Anahtar kelimeler: Satılık Şasi Medya Satımdan İlanı Görmüş Nakliyesi Şahıs Firmasında Firmasına

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA İHBAR OLUNAN
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkili, sosyal medya üzerinden görmüş olduğu satılık ilanı üzerine (Ek-1) ... 18.Noterliği'nin 05.11.2024 tarihli yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi (Ek-2) ile davalıdan ... şasi numaralı, ... plakalı ... (Ek-3) 1.150.000,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkil, satın aldığı aracı kendi adına şahıs firmasında ticari olarak işletmektedir (Ek-5). Satın almış olduğu araç ile ... firmasına ait mal nakliyesi yapılmakta ve her ay düzenli olarak buradan gelir elde etmektedir (Ek-6).bBu itibarla tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan satım sözleşmesinden kaynaklanan işbu davanın görülmesinde Sayın Mahkemeniz görevli ve yetkili olduğunu, aracın teslim alınmasından hemen sonra, çeşitli teknik ve mekanik arızalar baş gösterdiğini, bu durum, hem müvekkilin işlerini ciddi şekilde aksatmış hem de maddi kayıplara yol açtığını, aracın çalışmaması nedeniyle ilk olarak 06.11.2024 günü yeni akü alınması gerekmiş (Ek-7), ardından 09.11.2024 günü yük kaldırma liftinin yağının tamamlanması gerektiğini, (Ek-8). Bu sorunlar, müvekkilin günlük iş akışını ciddi şekilde engellemiş ve sürekli bir onarım döngüsüne sebep olduğunu, 16.11.2024 tarihinde antifriz ve yağ eksiklikleri giderilmiş, ancak bu tarihten sonra da arıza serisi devam ettiğini, 22.11.2024 günü lift hortumu patlamış, turbo kontrolü sırasında kapak taşlama işlemi gerçekleştirildiğini, 25.11.2024 tarihinde motor bloğundaki hortum patlaması su kaçağına neden olmuş, 26.11.2024 tarihinde yağ ikaz lambası yanması üzerine yağ ilavesi yapılmış Tüm bu işlemler, aracın sürekli bakım ve onarım ihtiyacını ortaya koyduğunu, 27.11.2024 günü, motorun sökülmesi ve aynı gün conta yanması tespit edilmiştir. Bu durum, aracın ciddi bir şekilde ayıplı olduğunu gösterdiğini, ilerleyen günlerde, 06.01.2025'te de lift arızasının devam etmesi, aracın güvenilirliğini tamamen sorgulatır hale getirdiğini, meydana gelen tüm bu arızalar nedeni ile davalı şirket yetkilisi ile görüşülmüş ve ihbarda bulunulmuş olup kendisinin yönlendirmesi ile müvekkil aracı tamircilere götürdüğünü, araçtaki ayıbın giderilmesi için davalı tarafından da çaba gösterildiğini, dava konusu araçtaki ayıpların tespitine yönelik düzenlenen Uzman Raporu ile davalı tarafça satıştan hemen önce araç 622.000 km de iken veren motor arızası nedeniyle tamir gördüğünü, uzman raporunda da belirtildiği üzere aracın motoruna satıştan önce yapılan silindir kapak revizyonu işleminin ayıplı olduğu tespit edildiğini, müvekkil, seçimlik hakkını aracın bedelinde indirim yapılması yönünde kullanmak istediğini, aracın bedelinde indirim yapılmasına yönelik seçimlik hakkımız uyarınca nispi metod yöntemi uygulanarak aracın satış tarihindeki ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı rayiç değeri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmesi suretiyle ortaya çıkan bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin yapmış olduğu masrafların, yapılmış olduğu tarihlerden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsili gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, aracın gizli ayıplı olarak satılması nedeni ile TBK.m.227/1-(2) uyarınca seçimlik hakkı olarak bedel indirimi talebi yönünden, HMK.m.107 uyarınca Sayın Mahkeme tarafından alacağın belirli hale gelmesinden sonra artırma hakkımız saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak, 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, aracın tamiratı için yapılan masraflara yönelik, kısmi dava olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, müvekkilin aracını çalıştıramadığı günlere ilişkin olarak yaşamış olduğu gelir kaybının tazmini yönünden, HMK.m.107 uyarınca Sayın Mahkeme tarafından alacağın belirli hale gelmesinden sonra artırma hakkımız saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak, 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, yaşanan araç mahrumiyet bedeli karşılığına yönelik, kısmi dava olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule yönelik itirazlarımızın kabulüne, görev itirazlarımızın kabulüne, mahkeme dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz bir şekilde açılmış olan davanın esastan reddine, davaya ... ağır vasıta san. tic. a.ş'nin dahil edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili beyan dilekçesinde özetle; dava konusu olan aracı her iki dava tarafında olduğu dönemde ifade etmiş oldukları arızaların tespit ve onarılmasına yönelik tespit ve tamiratı eksiksiz olarak yapmış ve araç sahiplerine teslim ediğini, müvekkilin yapmış olduğu işin tam ve eksiksiz olduğunu beyan etmiştir.
DELİLLER
:
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, davalı tarafından ayıplı olarak satılan araç nedeni ile bedel indirimi, gelir kaybı ve maddi zararların tazminine ilişkin tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça davalıdan satın alınan traktörde gizli ayıp olduğu iddiasında dayalı ayıp oranında bedelde indirim, araç onarımı için yapılan masrafların tahsili, aracın çalıştırılamadığı günlere ilişkin kazanç kaybının , aracın kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Her ne kadar işbu dava dosyası Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde davacının tacir ve esnaf kaydının bulunmadığı, vergi dairesinden gelen müzekkere cevabında ise işletme hesabına göre defter tuttuğu tespit edildiği, 2024 yılı gelir beyannamesinde yer alan giderler-dönem içi hasılat incelendiğinde ise VUK da yer alan hadlerin altında kaldığı, ayrıca vergi kaydı olarak Kara yolu ile şehir içi yük taşımacılığı faaliyeti bulunsa da uyuşmazlığın Taşıma Hukuku'ndan kaynaklanmadığı,satım sözleşmesine istinaden maddi tazminatlara ilişkin olduğu, davanın mahiyeti gereği mutlak ya da nispi bir ticari dava olmadığı dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,
2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talepüzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!