Anahtar kelimeler: Milas Zeytin Muğla Sit Doğal Hanesine Oğlu Ağaçları Alanında İli

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Milas Kadastro MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı - birleşen davanın davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 22... parsel sayılı 4.107,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ..., ... oğlu ...'ya aittir. Bu parsel 3. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, ... ve ... 'ın itirazı üzerine kadastro komisyonu tarafından itirazın reddine, taşınmazın çamlık vasfıyla Hazine adına tespitine karar verilmiştir.2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 22... parsel sayılı taşınmazda herhangi bir kullanımın bulunmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ettikten sonra, 19.07.2021 tarihli beyan dilekçesi ile talebini açıklayarak, tespite itirazlarının kabulü ile dava konu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhtesat beyanının sicilden terkin edilmek suretiyle tapuya tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde askı ilanında belirtilen muhdesatların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespit edilerek bu şekilde tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.3. Milas Kadastro Mahkemesinin birleşen ████████ Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 22... parsel sayılı taşınmazın ilk orman tahdidinde orman sayılmayan yerde kaldığını, ...'ın dava konusu taşınmazı 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız zilyetliğinde bulundurduğunu, mirasçılarının zilyetlik devir sözleşmesi ile taşınmazı ...'a, bu kişinin de müvekkilleri olar davacılara sattığını, taşınmaz üzerine 1978 yılında zeytin ağaçları dikildiğinin tespit tutanağında dahi belirtildiğini, buna rağmen taşınmazın Hazine adına tespitinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın müvekkillerine ait olduğu, müvekkilleri tarafından zeytin ağaçları dikildiği ve bakımının yapılarak korunduğu hususunun herkesçe bilindiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı - davacılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tespit edildiğini, bu nedenle talep sonucunun hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın önceki zilyetleri tarafından müvekkillerine devredildiğini, taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının bakımı ile müvekkillerinin ilgilendiğini, bu nedenle müvekkilleri lehine muhdesat şerhi verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman orman vasfını taşımadığını, bu durumda 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca tespit gününden geriye dönük 20 yıl süreyle nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla zilyet olanların malik olarak tespiti gerektiğini, taşınmazın Hazine adına tespitinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.2. Davacı - davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını ispata yarar bilgi, belge sunmadığını, dava konusu taşınmazın davacı adına tescili için gereken yasal şartların oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.3. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca ormanların zilyetlik yoluyla özel mülkiyete konu edinilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın orman vasfına haiz olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesi kapsamında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde zeytin ağacının bulunmadığı ..." gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 22... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesindeki "Bu parsel içerisindeki zeytin ağaçları ... oğlu ..., ... oğlu ...'ya aittir." şerhinin terkinine, birleşen dosya yönünden davalı ... İdaresi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden, davalı Hazine yönünden esastan reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı birleşen davanın davacıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... mahalli ve tespit bilirkişileri tarafından, dava konusu taşınmazda kullanım olmadığının, taşınmazın eskiden beri orman olduğunun beyan edilmesine, Mahkeme gözleminde taşınmazın yoğun olarak çam ağaçları ve maki bitkileri ile kaplı olduğunun belirtilmesine, bilirkişi heyeti tarafından 1975, 1992, 20 09... tarihli hava fotoğrafları, 2003-2022 tarihleri arasında çekilen uydu görüntüleri ile memleket haritaları ve amenajman planının uygulanması ile düzenlenen, bilimsel ve teknik veriler içeren, denetime elverişli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın % 20 eğimli, kapalılık oluşturan kızılçam ağaçları ve maki türü çalılıklar ile kaplı olduğunun, toprağının humuslu orman toprağı olduğunun, bitişik orman arazisinin devamı niteliğinde taşlık ve kayalık yapıda bulunduğunun, 2012 tarihli memleket haritasında ibreli ağaç rumuzlu yeşil alanda kaldığının, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinde tanımlanan orman sayılan yerlerden olduğunun, üzerinde 20 adet delice zeytin ağacı olduğunun, taşınmazda aşılı zeytin ağacı bulunmadığının tespit edilmesine göre, dava konusu taşınmazın orman vasfına haiz olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesi kapsamında imar-ihya ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı ..." gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu 2 22... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinde asıl dosya davalıları birleşen dosya davacıları lehine konulan muhtesat şerhinin terkinine, birleşen davada davanın davalı ... İdaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalı Hazine yönünden esastan reddine, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak asıl dosyada hüküm kurulduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı - birleşen davanın davacıları vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanı dikkate alınmadan karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın sınır yapısının olmamasının sahiplenilmediği ve kullanılmadığı anlamına gelmeyeceğini, hava ve uydu fotoğraflarının incelenmesinde taşınmaz üzerinde sık ağaç ve bitki formları bulunduğunun belirtildiğini, bu açıklamalara katılmalarının mümkün olmadığını, zira 1978 yılında dava konusu taşınmaz üzerinde zeytin ağaçları bulunduğuna ilişkin kadastro tespiti yapıldığını, bu tespit ile görüntüler arasında çelişki bulunduğunu, bu ağaçların halen varlığını sürdürdüğünü, müvekkilleri tarafından dava konusu taşınmazın kullanıldığını, ağaçların bakımının yapıldığını, yeni ağaç dikildiğini, ziraat bilirkişi raporundaki tespitlerin doğru olmadığını, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, dava konusu taşınmazın orman vasfı taşımadığını, müvekkilleri ve önceki zilyetleri tarafından düzenli olarak temizletildiğini, dava konusu taşınmazın ilk zilyedi ve mirasçıları tarafından tarımsal faaliyetlerde kullanıldığını, sonrasında ise zilyetliği devralan ... tarafından taşınmazın temizliği ve ağaçlarının bakımının yapıldığını, müvekkilleri tarafından ise yeni ağaçlar dikildiğini, taşınmazın 50 yılı aşkın süredir kullanıldığını, keşif sırasında alınan beyanlara katılmalarının da mümkün olmadığını, taşınmaz üzerinde zeytin deliceleri bulunduğunu, ormanlık alanlarda bu ağaçların bulunmasının imkansız olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı - birleşen davanın davacıları yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı - birleşen davanın davacıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Ancak; dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın 3. derece doğal sit sınırı içinde kaldığı anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bu hususun gösterilmesi gerekirken, bu yönde şerh verilmemesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı - birleşen davanın davacıları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davalı - birleşen davanın davacıları vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonuna "Taşınmaz 3. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır, şerhinin tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmasına" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı - birleşen davanın davacılarına iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.