürülmektedir.
Olayda, davacı tarafından temin edilen yabancı kaynaklı kredilerin, davacı şirket ile kreditör olarak tanımlanan adı geçen şirketler arasında imzalanan kredi sözleşmelerine dayandığı ve bu sözleşmeler ile, davacıya verilecek kredinin kreditörler tarafından sağlanacağı ve davacı tarafından, kredi geri ödemelerinin, faiziyle birlikte, kreditörlere yapılacağı hususlarının düzenlendiği ve bu kapsamda taraflara çeşitli hak ve yükümlülüklerin yüklendiği görülmektedir. Dolayısıyla, uyuşmazlığa konu tahakkukun kaynağı faiz gelirinin, davacı ile kreditörler arasındaki borç ilişkisini düzenleyen kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı ve bu sözleşmeler sonucunda faiz gelirinin kreditörler adına tahakkuk ettirilerek bu kurumlara ödendiği ve bu durumda da Türkiye'de faiz geliri (menkul sermaye iradı) elde eden kurumların, kreditör kurumlar olduğu açık olup bu kurumların yabancı devlet, uluslararası kurum veya yabancı banka ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan olmadığı hususu da taraflar arasında ihtilafsızdır.
Bu bakımdan, 5520 sayılı Kanunun 3. maddesi ile, kanuni ve iş merkezleri Türkiye'de bulunmayıp Türkiye'de menkul sermaye iradı elde ettiği için dar mükellef olarak tanımlanan kurumların, olayda, davacının borç aldığı ve faiz ödemesinde bulunduğu üç kreditör aracı kurumlar olduğu ve bu şirketlere ödenen faizlerin, sözü edilen ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1/5. maddesinde belirtilen "diğer faizler" olarak %10 oranında tevkifata tabi tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!