Anahtar kelimeler: Defaten Satıma Satımdan Esaskarar Kayseri Başlattıklarını Cari Talepte Yazim Katip

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
:...KARAR NO
:...HAKİM
:...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...Av....DAVALI
: ...VEKİLLERİ
: Av....Av. ...DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:...KARAR TARİHİ
:...KARAR YAZIM TARİHİ
: ...Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket arasında gerçekleşen alım satıma dayalı ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin cari alacağının oluştuğunu, bu alacağın tahsili hususunda defaten talepte bulunulmuş ise de davalı tarafça ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafın haksız itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, cari kayıtların incelenmesi halinde müvekkilinin alacağının sabit olduğunun anlaşılacağını, █████/2021 tarihinde yapılan mutabakat sonrası cari kayıt işleme devam edilerek sonraki tarihte yapılan 3 alım-satım faturasının daha eklendiğini ve nihayetinde icra takibine konu edilen 367.994,54-TL'lik alacaklarının oluştuğunu, müvekkili tarafından davalı tarafa ayıplı ürün satışı yapılmadığını, davalının kendi kusuruna dayanan işlemi sebebiyle borçtan kurtulmasının mümkün olmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını, davalı tarafın ödeme emrine itiraz dilekçesinde belirtilen hurda ve ayıplı malzemeler iddiasının kabul etmediklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...değişik iş sayılı dosyasında yapılan tespitin yokluklarında yapıldığını, hangi numunenin, hangi alet ve ölçüm şart ve teknikleri ile incelemeye alındığının bilinmediğini, müvekkilinin yalnızca davalı firmaya değil aynı sektörde bir çok firmaya aynı ürünü sattığını ancak hiç birinden ayıplı ürün şikayeti almadığını, değişik iş dosyasında alınan raporların bilimsel dayanak ve gerçeklikten uzak olduğunu, müvekkili tarafından karbon oranının ne olacağı yönünde davalıya verilmiş taahhüt bulunmadığını, öncelikle davalı şirketin menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerde bulunan bulunan hak ve alacakları ile ilgili olarak ihtiyati haciz - ihtiyati tedbir kararı verilmesini, akabinde bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın likit olması dikkate alınarak %20'den az olmamak üzere borçlu şirketin icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacının ödeme talebinde bulunduğu mallarda gizli ayıp olduğunun ortaya çıktığını, bu durumun mahkeme kanalı ile de tespit edildiğini, müvekkili tarafından satın alınarak amacına uygun şekilde bükülerek emaye kaplandıktan sonra ve ocak teli haline getirilerek müşterilerine satılan ürünlerin müvekkiline iade edildiğini, davacı tarafından sevkedilen mallar ile ilgili karbon oranının %0,05 olduğunu gösteren kalite belgelerinin de sunulması nedeniyle müvekkili tarafından satın alınan ürünün emaye kaplamaya uygun olmadığını, kalite belgesinde belirtilen karbon oranlarında da olmadığını, müvekkilinin gizli ayıp olduğunun anlaşılması üzerine kaplama ve satış işlemlerini durdurduğunu, akabinde müvekkilinin süresi içerisinde davacı firmaya ulaşılarak ayıp bildirimde bulunduğunu, davacının bunun üzerine müvekkilinin bekleyen ve iade olduğu için derhal yenilenmesi gereken siparişleri de olduğundan yeni malzeme gönderdiğini ve yeni gönderilen malzeme bedellerini de zaten ödediğini, ayıplı çıkan malzemeler ile ilgili olarak ise inceleme yapacaklarını söyleyerek müvekkilini oyaladıklarını, aradan zaman geçtikten sonra üründe kendilerinden kaynaklanan bir problem olmadığını ileri sürdüklerini, mahkeme kanalı ile yapılan tespit sonrasında da davacıdan alınan ürünlerin emaye kaplamaya uygun olmadığı ve parlak lama isimli üründe gizli ayıp olduğu şeklinde rapor tanzim edildiğini, tespite konu mallarda ayıp olduğunu, davacının ayıplı çıkan malları ile ilgili müvekkilinden haksız şekilde ödeme talep ettiğini, davacının alacak iddiasına dayanak gösterdiği faturaya ilişkin olarak iade faturası düzenlendiğini, ayrıca müvekkilinin davacı tarafından satılan ve gizli ayıplı olduğu anlaşılan malları geri vermeye hazır olduğunu da bildirirek sözleşmeden döndüğünü, müvekkili tarafından yapılan bildirim sonrasında da davacı firma yetkililerinden gelerek inceleme yapıldığını ancak ayıplı malzemelerin teslim alınmasından imtina edildiğini, izah edilen nedenlerle haksız davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin ihtarname, taraflar arasında düzenlenen sipariş teklif formu, faturalar, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları, tanık beyanları ve tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takip dosyasında: alacaklının ... ve Transmisyon San. ve Tic. Ltd. Şti., borçlunun ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 411.768,25-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı ... San ve Tic. A.