Anahtar kelimeler: Ototamir Beşyol Rektefiye İnönü Sıfırlama Uğraşmakta Motorunda Cad Motor Açıldıktan

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ███████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "Beşyol Mah., 1. İnönü Cad. .... ... Küçükçekmece/İstanbul" adresinde bulunan oto-tamir işletmesinde araç tamir işleri ile uğraşmakta olup tacir olduğunu, davalının, ... plakalı aracının motorunda olan sorun nedeniyle revizyon ve rektefiye (motor sıfırlama) işlemi yapılarak tamir edilmesi için müvekkili ile KDV dahil 177.000-TL'ye anlaştıklarını, icra takibi açıldıktan ve arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra davalı tarafından 31.12.2022 keşide tarihli çek ile müvekkiline 50.000-TL ödeme yapılmış olup işbu husus icra dosyasına haricen tahsilat olarak bildirildiğini, davalı taraf borca itiraz dilekçesinde aracın ayıplı olarak tamir ve teslim edildiğini ve kullanılamadığını ayrıca faturanın iadesinin yapıldığını belirttiğini, davalı ticaret şirketi olduğundan dolayı TTK uyarınca tüm iş ve işlemlerini basiretli bir tacir gibi yerine getirmekle yükümlü olduğunu, davalı tarafından usulüne uygun olarak tamir işleminin ayıplı yapıldığına ilişkin müvekkiline herhangi bir bildirim veya itirazda bulunulmadığını, müvekkilinin tamir hizmetini ayıplı olarak gerçekleştirdiğinin ispat yükünün davalıya ait olduğunu, müvekkilinin aracı gerekli özeni göstererek tamir edip davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin davalı adına kesmiş olduğu ... fatura numaralı 07.10.2022 tarihli faturasına davalı tarafından usulüne uygun olarak itiraz edilmediğini, davalının, basiretli bir tacir olduğundan işbu fatura içeriklerinde ancak 17.10.2022 tarihine kadar ihtarname keşide ederek itirazda bulunabileceğini, dava konusu borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin içeriğini kabul etmediklerini, açılan davada, davacı borcunu müvekkili şirkete kesmiş olduğu fatura alacağına dayandırdığını, ancak müvekkili şirketin, davacı ...'i tanımadığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı ... marka aracın motor arızası sebebi ile Ümraniye'de bir tamirhaneye peşin ödeme şeklinde 90.000TL şeklinde anlaşılarak tamir edilmek üzere teslim edildiğini, ancak ..., dava konusu aracı daha uygun şekilde (vadeli 90.000TL.) yapacağını söylemesi üzerine aracı çekici ile oradan alıp kendi tamirhanesine getirdiğini, aracın tamir edilip teslim alındıktan sonra çeşitli arızalar sebebi ile yolda kaldığını, tekrar aynı yere tamire götürüldüğünü, tamir esnasında aracın motoruna su kaçırıldığını, aracın şanzımanın da bozulduğunu, ...'un kendi ifadesi ile “araç test sürüşü için teslim alınmış 1000 km. kullanıldıkça arıza yapacak bizde tamirini yapacağız” şeklinde olduğunu, başlangıçta 50.000TL ödeme yapılmış olup arızalar başlayınca başkaca ödeme yapılmadığını, ... tarafından 2022 yılı Kurban Bayramında aracın müvekkiline teslim edileceği sözü verildiğini ancak bu sözün yerine getirilmediğini, ayrıca daha sonra müvekkilinin araştırmaları sonucunda; servisinde ... araçtan anlayan ustası bulunmadığının haricen öğrenildiğini, müvekkili şirketin, davacı ...'i tanımadığını davacının işbu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Davacının davalıya ait aracın tamirine ilişkin ve parça değişimine ilişkin sunduğu fotoğraf ve whatsapp yazışmaları, davalının tamir için anlaştığını beyan ettiği ...'un davacının işçisi olduğuna dair davacı tarafça beyan ve delil sunulması, davalının da tamir işlerini kabul etmesi nedeniyle davalıya ait aracın davacı iş yerinde tamir gördüğü kabul edilmiş, davalının tamire ilişkin ayıp ihbarında bulunduğuna dair delil sunmaması ve araç üzerinde inceleme yapılmasına izin vermemesi, davacının düzenlediği faturaya itiraz edilmemesi karşısında davacının fatura bedelini talep edebileceği kabul edilmiş ve davalının ödediği kısmın mahsubu ile kalan kısım yönünden davacının takipte haklı olduğu kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle1-Davanın kabulüne, Davalının Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 127.