Anahtar kelimeler: Tarihnde Yakası Modelin Acente Faydalı Ürünün Bölgesine Kayseri Firmasının Yazim

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av....
DAVALI
: ....
VEKİLİ
: Av....
DAVA
: Alacak (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
KARAR YAZIM TARİHİ
: ...
Mahkememize açılan Alacak (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davalı ile arasında █████/2005 tarihnde acente sözleşmesi imzalandığını, sözleşme tarihinden 1 gün sonra da kendisine ait faydalı modelin davalıya devredildiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'in davalıya ait ... adlı ürünün Avrupa yakası bölge müdürlüğüne % 50 ortak olmak istediğini, ortaklık bedelinin 500.000,00 TL X %50 = 250.000,00 TL olarak belirlendiğini, ...'in, kendisinin bölgesine % 50 ortak olduğunu, davalı ... firmasının █████/2005 tarihli Acente Distribitörlük Sözleşmesi ile vadettiği edimlerden olan destek saçlı iki kamyonluk ... profili ancak iki yıl sonra █████/2007 tarihinde bir kamyon ve █████/2007 tarihinde bir kamyon olarak verdiğini, üç yıl süren ortaklıkta tanıtım için işe alınan elemanların ödenekleri ve kiralanan araç ücretleri, yakıt giderleri, ve muhasebe ücretinin % 50 hissenin kendisinden alındığını, kendi edimlerini yerine getirdiğini, ... firmasının sözleşmeye aykırı davranması üzerine ortaklığı sürdüremeyeceğini ve % 50 hissenin ...'a verilmesi halinde bölge müdürlüğünü davalıya devredeceğini bildirdiğini, davalı şirket yönetim kurulu üyesi ...'in ödemeyi yapacağını bildirmesine rağmen oyaladığını ve açılamayan davaların bugüne kadar geldiğini, davalı ile arasında █████/2005 tarihinde yapılan sözeleşmeyi haksız feshettiğini, ayrıca kendisine sebepsiz zenginleşme davası açtığını ve ödediği 250.000,00 TL'yi faizi ile birlikte talep ettiğini, bu davanın İstanbul 23. ATM'de ... E.sayılı dosyası ile derdest olduğunu, bu davanın █████/2013 tarihli 13 nolu celsesinde dönemin ... yönetim kurulu başkanı ve şirket ortağı ...in patent devrininin 750.000,00 TL olarak gerçekleştiğini ikrar ettiğini, bu tutarı ödediğini ileri sürdüğünü, ödemeye ilişkin ticari defterlerinde kayıtlar olduğunu belirttiğini, ancak defterlerin inceleme kararı üzerine defterleri sunmadığını, bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemede bu tutarın ödenmediğinin ortaya çıktığını, ...'in baştan beri kötü niyetli bir şekilde sözleşmeye uymadığını ileri sürerek tek satıcılık sözleşmesi ve distribitörlük % 50 ortaklık sözleşmesi ve dava celse tutanağı ile sabit olan 750.000,00 TL karşılığında ... firmasına devredilen patent belgesinin davacıya ödenen meblağın kısmın düşülerek kalan bakiyenin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının son derece karşık bir dil ile iddiada bulunarak müvekkilini davalı gösterdiğini, dava dilekçesinde anlatılan olayların tamamen dava dışı ... ile ilgili olduğunu, davalı şirketle alakasının olmadığını, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde bir takım ticari ilişkiden bahsettiğini ancak müvekkili şirketten alacak talebinde bulunduğunu, davacının alacak iddiası varsa dilekçede adı geçen ilgili kişilerden talep etmesi gerektiğini, davacı iddialarının hiçbirinin varit olmadığını ve kabul etmediklerini, özellikle faydalı model patentine 750.000,00 TL değer biçildiği ve tarafların bu meblağa anlaştığı iddiasının abesle iştigal olduğunu, müvekkili şirketin imzasına havi yazılı bir belge bulunmadığını, müevekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, faydalı modele karşılık müvekkili şirketçe sözleşme gereği verilen mallar dışında bir tek mal siparişi dahi vermediğini, davacının satıcılık fiilini faaliyete geçiremediğini, dava dışı ...'in ikrarının müvekkili şirketi bağlamadığını zira bu şahsın müvekkili şirket ile bir alakasının bulunmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizce bozma kararı öncesi toplanan deliller;
Taraflarca deliller ibraz edilmiş, davalı firmaya ait ticaret sicil kayıtlar, sözleşme, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları.
Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda █████/2017 tarih ve...r sayılı gerekçeli karar ile;
"1-Davanın REDDİNE,..."kararı verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih ...sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, davacı tarafından █████/2018 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarih ... sayılı ilamı ile ''...Davacı ... ile davalı ... AŞ’yi temsilen şirket yönetim kurulu üyesi ... arasında imzalanan 07.04.2005 tarihli adi yazılı sözleşmeden bir gün sonra, 08.04.2005 tarihli resmi devir belgesi ile ██████████ sayılı faydalı modelin 5.000.- TL karşılığında davalı şirkete devredildiği görülmektedir. Her ne kadar resmi yazılı sözleşmede faydalı model belgesinin 5.000 TL karşılığında davalı şirkete devredilmiş gösterilse de, esasen bir gün önceki 07.04.2005 tarihli sözleşmede açıkça, faydalı model belgesinin davalı şirkete devri karşılığında, davalı şirketin Marmara Bölgesi Avrupa Yakası satıcılık hakkının davacı ...’a verildiği, bu hakkın sözleşmenin sona ereceği 11.10.2011 tarihine kadar devam edeceğinin taahhüt edildiği, ayrıca ...’in mevcut ürünlerinden bir sefere mahsus 1 kamyon, faydalı model kullanılarak üretime geçilmesi halinde de bu üründen 2 kamyon ürünün ücretsiz olarak davacıya verilmesinin taahhüt edildiği anlaşıldığı halde, Mahkemece, davacı tarafın faydalı model belgesinin gerçek bedelinin 5.000 TL’den daha fazla olduğunu ispat edemediği gerekçesi doğru olmamıştır.
Olaya uygulanacak mülga 551 sayılı Patent KHK’nın 165.maddesindeki düzenlemeye istinaden, faydalı model belgeleri 10 yıl süreyle korunur. Somut olayda, davacıya ait faydalı model belgesinin davalı şirkete devri karşılığında, faydalı model belgesinin 10 yıllık koruma süresinin sonuna denk gelecek ölçüde sözleşme süresinin belirlendiği, ancak, faydalı model belgesinin davalıya devrinden sonra 02.04.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, faydalı model belgesinin sözleşme süresince davalıya devredildiği dikkate alındığında sözleşmenin davalı taraflarca süresinden önce sonlandırılmasından sonra faydalı modelin davacıya tekrar iadesi ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zarar ve ziyanının karşılanması gerekmekte olup, faydalı model belgesinin iadesi halinde, sözleşmenin sona erdirildiği 02.04.2008 tarihi ile faydalı model belgesinin 10 yıllık koruma süresinin sonuna kadar davacının faydalı modelden doğan hakkı kullanacağı tabiidir. Ancak, davalı şirketin devir aldığı faydalı model belgesinin, yıllık koruma ücretinin süresi içinde ödenmemesi nedeniyle 11.04.2006 tarihi itibariyle hükümden düştüğü ve bu sebeple de davacının sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem yönünden faydalı model belgesinin kalan koruma süresini kullanmaktan mahrum kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki 07.04.2005 tarihli sözleşme ile bu dosya davacısı ile davalı şirket adına bu sözleşmeye imza atan dava dışı ... arasında görülen İstanbul 16.ATM’nin 2...sayılı dosyadaki bilgi ve beyanlar da dikkate alınarak, faydalı model belgesinin gerçek devir bedelinin tespit olunarak, sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak davalı tarafça feshi nedeniyle davacının uğradığı zararın belirlenmesi, davacının gerçek zararının belirlenememesi halinde TBK’nın 50/2.maddesi uyarınca, mahkemece, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, hakkaniyete uygun bir miktarda tazminata hüküm olunması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı, sözleşmede kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek portföy tazminatının da tahsilini istediği halde bu talep hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın portföy tazminatı istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir. '' gerekçesi ile davacının temyiz itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiş olup iade edilen dosya mahkememizin ...Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce bozma kararı sonrası toplanan deliller;
