Anahtar kelimeler: Tüfek İhalesi Makineli Alımı İnş Usd Sanayi Bedelli Malların İşi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 38. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; ihalesi davalı idare tarafından gerçekleştirilen 1.468.500,00 USD bedelli "5 50... ,62 mm Makineli Tüfek Alımı" işi için davalı idare ile dava dışı ... Savunma Sanayi A.Ş ve ... Enerji Üretim İnş. A.Ş İş Ortaklığı arasında 22.07.2019 tarihinde ihale sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin (10.3.1) maddesinde, ihale konusu malların son teslim tarihinin sözleşmenin yürürlülük tarihinden itibaren 300 takvim günü, yani 17.05.2020 tarihi olarak belirlendiğini, sözleşmenin müvekkili şirket tarafından 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun (4735 sayılı Kanun) 16. maddesine göre idarenin 27.09.2019 tarihli onayı ile ihale yüklenicisi dava dışı ... Savunma Sanayi A.Ş ve ... Enerji Üretim İnş. A.Ş İş Ortaklığından devralındığını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihinde pandemi ilan edildiğini, akabinde sözleşme konusu ürünlerin temin edileceği dava dışı ... ... LLC firmasının 14.04.2020 tarihli yazısında kontrolleri dışında ortaya çıkan olağanüstü gerekçeler dikkate alınarak sözleşme konusu ürünleri teslim edemeyeceklerini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili firmanın 15.04.2020 tarihinde davalı İdareye başvurarak ... ... LLC firmasının 14.04.2020 tarihli yazısından bahisle söz konusu başvuruda müvekkili firmaya atfı kabil bir kusur olmaksızın, taahhüdün süresinde yerine getirilmesi mümkün olmadığından sözleşmenin mücbir sebep haline dayalı olarak feshine karar verilmesini talep edip buna ilişkin evrakları davalı İdareye ibraz ettiğini, davalı İdare tarafından müvekkili firmaya gönderilen 22.06.2020 tarihli yazıda talebin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından uygun görülmediğinin beyan edildiğini, son olarak davalı İdare tarafından müvekkili firmaya gönderilen 30.09.2020 tarihli yazıda taraflar arasındaki sözleşmenin 35. maddesi ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20. maddesi gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin 28.09.2020 tarihinde feshine karar verildiğinin bildirildiğini, akabinde müvekkili firmanın davalı İdareye verdiği 88.110 USD'lik kesin teminat mektubunun Türk Lirasına çevrilerek 05.10.2020 tarihinde davalı İdarece gelir kaydedildiğini ileri sürerek; davalı İdarenin 30.09.2020 tarihli hukuka aykırı fesih işlemi neticesinde 05.10.2020 tarihinde gelir kaydettiği 88.110 USD'nin Devlet Bankalarının USD için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, Hazine ve Maliye Bakanlığının 22.07.2020 tarihli genelge hükmü ve Hazine Maliye Bakanlığının yazısı doğrultusunda yüklenicinin talebinin Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığının 11.09.2020 tarihli yazısı ile yüklenicinin fesih talebinin olumsuz olarak değerlendirildiğini, davaya konu olayda işin teslim süresinin 226 gün olduğu ve firmanın işe başlama tarihinin 04.10.2019 olduğu dikkate alındığından davacı firmanın ABD'de pandemi sebebiyle sokağa çıkma yasağı uygulanmasının başladığı tarih olan 25.03.2020'ye kadarki süre olan 173 gün boyunca hammadde sağlanmamış olmasının inandırıcılıktan uzak olduğunu, davacı firmanın sunduğu dilekçelerde tevsik edici belge olarak yer alan hammadde tedarikinin imkansızlığına ilişkin yazılarda tedarikin imkansızlaştığına dair bir beyana rastlanmadığı gibi aksine mevcut sürecin yürütülmesine yönelik planlamalar yapıldığını, Kamu İhale mevzuatında ve alıma ait sözleşmede bir durumun mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için taşıması gereken şartlardan birisinin de yüklenicinin kusurundan kaynaklanmaması ve durumu ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi olduğunu, davacı firmanın fesih talebine dayanak olarak oluşturduğu mücbir sebep iddialarının ortadan kaldırılmasına ilişkin ne tür önlemler aldığı ve hangi uygulamalarda bulunduğunun bilinmediğini, üretim sürecinin hangi aşamada olduğu ve hala neden üretime başlanmadığına ilişkin üretici firmaya yapılan firma ziyareti ve yazışmanın sunulmadığını, davacının hangi tarihte yurtdışındaki bağlantıları ile süreci yürütmeye başladığını, hammadde sorununu hangi tarihte öğrendiğini, bu sorunları aşmak için neler yaptığını tek tek tarihleri ile ve belgeleri ile izah etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan incelemede dava konusu işin ifası için belirlenen 300 günlük süreye ek olarak davalı İdare tarafından 30 günlük süre belirlendiği, bu sürelerin sonunda davacının iş tamamlama oranının %0 oranında olduğu, işe başlama tarihi 23.07.2019 olup, davacı firmanın sözleşme açısından yükümlülüğünün 04.10.2019 tarihinde başladığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihinde Covid 19 hastalığının dünya genelinde salgın hastalık ilan edildiği, her ne kadar bu durumun genel salgın hastalık ve mücbir sebep hali olarak kabul edilmesi gerekmekte ise de, yüklenicinin kendisinden kaynaklanmayan ve yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olan bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması gerektiği, davacının bu hususta bir girişim veya başvurusunun bulunmadığı, salgın hastalığın ilan edildiği