Ş.'nin defterlerinin tetkikinden görüleceği üzere 20.03.2018 yılından itibaren çalıştıkları, taraflar arasındaki ticaretin 27.04.2021 tarihine kadar sorunsuz yapıldığı oluşan 367.994,54-TL bakiyenin 04.05.2021 tarihinden itibaren oluştuğu, 17.07.2021 tarihindeki ... nolu satış faturasından sonra hiç bir işlem gerçekleşmediği, davacıya ait defterler e- defter olarak düzenlendiği, beratların süresinde gönderildiği, defterlerin lehine delil delil teşkil ettiği, incelemeler sonucunda davacının 17.07.2021 tarihi itibarı ile 367.994,54-TL alacak bakiyesi bulunduğu, taraflarına kesilen iade faturası bulunmadığının tespit edildiği, teknik yönden ise ataması yapılan bilirkişi ile irtibat sağlanamadığından, katılımının sağlanamadığı, mali yönden tetkik ve değerlendirmelerin bu şekilde olduğunu bildirmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporda: davalının 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye defterinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı tarafça davacı adına düzenlenen 12.01.2022 tarih ... numaralı 391.517,78-TL tutarlı iade faturasının geçerliliğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, mahkemece davalı tarafça davalı adına düzenlenen 12.01.2022 tarih ... numaralı 391.517,78-TL tutarlı iade faturasının geçerli sayılması halinde davalının davacıdan alacağı 24.198,24-TL olduğu, mahkemece 12.01.2022 tarih ... numaralı 391.517,78-TL tutarlı iade faturasının geçersiz sayılması halinde, davacının talebine bağlı kalınarak, davacının davalıdan alacağı 367.994,54-TL olduğu, bu alacağa işleyen faiz tutarının 16.191,76-TL olarak hesaplandığı, Kayseri Genel İcra Dairesi ...esas sayılı dosyası ile 12.10.2022 tarihli 367.994,54-TL asıl alacak, 43.773,71-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 411.768,25-TL tutarlı ilamsız takiplerde ödeme emri ile, davacının davalı aleyhine icra takibine başladığı, icra inkar tazminat miktarı ve takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan █████/2025 tarihli kimya mühendisi bilirkişinin raporunda: tüm dosya kapsamının taraflar arasındaki uyuşmazlık bakımından teknik açıdan değerlendirilmesi sonucunda; eğer mahkemece, davacı satıcı firmanın, karbon oranına ilişkin davalı firmaya kalite belgesi, teknik şartname veya sözleşme ile yazılı veya sözlü önceden bir teknik taahhütte bulunduğu kanaatine varılırsa ve teslim edilen ürünün bu sınırın altında olduğunun tespit edildiği sonucuna varılırsa kusurun kabul edilebileceği, mahkemece böyle bir taahhüdün bulunmadığı kanaatine varılırsa yalnızca karbon oranının düşük olmasının, otomatik olarak satıcının sorumluluğunu doğurmayacağı çünkü nihai üründe ortaya çıkan ayıbın, karbon oranının yanı sıra alıcının üretim yöntemleri ve işlemleriyle de doğrudan ilişkili olabileceği yönünde görüş bildirmiştir.YARGILAMA VE GEREKÇE
:Dava, cari hesap (açık hesap) alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;i) İlamsız takip yapılmış olması,ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,iii)İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve ███████-824 E., ████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Diğer yandan belirtmek gerekir ki; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.6102 sayılı TTK m.21/2 uyarınca; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.Görüldüğü üzere tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.Bu hususlarla birlikte 6100 sayılı HMK’nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesinin incelendiğinde:"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme olduğu görülmektedir.7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK'nun 222/4) Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, █████/2009 gün ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)Uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1-c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1-c hükmü de uygulanacaktır.Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden "Cari Hesap Alacağı" dayanak gösterilerek 367.994,54-TL asıl alacak, 28.370,87-TL işlemiş faiz ve 15.402,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 411.768,25-TL alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.Davalı cevap dilekçesinde malların gizli ayıplı olduğunu, bu malları kullanılarak yapılan üretim sonucu müşterilere satıldıktan sonra "emaye atması" şikayeti ile ürünlerin kendilerine iade edildiğini, ayıplı ürünler sebebiyle haksız şekilde ödeme talep edildiğini, bu hususta mahkeme kanalıyla tespit yaptırıldığını, iade faturası düzenlendiğini, ayıp ihbarında da bulunulduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Talimat yoluyla davacı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen █████/2025 tarihli rapora göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılında başladığı, 2021 yılına kadar devam ettiği, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının düzenlediği iade faturasının davacının ticari defterlerinde yer almadığı, █████/2021 tarihli hesap bakiyesine göre davacının davalıdan 367.994,54-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı ürünlerin ayıplı olduğunu savunmuş ve ayıp ihbarını dosyaya ibraz etmiş