-Mahkememizce Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak dosyanın ticari işletme ve şirketler muhasebesi konusunda uzman mali müşavir ile bir ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdine kararı verildiği, SMMM bilirkişi...ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Av....'ün █████/2021 tarihli raporunda özetle;
Mahkemenin ara kararı ve görevlendirmesi ile iş bu dosyada Yargıtay Bozma ilamındaki hususların gözetilmesi gerektiği birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamı itibariyle sunulan bilgi ve belgeler ile taraf defter ve kayıtları üzerinde daha önce yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki nitelendirmeler ve değerlendirmeler gözetildiğinde; faydalı modelin değerinin ve zararın tespitinin yapılamadığını, Yargıtay Bozma ilamı muvacehesinde davacının gerçek zararının belirlenememesi halinde TBK'nm 50/2.maddesi uyarınca, mahkemece, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, hakkaniyete uygun bir miktarda tazminata hüküm olunması gereği, takdir edilecek tazminatın tayini hususunun mahkemenin takdirlerinde olduğununa dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
-Mahkememizce davacı vekilinin dosyanın ek rapor aldırılması talebinin kabulü ile, mahkememiz dosyasına █████/2021 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişiler Mali Müşavir ... ile Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...'e tevdii edilerek; tarafların bilirkişi raporuna itirazı ve rapor tarihinden sonra dosyaya giren belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek yeniden bilirkişi raporu aldırılmış, SMMM bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Av. ...█████/2021 tarihli ek raporunda özetle;
Öncelikle belirtmek isteriz ki, Sayın davacı vekilince birtakım bilgi belge ve dilekçenin incelenmediği, raporun hatalı ve eksik olduğu, yatırım piyasaları dikkate alındığında faydalı modelin emsal değerinin belirlenmesi ve buna göre müvekkilinin alacağının tespit ve tayin edilmesi gerektiğini, Paranın alım gücüne ilişkin belirlemeye konu olan altın, dolar, euro şeklinde yatırımların da güncel dikkate alındığında bu yatırım türlerine göre de emsal değer olarak hesaplanması gerektiği, portföy tazminatının hesaplanması için █████/2021 tarihinde vermiş oldukları dilekçedeki delillerin toplanarak ve yollar izlenerek hesaplama yapılması, hesaplama sonucunda takdirin mahkeme bırakılması gerektiğini, bu nedenle portföy tazminatı yönünden herhangi bir hesaplama yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, 20 sayfalık kök raporda dosya muhdesatının özetlendiği, ancak hesaplama açısından yeterli emek ve çaba gösterilmediği belirtilerek itirazda bulunulmuş ise de;
Sayın davacı vekilinin de kabulünde olduğu üzere, dosya kapsamı itibariyle incelemeler yapılmış ve 20 sayfalık raporda dosyanın safahatı ve hesaplamaya esas olabilecek kriterlerin yeterli ve açık olmaması sebebiyle hesaplama yapılamadığı da yine detaylı bir şekilde izah edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince sunulan dilekçede hangi verilerin esas alınması gerektiğinin belirtildiği ifade edilmişse de; hesaplamaya esas kriterlerin somut verileri içermesi, defter ve kayıtlar ile desteklenmesi halinde mümkün olabilecektir.
