Anahtar kelimeler: Milas Zeytin Muğla Davalısı Davacısı Hanesine Ağaçları Oğlu Alanında İli

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Milas Kadastro MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı birleşen davanın davalısı ... vekili ve davalı birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 87... parsel sayılı 930,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ...'ya aittir. Bu parsel 3. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ... ve Hazinenin itirazı üzerine kadastro komisyonu tarafından itirazın reddine, taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tespitine karar verilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 87... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacının dedesi tarafından 70 yıldan fazla bir süre kullanıldığını, bu süre zarfında taşınmazda zeytincilik, arpa ve buğday ekimi yapıldığını, müvekkilinin dedesinin dava konusu taşınmazı müvekkiline verdiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı eklemeli zilyetlik yoluyla 20 yıldan fazla süredir tarım yaparak, zeytin ağacı dikerek kullandığını, sınırlarının belirgin olduğunu, tespit tutanağının edinme sebebinde müvekkilinin 1999 yılından bu yana taşınmazın zilyedi olduğunun tanık ifadeleri ve kullanım durumu ile sabit olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.3. Birleşen ... Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 87... parsel sayılı taşınmazda kullanımın bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ettikten sonra, 25.01.2022 tarihli beyan dilekçesi ile talebini açıklayarak, tespite itirazlarının kabulü ile taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhdesat beyanının sicilden terkin edilmek suretiyle tapuya tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde askı ilanında belirtilen muhdesatların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespit edilerek bu şekilde tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı - davacı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını ispata yarar bilgi, belge sunmadığını, dava konusu taşınmazın davacı adına tescili için gereken yasal şartların oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.2. Davacı - davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, Hazinenin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın eklemeli zilyetlik yoluyla 70 yıldır müvekkiline ait olduğunu, müvekkili tarafından tarım ve zeytincilik yapılarak kullandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastrosu sırasında hiçbir belirtme yapılmaksızın tescil harici bırakıldığı, 2004 yılından 2021 yılına kadar taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü temizliğinin yapılmadığı, % 2-3 eğimli yapıda olduğu, imar-ihyaya yönelik çalışmaların 2021 yılı Aralık ayından sonra başladığı, başka bir deyişle imar-ihyasının tamamlanmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında kadastro tespitinden önce davalı tarafından dikilip yetiştirilen zeytin ağaçlarının bulunduğu ve davacı tarafın, mevcut şerhin düzeltilmesi yönündeki terditli talebinde hukuki yararının bulunmadığı ..." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine, dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 87... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı - birleşen davanın davalısı ... vekili ve davalı - birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı - birleşen davanın davalısı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın çalılık ve taşlık iken müvekkilinin dedesi tarafından emek ve masraf sarf edilerek kullanıma açıldığını, tarım yapıldığını, üzerindeki ağaçların aşılanıp yeni ağaçlar dikildiğini, o dönem taşınmazın imar ihyasının tamamlandığını, müvekkilinin de 2000'li yıllara kadar tarım yaptığını ancak doğa koşulları ve taşınmazın makineli tarıma uygun olmaması nedeniyle tarım faaliyetlerine iradesi dışında son vermek durumunda kaldığını, buna rağmen taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin hiçbir zaman son bulmadığını, taşınmazın ve ağaçların bakımını, hasadını yapmaya devam ettiğini, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının da bu durumu doğruladığını, bilirkişi raporunda birçok hatalı tespit yapıldığını, taşınmaz üzerinde müvekkili ve murisi tarafından dikilen/aşılanan birçok bakımlı zeytin ve meyve ağacı bulunduğunu, bu ağaçların en eski tarihli hava fotoğrafında da görüldüğünü, imar-ihyası tamamlanmış olan dava konusu taşınmazda iradi terk koşullarının hiçbir zaman oluşmadığını, kararın usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı - birleşen davanın davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin son fıkrası uyarınca dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatın Hazineye ait olduğunu, bu nedenle muhdesat şerhinin terkinine karar verilmesi gerektiğini belirterek, hükmün birleşen dosya yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı - birleşen davanın davalısı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı - birleşen davanın davacısı Hazine vekilinin tüm, davacı - birleşen davanın davalısı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında dava konusu taşınmaz üzerinde kadastro tespitinden önce davalı tarafından dikilip yetiştirilen zeytin ağaçlarının bulunduğu ve davacı Hazinenin mevcut şerhin düzeltilmesi yönündeki terditli talebinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddi ile taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tesciline karar verilmiş ise de, kadastro komisyonu kararının gerekçe bölümünde taşınmaz üzerindeki muhdesatta hata olmadığının belirlendiği, ne var ki sonuç bölümünde bu hususa değinilmeyerek eski tutanakların yerine kaim olmak üzere karar verildiği ve yine taşınmazın doğal sit sınırı içinde bulunduğu şerhinin de yazılmadığı, dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın 3. derece doğal sit sınırı içinde kaldığı ve üzerinde tespit tarihinden önce bulunduğu belirlenen zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğu anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine bu hususların gösterilmesi gerekirken, bu yönde şerh verilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı - birleşen davanın davacısı Hazine vekilinin tüm, davacı - birleşen davanın davalısı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davacı - birleşen davanın davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonuna "Taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet 10-15 yaş (aşı yaşı 5-8) zeytin ağacı ile 1 adet 20-25 yaş zeytin ağacı ... oğlu ...'ya aittir. Taşınmaz 3. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır, şerhlerinin tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmasına" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı - birleşen davanın davalısı ...'ya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.