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına,Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 25.400,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.İDM tarafından █████/2024 tarihli karar ile "Mahkememizden verilen █████/2024 tarih ███████ Esas ████████ sayılı karar hakkında davacı vekili tarafından █████/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurulmuş ise de, istinaf defterine kayıt yapılan dilekçenin istinaf harçları ile istinaf avansının yatırılmadığı, yatırılması gereken harçlar ve avans hususunda Mahkememizin █████/2024 tarihli muhtırasının davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren muhtıra gereği bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf harçları ile istinaf avansının yatırılmadığı" gerekçeleriyle Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurunun muhtıraya rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf harçları ile istinaf avansı yatırılmadığından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; takip talebinde ticari temerrüt faizi ile alacağın tahsilinin talep edildiğini, tarafların tacir olduğunu, müvekkilinin alacağına ticari faiz işletilmesi gerekirken hatalı olarak yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faturaya itiraz süresinin dolması ile davalının temerrüte düşmüş olduğunu, mahkemece işlemiş faiz göz ardı edilerek takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin toplam alacağının 177.000-TL olduğunu, takipten sonra 50.000-TL ödeme yapıldığını, ödemenin takip dosyasına bildirildiğini, icra dosyasına yapılan bildirimle ana para alacağının 127.000-TL olduğunu ve dava değerinin bu tutar üzerinden görüldüğünü, mevcut icra dosyasında mevcut devam etmesi gereken tutarın 127.000-TL olduğunu, mahkemece takibin 127.000-TL üzerinden devamına karar verilmesinin bu nedenle hukuka aykırı olduğunu, alacağın 127.000-TL olduğu gibi bir intiba oluşturmakta ve daha önce yapılan 50.000-TL ödemenin bu tutardan mahsubu sonucunu doğurmakta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davacının tacir olup olmadığı ve ciro durumuna göre araştırılıp belirlenmeden, tacir olmayan davacı yanın haksız davasının görevsiz mahkemede yargılamasının yapılması yanlış olduğunu, taraflar arasında ihtilâflı olan alacağın ve miktarının likit olmadığından icra inkar tazminatına da hükmedilmesinin de hatalı olduğunu,-Davacı ile müvekkili şirket arasında akdî bir ilişki ve sözleşme belgesi olmadığını, fatura düzenlemiş olmasının davacı yanın haksız alacak iddialarını ispata yeterli olmadığını, müvekkili tarafından iade faturası düzenlendiğini ve davacı yanın faturasının bu bakımdan da mesnetsiz ve itirazlı hale geldiğini, müvekkili şirket bakımından davacı yana tamir görevi verilmiş olmasının da sözkonusu olmadığını, aracın davacıya değil dava dışı olan üçüncü kişiye teslim edildiğini, müvekkili şirketin davacı ile araç tamir hizmeti ilişkisi olmadığını, delillerinin toplanmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinin vergi dairesinden kaynaklı yasal imkansızlık nedeniyle sunulamayacağını bildirmiş olduklarını, araç adresi ve incelenmesi talebini açıkça bildirmiş olmalarına rağmen bu hususlarda inceleme yapılmadığını, ayıp durumu aracın incelenmesiyle kolayca ortaya çıkacak bir durum olup, aracın incelenmesi ve böylece davalı müvekkilinin ayıp iddiasına ilişkin delilinin açıkça tespit edilmesi gerektiğini, yargılama giderinin müvekkiline yükletilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, araç tamir bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Karara karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de istinaf harç ve giderlerinin yatırılmaması nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamasına ilişkin 17.09.2024 tarihli kararın tebliğ edilmesine rağmen bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmamakla karar kesinleşmiş olduğundan istinaf incelemesi davalının istinaf itirazları ile sınırlı olarak yapılmıştır. .Davacı, davalı şirkete ait aracın tamir edildiği halde bedelinin ödenmediğini, takipten sonra kısmi ödeme yapıldığını