Bu sebeple, Sayın Mahkemenin ara kararı ve görevlendirmesi ile iş bu dosyada Yargıtay Bozma ilamındaki hususların gözetilmesi gerektiği birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamı itibariyle sunulan bilgi ve belgeler ile taraf defter ve kayıtları üzerinde daha önce yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki nitelendirmeler ve değerlendirmeler gözetildiğinde kök rapordaki görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişiklik olmadığı; faydalı modelin değerinin ve zararın tespitinin yapılamadığını, Yargıtay Bozma ilamı muvacehesinde davacının gerçek zararının belirlenememesi halinde TBK'nm 50/2.maddesi uyarınca, mahkemece, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, hakkaniyete uygun bir miktarda tazminata hüküm olunması gereği, takdir edilecek tazminatın tayini hususunun mahkemenin takdirlerinde olduğunu kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
-Mahkememizce bilirkişiler tarafından sunulan rapor Yargıtay kararını karşılayamadığından İstanbul Bölge Bilirkişi Kurulundan bilirkişi heyeti oluşturularak dosyanın tevdine karar verilmiş olup, Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ...ve Marka Patent uzmanı bilirkişi...y ve YMM...y'un █████/2022 tarihli raporu ile özetle;
Dava dosyasında yer alan belgeler ve mahkeme ilamları üzerinden yapılan incelemelere göre;
02.04.2008 tarihinde haksız fesih, sonucunda davalının 07.04.2005 tarihli sözleşmenin konusu faydalı model ... ürünü ... isimli bayiye satılmıştır. 750.000-TL olan patent devir bedelinin 500.000 TL Avrupa Yakası Bölge Müdürlüğü karşılığı ödenmiş olup tarafların ikrarı neticesinde 250.000 TL bakiye kaldığı kanaatine varılmıştır.
Sözleşme feshedildiği için PORTFÖY TAZMİNATI konusunda herhangi bir belirleme yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yargıtay Bozma ilamına göre davanın gerçek zararının belirlenmesi talebinin ürünlerin sektörel değerinin dosyada yer almaması ve heyetimizde ürünler ile ilgili sektör bilirkişisi olmaması nedeniyle yapılmasının mümkün olmadığı,
Faydalı model belgesinin yıllık harç takibinin devir sözleşmesinde kim tarafından yapılacağının belirlenmemiş olması nedeniyle bu kapsamda kusur değerlendirilmesinin heyetimizce yapılamayacağı,
Yargıtay Bozma ilamına göre davanın gerçek zararının belirlenememesi halinde TBK'nın 50/2. Maddesi uyarınca, mahkemece, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak hakkaniyete uygun bir miktarda tazminata hüküm olunması iş bu tazminatın tayini hususunun mahkemenin takdirlerinde olduğunu kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
-Mahkememizce dosyanın yeniden Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ...ve Marka Patent uzmanı bilirkiş...' a tevdi ile Yargıtay Bozma ilamı ve mahkememiz ara kararını tam karşılayacak ve tarafların itirazların değerlendirmek suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli ek raporu ile bilirkişi ... █████/2023 tarihli ek raporu ile özetle;
Dava dosyası içerisinde yer alan belgeler, bilirkişi raporları ile Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararları da dikkate alındığında faydalı model belgesinin gerçek devir bedelinin, davacının gerçek zararının ve portföy tazminatının kesin olarak belirlenmesi bilirkişi heyeti tarafından mümkün değildir.
Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi İlamı (kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E...”a ilişkin) ile TBK'nın 50/2. Maddesi uyarınca Mahkemece, olayların olağan akışıs ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, hakkaniyete uygun bir miktarda tazminata hüküm olunması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulmuş olması sebebiyle; davacının talebi ile bağlı olarak Dava Tarihi: 13.04.2015'den 31.01.2022 tarihine kadar davacının talebine uygun olarak 250.000-TL maddi tazminat, 10.000-TL manevi tazminat, 10.000-TL portföy tazminatı olmak üzere TOPLAM 270.000-TL'nin denkleştiri adalet sistemine göre değeri tespit edilmiştir.