tarihe kadar geçen sürenin 159 gün, kalan sürenin ise 67 gün olduğu ve 01.04.2020 tarihinde Covid-19 Salgının Kamu İhale Sözleşmelerine Etkisi konulu genelge çıkarıldığı, ihale konusu işin 30 günlük sürede tamamlanmasının mümkün olmadığının bilirkişilerce tespit edildiği, davacınınsalgın hastalık sürecine kadar geçen 159 günlük sürede işin tamamlanması ve dünya genelinde yayılmaya başlayan hastalık sürecinin sözleşmeye etkilerini kaldırmak veya hafifletmek manasında hiçbir çaba, eylem ve girişiminin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, yine bu tarih itibariyle kalan 67 sürede de işin ne şekilde tamamlanacağına dair bir çalışmanın da bulunmadığı, dosyaya kazandırılan ... ... LLC firması tarafından Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğüne yazılan "... Defense İnc" konulu 14.04.2020 tarihli yazının incelenmesinde ise, siparişlerin tesliminin, salgın hastalık sebebiyle hammadde ve malzeme tedarikinde yaşanan sorunlar sebebiyle yerine getirilemeyeceğinin belirtildiği, bu durumun davacının ilişki içerisinde olduğu dava dışı ... ... LLC firması ile davacı ve üçüncü kişi hammadde tedarikçileri arasındaki ilişkiyi ilgilendirmekte olup, bu hususlardaki gecikme, eksilme veya yaşanan sorunlardan davalı İdarenin zarara uğratılamayacağı, davacının bu süreç silsilesinde varsa uğradığı zararlarını ayrı bir dava konusu olarak sorumlu ve dava dışı sözleşme taraflarından tahsilinde muhtar olduğu, bu kapsamda davalıya göre üçüncü kişi konumunda olan firmalarla yaşanan hammadde ve malzeme tedariki güçlüğü veya imkansızlığının davanın tarafları arasındaki sözleşmede belirtilen mücbir sebep durumu ile uyuşmayacağı, nitekim davacının ihale kapsamındaki işin ifasının tamamlanmasının, kendisinin tüm çaba ve girişimlerine rağmen covid-19 salgın hastalık mücbir sebebiyle engellendiği hususlarının ispatlanamadığı, yüklenici firmanın basiretli bir tacir olarak bu durumu öngörülebilmesi ve işin ifasında verilen sürenin son kısımlarının beklenmeyerek gerekli çabanın gösterilmesi gerektiği, zira dosya kapsamında bu hususta bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu suretle oluşan malzeme tedarik güçlüğünün veya olanaksızlığının sözleşmede belirtilen ve idarece kabul edilebilecek mücbir sebeplere uymadığı, fiili ifa imkansızlığının davacının ... ... LLC firması ile bu firmanın üçüncü kişilerle malzeme ve hammadde tedarikine ilişkin olarak yapmış oldukları ticari sözleşmelerden meydana geldiği, bu nedenle bu durumun “kusursuz ifa sorumluluğu” olarak nitelendirilemeyeceği, davacının “kusursuz ifa sorumluluğu” halinde oluşan fiili ifa imkansızlığının mücbir sebep olarak kabulü ile sözleşmelerinin sulhen tasfiye edilmesi yönündeki talebinin davalı idare tarafından kabul edilmemesinin sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu, ayrıca davalı idarenin sözleşme hükmüne uygun olarak davacı firmaya verdiği ek sürede de iş konusu silahların teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshederek davacı firmanın kesin teminatını nakde çevirerek Hazineye gelir kaydetmesinin de sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu, aksi yöndeki davacı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; malzemelerin temin edilememesinin müvekkili firmanın tedarik yönteminden kaynaklanmadığını, müvekkili firmanın tedarik sürecinde bir kusuru bulunmadığını, müvekkili firmanın basiretli davrandığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının müvekkili firmanın meydana gelen olayda bir kusuru bulunmadığını tespit ettiğini, müvekkili firmanın maruz kaldığı mücbir sebep hâlinin, üretime geçilememesinden değil, hâlihazırda başlatılmış olan üretimin devamı ve tekemmülü bakımından ihtiyaç duyulan hammaddelerin Covid-19 pandemisinin menfi etkileri sebebiyle temin edilememesinden ileri geldiğini, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporunda mücbir sebep halinin mevcut olduğunun tespit edilmesine rağmen Derece Mahkemelerince hatalı değerlendirme ile ret kararı verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karardaki gerekçeye, sözleşmenin imza ve devir edildiği ayrıca ifa imkansızlığının ortaya çıktığı iddia edilen tarihler gözetildiğinde sözleşme konusu malzemelerin temin edilememesinin davacı firmanın tedarik yönteminden kaynaklandığının anlaşılmasına, sözleşme ve teslim tarihlerinin Covid-19 pandemi sürecinden önceye dayanması ve sonrasında da gerekli ek sürelerin verilmesi, tedarik planı yapılan dava dışı yabancı şirketin tedarik problemlerinin mücbir sebep ve ifa imkansızlığı olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmamasına, sözleşmenin mahiyeti de dikkate alındığında basiretli tacir olarak davranması gereken davacı firmanın bu durumu öngörebilmesinin beklenmesine, mücbir sebebin, borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay olması da nazara alındığında davacı firmanın sulhen tasfiye talebinin davalı İdarece kabul edilmemesi ve sözleşmenin feshi ile kesin teminatın nakde çevrilerek Hazineye gelir kaydedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına, hakimlik mesleği uyarınca çözümlenmesi gereken eldeki uyuşmazlıkta bilirkişi raporlarındaki değerlendirmelerden ayrıksı şekilde karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.