Anahtar kelimeler: Zabıt Ölümünden Mirasbırakanı Mirasbırakan Mirasbırakanın Hile Kahramanmaraş İli Gaziantep İlçesi
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kahramanmaraş 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 69 99... parsel sayılı taşınmazın davacıların mirasbırakanı ... tarafından 1980 yılında satın alındığını, mirasbırakan adına tapu zabıt kaydının bulunduğunu, mirasbırakanın 2009 yılında ölümünden kısa süre sonra yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalının taşınmazı hile ile iktisap etmek istediğini ve mirasbırakan adına sahte bir satış sözleşmesi düzenleyerek adına tescil işlemi yaptırdığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, mirasbırakanın taşınmazı satmadığını, davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ve tapu iptalinin her zaman talep edilebileceğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına kayıtlı hissesinin iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, olmazsa rayiç değerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilli cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, kadastro tespiti sırasında taşınmaza 30 yıldır zilyet olan davalı lehine Kadastro Kanunu'nun m. 13/B-b koşullarının oluştuğunu, davalının annesinin adına zabıt kaydı bulunup bunun haricinde yaklaşık 50 dönüm taşınmazı da satın alarak 1950'li yıllardan, davalının ise 1980'li yıllardan beri taşınmaza zilyet olduğunu, taşınmazın 1997 yılında orman kadastrosu sınırlarına dahil edildiğini, davalı ve annesi tarafından 26.09.2000 tarihinde orman kadastro tespitinin iptali için dava açıldığını, yargılama sırasında kayıt miktarının tespit edilerek bilirkişi tarafından hazırlanan kroki uyarınca taşınmazın davalının annesi adına orman kadastrosu dışına çıkarıldığını, annesinin taşınmazı haricen davalıya devrettiğini, 2000'li yıllardan sonra taşınmazın parça parça (davacılar haricindeki) 3. kişilere satıldığını ve fiili kullanımının belirlendiğini, tesis kadastrosu sırasında ifraza tâbi olarak davacı ve diğer şahıslar adına tespitinin yapıldığını, kadastro sonrasında ise Hazine tarafından davacı ve diğer kişilere tapu zabıtlarından daha geniş bir taşınmaz kaydı yapıldığı gerekçesiyle kadastro mahkemesinde açılan davalar sonucunda taşınmazın yeniden ifraza tabi tutulduğunu, yine davacının kadastro tespitine itiraz ettiğini, yargılamaların tümünde taşınmazın zilyetliğinin davalı ve annesinde olduğunun belirtildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin 17.12.2012 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre- dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin 17.12.2012 tarihinde Kahramanmaraş Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla hükmen kesinleştiği, davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 04.07.2024 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrarlamış, yolsuz tescil davalarında hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, sahte belgeye ve hileye dayalı tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, yolsuz tescilin üzerinden 10 yıl geçmesinin davalıya hak bahşetmeyeceğini, davalı lehine taşınmazı iktisap koşullarının oluşmadığını, kötü niyetli davalının yargılama sırasında taşınmazı devrettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 69 99... parsel sayılı 1.128, 90... yüz ölçümlü bahçe vasfındaki taşınmazın dava dışı bir kısım taşınmazla birlikte evvelce bir bütün halinde 01.07.2005 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu, 27.10.2005 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kayıtlarıyla dava dışı kişiler ve 08.05.1980 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydıyla ... adına kayıtlıyken orman kadastrosu sırasında orman sınırları içerisinde bırakılması üzerine tapu kaydı gerekçe gösterilerek açılan davada Yargıtay denetiminden geçerek orman sınırı dışında bırakıldığı, ilgili mahkeme kararına ekli fen bilirkişi raporu ile kaydın hudutlarının belirlendiği, taşınmaz kayıt maliklerinin tasarrufundayken ...'ın hissesini haricen ve rızaen 1988 yılında ... ...'a satarak zilyetliğini devrettiği ve maliklerin 2005 yılında yaptıkları ifrazla 167 parselin bulunduğu yerin ... ... hissesine isabet ettiği belirtilerek 10.12.2009 tarihinde ... ... adına tespit edildiği; askı ilan süresi içerisinde Hazine tarafından açılan dava üzerine Kahramanmaraş Kadastro Mahkemesinin 10.10.2012 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, 167 parsel sayılı taşınmazın 155, 79... 'lik kısmının farklı bir parsel numarasıyla Hazine adına tesciline, 973, 01... 'lik kısmının ise ... ... adına tesciline karar verildiği, kararın 17.12.2012 tarihinde kesinleştiği, davanın 04.07.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!