Dava tarihi itibariyle 270.000 TL ödemenin Yargıtay İçtihatlarına göre farklı parametreler esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda 31.12.2022 tarihi itibariyle bulunan basit ortalama güncel değerinin 1.517.711,65 TL olabileceği sonuç ve kanaatine varılmış olduğu,
Yargıtay Bozma ilamına göre davanın gerçek zararının belirlenememesi halinde TBK'nın 50/2. Maddesi uyarınca, mahkemece, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak hakkaniyete uygun bir miktarda tazminata hüküm olunması ve iş bu tazminatın tayini hususunun mahkemenin takdirlerinde olduğunu kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
-Mahkememizce dosyasının İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu gönderilerek, dosyanın önceki rapor sunan bilirkişiler Hüseyin Aksoy, Mehtap Civir ve Zafer Güzey'e tevdii ile, tarafların itirazlarını değerlendirmek suretiyle ek rapor düzenlenmesine kararı verildiği, bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli ek raporu ile özetle;
Sayın Mahkemenin arar kararı ve görevlendirilmesi ile iş bu dosyaya ilişkin Yargıtay Bozma ilamındaki hususların gözetilmesi birlikte değerlendirildiğinde;
Yargıtay Bozma ilamına göre davacının gerçek zararının belirlenmesi talebinin ürünlerin sektörel değerinin dosyada yer almaması nedeniyle yapılmasının mümkün olmadığı,
Faydalı model belgesinin yıllık harç takibinin devir sözleşmesinde kim tarafından yapılacağının belirlenmemiş olması nedeniyle bu kapsamda kusur değerlendirilmesinin ve faydalı modelin bedelinin ve zararının tespitinin yapılamadığı,
Dosya kapsamı itibariyle sunulan bilgi ve belgeler, taraf defter ve kayıtları üzerinde daha önce yapılan inceleme ve değerlendirmeler, bilirkişi raporları ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki değerlendirmeler dikkate alındığında daha önce verdiğimiz kök ve ek raporlardaki görüşlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı, Yargıtay Bozma ilamına göre davanın gerçek zararının belirlenememesi halinde TBK'nın 50/2. Maddesi uyarınca, mahkemece, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak hakkaniyete uygun bir miktarda tazminata hüküm olunması iş bu tazminatın tayini hususunun Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğunu belirtmek isteriz. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
-Mahkememizce yargıtay bozma ilamı doğrultusunda rapor alınması amacıyla █████/2024 tarihli beyan dilekçesindeki belirtilen ... ... ...'a dava dosyasının tevdine kararı verildiği, bilirkişi Sınai Mülkiyet Uzmanı- Hukukçu Sınai Mülkiyet Uzmanı- Hukukçu, bilirkişi Mali Müşavir ..., bilirkişi Sınai Mülkiyet Davaları Bilirkişisi Av....bilirkişi Fikri ve Sınai Haklar / Markalar ...'ın █████/2025 tarihli raporunda özetle;
1)Dosyadaki belgeler ile temin edilen veriler arasında taraflar arasında imzalanan faydalı model devir sözleşmesindeki bedelin 5000 TL değil gerçekte 750.000,00 TL olduğunu ve bu 750.000,00 TL’nin davacı tarafından davalıya ödendiğini ispatlayan yazılı bir delilin dosyada ve incelenen belgeler arasında bulunmadığı,
2)Taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 02.04.2008 tarihli ihtarname ile feshinden önceki ve sonraki dönemlerde davalı satış ve karlılığında büyük bir değişiklik olmadığından davalı satış ve karlılığından hareketle de faydalı modelim gerçek değerinin tespiti veya taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin içeriğinin ne olduğuna ilişkin herhangi bir sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığı,
3)Dava dosyası ile temin edilen belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde: 28.05.1998 tarihli imza sirkülerine göre davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve şirket mührü altında atacağı müşterek imza ile yetkili temsilcisi olan ve 29.02.2012 tarihli genel kurul hazirun cetveline ve bu tarihten sonraki yönetim kurulu kararlarına göre davalı şirket ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrılan ...'in İstanbul 23. ATM.'nin ████████ E. sayılı dosyasında 05.11.2013 tarihli oturumda verdiği, faydalı model devir bedelinin 750.000,00 TL olduğu yönündeki beyanının doğru olup olmadığı ve söz konusu beyanın davalı şirketi bağlayıp bağlamayacağı konusunda bilirkişi heyetinin herhangi bir kanaate ulaşamadığı,
