Anahtar kelimeler: Suites Konforunda Lanse Konseptli Medyada Otelde Tanıttığını Tanıyan Konaklama Güvenerek

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, müvekkilinin .... vatandaşı bir yatırımcı olduğunu, davalının “.... Suites” adlı projesini otel konseptli kira garantili bir proje olarak tanıttığını, projenin internet sitesinde ve medyada da bu şekilde lanse edildiğini, ev konforunda otelde konaklama olanağı tanıyan bir sistem geliştirildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin de davalının kiralama taahhüdüne güvenerek kiralamak amacıyla söz konusu projeden bir bağımsız bölüme ilişkin olarak davalı ile 05.05.2015 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesini, davalı şirket gibi .... Holding bünyesinde yer alan ve bu grubun sahibi olduğu projelerin yönetim, işletme ve kiralama işlerini yapan dava dışı ... Yönetim Tur. İşl. San.ve Tic. A.Ş. ile de kira sözleşmesini akdettiğini, müvekkilinin satış bedeli olan 293.000 USD’yi ve tapu harçlarını ödeyerek sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, 29.05.2015 tarihinde müvekkilinden vekaletname alındığını, vekaletnamede taşınmazın otel konseptinde işletileceği ve 3. şahıslara kiralama yetkisinin verileceği, turizm bakanlığından işletme ruhsatı alınacağı gibi hususların açıkça ifade edildiğini, vekaletname ile taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini, ancak hem davalının hem de ... Şirketinin müvekkiline gönderdiği bildirim ile şirketlerin arasındaki sözleşmenin feshedildiğini belirterek otel konsepti ve buna bağlı olarak kiralama sistemini iptal ettiğini, taşınmazın otel konsepti ve kiralama vaadi ile satıldığını bu nedenle emsallerine göre daha yüksek bedel ile satıldığını, söz konusu konsept iptalinin taşınmazın değerini düşürdüğünü, müvekkilini aldatma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığını, ileri sürerek 293.000 USD’nin satış tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle ve tapu harcı olan 33.120,00 TL ile KDV tutarı 7.943,00 TL’nin 29.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline olmazsa fihskk şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.II. CEVAPDavalı, cevaplarını yasal süresi içinde sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın ayıp sebebiyle satılanın iadesi kaydıyla sözleşmeden dönülerek ödenen mal bedelinin iadesi istemine ilişkin olduğu, taşınmazın █████/2017 tarih, 4567 yevmiye numaralı E - Tespit tutanağı ve eklerine göre otel konsepti ile pazarlandığı ve davalı şirket ile davacı arasında akdedilen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi gereğince taşınmazın davacıya 20.11.2015 tarihinde devredildiği, otel konseptinden sözleşmede de bahsedildiği, kira sözleşmesinin yapıldığı ... Firması ile davalı şirketin bir kısım hissedarları ve yönetim kurulu üyelerinin aynı olduğu, taşınmaz satış bedelinin 293.000 dolar olduğu, davacının 30.123,00TL tapu harcı 7.943,00 TL KDV ödediği ,davalının █████/2016 tarihinde davacıya gönderdiği yazıyla otel konseptinin iptal edildiğini bildirdiği, davanın ise █████/2017 tarihinde açıldığı, davacının taşınmazı otel konsepti ile satın almış olması ve davalının ağır kusurlu olması nedeniyle davacının satılanı geri vererek bedeli istemede haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul İli, .... İlçesi, .... Köyü, 2086 ada, 6 parsel, 20 katlı betonarme mesken, ofis, işyeri ve arsası vasıflı ana taşınmazın, 17. katında yer alan 135 nolu bağımsız bölümün davalı şirkete iade edilmesi kaydıyla; 293.000 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4.a maddesi gereğince .... Bankası 'nın yabancı paralar için ön gördüğü en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.123,00 TL tapu harcı, 7.943,00 TL KDV bedeli olmak üzere toplam 41.063,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 01.03.2019 tarihinde hükme "bağımsız bölümün davalı şirkete davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya kayıt ve tescili suretiyle iadesine" ibaresi eklenerek hükmün tavzihine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 28.07.2016 tarihli fesih yazısı ile, davalının kendi şirketleri olan ... şirketinin otel konseptini iptal ettiği, ... ile imzalanan sözleşmenin feshedildiğini ve bu nedenle uygulanmayacağını bildirdiği, 29.07.2016 tarihinde dava dışı ... şirketinin davacıya gönderdiği