olduğundan mahkememizce kimyacı bilirkişiden rapor alınmıştır. █████/2025 tarihli rapora göre davacının davalıya belli bir karbon oranını taahhüdünün bulunmadığı, emaye hatalarının sadece karbon oranına bağlanamayacağı, malzemenin yüzey temizliği, emaye hamurunun bileşimi, fırınlama sıcaklığı ve süresi, şekillendirme işlemi sırasında oluşan mekanik gerilmeler ve üretici tarafından uygulanan teknik proseslerin de önemli olduğu, yalnızca karbon oranının düşük olmasının bu sorunu doğurmayacağı tespit edilmiştir.Davalı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve █████/2025 tarihli rapor alınmıştır. Buna göre taraflar arasında cari hesap sözlemesinin bulunmadığı, █████/2021 dönemi itibariyle davalının davacıya 367.319,54-TL borçlu olduğu, davalının davacı aleyhine ... seri numaralı, 391.517,78-TL tutarlı iade e-faturası düzenlediği, bu şekilde borç kaydını kapattığı ve davalının davacıdan 24.198,24-TL alacaklı olduğu, davacının Bakırköy 44. Noterliği'nin █████/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade faturasına itiraz ettiği, davalının Kayseri 7. Noterliği'nin █████/2022 tarihli ve 3185 yevmiye sayılı ihtarnamesini davacıya gönderdiği tespit edilmiştir.Tüm bu bilirkişi incelemelerine göre tarafların ticari defter kayıtlarının iade faturası dışında birbiri ile örtüştüğü, davalının düzenlediği ... seri numaralı, 391.517,78-TL tutarlı iade e-faturasının ise davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi süresinde de düzenlenmediği, █████/2021 tarihli sipariş teklif formunda her hangi bir karbon oranı belirtilmediği, davalı, davacının ...l firmasından aldığı ürünleri sattığını düşünerek davacıdan mal aldıklarını savunmuş ise de davacının bu yönde bir taahhüdü olmadığı, davacının davalıya en son █████/2021 tarihli fatura uyarınca ürün sattığı, ancak davalının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı tespit dosyasının açılış tarihinin █████/2021, ayıp ihbarını tarihinin █████/2021 olduğu, süresi içerisinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı, davalı vekili █████/2026 duruşmada █████/2021 tarihli ihbar maili atıldığını belirtmiş ise de mail yoluyla yapılan ihbarın TTK anlamında geçerli bir ihbar anlamına gelmeyeceği, böylelikle davalının ayıba dair savunmasının yerinde olmadığı, davacının alacağının ticari defter kayıtları ile ispatlandığı, iade faturasına ve ayıba yönelik yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen davalı tarafça verilen kesin süre içerisinde yemin metni de sunulmadığı anlaşılmakla davacının davasının 367.994,54-TL asıl alacak yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından takip tarihinden önce temerrüt gerçekleşmemiş olmakla davacının işlemiş faize ait istemi reddedilmiştir.Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itiraza konu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.Mahkememizce kurulan kısa kararda icra dosya numarası sehven yetkisiz Gaziosmanpaşa 6. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas olarak yazılmış ise de bu husus maddi hatadan kaynaklı olup HMK 304/1 maddesi uyarınca icra dosya numarasının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası olduğuna ilişkin kararın altına tashih şerhi işlenmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında 367.994,54-TL asıl alacak yönünden İTİRAZIN İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine,2-İİK'nın 67. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında (73.598,90-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,3-Reddedilen kısım açısından şartları oluşmamakla davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 25.137,71-TL ilam harcından, tahsil edilen 7.031,98-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 18.105,73-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 331,68-TL'lik kısmının davacıdan, 2.788,32-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 7.031,98-TL peşin harç, 592,80-TL tedbir talebi harcı, 444,60-TL ihtiyati haciz harcı, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 22.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.820,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 32.561,28-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: (davalı tarafın yaptığı 1.769,40-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanmış ve mahsup edilmiş haliyle) 28.911,70-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 58.879,13-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 43.773,71-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...Düzeltme ŞerhiHüküm kısmının 1 nolu bendinde sehven Gaziosmanpaşa 6. İcra Dairesinin dosya numarasının yazıldığı, bunun maddi hata olduğu ve düzeltilmesi gerektiğinden; hüküm kısmının 1 nolu bendinin "Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra takip dosyasında 367.994,54-TL asıl alacak yönünden İTİRAZIN İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine," şeklinde düzeltilerek uygulanmasına ilişkin işbu şerh düzenlenmiştir.Katip ... Hakim ...