4)Faydalı modelin varsa gerçek değeri tespit edilmediğinden davacının uğradığı zararın belirlenmesinin de mümkün olmadığı, bu nedenle Sayın Mahkemenin ...'in İstanbul 23. ATM.'nin ...E. sayılı dosyasında 05.11.2013 tarihli oturumda verdiği, faydalı model devir bedelinin 750.000,00 TL olduğu yönündeki beyanına itibar etmesi ve taraflar arasındaki faydalı modelin devir işleminden yaklaşık 10 yıl sonra, 13.04.2015 tarihinde açılan işbu dava ile devir bedelinin gerçekte 750.000,00 TL olduğunun ileri sürülmesini, hayatın olağan akışına uygun bulması durumunda davacının zararının TBK’nın 50/2.maddesi uyarınca, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, hakkaniyete uygun bir miktarda belirlemesinin yerinde olacağı,
5)Dava dosyası kapsamında davacının portföy tazminatı talebinin yerinde olduğunun ispatlanamadığı, kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
-Mahkememizce yapılan itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosyanın en son görev yapan bilirkişi heyetine tevdine kararı verildiği, bilirkişi Sınai Mülkiyet Uzmanı- Hukukçu Sınai Mülkiyet Uzmanı- Hukukçu, bilirkişi Mali Müşavir ...R, bilirkişi Sınai Mülkiyet Davaları Bilirkişisi Av....bilirkişi Fikri ve Sınai Haklar / Markalar ...ın █████/2025 tarihli ek raporunda özetle;
1) Davacı yan kök rapor itirazlarında 2005 yılından bu tarafa hesaplama yapılmasını talep etmekte olup, Davalı yan Ticari defter ve belgeleri zorunlu saklama süresi dolmuş olup, VUK” a göre 15 yıl, TTK” ya göre 10 yıl üzerine süre geçmiş olduğu, Tarafımca kök raporda yapılan çalışmalarda Davalı yanca saklama zorunluluğu olmamasına rağmen 2007 yılından bu tarafa mali veriler tarafıma sunulmaya çalışılmış olup, eldeki veri ve bilgilerden aşağıda zikrettiğim kök rapor oluşturulabilmiştir. Kök raporda maddi bir hata olmadığı için aynen tekrar ettiğimizi,
2) ... Plastik İnş. Yapı Elem. San. Ve Tic. A. Ş.'nin █████████/█████████/2011 yılları Özet Gelir tabloları ve ine istinaden; Karlılığının ilgili dönemlerde normal seyrettiği, olağan dışı bir karlılıkla karşılaşılmadığı,
3) Dosyadaki ve eldeki verilere istinaden Davacı tarafından ödendiği iddia edilen 750.000,00-TL” nin tespit edilemediği, kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin █████/2026 tarihli ıslah dilekçesini sunduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, faydalı model belgesinin davalı şirkete devri karşılığında davacıya verilen bölge satıcılığının feshi nedeniyle alacak/tazminat, portföy tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Faydalı model belgesinin devri ve fesih nedeniyle alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek karar doğrultusunda eksik işlemlerin ikmali yoluna gidilmiş olup dosya kapsamı itibariyle faydalı model belgesinin gerçek devir bedeli, davacının uğradığı zarar miktarının tespiti hususlarında rapor tanzimi için birden fazla kök ve ek rapo alınmış olmasına rağmen bilirkişiler tarafından istenilen hususların tespiti mümkün olmamıştır.Mahkememizce Yargıtay bozma ilamı kapsamı ve TBK'nın 50/2 maddesi uyarınca tespit ve değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmış olup; taraflarca aksini ispata elverişli başkaca delil ibraz edilmemiş olması, mevcut dosya kapsamı itibariyle devir bedelinin 5.000,00 TL olduğunun da kabulünün mümkün olmayacağı nazara alınarak yapılan değerlendirmede ve 07.04.2005 tarihli sözleşme ile dosyamız davacısı ile davalı şirket adına bu sözleşmeye imza atan dava dışı ... arasında görülen İstanbul 16.ATM’nin ████████-█████████ sayılı dosyada ...'in beyanı dikkate alındığında faydalı model belgesinin devir bedelinin 750.000,00 TL olduğunun kabulü gerekmiştir. Taraflar arasında yapılan █████/2005 tarihli sözleşme ve davacının dosya kapsamındaki beyanları dikkate alındığında faydalı model belgesinin devri karşılığında davalı şirketin Marmara Bölgesi Avrupa Yakası satıcılık hakkının davacı ...'a verildiği, bu hakkın sözleşmenin sona ereceği 11.10.2011 tarihine kadar devam edeceğinin taahhüt edildiği, ayrıca ...’in mevcut ürünlerinden bir sefere mahsus 1 kamyon, faydalı model kullanılarak üretime geçilmesi halinde de bu üründen 2 kamyon ürünün ücretsiz olarak