ileri sürmektedir.Davalı ise, davacının tacir olmaması nedeniyle mahkemenin görevli olmadığını, davacı ile aralarında sözleşme olmadığını, sözleşmenin dava dışı kişiyle yapıldığını, tamirin de ayıplı olduğunu, araç üzerinde ve ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığını savunmuştur.Mahkemesince taraflara bilirkişi incelemesine esas olacak ticari defter, kayıt ve belgelerini inceleme gün ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda ibraz etmeleri için süre verilmiş, davalı vekili 25.04.2023 tarihli dilekçesi ile müvekkili şirketin maliye tarafından resen kapatıldığı için resmi bir evrağı bulunmadığından ticari defter ve kayıtları verilen gün ve saatte sunulamayacağını beyan etmiş ve aracın bulunduğu yeri bildirerek üzerinde makine mühendisi bilirkişi ile inceleme yapılmasını istemiştir.Makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişiler raporlarında; " ..araçta mevcut arızaların tespit edilebilmesi için aracın ilk önce çalıştırılması, sonra da motorunun sökülmesi gerektiği bilgisi verilmiş olup, davalı tarafın aracın çalıştırılmasına ve sökülmesine onay vermemesi sebebiyle gerekli inceleme ve tespitler yapılamamıştır....Davalı yanın ticari defterlerini incelemeye sunmaması ve davalıya ait BA-BS formlarının dosya münderecatında bulunmaması nedeniyle, takip konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, iade faturası düzenlenip düzenlenmediği hususlarında tespit yapılamamıştır.Davacı ticari defterleri ve dosya münderecatı üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacının takip dayanağı faturasının davalının kabulünde olup olmadığı hususunda davalının BA-BS formlarının celbi halinde kanaate varılabileceği anlaşılmıştır. ...Davacı yan dava konusu tamirata ilişkin fotoğraf ve video görüntülerini dosyaya sunmuştur. Davacı yanın sunmuş olduğu fotoğraf ve video görüntülerinden davacı yanın davalı yana tamirat hizmeti vermiş olduğu anlaşılmaktadır.Davalı yan tamirat hizmetini davacı yandan almadığını davadışı ...'dan aldığını beyan etmiştir. Davacı yanın dosyaya sunmuş olduğu SGK Hizmet Dökümünele-devlet görüntüsü) göre davadışı ...'ın 25.06.2022-15.09.2022 tarihleri arasında davacı şirkette sigortalı çalışan olduğu anlaşılmaktadır.... davacı yanın dava konusu tamirat hizmetini verdiği yönünde kanaate varması halinde hizmet ifasının ayıplı olduğu hususu davalının ispatına muhtaç olduğundan davacı yanın takip tarihi itibariyle 177.000,00 TL alacaklı olduğu, dava tarihi itibariyle ise 127.000,00 TL bakiye alacağının kaldığı, aksi yönde kanaate varması halinde ise davacı yanın takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği ..." yönünde görüş bildirmişlerdir.Somut olayda, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, bilirkişi tarafından araç üzerinde yapılan işlemlerin ve iş emirlerinin incelenmediği, faturaya konu işlerle iş emirlerinin karşılaştırılmadığı, araç onarım bedeli ve kesilen faturanın yapılan onarım hizmetini karşılayıp karşılamadığı ve kadri maruf olup olmadığı konusunda davacı tarafça düzenlenen iş emirleri de celp edilip incelenerek makina mühendisi bilirkişiden rapor alınmadığı anlaşılmaktadır.Bunun yanısıra, davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, salt fatura düzenlenmesinin dava konusu işlerin yapıldığını ve hizmetin verildiğini kanıtlamaya yetmediği, araç üzerinde inceleme yapılmamış olduğu, gerektiğinde keşif kararı verilerek araç üzerinde inceleme yapılmasının sağlanması ve hususta davalıya ihtarat yapılması gerektiği, davalı ticari defter ve kayıtlarının kabul edilebilir mazeret kapsamında sunulamadığı gözetildiğinde onarım bedeli ve kesilen faturanın yapılan onarım hizmetini karşılayıp karşılamadığı ve kadri maruf olup olmadığı konusunda davacı tarafça düzenlenen iş emirleri de celp edilip incelenerek makina mühendisi bilirkişiden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne,HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının tacir olup olmadığıdeğerlendirilerek görev konusunun tartışılması ve yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026