yazı ile yine otel konsepti ve kiralama sisteminin iptal ettiğini bildirdiği, tebliğ tarihleri dikkate alındığında BK. 39. maddesi gereğince davacının aldatmayı öğrendiği andan başlayarak 1 yıl içinde davanın açıldığı anlaşılmış olup davalı tarafın bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalı şirketin taşınmaz açısından otel konsepti ve kiralama taahhüdü sunduğu, bu taahhüde aykırılık nedeniyle TBK m.219 uyarınca “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." şeklinde belirtilen yasal düzenleme dikkate alındığında işbu dava konusu otel konsepti ve kiralama taahhüdünün daha sonradan ortadan kalkmasının sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik olmadığı, TBK'nın 227. maddesi hükmü uyarınca, alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu, neticede davalı şirketin taşınmazı otel konsepti ile pazarladığı, daha sonra █████/2016 tarihli bildiri ile otel konseptini iptal ettiği, davalının ağır kusurlu olduğu, davacının satılanı davalıya geri vererek ödediği bedeli isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili, otel konsepti terimi yanlış ve taraflı şekilde yorumlandığını, yapılan keşifle bina girişinde bir resepsiyon hizmeti, otopark ve vale hizmeti, hamam, sauna, kuru temizleme, spor salonu, havuz, hausekeeping denilen dairelerin temizlenmesi gibi hizmetlerin binada yer aldığının görüldüğünü bu özellikte daire satın alan kişilerin sanki bir otel konforunda yaşıyormuş gibi olacağının açık olduğunu, tapu senedinde de rezidans olarak belirtildiğini,müşterilerin, hiç bir zaman ... firması ile sözleşme imzalama gibi bir zorunluluğu olmadığını ve taşınmazların yüklü kira getirisinin olduğunu, satışta ayıbın bulunmadığını, dava konusu taşınmazın değerini ya da faydasını azaltan her hangi bir durumun mevcut olmadığını, esasen davacı ile dava dışı 3. kişi ... şirketi arasında akdedilmiş olan sözleşme gereğince yaşanan bir uyuşmazlık olduğunu, aksi düşünüşte de davacının ayıp ihbarının bulunmadığını, 20.11.2015 tarihinde taşınmazı teslim almış olan davacının aradan geçen aylar boyunca, eğer bir ayıp mevcutsa bunu bildirmesi gerektiğini,Temmuz/2016’da dava dışı şirket tarafından kendisine yapılan bir bildirim üzerine aradan yine aylar geçtikten sonra hiçbir taahhüdü olmayan müvekkiline karşı bu davayı açtığını, aldatma hukuksal nedeni ile dava açılması mümkün olmayıp zamanaşımı gerçekleştiğini, taşınmazı aldığı tarihten beri dava dışı şirket tarafından kendisine herhangi bir ödeme yapılmamış olan davacının bildirim ile durumdan haberdar olduğunu beyan etmesinin doğru olmadığını, bunun dışında davacının taşınmazı kullanarak elde ettiği faydanın ya da elde etmeyi ihmal ettiği semerelerin de müvekkilimize iadesi hususun göz önünde bulundurulması gerektiğini, kullanım nedeniyle eşyalarda zararlar meydana geldiğini, taşınmazın değerinin dolar olarak değil tapuya bildirilmiş olduğu bedel üzerinden dikkate alınması gerektiği, davacının dolar kurunda yaşanan fahiş yükselişten de faydalanmak suretiyle gerçek dışı iddiaları ile müvekkilimiz aleyhine dava açması TMK.2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralının ihlali niteliğinde olduğu, tapu harçları ve KDV’nin davacı tarafça ödeneceği de Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile kararlaştırılmış olup davacı bu tutarları geri isteyemeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taşınmaz satışında ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme ile bedelin iadesi ve tazminat istemine ilişkindir.Temyiz edilen karardaki gerekçeye, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasının kanunen ayıp niteliğinde olması karşısında taşınmazı "otel konsepti" vaadi ile satın alan davacının şu veya bu sebeple taşınmazın "otel konsepti ve kiralama" sisteminin iptal edilmesi nedeniyle sözleşmeden dönmekte haklı olmasına, cevap dilekçesinin yasal süresi geçtikten sonra verilmiş olmasına, bedelin iadesine karar verildiğine göre tavzih kararıyla tapunun davalıya iadesine karar verilmesinin yerinde olmasına, TBK m.229 gereği sözleşmeden dönen davacının satılan için yapmış olduğu giderler kapsamında tapu harcı ve KDV ödemelerini geri isteyebilecek olmasına, Dairenin bu yönde verdiği emsal kararların bulunmasına (3.HD, █████████E., █████████ K.; ████████ E., ████████ K.) göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.