davacıya verilmesinin taahhüt edildiği, tek satıcılık hakkının devir bedelinin 500.000 olarak belirlenmiş olduğu, ... ile davacı arasındaki █████/2006 tarihli sözleşmede Bölge Müdürlüğünün %50 si için 250.000 TL kararlaştırılmış olmasının da bu hususu doğruladığı, ancak davalı tarafça haksız olarak █████/2005 tarihli sözleşmenin █████/2008 tarihinde feshedildiği, faydalı model belgesinin davalıya devrinden sonra yıllık ücretinin ödenmemesi dolayısıyla █████/2006 tarihinde bu belgenin geçersiz olduğu bu nedenle davacının sözleşmenin fesih tarihi olan █████/2008 tarihinden sözleşmenin sona ereceği █████/2011 tarihine kadar devam eden dönem için faydalı modelden faydalanma imkanının ortadan kalktığı, davacının sözleşmeden sonra tek satıcılık hakkının %50'sini, 250.000,00 TL karşılığında devretmiş olması, noterde yapılan sözleşmede 5.000,00 TL nin ödendiğinin beyan edildiği ve bu tutarın da mahsubunun gerektiği, ayrıca 2 kamyon PVC ürününde davacıya verildiğinin davacı tarafça ikrar edilmiş olması sözleşmenin feshedilene kadar yürürlükte kaldığı süre dikkate alındığında davacının uğradığı zarara karşılık TBK'nın 50/2 maddesi uyarınca takdiren 100.000,00 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatti oluşmakla bu talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Portföy tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede
Portföy tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise,alınan raporlarda davacının portföy zararınınn oluşmadığının tespit edildiği, zararın oluştuğunu ispat yükü davacı tarafta olup dosya kapsamı itibariyle davacının buna ilişkin ispata elverişli delil ibraz etmemiş olduğu bu nedenle raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak davacının portföy tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nın 49. maddesi uygulanır.
TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir.
Dosya kapsamı dikkate alındığında davacı tarafın manevi tazminat isteminin, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshinden ve gereği gibi ifa edilememesi iddiasına dayandığı sabittir. Davacının manevi tazminat talebini haklı kılan bedensel bütünlüğü yada kişilik hakkının zedelenmesi söz konusu değildir. Bu nedenle mahkememizce manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça sunulan █████/2026 tarihli dilekçe ile dava değerini 1.600.000 TL'ye ıslah ettiği bu miktar üzerinden eksik harcın ikmal edildiği görülmüştür. Davacı vekilin █████/2026 tarihli dilekçesi ile dava değerinin 6.815.898,89 TL'ye artırmış olduklarını beyan ettiği ancak eksik harcın ikmal edilmediği görülmüş, davanın niteliği itibariyle kısmi dava olduğu ve 6100 sayılı HMK'nın 176/2 maddesi uyarınca davada yalnızca bir kez ıslah yapılabileceği, ikinci yapılan ıslahın geçersiz olduğu, kısmi davalarda bedel artırım dilekçesi ile ilaveten dava değerinin artırılamayacağı dikkate alınarak bu miktar üzerinden eksik harç ikmali için süre verilmemiş ve dava değeri 1.600.000,00TL kabul edilerek bu miktar üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretleri değerlendirilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın kısmen kabulü ile 100.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Fazlaya dair talebin ve manevi tazminat ile portföy tazminatı taleplerinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 6.831,00-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 4.610,93-TL harç ve 22.713,07-TL tamamlama harcı toplamı 27.324,00-TL'den mahsubu ile artan 20.493,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan peşin harç ve ıslah harcından mahsup edilen 6.831,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve başvurma harcı olmak üzere toplam 26.881,70-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.680,11-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 25.201,59-TL'nin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan posta, müzekkere, kep ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 200,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 187,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye 12,50-TL'nin ise davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 228.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!