Anahtar kelimeler: Hizm Kimya Tem Ştinin Çarpması Kasko Park Araca Gıda Yazim

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkil sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı bulunan ... Kimya Gıda ve Tem. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti’nin maliki bulunduğu ..... plakalı park halindeki araca, yine davalı .... Kimya Gıda ve Tem. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti’nin maliki, diğer davalı ... ’nin sürücüsü bulunduğu ... plakalı aracın █████/2021 tarihinde çarpması neticesinde sigortalımız ....plakalı araçta hasar meydana geldiğini, kaza sonrasında kaza mahallinde taraflarca düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre davalı araç sürücüsü ... nin meydana gelen trafik kazasında tamamen kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile ... plakalı araçta yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda KDV dahil 11.670,00 TL hasar bedeli tespit edildiğini ve bu bedelin █████/2021 tarihinde müvekkil şirkete sigortalı araç tamiratını gerçekleştiren şirkete ödendiğini, müvekkil şirketin yaptığı ödemeden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yapılan ödemeyi davalılardan talep ettiklerini ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı sonucunda takibin durduğunu beyanla takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle kazaya karışan her iki aracın da müvekkil şirket adına kayıtlı olduğunu, müvekkil şirket bünyesinde birçok araç bulunduğunu, bu araçların hepsinin kasko sigortası ve trafik sigortası olduğunu, ...plakalı araç sürücüsünün müvekkil şirket bünyesinde çalıştığını, dava konusu kazanın kasti olmadığını, davalı sürücünün aracı şirket önüne park etmek istediği sırada karşı araca çarptığını, kazanın kişilerin kasti hareketi sonucunda meydana gelmediğinden sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmadığını, kaza esnasında trafik kurallarının ihlal edilmediğini, ağır kusur durumunun da söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince özetle davalı şirket yönünden, kazaya karışan her iki aracın davalı şirkete ait olduğu, alacaklı ve borçlunun birleşme durumu olduğu; bu nedenle kasko poliçesine dayalı olarak davalı şirkete ödeme yapan sigorta şirketinin ödemeden sonra davalı şirkete rücu edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine; davalı sürücü yönünden, aldırılan bilirkişi raporu denetime elverişli, gerekçeli, olaya ve mevzuata uygun olmakla hükme esas alındığı, davalı sürücünün park halindeki sigortalı araca verdiği hasarda tam kusurlu olduğu, bilirkişi raporu uyarınca davacı sigortanın yaptığı hasar ödemesinin kaza ile uyumlu olduğu, davalıya tamamen rücu edebileceği, davalı sürücünün itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ....esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminat talebinin alacak likit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından özetle rücu muhatabı karşı aracın maliki ile sigortalının aynı kişi olmasının rücu hakkını ortadan kaldırmayacağı, kazaya karışan her iki aracın da aynı kişiye ait olmasının rücuya engel olmadığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı sürücü tarafından özetle kasten veya ağır kusuru ile trafik kazasına neden olmadığından sigorta şirketinin kendisine rücu edemeyeceği, kendisinin sürücü konumunda olduğu, sigortacı ile sigortalı arasındaki sözleşmeye taraf olmadığından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, kasko sigortacısı tarafından ödenen tazminat bedelinin iadesi için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde:
Somut olayda, davalı şirkete ait davalı sürücü tarafından kullanılan araç ile davacının kasko poliçesiyle güvence altına aldığı davalı şirkete ait aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı sigorta şirketi, kasko poliçesi kapsamında tamir masrafını karşılamış ve kusurlu karşı taraf aracın maliki sıfatıyla davalı şirket ile davalı sürücüye karşı icra takibi başlatmış; itiraz üzerine takip durduğundan itirazın iptalini talep etmiştir. İcra takibi ve itirazın iptali davası, halefiyet ilkesi gereğince başlatılmış/açılmıştır. Davacı sigortacı, halefiyet ilkesi gereğince sigortalısının haklarına sahip olacak ise de trafik kazasına karışan iki araç da davalı şirkete ait olup her iki araç bakımından da davalı şirket üçüncü kişi durumunda olmadığı gibi TBK'nin 135/1 maddesindeki alacaklılık ve borçluluk sıfatı işleten davalı şirkette birleşmiştir. Kasko poliçesi kapsamında davalı şirket yararına tamir masrafını karşılayan davacı sigorta şirketi yaptığı ödemeyi davalı şirketten geri ödemesini isteyemez. O halde ilk derece mahkemesince davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.
Davalı sürücünün istinaf başvurusunun incelenmesinde:
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, halefiyet ilkesi gereği ödediği tazminatı zarar verenlere rücu hakkına sahiptir.
İİK’nin 67/1. maddesi uyarınca takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Somut olayda davalı sürücünün kullandığı araç ile davacı sigorta şirketinin kasko poliçesiyle güvence altına aldığı aracın karıştığı trafik kazası meydana gelmiş; davacı sigorta şirketi tarafından davalı sürücünün çarptığı aracın tamir ücreti ödendikten sonra çarpan araç sürücüsü olarak istinaf edene karşı icra takibi başlatılmış; itiraz üzerine takip durduğundan itirazın iptali talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davalı sürücünün kusurlu olduğu kabul edilmiştir. İstinaf dilekçesinde kusur raporu alınması gerektiği belirtilmemiş; buna karşılık davalı sürücü, park halindeki araca çarptığından kusurlu olduğunu söylemiştir. Bu durumda kusur raporu alınmak üzere ortadan kaldırma kararı verilmesi mümkün görülmemiştir.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir (2918 sayılı KTK Md. 95/2).
Davalı sürücü, 2918 sayılı KTK’nin 95/2. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin davalı sigortalı şirkete rücu edebileceği ancak davalı işleten ile davacı sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesine taraf olmaması nedeniyle davacı sigorta şirketinin kendisine rücu edemeyeceğini ileri sürmüş ise de hasar gören aracın işleteni olan davalı şirketin hasar veren aracı kullanan davalı sürücüden TBK’nin 49. maddesi uyarınca zararı gidermesi talep hakkı bulunmakta olup Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince, sigorta tazminatını ödeyen hasar gören aracın kasko sigortacısı olan davacı, halefiyet ilkesi gereği ödediği tazminatı zarar veren davalı sürücüye rücu edebilir. Davacı sigorta şirketinin rücu edebilmesi için eylemin kusura işlenmesi yeterli olup eylemin ağır kusurla veya kasten işlenmesi şart değildir. O halde ilk derece mahkemesince davalı sürücü yönünden itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Bu durumda, incelenen mahkeme kararı hukuka uygun olduğun ve ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1- HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan ayrı ayrı reddine,
2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 526,4TL eksik harcın başvuran davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 616,39 ‬TL eksik harcın başvuran davalı sürücüden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
4- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
5- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine,
HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile █████/2026 tarihinde karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!