Anahtar kelimeler: Takakkukun Kva Trafo Dolduğunu Faturası Fahiş Açılamayacağını Tlden Gücü Kaçak

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2018/2 E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin kaçak elektrik kullandığından bahisle 49.707,40 TL kaçak elektrik kullanım faturası tahakkuk ettirildiğini, trafo gücü 50 kva olmasına rağmen 100 kva üzerinden hesap yapıldığını, kaçak elektrik kullanımı olmadığını, takakkukun fahiş olduğunu belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'den davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; itiraz süresinin dolduğunu, belirsiz menfi tespit davası açılamayacağını, kaçak elektrik kullanımı olduğunu, mevzuata uygun tahakkuk yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemece verilen 29.01.2015 tarihli kararla; davanın kısmen kabulü ile davacıya 13.09.2012 tarihli ve .... seri numaralı kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen borçtan davacının 12.102,88 TL borcu olduğunun, geriye kalan 37.604,52 TL bakımından borcu olmadığının tespitine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Dairemizin 16.11.2017 tarihli ilamıyla; ...Somut olayda, 10.12.2012 tarihli sayaç ölçü raporu doğrultusunda davacı hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edilmiş, bu tutanağa istinaden davalı tarafından kaçak elektrik tahakkuku yapılmıştır.Mahkemece yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, parsel büyüklüğü, kaçak tespit yapılan tarihlerde ekili bitkinin türü ve bitki için gerekli sezon sulama süresi gibi zirai veriler dikkate alınarak kaçak elektrik tahakkuk bedeli hesaplanmıştır. Mahkemece alınan bu hesaplama şekli benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Tutanak tarihinde davacının tarımsal sulama amaçlı kaçak elektrik kullandığı sabit olduğundan, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre kaçak elektrik bedeli hesabı yapılması gerektiği, sulama sezonuna göre belirlenen çalışma saatleri esas alınarak hesaplanma yapılamayacağı kuşkusuzdur. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemez.Hal böyle olunca, Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, öncelikle dosya yeniden bilirkişi kuruluna verilerek davalı şirketin davacı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu Yönetmelik gereğince yayınlanan 622 sayılı EPDK kararında belirlenen usül ve esaslarda açıklanan yönteme göre ve ortalama aylık çalışma saati 400 saat olarak alınarak yeniden hesaplanması için yeniden rapor alınması, davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedelinin duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.2.Mahkemenin ilam başlığında yazılı tarih ve sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacıya 13.09.2012 tarihli ve ... seri numaralı kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen borçtan, davacının 44.252,73 TL borcu olduğunun, geriye kalan 5.454,67 TL bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme sonucunda hatalı karar verildiğini belirterek, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık kaçak elektrik kullanımının tespitine dair tutanak nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.Temyiz edilen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.