Anahtar kelimeler: Bitlis Vasfıyla Alanın Vasfında İli İlçesi Köyü Alanında Devamı İlamına

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2013/8 Esas, 2024/9 Kararİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Bitlis ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda Bitlis ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla tespit edildiğini, ancak bu taşınmazın devamı niteliğinde olan ve orman vasfında bulunan bir kısım alanın orman sınırları dışında bırakıldığını açıklayarak, bu alanların da orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 02.12.2012 tarihli ve 2013/8 Esas, 2024/9 Karar sayılı önceki kararı ile, "... 1 01... parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğu ancak sözkonusu parselin etrafının orman vasfında olmadığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine ve 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına önceki kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.12.2012 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; "... davanın kısmi ilan süresi içinde açılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olduğu, orman olarak tespit edilen 1 01... parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı, davacı ... İdaresinin dava dilekçesi ekindeki krokide gösterdiği alanların dava konusu olduğu, bu nedenle sözkonusu alanlara isabet eden parsel numaraları tespit edildikten sonra toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; dava konusu taşınmazların 1 01... , 38, 41, 42, 44, 46, 48, 1 61... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 02... parsel sayılı taşınmaz olduğunun tespit edildiği açıklanarak, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 02... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına, 1 01... ve 48 parsel sayılı taşınmazların gölet vasfıyla ... adına, 1 01... ve 162 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfıyla Hazine adına, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... ve müşterekleri adına, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... ve müşterekleri adına, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... adına, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... ve müşterekleri adına, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tarla vasfıyla tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tamamının orman vasfında olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların Hazine adına tescilinin gerektiğini açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan 1 01... ve 162 parsel sayılı taşınmazların vekil edenlerine ait olduğunu, Hazine adına tescil kararı verilmesinin doğru olmadığını açıklayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Dava, orman kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadıkları, orman vasfında değillerse mülkiyetlerinin kime ait olduğu noktasında toplanmaktadır.2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin dava konusu 1 01... , 38, 41, 42, 44, 46, 48, 1 61... parsel sayılı taşınmazlara, davalı Hazine vekilinin ise 1 01... , 38, 41, 42, 44, 46... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik olarak, temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.3. Davalı ... vekilinin dava konusu 1 01... ve 162 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmazların Hazine adına tarla vasfıyla tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.Şöyle ki; dosya kapsamına göre, taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının edinme sebebi sütunlarında, 1 01... parsel sayılı taşınmazın 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) gereğince 63 numaralı toprak tevzi komisyonunca yapılan işlemlere istinaden oluşturulan 11.12.1962 tarihli ve 11 sıra numaralı, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ise 11.12.1962 tarihli ve 10 sıra numaralı Hazineye ait tapu kayıtları kapsamında kaldığının belirtildiği; yargılama sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin, taşınmazların kime ait olduğunu bilmediklerini, ancak taşınmazlarda yonca, buğday ekildiğini, ot biçildiğini, tespit bilirkişilerinin ise 1 01... parsel sayılı taşınmazın ...'e, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ise ...'e ait olduğunu, onlara da babalarından kaldığını, en az otuz senedir yonca, buğday ekmek ve ot biçmek suretiyle kullanıldığını beyan ettikleri; dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarında da, taşınmazların 1955 yılından bu yana orman emvali içermediklerinin, sürülü olduklarının ve sınırlarının belirgin olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.Ancak; taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının edinme sebebi sütunlarında taşınmazlara uyduğu ve Hazineye ait olduğu belirtilen 11.12.1962 tarihli 10... sıra numaralı tapu kayıtları, ilk oluşumlarından itibaren tüm dayanak kayıtlarıyla birlikte getirtilerek dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları araştırılmamıştır.Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 46/1. maddesi, "4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz mallar, bu Kanun hükümlerine göre ... iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tespit ve tescil olunur." hükmünü içermektedir. Buna göre, 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazların zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncesi itibariyle özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunması ve tescil tarihi itibariyle zilyetleri yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının edinme sebebi sütunlarında taşınmazlara uyduğu ve Hazineye ait olduğu belirtilen 11.12.1962 tarihli 10... sıra numaralı tapu kayıtları, ilk oluşumlarından itibaren tüm dayanak kayıtlarıyla birlikte dosya arasına getirtilmeli; taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan toprak tevzii çalışmalarına ilişkin tüm evraklar ile Hazineye ait tapu kayıtlarının oluşum tarihi olan 1962 yılından 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya konulmalı, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 1 ziraat mühendisi bilirkişisi ve 1 fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak bu keşifte, tespit dayanağı olan ve taşınmazların belirtmelik tutanaklarında taşınmazlara uydukları belirtilen tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişisi eliyle uygulanmalı ve fen bilirkişisinden, toprak tevzii çalışmalarına ilişkin tüm kayıtlar ve tapu kayıtlarının haritası ile kadastro paftası birbiri ile ve zemine çakıştırılarak uygulanması suretiyle Hazineye ait tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi istenilmeli; tapu kayıtları taşınmazları kapsıyor ise kapsamını gösterir krokili rapor alınmalı; tapu kayıtlarının haritasının fenni sıhhate uygun olmaması halinde ise sınırları itibariyle uygulanarak, tek tek kapsamı krokide gösterilmeli; belirtmelik tutanağında uygulanan kayıtlar varsa bu kayıtlarda zemine uygulanarak aynı yöntemle kapsamları belirlenmeli; tapu kayıtları taşınmazları kapsıyor ise, tapu kayıtlarının oluştuğu 1962 yılından, kapsamıyor ise tespit tarihinden geriye doğru 20 yıllık süre içinde gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, kim tarafından, ne zamandan beri kullanıldığı sorulup saptanmalı, bu konuda tarafların delilleri sorulmalı, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli, ziraat bilirkişisinden, dava konusu taşınmazların önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden, hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilmeli ve taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten rapor alınmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu 1 01... ve 162 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, dava konusu 1 01... , 38, 41, 42, 44, 46... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Davalı ... vekilinin, dava konusu 1 01... ve 162 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.B.3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parseller yönünden BOZULMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.